başbakan recep tayyip erdoğan 22 kasım konuşması, bedellide yaş belli oldu, bedelli askerliğin şartları neler işte ayrıntılar

- -

başbakan recep tayyip erdoğan 22 kasım konuşması, bedellide yaş belli oldu, bedelli askerliğin şartları neler işte ayrıntılar
dinle izle video 22.11.2011 tayyip erdoğan grup toplantısı konuşmasında bedelli askerlikle ilgili şartları yaşı ve ayrıntıları anlattı işte detaplar.

Erdoğan bedelli askerliğin ayrıntılarını açıklıyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yüzbinlerce insanın merakla beklediği bedelli askerliğin detaylarını açıkladı.
Başbakan Erdoğan, ” 30 bin TL ödeyen 30 yaşından gün almış olanlar bedelliye hak kazanacak” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu ve bedelli askerliğin detaylarını açıkladı. Buna göre 30 yaşından gün alanlar 30 bin lira karşılığında bedelli askerlikten faydalanacak. Temel eğitim de almayacaklar.

İŞTE BEDELLİNİN ŞARTLARI

-Henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış
-30 yaşından gün almış olanlar
-30 bin liranın ilk yarısını başvuru sırasında diğer yarısını 6 ay içinde ödeyebilecek
-Bedelli askerliğe hak kazananlar 21 gün temel eğitime katılmayacak

Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar şöyle:

Cumartesi günü İstanbul’da Kurultay gerçekleşti. 2200 civarında işadamı bu kurultayda bir araya geldi. 2 Yılda bir yapılan bu kurultay Türkiye’nin vizyonunu ortaya koymak bakımından da somut bir manzara teşkil etti. Türkiye’den okumak maksadıyla çalışmak yatırım yapmak maksadıyla yurt dışına giden vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde gerçekten göğsümüzü kabartacak çalışmalara imza attıklarını gördük.

Ben Kurultay’daki konuşmamda da bahsettim. Türkiye imajı köklü ve olumlu şekilde gelişiyor. Onların açtıkları yolda yenileri gidiyor. Bizim sadece Almanya’daki vatandaşlarımızın sayısı 3 milyonu aşmış durumda. Almanya’da 70 milyon civarında civarında Türk şirketi bulunmaktadır. Bu ekonomik gücün siyasete sosyal meselelere yansımasına baktığınızda eş değer orantılı bir yansıma göremiyorsunuz. İşte bizim sadece Almanya ve Avrupa’da değil tüm dünyada bu tabloyu tersine çevirmek için gayret göstermemiz gerekiyor.

Biz Dışişleri Bakanlığımızla bu dağınıklığı gidermek için yoğun çaba içerisindeyiz. AYnı şekilde Avrupa Birliği Bakanlığımızın bu noktadaki gayretleri devam etmekte, bu bölgeleri kuşatma, insanımızla kucaklaşma durumundayız. İstanbul’da dün başlayan önemli bir zirveye daha ev sahipliği yapıyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımız’ın başkanlığında Afrika Dini Liderler Zirvesi vesilesi ile bir araya getirdi.

Misafirlerimiz 5 gün boyunca Türkiye’de özellikle dini meseleleri, Türkiye Afrika meselelerini istişare edecekler. Bu vesile ile zirveye bir kez daha başarılar diliyor, Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür ediyorum.

Geçen hafta beraberimizde bazı bakan arkadaşlarımızla Bitlis’e ziyarette bulunduk. Kar, kış maşallah rahmet doluydu, bereket doluydu. Eren Üniversitesi’nde açılış gerçekleştirdik.

VAN DEPREMİ
İlyçeleriyle, beldeleriyle, köyleri ile 1.164 bin nüfusa sahip büyük bir ilimiz. 2014 yılında Van’ı da Büyükşehir kapsamı içerisine alacağız ve 2014 seçimlerine Van Büyükşehir olarak girecek. İlk deprem 7.2 olduğunda biz tüm imkanlarımızla bölgeye ulaştık ve ilk andan itibaren enkaz altındaki canlı kardeşlerimizi kurtarmaya, yaraları sarmaya açıkta kalanların elinden tutmaya başladık ve bu saatlerle ifade edilen bir süreydi. Deprem oldu, bakan arkadaşlarım ve ben süratle oraya gittik. Arkadaşlarım 3 saat sonra ben de 5-6 saats onra oraya gittim. Gece yarılarına kadar oradaydık. Arkadaşlarım orada kaldı ve yaptığımız planlamayı orada devam ettirdiler. Hükümetimizle birlikte STK’lar, TSK, tüm belediyelerimiz hepsi burada bir ictima, Türkiye genelinde tek tek vatandaşlarımızla Van’daki kardeşlerine el uzattılar, yoğun bir yardım seferleri başlattılar. Ancak 5.6 şiddetinde ikinci bir deprem daha yaşadık. Bu ikinci deprem bir çok çalışmayı olumsuz etkiledi. İnsanlar sağlam dahi olsa evlerine girmeye çekindiler. Neredeyse 1 milyon için barınma ihtiyacı hasıl oldu. Şiddetli soğuk ve kar, çadırları yetersiz hale getirdi. Ne kadar güçlü olursanız olun, ekonomisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, hiçbir ülkenin kolay kolay üstesinden gelemeyeceği bir afetle karşılaştık. Yaşanan aksaklıkların aynısı, belki de fazlasıyla deneyimi fazla olan Japonya’da da, Şili’de de yaşandı. Aylar, yıllar boyunca kasırganın yaralarını saramadık. Başka ülkelerin başarısızlıklarını elbette bir kriter alacak değiliz ama bir gerçeği de vurgulamak durumundayız.

Hükümet olarak, millet olarak Van’ın yaralarını sarmak, normale döndürmek için samimi bir gayret içerisindeyiz. Art niyeti olmayanlar bunu zaten görüyor. Art niyeti olanların bunu görmesi mümkün değil. Çünkü Bakar körler. Başbakanlık olarak bölgeye gönderdiğimiz yardım 28 milyon 760 bin TL oldu. Yurt dışı ve yurt içi yardımların miktarı 223 milyon TL’ye ulaştı. Bölgeye şuana kadar 71.514 çadır, 334 bin battaniye gönderdik. Van’a gönderdiğimiz yardımın nakit karşılığı şuan itibari ile 341 milyon TL olarak gerçekleşti. Günlük ortalama 50 bin kişiye üç öğün sıcak yemek veriyoruz.

GEÇİCİ DEĞİL KALICI KONUTLAR YAPILACAK

Şuana kadar 260 prefabrik, 3794 Mevlana evi, 18 bin prefabrik evin yapımı ve sevkiyatı da devam ediyor süratli bir şekilde. Ben de bu haftasonu çelik bir ev imalatını gördüm, aynı şekilde TOKİ başkanım da dün bugün inceliyor, bunun ardından buralardan alacağımız konutları da Van’da en uygun şekilde değerlendireceğiz. Bunlar 99 m2′lik konutlar şeklinde, Van’ın öğretmen, sağlık elemanları, köylerde kullanabileceğimiz gerçekten gayet güzel konutlar. Kar, kış soğuğu bu konutlarda yaşayanlar çekmeyecek ve bunlar geçici değil kalıcı konutlar olacak. Bunların imalatına inşallah geçeceğiz. Birkaç istisnai olayı cımbızla çekerek bütün Van’ın manzarası gibi sunmak hem hükümete hem de 74 milyona yapılmış çok büyük haksızlıktır.

İstisnai olaylardan yola çıkıp, afetin boyutunu görmeyip, depremi bir siyasi rant haline getirenlere de ben milletin vicdanına havale ediyorum. Şimdi ben tarihle konuşuyorum. Milletime de bunu hatırlatıyorum. CHP bu ülkede 1950 yılına kadar tek parti idi. Başka muhalefet yoktu ve tek başına iktidarda idi. Arkasında farklı güçler vardı. 1942-1943-1944-1946 depremlerinde 12 bin kişiye yakın insan hayatını kaybetti, CHP hükümetleri ne yaptı? 1939 Yılında Erzincan’da 33 bin kişi hayatını kaybetti CHP ne yaptı? 1966 Yılında Varto’da deprem meydana geldi 2394 kişi hayatını kaybetti. 1999 Sakarya, Kocaeli, Yalova, İstanbul depreminde MHP ne yaptı? Bütün Marmara enkaz altında kalırken, 300-400 km uzaklıktaki hükümet daha büyük enkaz altında kaldı. Hükümetin deprem bölgesine gelmeleri haftalar aldı. Orada da yine süreci biz tamamladık, biz tamamlıyoruz.

BDP’ye de soruyorum. Onlar da konuşuyorlar, bölgede büyükşehir belediyeniz var, il ilçe belediyeleriniz var, Van belediyesi sizde. Yaraları sarmak için insanlara el uzatmak için ne yaptınız? Van depremle mücadele ederken, BDP milletvekillerini Van’ı bırakıp, terörist cenazelerini provoke etmek için birbirleriyle yarıştılar. Oralarda hemen ortalığı nasıl karıştırırız, başladılar bağırıp çağırmaya. Söyleyeceğin bir şey varsa güzel bir şekilde söyle ama bunlar hep fırsata çevirmenin peşindeler.

Biz Van’ı asla ihmal etmeyiz, ihmal edilmesine de müsaade etmeyiz. Vanlı kardeşlerimin bize yardımcı olmalarını bekliyoruz. 74 Milyonu da istismar siyaseti yapanlara karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.

SURİYE

Hac kafilemiz saldırıya uğramıştır. Bu hususta Beşar Esad’a sesleniyorum. Bir ülkeden geçen misafirleri korumak o ülkenin namusudur. Beşar Esad diyor ki ölene kadar savaşırım diyor. Kendi halkına ölene kadar savaşmak kahramanlık değil korkaklıktır. Beşar Esad, İsrail’in işgal ettiği Golan Tepeleri için neden ölene kadar savaşmadın diye sorarlar. Kahramanlığını orada neden göstermedin, neden gösteremiyorsun. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Ama bir halka zulmedilirken, özellikle kardeşimiz bir halka zulmedilirken, Suriye’yi görmezden gelmeye, sırtımızı dönmeye niyetimiz yok. Suriye’deki şiddet ve zulmü eleştirmek diktatörlere karşı hakkı söylemek içişlerine karışmak değildir. Bizim kardeş bir halkın selametinden, refahından, iç barışından başka hiçbir arzumuz yok. Beşar Esed’e çağrımı yineliyorum. Öncelikle Türkiye’nin bayrağına, toprağından geçen Türk hacılarına saldıranları bul yargıya teslim et. Bölgenin selameti adına artık o koltuktan çekil. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz halkını dost ve akraba, kardeş bildiğimiz topluma yaptıklarını yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Kardeş Suriye halkı ile dayanışmamızı devam ettireceğiz.

ALMANYA

Türkiye’yi yakından ilgilendiren diğer bir gelişme de Almanya’da yaşandı. Yabancılara yönelik saldırılar aydınlığa kavuşmaya başladı. 8 Türk ve 1 Yunan’ın katledildiği ortaya çıktı. Meselenin bir ırkçı saldırı olmadığı derin bir yapılanmanın işi olduğu ortaya çıktı, Alman basını ve Türk basınında yer aldı. Bunu son ziyaretimde Sayın Merkel’e de söyledim. Sadece Alman Vakıfları değil, kredi kuruluşlarının da bu tür adımların içerisinde olduğunu hatırlattım. Eğer bu konuda farklı belgelere ulaşmak istiyorsanız bu vakıf ve kredi kuruluşlarını yakından takip ediniz. Acaba bunlar kimlere kredi veriyor ve bu krediler yerinde kullanılıyor mu? Bunun yeterli olmadığını, aşırı sağcılar yaptı denecek kadar hafife alınmamasını hatırlattık, yine hatırlatıyoruz. Türkiye AK Parti iktidarları döneminde 9 yıl boyunca bu karartıların önüne geçmiştir. Türkiye’nin bu çalışmasını da Almanya’nın örnek almasını diliyorum.

CHP TARİHİ İLE YÜZLEŞMELİ

Bunlar Sultan Abdulmecid ile Halife Abdülmecid’in aynı kişi olmadığını Elhamdülillah bugün anladılar. Bunların eline bir iki belge tutuşturuyorlar, aslını astarını araştırmadan çıkıp Meclis kürsüsünde söylüyorlar. Genel Başkanları da sahte mail ile kumpasa getirilmişti. CHP bu toprakların tarihi ile de kendi tarihi ile de yüzleşmelidir. Kendisini ve tarihini açık yüreklilikle sorgulamalıdır. Dersim hakkında kitap yazmış bir milletvekilinin yaptığı çalışmayı gündeme getirmek aslında CHP için bir fırsattır. Bunu seçimde söylediğimde rahatsız oldu. Neden? Ya Tuncelilisin söyle bunu neden kaçınıyorsun, aşiretini söyle, inancını söyle neden kaçınıyorsun. Hemen bunu ayrımcılık olarak ifade ettiler. Sevsinler senin gibi birleştiriciyi, hepsi ortada.

Şimdi ne diyor, Başbakan özür dilesin Dersim konusunda diyor. Bu konuda özür dileyecek biri varsa sensin. Çünkü senin temsil ettiğin partinin faturasıdır Dersim faturası. Sen özür dileyeceksin. Üstelik de sadece senin partin var sadece siz varsınız. CHP, eğer bu dönemde de Dersim ile yüzleşmez, özür dilemezse muhtemelen böyle bir fırsatı bir daha hiçbir zaman yakalayamayacaktır. Dersim ile ilgili bazı belgeleri kamuoyu ile paylaştım. Yarın Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında bazı yeni belgeleri de paylaşacağım. Çok daha detaylı şekilde konuşmamın büyük bir bölümünü Dersim’e ayıracağım. Hala arşiv arşiv diyor. Yolu bilmiyorsa yolu gösterelim, kimseye kapalı değil bu arşiv. Hepsinde gelip çalışma yapabilir. Ama demek ki senin hiçbir arşivcin yok. Sen gel araştırmayı yap, gel belgeyi yerinde gör.

BEDELLİ ASKERLİK

Öncelikle bir hatırlatmayı gerçekleştirdiğimiz bir düzenlemeyi paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi bazı kışla isimleri acı hatrıları diri tutmak noktasında son derece haklı olarak şikayet konusu oluyordu. Bunların başında da 1943 yılında Van Özalp’ta 33 vatandaşımızın katledilmesinde sorumlu olan Mustafa Muğlalı’nın Van’daki bir kışlaya isminin verilmiş olması geliyor. Bu isim artık kaldırıldı ve başta Vanlı kardeşlerimiz olmak üzere milletimizi rencide eden bu uygulamaya son veriyoruz.

KIŞLA İSİMLERİ

15 Kasım’dan itibaren de Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda 34 kışlanın ismi değişti. Tabur ve daha alt seviyedeki birliklere şehitlerimizin yada orada hizmette bulunmuş TSK mensuplarının ismi verilecek. Bu yeni uygulamada emeği geçen başta Genelkurmay Başkanım ve ekibi olmak üzere hepsine başta milletim adına teşekkür ediyorum.

Bedelli askerlik yasa tasarısının ayrıntılarına girmeden önce şunu belirtmek istiyorum. Bedelli askerlik 9 yıl boyunca bizim gündemimizde oldu. Bu hususta şartların oluşmasını özellikle de terörle zaafiyet oluşmamasını dikkatle gözledik. Bunu ilgili kurumlarla gözlemledik, değerlendirmelerini yaptık istişare halinde olduk. Asker sayımızı potansiyelimizi dikkate aldık. Bugün bu tasarıyı hazırlamamız uzun bir çalışmanın neticesidir. Yaptırdığımız anketler, kamuoyu yoklamaları bedelli için uygun ortamın, uygun şartların oluştuğunu göstermiştir.

Anayasa’nın 72. maddesi her vatandaşın askerlik borcunu ödemesi gerektiğini belirtiyor. Bedelli askerlik uygulaması daha önce 3 kez 1987-1992-1999 yıllarında çıkartılan kanunlarla mümkün hale getirilmişti. Biz bedelli askerlik uygulaması ile iki önemli hedef gözetiyoruz. Bizimki sadece Bakaya kalanların sayısının ciddi oranda arttığını görüyoruz, ikincisi ise bedelli askerlik kanunu ile çok önemli sosyal bazı hizmetleri ve destekleri gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Onu da birazdan açıklayacağım.

Kanun tasarısına koyduğumuz bir madde ile bedelli ile elde edilecek geliri şehit yakınlarına, gazilere, özürlülere, muhtaç erbaş ve er aileleri ile TSK’ya Jandarma Genel Komutanlığı’na, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na yönelik sosyal hizmet faaliyetlerine aktarıyoruz. Hatta, milli bütçeden özürlülere yönelik ayırdığımız rakam ki bu çok büyük bir rakam bunu da artık bu fona ayırmak suretiyle çok daha güçlendireceğiz. Ön gördüğümüz yaş sınırı ile askerlik ve güvenlik hizmetlerinin aksamasına asla izin vermiyoruz. TSK’nın ihtiyaç duyduğu erbaş ve er sayısını dikkate alıyor, düzenlemeyi buna göre yapıyoruz.

Bildiğiniz gibi oturma ve çalışma iznine sahip olarak işçi işveren sıfatı ile, veya bir meslek sanatı icra ederek, toplam 3 yıl fiilen yurt dışında bulunanlar 5112 Avro karşılığı dövizle askerlik hizmetini yerine getiriyorlardı. Aynı şekilde 38 yaşına kadar başvurmayanlar ise 7668 Avro karşılığı bu hizmeti yapıyorlardı. 21 Günde temel eğitim yapıyorlardı. 38 Yaş sınırı gözetilmeksizin 10 bin avro bedelle askerlik görevini ifa etme hakkı getiriyoruz. Ayrıca bu hakkı elde edenlerin 21 gün olarak aldıkları eğitimi de tamamen kaldırıyoruz. Yani dövizli askerlik hakkına sahip olanlar 10 bin avro ödemek suretiyle bu görevi yerine getirmiş olacaklar. Sadece parayı ödeyip temel askeri eğitimden de muaf tutulacak.

BEDELLİ ASKERLİK ŞARTLARI

Henüz fiili askerlik hizmetine başlamamış, 30 yaşından gün almış olanlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bedelli askerliğe hak kazanacaklar. Kanun resmi gazetede yayınlandığı gün 30 yaşından gün almış olanlar 6 ay içerisinde 30 bin TL’yi ödeyebilecekleri gibi yarısını başvuru tarihinde diğer yarısını ise başvuru tarihiden sonra ödeyerek askerlik hizmetini yapmış sayılacaklar ve 21 gün temel eğitime katılmayacaklar

kaynak;beyazgazete

Bu haber 22 Kasım 2011 tarihinde tarafından GÜNCEL HABERLER kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.