Ayet Nedir

- -

Ayet Nedir?

AYET ; Kur’an-ı Kerim sûrelerden, sûreler de ayetlerden meydana gelmiştir. Müstakil bir varlığı olan Kur’an-ı Kerim parçalarına ayet denilir. Kur’an-ı Kerim ayetlerine, bu küçük harf veya kelime gruplarına ayet denilmesi, Allah-u Teâlâ Hazretleri’nin bizzat kendisi tarafındandır.

Kur’an-ı Kerim ayetleri çoklukla ibretli, hikmetli anlamlı bir cümledir. Fakat bazan anlamı iyi anlaşılamayan rümuzlu, müteşâbih birkaç harf de ayet olabilir. Meselâ: Elîf lâm mîm, Hâ mîm, Tâhâ. vb. Bunlar birer harf grubudur, ama sonuç itibariyle harftir ve ayettir. Bunlara hurûf-u mukattaa deniliyor. Esrârını, rumûzunu Peygamber-i Zîşânımız Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz biliyor. Ama herkes bilmiyor. Bazen ayet-i kerime bir tek kelime olur. Meselâ: ‘er-Rahmân’ kelimesi bir ayettir.

Ayet ille cümle olacak diye bir kural yok. Bazen ayet bir tek kelime olabilir, hattâ rümuzlu birkaç harf olabilir. Bazen de bir çok kelimeden veya cümleden oluşan uzun bir cümleler topluluğu olabilir. Meselâ Ayetel-Kürsî bir ayettir. Kur’an-ı Kerim’in en büyük ayeti, tek bir sayfa tutan, Bakara Sûresi’nin sonunda, Amenerrasûlü’den bir sayfa önceki Ayet-i Müdâyene’dir. Borçlanmanın ahkâmını, borçluların, alacaklıların bunu nasıl tesbit edeceğini bildiren uzun bir ayettir.

Ayetlerin birbirinden ayırım işaretleri vardır, fasılaları vardır. Kur’an-ı Kerim basmalarında ve yazmalarında, bazen buralara ayetin numarası yazılır.

Ayetlerin sayısı konusunda alimlerin görüşlerinde bazı küçük değişiklikler olabilir. Bizim kendi din tarihimizde, Orta Asya’dan Ortadoğu’ya, Hindistan kıtasına, Osmanlı bölgesine, bugünkü Türkiyemize kadar ehl-i sünnet ulemasının kullandığı Kur’an-ı Kerim baskıları ve yazmalarında ayetlerin sayısı, bugün okuduğumuz Kur’an-ı Kerim’deki numaralamaya göre 6236 dır.

Bazı arkadaşlara soruyorum, “Kur’an-ı Kerim kaç ayet?” diye; “6666″ diye, dört tane altıyı sıralıyorlar. Bu doğru değildir, gerçekleri yansıtmıyor. Kur’an-ı Kerim’in ayet sayısı 6236′dır.

Biliyorsunuz inen ayetler, tarifleri kolay olsun diye çeşitli yönlerden sınıflandırılmışlardır. Peygamber SAS Efendimiz zamanından beri yapılan bir bölümlemeye göre, ayetler Mekkî ve Medenî olarak ikiye ayrılır. Kuvvetli, yaygın görüşe göre hicretten önce inen ayetlere Mekkî (Mekkeli) ayetler denir. Hicretten sonra inen ayetlere ise Medenî (Medine-i Münevvereli) denir. Bu ayetlerin illa Medine-i Münevvere’de inmesi şartı yoktur. Hicretten sonra inmiş olan ayetlere, Medine’de inmese bile Medenî, yâni Medine-i Münevvere bulunma devresinde inen ayetler denilmiştir.

Mekkî ayetlerin özellikleri, daha ziyade imana yönelik, kısa cümleli, heyecan dolu ayetlerdir. Medine-i Münevvere devresine ait ayetler ise, uzun ve hüküm bildiren; beşerî, siyâsî, ictimâî, ticârî ahkâmı bildiren, emir ve hüküm ayetleri oluyor diye biliyoruz.

Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde önemli olan bir başka mesele de, Kur’an-ı Kerim’in bu ayetleri Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz’e nüzul, iniş sırasına göre sıralanmamıştır. Sıra ilâhî emre ve işarete göredir ve tevkıfîdir; yâni keyfî veya tarihî değil, tevkıfî sırası vardır. Bir ayet-i kerime kümesi, birkaç ayet-i kerimeden ibaret bir vahiy geldiği zaman, Peygamber Efendimiz bu gelen vahiylerin, ayetlerin nereye konulmasını gerektiğini, hangi ayetin arkasına, hangi sûrenin içine konulması gerektiğini bildirmiştir; öyle oraya konulmuştur.

Prof. Dr. M. Es’ad Coşan

Bu haber 12 Haziran 2012 tarihinde tarafından İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.