Mevlid Kandili, Regaib Kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili, Kadir Gecesi Özel Mesajlar

KANDIL MESAJLARI

Mevlid Kandili, Regaib Kandili, Miraç Kandili, Berat Kandili, Kadir Gecesi Özel Mesajlar
************
Bugün ellerini semaya gönlünü Mevlaya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç çünkü bugün kandil, kandilin mübarek olsun.
************
Allah’ın aşkıyla yan bu gece, Mevlana gibi dön bu gece, secdeye varıp huzura erince, şu fakiride an bu gece. Hayırlı kandiller!
************
Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun..
************
Avuçların açıldığı, gözlerin yaşardığı, ilahi esintilerin kalpleri okşadığı anın bir asra bedel olduğu bu gece dualarda birleşmek dileğiyle kandilinizi kutlarım.
************
Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar, dualarda birleşen gönüller vardır. Hayırlı kandiller..
************
Biçarelere, dul ve aceze hatunlara bakmak için çalışıp, çabalayan kimsenin; gece sabaha kadar namaz kılan, her gün oruç tutan, meydan-I gazada cihad eden gibi Allah yanında rütbesi vardır.
************
Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun.
************
Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim.. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım.. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak.. Kandiliniz mübarek, dualarınız kabul olsun!
************
Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla’ya sunacağı ve O’nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Kandiliniz hayırlı olsun!
************
Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun..
************
Bugün Peygamber efendimizin doğduğu gündür. Peygamber efendimiz yılında rebiül evvel ayının gecesi doğmuştur. Her yıl bu günde müslümanlar peygamberimizin dünyaya gelişini dualarla anarlar. Bu gece eller semaya kalkar, yürekler yaratana onun için açılır. Kandiliniz mübarek olsun.
************
Kadir Gecesi değer gecesidir, Allah tarafından değerli kılınmış bir gecedir. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bu gece bir ömürden daha hayırlıdır. Ellerin açıldığı, gözlerin dualarla yaşardığı, kalplerin okşandığı Kadir Gecesinde bütün insanların günahlardan uzaklaşıp tövbelerinin kabul edilmesini niyaz ederiz. Allah tüm inananları iman yolundan ayırmasın
************
Konsun yine pervazlara güvercinler, hu hulara karışsın aminler,mübarek akşamdır, gelin ey Fatihalar, Yasinler…. İyi Kandiller….
************
Size karanfilin sadakatini, sümbülün bağlılığını, menekşenin tevazusunu, lalenin gururunu, leyleğın saadetini versek, bize de dua eder misiniz? Kandiliniz mübarek olsun..
************
Talihiniz gözleriniz kadar berrak, kaderiniz bakışınız kadar güzel, umudunuz yarın kadar yakın, yarınınız aşkınız kadar mutlu, aşkınız Miraç kadar mukaddes, dualarınız istediğiniz gibi makbul olsun.
************
Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmisine vesile olan kandiliniz mübarek olsun.

Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapılmanız dileğiyle. Nice kandiller.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

MİRAÇ KANDİLİ ÖZEL PROĞRAMI

MİRAÇ KANDİLİ ÖZEL PROĞRAMLARI
her yıl olduğu gibi bu senede 16 haziran 2012 miraç kandili gecesinde birçok tv kanalında ve camilerde kandil özel proğramları yayınlanacaktır,

samanyolu tv STV, kanal7, trt1, tv5, mesaj tv ve daha birçok radyo ve televizyon kanallarında kandil özel proğramları olması bekleniyor, şimdiden hayırlı kandiller diler, dualarda buluşalım inş.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=mCcNsmBmYaE[/youtube]

Miraç Gecesi Namazı
Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :

“Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” duası okunur.

Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.

Miraç Gecesinin Gündüzünde Kılınacak Namaz
Miraç gecesinin gündüzünde öğlen namazını kıldıktan sonra sonra dört rekat namaz kılınır.
Bu namazın;birinci rekatında Fatiha’ dan sonra bir kere Felak suresi, ikinci rekattan sonra bir kere Nas suresi, üçüncü rekatta üç kere Kadr suresi, dördüncü rekatta elli kere İhlas suresi okunur.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

googlede en çok aranan kelimeler

googlede en çok aranan kelimeler, son günlerde googlede en çok hangi kelimeler neler aranıyor, internette en çok arananlar neler işte son günlerin hit kelimelerinden birkaç örnek

facebook
youtube
mynet
face
sahibinden
oyun
2012
hotmail
milliyet
oyunlar
haber
hava
e okul
google
hava durumu
hürriyet
araba
twitter
sahadan
türkiye
istanbul
habertürk
dizi izle
kral oyun
fanatik
you
msn
zaman
vatan
iddaa
maçkolik
garanti
canlı tv
sabah
posta
gazeteler
ben
trendyol
spor
tv izle
altın
ttnet
Çeviri
meb
kurtlar vadisi
galatasaray
memurlar
Ösym
fenerbahçe
turkcell

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mardinde bulunan camiler, mardin ilindeki cami isimleri

Mardinde bulunan camiler, mardin ilindeki cami isimleri, mardin şehrinde hangi camiler vardır, işte birkaç tanesi

MARDİN’DEKİ CAMİLER

Camii (Cami-i Kebir) : Mardin’deki camilerin en eskisidir. Ulu cami mahallesindedir. Kıble duvarına paralel uzanan üç nef, mihrap önünde 2 nef boyunca tromplu ve dıştan bir kubbe ile örtülmüştür. 6 paye üzerine oturan kubbe, bütün mekana hakimdir. Çapraz tonozlu revaklarda yalnız kuzeyde beş bölüm kalmış diğerleri kay muştur. Burada revaklar arasında küçük sel sebilli bir eyvan dikkati çeker. Minaresi Artuklu hükümdarı Kudbettin İlgazi zamanında inşa olunmuştur (1176). Bu camiye, Artuklu hükümdarlarından Melik Salih (1312-1362) bir kısım malını vakıf yaptırmıştır. Bunlar 38 dükkan, bir hamam, Bab-ı Cedid civarında bir bahçe ve Mardin köylerinde bir çok bağ dan oluşuyordu. Mardin’in en önemli İslami merkezlerinden biri olan Ulu Cami, devasa yapısıyla tarihin ihtişamını gökyüzüne mağrur minaresiyle göz kırparak taşımaktadır.

Şehidiye Medresesi : Şehidiye Camii 1214 tarihinde Melik Mansur Nasreddin Artuk Aslan tarafından yaptırılmıştır. Bu günkü minaresi, Şerefeye çıkılan çift merdivenleri ile helezonik yapıdadır. 1916 yılında inşa edilmiştir.

Melik Mahmut Camii (Bab Es Sur) : Camii, yatık bir dikdörtgen alan kaplayan ve bir yanında ve diğer yanlardan dar sokakların ayrıldığı evlerle ve çeşitli portal şeklinde taş işlemeli ana girişi küçük bir meydanda açık durumdadır. Melik Mahmud (1367-1368)’un burada defnedilmiş olmasından da bu camiye Melik Mahmud Camisi denmektedir.

Abdullatif ( Latifiye) Camii : M.S.1314’de Artukoğullarından Melik Salih ve Melik Muzaffer’in adamlarından Abdullatif Bin Abdullah tarafından yaptırılmıştır. Minaresi Mısır Valisi Muhammed Ziya Tayyar Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Sultan Avis ve Melik Mansur burada gömülüdür.

Reyhaniye Camii : 1756 tarihinde Ahmet Paşa’nın kızı Adile Hanım tarafından yaptırılan bu camii Hasan ayyar çarşısında bulunmaktadır. Minaresi sekiz köşelidir.

Şeyh Mahmud Türki Camii (Şeyh Ali Mescidi) : Necmeddin mahallesindedir. Sokaklar arasında dıştan basit ev ya da bahçe duvarları görünümü vardır. Mardin Müftülüğü kayıtlarında, Zeyt Camii olarak geçen Şeyh Mahmud Türkî Camii’nin adı 1967 yılında, halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanlığı’nı yürüten Prof. Dr. Ara Altun tarafından yapılan araştırma ve inceleme tarihinden sonra değiştirildiği sanılmaktadır. Altun, incelemeleri ve o günkü fotoğraflarıyla, kayıt altına alınmasını sağladığı Şeyh Mahmud Türkî Camii’nin adı, muhtemeldir ki 1967 yılından sonra, Zeyt Camii olarak değiştirilmiştir. Yeniyol‘un üst tarafında; Muhammed Ezzarar tarafındaki mezarlık tepeye hakim olan Cami, Emineddin Külliyesi ile Cami El Asfar arasında yer alan Tatlıdede Camii’nin 2-3 sokak üst tarafında bulunmaktadır. Tarihi Cumhuriyet çarşısından ( Sokıl Bakar ), tarihte İstiklal Mahkemesi olarak da kullanılan Köşk Sineması yanından da inilerek gidilebilinen caminin yıkık minaresi, 1996 yılında yeniden yapılmıştır.

Necmeddin Camii (Maristan Camii) : Emin Necmeddin İlgazi Artukoğulları tarafından yaptırılmıştır. Bu camiye Sarı Camiide denmektedir. 1116 yılında Emin Necmeddin İlgazi buraya gömülmüştür.

Emineddin Camii : Necmeddin İlgazi’nin kardeşi tarafından yaptırıldığı söylenmektedir.

Nizameddin Begaz Camii : Diyarbakır kapısında, Melik Kutbeddin’in veziri Nizameddin Begaz tarafından MS. 1186 yılında yaptırılmıştır.

Şeyh Salih Camii : Hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Caminin yanındaki kubbeli türbede Salih türbesi mevcuttur. Caminin 50 metre batısında yontma taşla çevrili dört köşeli türbede Şirin isminde bir zat defnedilmiştir.

Kale Camii : Hangi tarihte inşa edildiği bilinmemektedir. M.S.1269 yılında Necmeddin İlgazi tarafından onarıldığına dair belgelere rastlanmıştır.

Sultan Hamza Mescidi : M.S.1443 yılında Sultan Hamza tarafından yapımına başlanan bu cami bir yıl sonra oğlu tarafından tamamlanmıştır.

Hamidiye Camii : M.S.1347 yılında Şeyh Zebuni tarafından yaptırılmış, kendisi de içine gömülmüştür.

Süleyman Paşa Camii : M.S.1195 yılında Melik İsa’nın veziri Kudbiddin Bin Emir Ali Sincari tarafından yaptırılmıştır.

Şeyh Çabuk Camii : Hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmeyen cami Diyarbakır Kapı Mahallesindedir. Ancak M.S. 1170 yılında İslam hakimiyeti döneminde Mor Yusuf Kilisesi iken Camiye dönüştürüldüğü söylenmektedir.

Tekiye Camii : M.S.1445 yılında Kasım Padişah’ın yeğeni İbrahim Tekye tarafından yaptırılmıştır.

Sultan Musa Camii : Mardin il merkezinden 20 km uzaklıkta yer almaktadır. Türklerin bu yöreye akını sırasında büyük bir komutan olan Sultan Musa M.S.1055 yılında burada şehit olmuştur. Sultan Musa ve arkadaşlarının türbeleri Arap Mimarisi biçiminde inşa edilmiştir.

Muhammet Hakim Mansuri Camii : Merkeze bağlı Yalım Beldesindedir. Mor İsyo Kilisesi iken 19. Yüzyılda camiye dönüştürülmüştür.

Midyat Camii : Artuklu Devletinin son zamanlarında inşa edilmiştir.

Zeynel Abidin Camii : Nusaybin İlçesinde Hz. Muhammed’in l3.torunlarından olan Zeynel Abidin’in adıyla anılan Camide kendisinin ve kızkardeşi Zeynep’in türbeleri vardır. Hz. Muhammed’in berberliğini yapmış olduğu söylenen Selman-i Pak’ın ziyaretgahı mevcuttur.

Kızıltepe (Koçhisar) Ulu Camii : Kızıltepe İlçesinde Mardin Artuklu’larından Yavlak Aslan tarafında (1184-1200) başlanmış ve kardeşi Artuk Aslan tarafından (1200-1239)’da tamamlanmıştır. Kıble duvarına paralel üç nef mihrap önünde iki nef boyunca 9.75 m. çapında tromplu bir kubbe ile kesilmiştir. Caminin iç kısmı, mihrabı ve duvarları zarif oyma işleme yazılarıyla süslenmiştir.

not; yazı alıntı olup, güncel değildir eksiklikler olabilir.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Mersin ilinde bulunan camiler

Mersin ilinde bulunan camiler – mersin ilimizdeki camiler isimleri ve açıklamaları hakkında bilgiler,

Mersin-İçel camileri
AKDENİZ

ESKİ CAMİ
Sultan Abdulmecit’in annesi Bezm-i Alem Valide Sultan adına 1870 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, ahşap beşik çatılı, tek minareli cami 1901 yılında onarım görmüştür. 2008 yılında da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edilmiştir.

MÜFTÜ CAMİ
Müftü deresinde Müftü köprüsünün yanındadır. Mersin’in eski camilerindendir. Müftü Emin Efendi tarafından 1884 yılında cami ve medrese olarak inşa edilmiştir. 19. yüzyıl geç dönem tarzında süslemeli, tuğralı mihrabı vardır. 2007 yılında da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edilmiştir.

ULU CAMİ
1898 yılında Sultan II.Abdulhamit zamanında, Saydalı Abdulkadir Seydavi öncülüğünde halk tarafından yaptırılan eski Gümrük Meydanı’ndaki (Günümüzde Ulu Çarşı) Yeni Cami yıktırılmış, yerine büyük ve modern Ulu Cami inşa edilmiştir. Cami üç katlıdır. Zemin katta 2000 kişilik ibadet mekanı ve son cemaat yeri bulunmaktadır. Ayrıca bodrum katında 400 kişilik konferans salonu olan caminin, iç yüzeyinde ilk defa bu camide uygulanan rumi ve hatai desenli Kütahya çinisi ile profilli ve oymalı ahşap malzeme kullanılmıştır. İbadet mekanına giriş tavanında rumi desenli renkli malakari rölyef uygulanmıştır.
Mihrabı çini ve ahşap karışımıdır. Mukarnaslı alçıdan yapılmış olup, üst kavsarasının yüzeyi altın varak kaplanmıştır. 2 şerefeli iki minaresi vardır.

AVNİYE CAMİİ
Minaresinin önceleri ahşap olması nedeniyle, Tahtalı Camii adıyla da bilinen yapı, Mahmut Şami-Sümen tarafından bağışlanan arsa üzerinde 1898 yılında inşa edilmiştir.

YENİŞEHİR
HAZRETİ MİKDAT (MUĞDAT) CAMİİ
Ankara Kocatepe Camii’nden sonra, Cumhuriyet döneminin ikinci büyük cami Muğdat Semti’ndedir. Cemaat yeri, ana kubbe, son cemaat yeri ve mahfil katından ibaret olan ve klasik Osmanlı mimarisi tarzındaki yapı, toplam Üç’er şerefeli, 6 adet minaresi, konferans salonu, kütüphane, aşevi, sağlık ocağı ve diğer birimleriyle külliye özelliği taşır.

KÜMBETLER
Lalaağa Camisinin doğusunda iki türbe vardır. Üzeri konik çatı ile örtülü olduğundan bunlara kümbet demek daha doğru olur. Muntazam kesilmiş küfeki taşları ile yapılmış kümbetlerin birinde üç, diğerinde dört mezar vardır. Bunlardan biri Karamanoğullarından Musa Bey’e (Lalaağa)’ ya aittir.

LALAAĞA CAMİİ
Karamanoğlu İbrahim Bey’ in emirleri ile Lalaağa tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve tek kubbeli caminin son cemaat yeri, beş küçük kubbe ile örtülmüştür.

Dağ Cami: Mut’un 2 km güneybatısındadır. Selçuklular dönemine ait olduğu (11. yy. sonları) sanılmaktadır. Çevredeki devşirme taşlarla yapılmıştır.

KIZIL MİNARE :
Rengi nedeniyle bu adı almıştır. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Karamanoğulları döneminde yapıldığı sanılmaktadır.

NURE SOFİ TÜRBESİ :
1228 yılında Selçuk Sultanı 1. Alaüd’- din Keykubat tarafından Ermenek Kalesi civarına yerleştirilen Karamanoğlu Beyliğinin ilk tarihi şahsiyeti Nure Sofi’dir. Karaman adını verdiği oğluna beyliği devretmesinden sonra ömrünü Mut’ta geçirmiş ve ölümü üzerine Sinanlı nahiyesi Değirmenlik Yaylası (Yalnızcabağ köyü) ‘ne gömülmüştür

TARSUS

ESHAB-I KEHF CAMİİ
Tarsus’un kuzeybatısında 14 km. uzaklıkta Dedeler Köyündedir. Kuran-ı Kerim’de Kehf Suresinde sözü edilen bu mağara Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılır. Mağaraya 15-20 merdivenle inilir.
Eshab-ı Kehf Mağarasına ait bir efsane halk arasında anlatılır; “Mitolojik tanrılara inanışın, gücünü kaybettiği dönemlerde, tek Tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hıristiyan dinine mensup Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adında yedi genç, Putperestliğe dönmeyi kabul etmediklerinden Rum Hükümdar Dakyanus’un huzuruna çıkarılmışlar. Bu hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek birkaç günlük zaman vermiş. Köpekleri Kıtmir ile birlikte bu yedi genç ölümden kurtulmak için verilen süreden faydalanarak kaçmışlar ve bu mağaraya sığınmışlar. Allah tarafından kendilerine 300 yıl süre bir uyku verilmiştir. İlk uyanan, yiyecek almak için kente gider ama, elinde bulunan zamanı geçmiş para yüzünden yakalanır. Yakalayan parayı nerede bulduğunu ve oraya götürülmesini ister. O da yalnız olmadığını yedi arkadaşıyla beraber mağarada kaldığını söyler. Onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir. Bu nedenle burası Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılır.”

Halk arasında ziyaret dağı olarak bilinen dağ, konik biçimi ve topoğrafik görünümü itibariyle doğal bir özellik arz eder. Mağara 300 m2 büyüklüğünde 10 m yüksekliğindedir. Mağaranın içinde 3 tünel mevcuttur. Eshab-ı Kehf Mağarasının yanına Osmanlı Padişahı Abdulaziz tarafından 1873 yılında bir mescit yaptırılmıştır.

ESKİ CAMİ
Çarşıbaşındaki Kilisenin 1102 yılında St. Paul Katedrali olarak yapıldığı söylenmektedir. Roma sitilinde kalın ve yüksek duvarları, iç kısmı geniş, dışa bakan tarafı dar, derin pencereleri ve kalın sütunları ile dikkat çekicidir. 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından onarılarak camiye çevrilmiştir. . Bazı kaynaklarda Ortaçağın başlarına ait bir Ayasofya Kilisesinden söz edilir ve Papa’nın elçisi Mainz Piskoposu Konrad Von Wittelsbach’ın 6 Ocak 1198’de burada, Ruppenlerden l.Leon’u Ermeni Kralı olarak tanıdığı ve taç giydirmiş olduğu anlatılır.1704’de Tarsus’a gelen P.Lucas’da burada bir Grek ve bir Ermeni Kilisesinden söz ederek Ermeni kilisesinin Paulus’un kendisi tarafından inşa edildiğini belirtir. 1851 yılında Tarsus’a gelen V.Langlois de bu kiliseyi ziyaret etmiştir. Roma stilinde kalın ve yüksek duvarları,iç kısmı geniş,dışa bakan tarafı dar,derin pencereleri ve kalın sütunları dikkat çekicidir.

Kilisenin bahçesine.batı yönde bulunan ve cephesi oldukça süslü bir kapıdan girilir.Yapı bu bahçe içerisinde yaklaşık 460 m2.lik bir alanı kapsamaktadır.Kesme taşlarla inşa edilen yapının dış uzun cephelerinde kör kemerler bulunmaktadır.Batıdaki ana kapıdan girilen salonun genişliği 19.30 m.,uzunluğu 17.50 m.dir.Girişin sağında ve solunda birer yarım plaster sütun ve bu sütunların hizasında salonu üç sahına (nef) ayıran,ikişerli iki sıra halinde dört serbest sütun yer alır.Kuzey ve güney duvarlarda da yine yarım sütunlar bulunmaktadır.Aslında bu sütunlar gri renkli granit olup,antik çağ yapılarına ait olmaları muhtemeldir.Orta salonun genişliği 12.60 m. olup, üzeri tonozludur. Tavanın merkezine rastlayan bölümde,ortada Hz. İsa olmak üzere doğuda Yohannes ve Mattaios,batıda Marcos ve Lucas’ın freskleri bulunmaktadır.Yapının kuzey-batı köşesinde ise bir çan kulesi yer almaktadır.Yapı ve çevresi yıl içerisinde oldukça büyük bir restorasyon görmüş, çevre düzenlemesi ve istimlak ile düzenlenmiştir.

MAKAM-I DANYAL CAMİİ
Cami, İlçe merkezindeki Kubat Paşa Medresesi’nin kuzeybatısında yer almaktadır. Tarsus Müzesi tarafından Makamı-ı Danyal Camii’nde yapılan kurtarma kazıları sonucunda camii içinde bulunan temsili mezarın altında, rivayetlerde anlatılan bir türbe yapısına ulaşılmıştır. 1857 yılında yapılan camiinin adı o dönemde yerin kutsallığına inanılmasından dolayı Makam-ı Danyal Camii olarak adlandırılmıştır.
Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanların saygı gösterdiği bir peygamber olan Danyal Peygamber’in yaşamıyla ilgili az yazılı kaynağın aksine, sözlü anlatım fazladır. Yüzyıllardır süregelen bu sözlü anlatımlardan yola çıkılarak Danyal Peygamber’in Tarsus’ta gömüldüğü halk tarafından kabul edilir.

ULU CAMİ (CAMİ-İ NUR)
Cami-i Nur adıyla anılan ve bulunduğu semte de Cami-Nur ismini veren bu cami, Tarsus merkezinde yer alan Türk-İslam sanatının önde gelen eseridir.1579 yılında Ramazanoğulları’ndan Piri Paşanın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır.Selçuk-Osmanlı üslubunda tek şerefeli minaresi olan camii yapımında tümüyle kesme taş kullanılmıştır. 47X13 m. boyutlarında dikdörtgen plana sahip caminin iç avlusuna 10 m. yüksekliğinde, 7.20 m. genişliğinde olup, doğu, kuzey ve batı bölümlerini kapsayan 14 mermer sütunun taşıdığı revak vardır.Avlu taş levhalarla kaplı olup, ortada (H.1323) tarihli onarım kitabesi bulunan bir şadırvanı mevcuttur. Camiye kuzey yönünden abidevi portalla girilir. Bu portal Memlük mimarı özelliklerini taşıyan siyah beyaz mermerlerle süslüdür. Son cemaat yeri, doğu- batı doğrultusunda 14 adet baklava dilimli sütunların taşıdığı orijinal kiremitlerle örtülü 16 kubbeden revaklı ve 5 kapılı avlu yer alır. Caminin iç mekan sütunları “İran Kemeri” adı verilen yarı sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Caminin minber, mihrap ve müezzin mahfili mermerden yapılmıştır.
Caminin doğu bölümünde ayrı mekanda Hazreti Şit ve Lokman peygamberlerin makamları ve Abbasi Halifesi olan ve Pozantı’da 833 (H.218) yılında ölen Me’mun’un kabri bulunmaktadır.
Cami Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01.11.1990 gün ve 696 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. 2008 yılında da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edilmiştir.

KUBAD PAŞA MEDRESESİ
Tarsus İlçesi Merkezi. Tabakhane Mahallesinde bulunmaktadır. 1970 yılından bu yana Tarsus Müze binası olarak kullanılmaktadır. Yapı Ramazanoğullarından Piri Paşa’nın kardeşi Kubad Paşa tarafından 1553 tarihinde medrese olarak inşa edilmiştir. Medrese dikdörtgen planlı olup, ortada avlunun etrafında 16 oda sıralanmıştır. Orijinalinde iki katlı, tek eyvanlı, açık avlulu medreseler grubundandır. 1970 yılında yapılan onarımlarda orijinal şeklini büyük ölçüde kaybetmiştir. Tamamen kesme taştan yapılan medresenin girişi batıdan görkemli, süslemeli, Selçuklu stilinde orijinal bir kapıdan sağlanmaktadır. Medrese odalarının tavanları tonozlu olup, odalarda birer ocak bulunmaktadır.

BİLAL-İ HABEŞ MAKAMI VE MESCİDİ
Bilal-i Habeşi Makamı ve Mescidi, Ulu Caminin güneybatı tarafında bulunmaktadır. Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.)’ in müezzini olan Bilal-i Habeşi’nin Hz. Ömer zamanında feth edilen yerleri ziyareti esnasında Tarsus’a geldiği, Kırkkaşık denilen yerde, yani şimdiki makamı ve mescidi bulunan yerde ezan okuyup, namaz kıldırdığı için 7. Yüzyılda makamı, 16.yüzyılda da mescidi inşa edilmiştir. Mescid kara planlı olup, üstü büyük bir kubbeyle örtülüdür. Üç bölümlü, üç kubbeli son cemaat mahalli mevcuttur. İçeride Bilal-i Habeşi’ye ait makam kısmı vardır. Ayrıca mescidin yanına bir de kuyu inşa ettirilmiştir. Osmanlı arşiv belgelerinde, 1519 tarihinde Bilal-i Habeşi makamı adına bir vakfın kurulduğu anlaşılmaktadır.

MENCEK BABA TÜRBESİ
Tarsus İlçesi Merkezi, Tekke Mahallesinde bulunmaktadır. Nakşibendi Şeyhlerinden Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Halk tarafından Mencek Baba diye adlandırılan türbeye ait kitabe, güneydeki giriş kapısının üzerinde yer alır.
Osmanlı Devleti arşiv belgelerinde Mencek Zaviyesi (Küçük Tekke) olarak kayıtlara giren yapının, vakfiyesinden anlaşıldığına göre İmam Kuseyrizade Şeyh Abdullah Mencek tarafından inşa edilmiştir. Yine aynı zat tarafından H.781 (M.1379)’ da vakfiyesi de tanzim edilmiştir. Vakfiyesinden Orta Asya’dan ve Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya gelen ve gelecek Türklerin uğramaları ve konaklamaları için kurulmuş olduğu ifade edilmektedir. İçeride bir mezar sanduka yer almaktadır. Güney tarafında bir mihrabı bulunan yapının kubbesinde dekoratif anlamda renkli süslemeler görülmektedir.

DUATEPE TÜRBESİ
Tarsus İlçesi Merkezi, Kleopatra kapısının kuzeydoğusunda, Gözlükule Höyüğünün batı eteğinde Karamehmetler İlköğretim okulunun bahçesinde bulunmaktadır. Osmanlı Devleti zamanında yapıldığı tahmin edilen türbe, taş yığma avlu içerisinde yer almaktadır. Yapı kare planlar ve kubbelerden oluşmuş olup, bugünkü durumu bakımsız ve harap bir vaziyettedir.

MEHMET FELAH TÜRBESİ
Tarsus İlçesi Merkezi, Adana Caddesi üzerinde bulunan Demirkapı Camiinin içerisinde yer almaktadır. Türbe Tarsus’u Ermenilerden alan Halep Saltanat Naibi Harzemli Seyfettin Timur’un şehit düşen kumandanı Felahoğlu Nureddin adına Osmanlı Padişahı II. Abdulhamit tarafından (1903 yılında) yaptırılmıştır.

ANAMUR

MAMURE CAMİİ
Mamure Kalesinin batı avlusunda halen ibadete açık, onarım görmüş tek minareli tarihi bir cami bulunmaktadır. İki bölümden oluşan kalede, iç içe iki sur ve surlar üzerinde kaleyi bütünüyle dolaşan ve bir taraftan bir tarafa geçişi sağlayan burçlar arasında bir yol vardır. Bu yıl üzerinde 35 normal, 4 büyük olmak üzere 39 kule bulunmaktadır.

AKCAMİ
Karamanoğulları döneminde 1326 da yapılan cami, daha sonra yapılan yivli minaresi ile ilgi çekicidir. Karşısında Karamanoğullarından kalma bir han ve bir köprü bulunmaktadır.
Akarca mahallesinde merkezi planlı tamamen kesme taştan kubbeli bir camidir.
Camiye batı yönünde basık kemerli taş kapıdan girilir. Girişin tam karşısında fazla derinliği olmayan taş mihrap sağda orijinal olmayan ahşap minber yer alır.
Yapıda köşelerde ve yan duvarlar üzerinde sağır sivri kemerli açıklıklarda duvar içine gömülmüş yuvarlak iç dolgu ile geleneksel Türk mimarisinde pek görülmeyen tarzda kubbeye geçiş sağlanmıştır. Sağır kemerlerin ayakları üçgenimsi payandalarla desteklenmiştir.
Girişin solunda zamanında ahşap olan güdük minaresinin yerinde yivli tek şerefeli minaresi kaide üzerinde yükselir.
Giriş kapısının hemen üzerinde yer alan altı satırlık yazıda 1326 H. tarihi okunmakla birlikte yazıt orjinal değildir.

SİLİFKE

ALAADDİN CAMİSİ
Roma köprüsünün karşısında bulunan cami, Selçuklu sultanlarından Alaaddin Keykubat döneminde yapıldığı için Alaaddin Camii adını almıştır. Şehrin tam merkezinde olduğu için Merkez Camisi olarak ta bilinir.

REŞADİYE CAMİSİ
Padişah Sultan Mehmet Reşat zamanında, Nüzhet Paşa tarafından 1912 yılında yaptırılan caminin doğu ve batısında bulunan sundurmaları, başlık ve tabanlıkları Korint tarzında sütunlarla desteklenmiştir. Mermer ve kireçtaşından yontulmuş bu sütunlar Silifke yöresindeki eski kalıntılardan devşirilmiştir.

TEVEKKÜL SULTAN TÜRBESİ
Taşköprünün hemen yanındaki türbe hakkında yazılı herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. Selçuklu hanedanlarından birine ait olduğu rivayet edilen mezarın üzerindeki çatı daha sonradan ilave edilmştir.

ERDEMLİ

PAŞA TÜRBESİ
Ayaş- Korykos yolu üzerinde olan bir Selçuklu eseridir. Türbe 1220 yılında Aktaşoğlu Sinan Bey tarafından yaptırılmıştır.

GÜLNAR

ZEYNE TÜRBESİ
Gülnar’dan Mut’a giderken 26 ‘ncı km. de Zeyne (Sütlüce) Kasabasındadır. Geniş bir bahçe içerisinde inşa edilen ahşap çatı örtülü ve ahşap direkli ana geçit kısmına, zaman zaman mezar odalarına ilavesi ile meydana gelmiştir.
Bahçede ise mezarlar bulunmaktadır. Zeyne Türbesi olarak bilinen Şeyh Ali Semerkandi Türbesi, Beylikler dönemi eseridir.
Bir küllüye olması gereken yapı gruplarından sadece türbe ayakta kalabilmiştir. Görünüşte psikolojik rahatsızlığı olan hastaların ziyaret ettikleri ve kurban kestikleri türbenin, külliyenin bir parçası olduğuna dair yazılı bir kaynak bulunamamıştır.
Ali Semerkandi ile ilgili bir efsane anlatılır. Çobanlıkta yapmış olan Semerkandi öğle sıcağında hayvanları susuzluktan yanmış vaziyette iken, yoldan geçen bir Türkmenin sert sözleri ile karşılaşır. Buna çok üzülen Semerkandi dua ederek elindeki sopasını kayaların ortasına vurur ve su fışkırır.Hayvanlarını sulayarak susuzluktan kurtarır. Bu yer halen mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

ŞEYH ÖMER TÜRBESİ
Gülnar İlçesi’ne bağlı Şeyh Ömer Köyündedir. Türbede Bahru’l-Ulum adlı Kur-an tefsirinin yazarı yatmaktadır.Türbe sekizgen planlı olup, düzgün kesme taşlarla örülmüştür. Üzerindeki büyük kubbe betonla tamir edildiğinden eski özelliği hakkında tam olarak bilgi alınamamıştır.

not; yazı alıntı olup, güncel bir yazı değildir, eksiklikler bulunabilir,

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

türkiyede bulunan camiler, hangi şehirde kaç cami var? toplam cami sayısı

Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılı verilerine göre Türkiye’de 81 bin 984 cami bulunuyor. türkiyede bulunan cami sayısı kaç? camiler hangi şehirde daha çok, ankara istanbul bursa konya adana erzurum hangi şehirde kaç cami var işte diyanet işleri verilerine göre 2010 yılı cami sayıları

Türkiye’de en çok sayıda cami İstanbul’da bulunuyor. 3 bin 87 camisi bulunan bu ili 3 bin 25 camiyle Konya, 2 bin 788 camiyle Ankara, 2 bin 612 camiyle Samsun, 2 bin 546 camiyle Kastamonu, 2 bin 60 camiyle Antalya,bin 978 camiyle Ordu,bin 903 camiyle Trabzon, bin 767 camiyle İzmir, bin 735 camiyle Diyarbakır, bin 642 camiyle Manisa, bin 638 camiyle Balıkesir, bin 626 camiyle Bursa, bin 581 camiyle Şanlıurfa ve bin 499 camiyle Erzurum izliyor.

KUDAKA, KUZEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ
Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılı verilerine göre Türkiye’de 81 bin 984 cami bulunuyor. Bu camilerin 2 bin 293’ü Erzurum, Erzincan ve Bayburt’un yer aldığı KUDAKA bölgesinde, 4 bin 102’si Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan’dan oluşan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde, 9 bin 285’i Doğu Anadolu Bölgesinde, 13 bin 186’sı da Erzurum’la birlikte 16 ili barındıran 5’inci Teşvik Bölgesinde yer alıyor.

Erzurum’un cami sayısı KUDAKA Bölgesinde yüzde 65.3, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 36.54, Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 16.1, 5’inci Teşvik Bölgesinde yüzde 11.3, Türkiye toplamında ise yüzde 1.8’lik pay gösteriyor. Cami sayısı bakımından KUDAKA’nın Türkiye payı yüzde 2.7’lik dilim oluştururken, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi yüzde 5, Doğu Anadolu Bölgesi yüzde11.3, 5’inci Teşvik Bölgesi ise yüzde 16’lık pay ediniyor.

DOĞU ANADOLU İLLERİ CAMİ SAYISI DAĞILIMI
Doğu Anadolu Bölgesinde en çok sayıda Cami Erzurum’da bulunuyor. Bin 499 camisi bulunan Erzurum’u bin 280 cami ile Van, 936 camiyle Elazığ izliyor. Bölgenin diğer illeri olan Malatya7da 915, Ağrı’da 835, Bitlis’te 681, Erzincan’da 555,Muş’ta 545, Bingöl’de 540,Kars’ta 488, Hakkari’de 418, Ardahan’da 265, Iğdır’da 221, Tunceli’de ise 117 cami bulunuyor.

5’İNCİ TEŞVİK BÖLGESİ CAMİ SAYISI DAĞILIMI
Erzurum’un içinde yer aldığı 5’inci Teşvik Bölgesinde iller cami sayısı dağılımı ise şöyle; Osmaniye 524, Aksaray 565, Niğde 402, Yozgat 946, Çankırı 652, Sinop 1.049, Tokat 1.140, Ordu 1.978, Giresun 1.398, Gümüşhane 509, Erzurum 1.499, Bayburt 239, Tunceli 117, Adıyaman 701, Kilis 208 ve Kahramanmaraş 1.259.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

9 haziran 2012 sbs sınavı soru ve cevapları

2012 SBS Soru Ve Cevapları, seviye belirleme sınavı sonuçları 2012, sosyal bilimler, türkçe matematik, fen ve teknoloji cevap anahtarları

İlköğretim son sınıf öğrencileri için düzenlenen Seviye Belirleme Sınavı tamamlandı. Sınava 1 milyon 98 bin 243 öğrenci girdi.

2012 SBS Sosyal Bilimler Cevapları

Gerekli kimlik kontrolleri ve yerleştirme işlemlerinden sonra salon başkanı, sınavda uyulacak kuralları hatırlattı, sınav evrakının bulunduğu güvenlik torbalarını öğrencilerin önünde açarak cevap kağıtlarını ve soru kitapçıklarını dağıttı.

2012 SBS Fen-Teknoloji Cevapları


Cevap kağıtlarının değerlendirmesi yapılırken aynı salonda sınava giren ve aynı tür soru kitapçığını kullanan öğrenciler arasında bilgisayar sistemi aracılığıyla ikili/toplu kopya taraması yapılacak.

2012 SBS Matematik Cevapları

Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’na (PYBS) başvuran ilköğretim 8’inci sınıf öğrencileri ise ayrıca bir sınava girmeyecek, SBS sonuçlarına göre PYBS puanları hesaplanacak.

2012 SBS Türkçe Cevapları

Tüm öğrenci arkadaşlara başarılar dileriz.

kaynak:BEYAZGAZETE

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

babalar günü resimli mesajlar

Babalar günü, babalar günü e-kart, babalar günü ekartlar, Babalar Günü Resim, Babalar Günü Resimleri

babalar günü mesajları
Çocukluk çağında baba korumasından daha güçlü bir ihtiyaç düşünemiyorum.

Babanın mirasını mı isityorsun? Bilgisini Öğren. Onun parasını hemen harcayabilirsin.
babalar günü mesajları

babalar günü mesajları
Dünyanın en yakışıklı babasına, seni çok seviyoruz, babalar günün kutlu olsun..!

Ateşin yaktığındani güneşin hareket ettiğinden , gerçeğin bir yalan olduğundan kuşkulan; fakat benim seni sevdiğimden asla kuşkulanma babacığım babalar günün kutlu olsun.

babalar günü mesajları

İlk adımlarımı atarken ellerimden tutuyordun. Şimdi fark ediyorum ki babacığım, ellerimi hiç bırakmamışsın. Babalar günün kutlu olsun..

Hayatın anlamı ve tüm güzelliklerini öğreten adam, benim sevgili babam. Babalar günün kutlu olsun..!

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Babalar günü mesajları

Babalar GÜnÜ Mesajları, babalar günü güzel sözler, babalar günü kutlama mesajları.

Eger Hayattan Bikip Olume Dogru Sesizce Yurumek Istersen Yanima Gelki Sana Sensizligin Olum Oldugunu Gostereyim…

Belim Bukuyor Boyle Ayrilik. Verdigin Acilar Hasret Tanidik. Gormedim Ki Bir Gun Senden Yakinlik. Donmesende Geri Farketmez Artik…

Tutulmusum Bir Esmerin Yakici Gozlerine Neden Sonra Anladim Butun Bunlar Hep Hayalmis Tas Bastirdim Gogsume Bir Sevgili Yerine…

Keske Yanlizligim Kadar Yanimda Olsaydin! Keske Yanlizligimla Paylastigimi Seninle Paylassaydim! Keske Senin Adin Yanlizlik Olsaydi Ve Ben Hep Yanliz Kalsaydim!!!

Hep Kalanlara Gidenleri Kattim! Bir Gun Yerine Gecemediler. O Kalanlara Gidenleri Kattim Yine Bir Tane Sen Edemediler. Zor Geldi Ayrilik Alisamadim.

Silinir Diyorlar En Aci Izler, Bitermis Kislarim Gelirmis Yazlar, Bilmezler Su Gonlum Derinden Sizler, Unutursun Diye Soylemek Kolay…

Fikrinden Geceler Yatabilmirem Bu Fikri Basimdan Atabilmirem Neyleyimki Sene Cata Bilmirem Ayrilik Ayrilik Ayrilik…

Unutmak Zor Anlatmaksa Imkansiz Cunku Sen Unuttukca Hatirlanan Vede Anlattikca Bitmeyensin. Bitanem. Seni Seviyorum…

Dunya Bir Efsane Hayat Bir Dram Yasam Bir Huzun Sevmek Bir Hata…

Umuda Kursun Siksada Olum, Unutma Umuda Kursun Islemez…

Belki Anlamadigim Bi His,belki Sana Kizamadigimin Belgesi, Belkide Samimiyeti Yanlis Zamanda Yanlis Insanda Aramanin Caresiz Anlatilisi Idi…

Seni Birakiyorum Bir Elveda Bile Diyemeden, Seni Seviyorum, Seni Bile Goremeden…

Nezaman Sagir Bir Ressam Kiristal Bir Zemin Uzerine Dusen Gulun Cikardigi Sesin Resmini Yaparsa Iste O Zaman Ben Senden Vazgecerim…

Sensiz Kaldigim Ilk Gunden Beri Icimde Bir Umut Vuslata Dair. Aksamlari Imzaladim Gozyaslarimla. Seni Aramiyor Seni Sormuyorsam Bum Senden Vazgectim Demek Degildir Birdaha Boyle Sevecek Olsam Bir Kalemde Silerdim Seni…

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

2012 babalar günü ne zaman

2012 Babalar günü ne zaman kutlanır? Babalar günün kısaca tarihçesi, özellikleri, hakkında bilgi.

Babalar Günü; Her yılın haziran ayının 3. pazar günü kutlanan, babalara saygı ve sevginin dile getirildiği gündür. İlk kez ABD’de çok sevdiği babasının ölümüne üzülen John Bruce Dadd, böylesi bir günün Anneler Günü gibi kutlamasını önerdi (1909). ABD ve birçok Avrupa ülkesinde Babalar Günü’nün kutlanması kabul gördü. Anneler Günü kadar yaygın olmamakla birlikte yurdumuzda da uygulamasına başlandı.

2012 yılında Babalar Günü, haziranın 3. pazarı 17 Haziran 2012 Pazar günü kutlanacaktır.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Babalar günü nedir, Babalar günü ne zaman kutlanmaya başlamıştır 2012 babalar günü tarihi

Babalar Günü, Babalar Günü hakkında bilgi, Babalar Günü ne zaman kutlanmaya başladı, Babalar Günü neden kutlanır, babalar günü nedir

Babalar Günü, Türkiye de dâhil olmak üzere pek çok ülkede her yıl Haziran ayının 3. Pazar günü kutlanan özel bir gündür.

Anneler Günü kadar eski olmasa da Babalar Gününün de bir geçmişi vardir. Bazı tarihçiler, Babalar Gününün Antik Roma’da bile kutlandığını belirtiyor. Bazı araştırmacılar tarih belirtmezken Babalar Gününün Batı Virginia’da ortaya çıktığını savunuyor. Batı Virginia’da yaşayan John Dowdy’nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediği söyleniyor. Annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart’a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyor.

Dodd, anneler günü kutlanırken babalar gününün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş. Hemen babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın babalar günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış. Ama bu çalışmalar bir sonraki yılın 19 Mayıs’ına kadar sürmüş.

Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910′da Washington’un Spokane şehrinde kutlanmış. Daha sonra diğer eyaletlere yayılmış. Ancak Babalar Günü resmi olarak 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge’in desteğiyle kutlandı. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımladı.

Katoliklerin Babalar Günü’ne getirdikleri yorum ise diğerlerinden çok farklı. Onlar bu kutlamayı dini açıdan ele alıp Peygamberleri Hazreti İsa’nın babası anısına, Mart ayının 19′unu St. Joseph Günü adı altında babalarına armağan ediyorlar.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Babalar günü şiirleri

Babalar günü şiirleri, en güzel babalar günü şiiri, babalara güzel sözler şiirler

BABALAR GÜNÜ ŞİİR

Baba tut elimden
Beni çocukluğuma götür hadi…

O küçük kıza götür beni baba
Götür bir daha gelmeyeyim…

Tut ellerimden baba tut
Uçurumun kenarındayım…
İtildim, düştüm düşeceğim!

Baba yüreğim alazlarda
Yandı! yanıyor!

Sevda çöl dedin… dikkat et dedin
Bir an için unuttum bana, sevdim
Şimdi çöl ortasında yalnızlığımla susuyorum mutluluğa

Baba tut elimden
Beni çocukluğuma götür hadi…

Acılar şımartmasın beni artık
Sen şımart!

Uzaktaki hayaller…

BABANIN OĞLUNA ÖĞÜTLERİ ŞİİRİ

Zirve seni bekliyor
Dağın kıymetini bil
Sanma ki yükselmek zor
Çağın kıymetini bil

Üşenme emek için
Mutluyum demek için
Üzümü yemek için
Bağın kıymetini bil

Yokluk göründüğü an
Çabuk yıkılır insan
Azı beğenmiyorsan
Çoğun kıymetini bil

Elin, ayağın, başın
Annenin, arkadaşın
Suyun, toprağın, taşın
Göğün kıymetini bil

Oğlum benim, bir düşün
Değeri var mı dünün
Yarın çok geç ömrünün
Bugünün kıymetini bil.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Babacığım seninle

Babacığım seninle,
Evimize can gelir.
Yürek dolusu sevgi,
Bize heyecan gelir.

Babacığım seninle,
Güven dolar evimiz.
Mutlulukla yıkanır,
Sevgiyle yüreğimiz.

Babacığım seninle,
Umutlar kucak kucak.
Doldurur evimizi,
Bizi sarar sımsıcak.

Babacığım seninle,
Apaydınlık yüzümüz.
Huzur bulur seninle,
Gecemiz, gündüzümüz.

Babacığım seninle,
Yarına umutluyuz.
Annemle kardeşlerim,
Seninle çok mutluyuz.

Rıfkı KAYMAZ

Allahım, Babamın Ölümünü Gösterme Bana

Bana sorsalar bu dünyada neyden korkuyorum diye
Cevap vermekten korkarım bilmiyorum niye
Belki kendime birşey olacağından değil daha çok
Başkaları için korkmamdandır
Belkide bazenleri kendimi bile anlamamamdandır…

Söyleyeyim genede: 3 şeyden korkarım bu hayatta
Bir: Ailemden ayrı kalacaımmdan bu yaşamda
İki: Dinimi unutacağımdan bu yolda
Üç: Babamın benden önce ölebileceğinden bu hayatta…

Üçüncüsünden en çok korkuyorum
Bunu düşünmeden duramıyorum
Ya gidip yanlız bırakırsa bizi bu dünyada
Ne yaparız biz yanlız başımıza?

En çok üzülen Ben olurum tabi
Bana bunu yaşatma lütfen, Ya Rabbi
Babam benim her şeyim bitanemdir
Onsuz ben bu dünyada eksiğimdir.

Ne olur onun arkasından ağlatma beni
Dua kapım olarak seçtim seni
Biliyorsun, her akşam dua ederim sana:
Ne olur Allahım, Babamın ölümünü gösterme bana!

Kardeşlerim ne yapar onsuz
Hayat gelir bize birden olumsuz
Ne anlatırız biz o miniklere
Yalan söyleyebilirmiyiz ki bile bile?

Ya sorsalar “Babamız nerde” diye
Diyemeyiz ki “O gitti Türkiye’ye”
İnanmazlar, çünkü onlarda biliyorlar
Bu dünyada en çok Babalarından seviliyorlar…

Bak Allahım, görüyorsun işte herşeyi
Artık edebilirsin sen bu tercihi:
Ya beni ondan önce al yanına
Ya’da hepimiz birlikte olalım o’da devam etsin Baba olarak yaşamına

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın