Cumbadan Rumbaya Kitap Özeti

-- --

Cumbadan Rumbaya Kitap Özeti
Cemile, dikine doğru konuşan, aklına geleni söyleyen ve çok güzel bir kızdır. Bir gün, tramvayda parayı öderken, para üstünü alamaz ve ağzına geleni söylemeye başlar. O sırada orada bulunan Tahsin Bey, elli yaşında, kibar kılıklı, duruma el koyarak paranın üstünü Cemile’ye verir ve Cemile ile tanışır. Tahsin Bey, çok zengin bir adamdır. Cemile’nin evine ertesi gün balo biletleri gönderir. Balo Beşiktaş İskele Gazinosu’nda olacaktır. Cemile’nin ablası Şahende, uzun boylu, sarışın, yüzünün derisi sigara kağıdı kadar ince ve beyaz ,boynunun mavi damarları görünen zayıf ve sinirli bir kadındır.

Baloya oğlu Altay’ı da götürmeyi düşünür. Altay, yedi aylık, emzikli, kundakta bir çocuktur. Cemile, baloya Altay’ın gelmesine sinirlenmektedir; ama Şahende’ye anlatamaz. Cemile ile Şahende, baloya kundaktaki çocuğun gidip gitmeyeceği hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarından, sağa sola, konu komşuya sorarlar ve tüm mahalleye tartışma konusu yaratırlar. En sonunda, halkın sözünü dinlediği Hacı Kamil Bey’e sorarlar. Hacı Kamil Bey, edebini, terbiyesini, muhafaza etmek şartıyla bakire, seyyide, hamile, emziksiz, evli, bekar, kundakta yahut ihtiyar, genç, çoluk, çocuk, büyük, küçük herkesin gidebileceğini söyler.

Cemile ile Şahende, eve dönerlerken, evin selamlık tarafına yeni taşınan kiracıları görürler ve Cemile kiracının genç oğlu ile göz göze gelir. ’Şirin bir oğlana benziyor!’d iye düşünür.

Birkaç gün sonra, Cemile Tahsin Bey’e gitmeye karar verir ve o gün Tahsin Bey’le sinemaya giderler. Cemile Tahsin Bey’in evli olduğunu öğrenir ve Tahsin Bey Cemile’yi otomobili ile evine bırakır.

Cemile Tahsin Beyin dediği gibi Taksi’de şöyle dayalı döşeli bir apartmanda metreslik hayatı yaşayacak olursa annesinin yüreğine inecekti. Biliyordu ki bu ev bir yangında yanacak olursa annesini sigortadan alacakları para üstüne mücevherlerin parasını da katarak bir apartman almaya razı etmek daha kolaydı. Cemile bundan emindi. Hatta o kadar emindi ki; bunun için eve ateş vermeyi, annesin mücevherlerini satıp zorla O’nu buradan çıkartmayı düşünüyordu.

Gece yatsı ezanında annesiyle ablası yattıktan sonra Cemile sokağa çıkıp, evin dört tarafını dolaşırken kiracının bölüğünden lamba ışığını gördü ve içeriden genç erkek kahkahaları duydu. Kulağını kanada yaklaştırarak dinledi. Kendisi hakkında Selim, birçok şey anlatıyordu. Cemile,hayatında hiç güzelliğini bu çeşit tarif edene rast gelmemişti.

Bir bahanesini bularak o gece Selim’le konuşmayı başardı ve tüm her şeyi anlatarak evi yakmak istediğini söyledi. Selim’den yardım istedi. Ancak Selim, sigortadan para alamayacağını söyleyince, Cemile vazgeçti. Tahsin Bey’den, balo için aldığı biletlerden birisini Selim’e vererek, baloya gelmesini istedi.

Balo günü gelmişti. Cemile, Tahsin Bey’in aldığı esvabı giyince çok güzel olmuştu. Girişte ve girdikten sonra, Altay baş belası oldu ve annesi Şahende’yi rezil etti. Baloya selim’de gelmişti. Üzerinde siyaha boyanmış, adi bir elbise vardı. Cemile, Tahsin Bey’i atlatarak Selim’le dans etti. Bunu kıskanan Tahsin Bey, Cemile yokken Selim’e bazı sorular sordu ve aralarında büyük bir tartışma çıktı. Sonuçta Cemile herşeyi ikisine de anlattı.

Cemile, Tahsin Bey’i bırakarak Selim’le evlenmeyi planladı. Fakat, bir gün Selim’den, babası Nail Bey’in hapse girdiğini ve beli bir miktar para gerektiğini duyunca, Selim’e parayı bulabileceğini söyledi ve Tahsin Bey’den parayı almaya karşılık, ailesi ile birlikte Tahsin Bey’in tuttuğu evde kalmayı kabul etti.

Aradan günler geçti. Tahsin Bey, Cemile’ye hiç dokunmaz, O’na kültür hocaları tutar. Cemile, tüm bu hocalara ağzına geleni söyleyerek, onları evden kovar. Bir gün Tahsin Bey, Memduh, Lili, Fazlı ve Ayetullah isimlerindeki birilerini eve getirir. Cemile bu kişilerden pek hoşlanmaz. Tahsin Bey, birkaç gün sonra Prensesin davet vereceğini ve oraya davetli olduklarını söyler. Davette birçok ilginç olay birbirini izler. Cemile’nin şiirler okuması, şair diye tanıtılması, Prensesin Cemile ile çok yakın olması…

Sonuçta, Cemile’ye bir telefon gelir. Eski oturdukları Karagümrükte yangın çıktığı ve tüm mahallenin evsiz barksız kaldığı haber verilir. Cemile, olaya çok üzülür ve tam şiir okuyacakken, tüm olayları anlatır; Tahsin Bey’i, Memduğ Bey’i, hayatını, yangını… Bunun üzerine Prenses ve birkaç davetli cemile’ye para yardımında bulunacakları hakkında söz verirler.

Cemile, hemen daveti terk ederek, karagümrüğe gidip, müjdeyi tüm mahalleye haber verir, cebindeki paraları da vererek bu gecelik idare etmelerini söyler.

Bu olaydan sonra Tahsin Bey, tüm gerçekleri Cemile’ye anlatır. Çok önceden bir kızı olduğunu, trafik kazasında kaybettiğini, şu an evli olmadığını, Cemile’yi kızı gibi gördüğünü, Şahende’yi sevdiğini, Şahende’nin de O’nu sevdiğini, her şeyi…

Ve bir gün selim’in babası Nail Bey, Cemile’yi ziyaret eder ve Selim’in çok ağır hasta olduğunu, bu yüzden doktorun yurtdışına gitmesi gerektiğini söylediklerini; ancak bu şekilde iyileşebileceğini söyler. Tabiki Cemile buna karşı çıkar.

Cemile, Selim’i kendisinin iyileştirebileceğine inanır ve inandığı gibi de bunu başarır. Sonuçta üç düğün birden olur. Memduh-Nahide, Tahsin-Şahende ve Cemile-Selim. Herkes deli Cemile’nin hepsinden akıllı olduğunu o gece öğrenir.

Kitabın Ana Fikri:
Kitapta, bu dünyada hiçbir şeyin imkansız olmadığı, bir gün bir yerlerde çok istediğimiz hayatın bizi beklediği anlatmaktadır.

Kitabın Yazarı: Peyami Safa
Peyami Safa Hayatı

Bu haber 9 Kasım 2012 tarihinde tarafından EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.