insani ve hayvani sıfatlar

- -

İNSANİ VE HAYVANİ SIFATLAR

İnsanlarda, dünyadaki yaşantılalarına ve amellerine göre hayvani sıfatları vardır ve bunlar çok çeşitlidir.
Bir kısmı eti yenmeyen hayvan sıfatındadırlar. Bu sıfatta olanların nefsi iman etmemiştir. Görünüşte çok iyi işlerde bulunurlar, fakat nefsi iman etmediği için niyeti bozuktur.
Bir kısım insanlarda vardır ki, eti yenen hayvan sıfatındadırlar. Onların nefsi iman etmiştir, fakat ıslah edememişlerdir. Nefsi ıslah edemedikleri için de sıfat-ı hayvaniyede kalmışlardır.
Bu iki kısım hangi hayvani surette ise o şekilde mahşere çıkıp, haşr olunurlar. Suretlerinden kim oldukları bilinecektir.
Diğer bir kısım insan da vardır ki, ahlak-ı zemimeden sıyrılıp, hayvan sıfatından arındıkları için insan suretindedirler. Onlar mahşerde insan suretinde haşr olunurlar.
Vücudunu tamamen nurlandıran kimseleri toprak dahi çürütmez.

Bir de insan-ı kamil vardır ki, onlar Allah’ın has kullarıdır.

Sıfat-ı hayvaniye ancak Allah’ın göstermesi ile görülür ve bilinir. İnsanın ilmi ve bilgisi, karşısında ki insanın hangi hayvani sıfatta olduğunu bilmesine ve çözmesine yetmez.Fakat; herkese saldıranlar köpek sıfatında, düşmanlık yapanlar yılan sıfatında, hilekarlar tilki sıfatında, nankörlük yapanlar kedi sıfatında, eşini kıskanmayanlar domuz sıfatında, hırsızlık yapanlar fare sıfatında…….oldukları bildirilir. Köpek ve domuz sıfatında olanlar fazladır.
insan değil haramlardan, en küçük şüphelilerden de sakınıyorsa insandır.
Bir de eti yenen hayvan sıfatında olanlar vardır. Onlarında kimisi öküz, kimisi horoz…. sıfatındadırlar. Fakat koyun sıfatında olanlar çok azdır. Mülhimeye geçmesi lazımdır.

İnsan, sıfat-ı hayvaniyenin hangisini huy edinmişse, hangisi ile amel ediyorsa, o sıfat onda mevcuttur. O sıfatla ölecek, o sıfatla dirilecektir.

Hadiste:” Her kişi öldüğü hal üzere dirilir.” (müslim)

“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olunursunuz.

İnsan hangi hayvani sıfatla ölmüş ise, Allah, hayattaki suretinin üzerine o hayvan suretini verecek ve onun kim olduğunu herkes tanıyacak

İmam Seccad (a.s) devrinde yaşamış olan bir zat şöyle anlatır: “Arafat’ta İmam Seccad’la (a.s) birlikte idik. Yüksek bir yerden baktığımda Arafat meydanının dalga dalga, insanlarla dolup taştığını gördüm. İmama “Elhamdülillah hacılar pek ziyade bu yıl” dedim, İmam “Feryatlar ziyade, bağrışanlar çok, hacıysa pek az” buyurdular. Sonra nasıl oldu anlayamadım; İmam nasıl bir görüş verdi bana, kalbimdeki hangi gözü görür hale getirdi bilmem; bana “Bir de şimdi bak.” buyurdular, baktım… Hayretten küçük dilimi yutacaktım neredeyse; meydan hayvanlarla doluydu, tam bir hayvanat bahçesiydi gördüğüm! Birkaç insan da vardı ki hayvanlar arasında şuraya buraya hareket halindeydiler. İmam “Görüyor musun?” buyurdular, “İşin batını budur işte!”

Bu haber 14 Aralık 2011 tarihinde tarafından İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.