Haya Nedir – Hayanın Anlamı

- -

Haya Nedir – Hayanın Anlamı

Hayâ, insanın mahiyetini gösteren gerçek bir alamettir. O, insanın iman kıymetini ve edeb miktarını belirler. İnsanı, yapılması uygun olmayan şeyler de zorlanır bir durumda veya kendisine layık olmayan şeyleri işlerken yüzünün kızardığının farkına varırsan bil ki o diri vicdanlı, temiz ma’denli, zeki unsurlu birisidir.
Bir de birinin utanmaz, şuursuz alıp verdiğini umursamayan bir vaziyette görürsen bil’ki o da kendisini günah ve kötülükten alıkoyacak hayadan mahrum ve hayasız biridir.
İslâm müslümanlara hayayı emretmiş ve onu İslam’ın en bariz ve onu diğer dinlerden ayıran en büyük faziletlerden kabul etmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Her dinin (kendine mahsus) bir ahlâkı vardır, islam’ın ahlâkı da hayâdır.”(4I6)
Musa (a.s.) dönemindeki yahudilerde cengâverlik, İsa (a.s.) dönemindeki hristiyanlarda da haya ile tebarüz eder. Bütün dinler her fazileti emredip mensuplarını ondan mes’ul tutar. Kerem sahibi Peygamber (s.a.v.) müslümanda kendini hayra götürecek, serden de koruyacak bir hassasiyetin oluşmasını murad etmiştir, müslüman bunun sayesinde hayır arzusu ve korkusu olmazsa bile hayrı kaybetme hayası ve kötülüğe bulaşma korkusundan dolayı en güzeli taleb edip kötülükten sakınır. İbnu Kayyum şöyle der: “Kabul et ki peygamberler bize dirilmekten haber vermemişler. Cehennem ateşi de yok ortada.Kulların kendilerine nimetler bahşedenden haya etmeleri gerekmez mi?” Allah’ın Rasulü (s.a.v.) insanların en ince duygulusu, en güzel siretlisi, görevine en bağlananı ve haramdan en çok nefret edeniydi. Ebu Musa el Hudri’den rivayet edilmiştir: “Allah’ın Resulü (s.a.v.) perde arkasındaki bakire’den daha fazla hayâ sahibi idi. O, bir şeyden hoşlanmasaydı onu hemen yüzünden anlardık.”‘(417)
Şüphesiz ki îman, insanla Rabbi arasında yüce bir bağdır. Bu bağın ilk belirtileri, nefis tezkiyesi, ahlâk düzeltmesi ve hareket terbiyesidir. Kişide, kendisini kötülükten alıkoyan devamlı hatalardan koruyan sağlam bir şuur meydana gelmeden bu hasletler hasıl olmaz. Utanmadan kişiyi hakir duruma düşüren hasletleri işlemek, üzülmeden de küçük günahları işlemek, ilkin hayanın sonra da imanın yokluğunu gösterir. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Haya ile iman birbirini tamamlar, biri gidince diğeri de gider”(4l8)
Bunun sebebi şudur: insan hayasından olunca, kötü durumdan daha kötü bir duruma, bir rezaletten daha büyük rezalete düşer. Bu düşüş, sahibi cehennemi boylayıncaya kadar yoluna devam eder. Hayadan olmayla başlayıp en kötü suçlarla neticelenen bu düşüşün merhalelerini gösteren bir hadisi şerif rivayet edilmiştir. Şöyle ki:
“Allah (c.c.) bir kulunu helak etmek isterse ondan hayasını alır. Hayası alındığında onu hep uğursuz bulursun. Onu hep böyle bulduğunda emanet duygusunu da yitirir. Yitirince onu hep hâin olarak görürsün. Onu bu halde görünce merhamet duygusunu da kaybeder. O bu hale düşünce onu terk edilmiş ve kovulmuş bir halde bulursun. En son onu böyle bir halde görürsün ki İslam

Bu haber 12 Haziran 2012 tarihinde tarafından İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.