Akarsu nedir? dere, çay, öz, ırmak ve nehir hakkında bilgi kaynak

AKARSU NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

Dünya yüzeyinin şekillenmesi açısından en önemli pay hiç şüphesiz akarsulara aittir. Yüzeydeki sularının bir yatak içinde toplanıp akmasıyla oluşurlar. Akarsuyun doğduğu yere akarsu kaynağı, döküldüğü yere akarsu ağzı denir. Akarsular küçükten büyüğe doğru dere, çay, öz, ırmak ve nehir şeklinde sıralanırlar. Bir akarsu irili ufaklı birçok kola ayrılmıştır. Bunlar hep beraber bütün bir sistemi oluştururken, kollardan en bol su ile devam etmekte olan ana akarsudur.

akarsu,ırmak,dere,cay,nehir

Akarsu Havzası Nedir?
Akarsuyun tüm kollarıyla birlikte toplandığı bölgeye akarsu havzası denir. Bu havzanın genişliği ise, iklim koşullarına ve yüzey şekillerine bağlıdır.

Akarsu havzaları iki bölümde incelenir:
Açık Havza: Sularını denize ulaştırabilen havzalara açık havza denir. (Yeşilırmak, Kızılırmak, Yenice, Sakarya, Susurluk, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Aksu, Göksu, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle Çoruh gibi.)
Kapalı Havza: Sularını denize ulaştıramayan havzalara kapalı havza denir. Kapalı havzaların oluşmasında yer şekilleri, sıcaklık ve nem etkilidir. (Van Gölü Kapalı Havzası, Tuz Gölü Kapalı Havzası, Konya Kapalı Havzası, Göller Yöresi Kapalı Havzası gibi.)

Akarsu Akış Hızı
Akarsuyun akış hızı yatağın her iki kesitinde farklıdır. Suyun hızı yanlarda, dipte ve su yüzeyinde sürtünme nedeniyle azdır. Suyun en hızlı aktığı yer akarsuyun en derin yerinin üzerinde ve yüzeyin biraz altındadır. Akarsu yatağında suyun en hızlı aktığı noktaları birleştiren çizgiye hız çizgisi(talveg) denir. Akış hızı, yatağın eğimi ve genişliği ile taşınan su miktarına bağlı olarak değişir.

Su Bölümü Çizgisi
Birbirine komşu iki akarsu havzasını birbirinden ayıran sınıra su bölümü çizgisi denir. Su bölümü çizgisi genellikle dağların doruklarından geçer. Su bölümü çizgisi kurak bölgelerde, bataklık alanlarda, karistik alanlarda genellikle belli olmazlar.

Akarsu Debisi
Akarsuyun herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen su miktarına denir. Akarsuyun debisi yılın çeşitli zamanlarında değişerek farklılık gösterir. Akarsuyun debisi yağış miktarı rejimi, yağış tipi, zeminin özelliği, kaynak suları, sıcaklık ve buharlaşma gibi etmenlere bağlı olarak değişir. Akarsu debisi bir başka ifadeyle; akarsu akımı olarak da bilinir.

Akarsu Rejimi
Akarsu debisinin yıl içerisinde gösterdiği değişmelere rejim ya da akım düzeni denir. Akarsu rejimini belirleyen temel etken havzanın yağış miktarıdır. Yağışların az, sıcaklık ve buharlaşmanın fazla olduğu dönemlerde akarsu akımı düşer. Yağışların fazla olduğu ve kar erimelerinin görüldüğü dönemlerde akım yükselir.

Akarsu rejimleri dört tiptir:
Düzenli Rejim: Akımı yıl içerisinde fazla değişmeyen akarsuların rejim tipidir.
Düzensiz Rejim: Akımı yıl içerisinde büyük değişmeler gösteren akarsuların rejim tipidir.
Karma Rejim: Farklı iklim bölgelerinden geçen akarsuların rejim tipidir. Örnek: Nil Nehri
Sel Tipi Rejim: İlkbahar yağışları ve kar erimeleri ile bol su taşıyan, yaz aylarında ise suları yok denecek kadar azlan akarsuların rejim tipidir. Örneğin ülkemizdeki İç Anadolu Bölgesi akarsuları.

İklim Bölgelerine Göre Akarsu Rejimleri
Sıcaklık-yağış koşulları ile akarsuların taşıdıkları su miktarı ve akım düzeni arasında sıkı bir ilişki vardır. Farklı iklim bölgelerindeki akarsuların rejimleri birbirinden farklı olabilir. Ancak iklim bölgelerinin yüksek ve karlı bölümlerindeki akarsuların rejimleri benzerdir. Kar erimelerinin olduğu dönemlerden akım yükselir. Kış aylarında kar yağışının fazla olması akımın düşük olmasına neden olur.

Yağmurlu Ekvatoral İklimde Akarsu Rejimi: Bu iklim tipinde yağışlar bol ve yağış rejimi düzenli olduğu için Ekvatoral bölge akarsuları yıl boyunca bol su taşır. Örnek: Amazon ve Kongo nehirleri.
Yağmurlu Okyanusal İklimde Akarsu Rejimi: Bu iklim tipinde yağışların bol ve düzenli olması nedeniyle akarsular yıl boyunca bol su taşır. Örnek: İngiltere’deki Thames Nehri
Muson İkliminde Akarsu Rejimi: Bu iklim tipinde yaz yağışları nedeniyle akım yükselir. Kış kuraklığı akım düşer. Örneğin Ganj ve İndus nehirleri.
Akdeniz İkliminde Akarsu Rejimi: Yaz kuraklığına, sıcaklık ve buharlaşmanın fazlalığına bağlı olarak yaz aylarında akım düşüktür.

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Şems-i Tebrizî kimdir? hayatı öz geçmişi hakkında bilgi (1186-1247) konya

Şems-i Tebrizî
(1186-1247)

Asıl ismi Mevlâna Muhammed’dir. Me­lik Dâd Oğlu Ali adında bir zatın oğludur. 1185-6 yıllarında Tebriz’de dünyaya geldi. Azerî Türklerindendir. Şemseddin yani, dinin güneşi lakabıyla anıldı. Onun Horasanlı olduğunu söyleyenler de vardır.

Şems’in doğumu ile ilgili farklı tarih veren­ler de olmuştur. Şems 642/1245 yılında Konya’ya altmış yaşlarında geldiğine göre onun, 581/1185 veya 582/1186 yılında doğmuş olması gerekir. (Fürüzüngers.92)

Daha küçük yaşlarda manevi ilimleri tah­silde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimlerini tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebriz-li Ebubekir Sellafa mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple de diyar diyar dolaşmıştı. Bu gezgin­liğinden dolayı kendisine “Şemseddin Perende”, “Uçan Şemseddin” denilmiş, ayrıca Tebriz’de tari­kat pirleri ve hakikat ariferi ona “Kâmil-i Tebrizî” adını vermişlerdi. (Efâkî, 1986, s.II/36-37)

Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selâhaddin Mahmut ile büyük âlim ve ünlü mutasavvıf Necmüddin Kübra’nın halifele­rinden Centli Baba Kemal’e intisap ederek onlar­dan da feyz aldı.

Gittiği yerlerde kendisine tacir süsü ve­ren Şems, Konya’ya gelmeden önce bir süre Erzurum’da kaldı ve mektep hocalığı yaptı.

Peygamber Efendimiz’in ahlâkını örnek alan Şemseddin-i Tebrizî, devamlı bir arayış içe­risinde oldu, bir rivayete göre de manevî bir işa­ret üzerine de Hazreti Mevlâna’yı arayıp buldu. Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlâna ile üç yıl kadar süren beraberliği netice­sinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile oldu ve onu İlâhî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak âşığı yapmaya muvafak oldu.

Bir yazarımızın pek haklı olarak belirttiği gibi, eğer Mevlâna olmasaydı Şems hiç duyulma­yacak, ama Tebrizli Şems de olmasaydı Mevlâna da sadece ilmi ve hikmeti ile bilinecek, belki bütün dünyaya mâl olan eserleri veremeyecekti.

Efâkî, Menakibü’l-Ârifin’in dördüncü bö­lümünü Şems’e ve Şems’in kerametlerine ayırdığı gibi, Sultan Veled de İntiha-Name’sinde Semâ’ı Hazreti Mevlâna’ya Şems’in öğrettiğini ve onda meydana gelen değişikliği şöyle anlatır:

“O seçkin padişah, aylar ve yıllarca dur­madan şahitlik ve din ilmiyle uğraştı. Takva ile yol almaktaydı. Allah ona, şahitlik mazharından tecelli etmekteydi. Şemseddin onu, kendi seç­miş bulunduğu Semâ’a çağırdı. Semâ başlayınca, Allah’ın lûtfuyla, önceki hâline göre yüz kat daha ileri gittiğini gördü. Gönlünde Semâ yüzünden bağlar, bahçeler yeşerdi, gelişti. Semâ ona doğru yol oldu.”

Teferruatıyla daha önce anlattığımız şe­kilde, Mevlâna’da meydana gelen büyük değişik­liği hazmedemeyenler, onun Mevlâna’dan ebedi­yen ayrılmasına sebep oldular. Şems 645 H. 1247 M. yılında şehit mi edildi, yoksa geldiği gibi, kim­seye haber vermeden Konya’yı mı terk etti kimse bilmez.

Bugün Konya’mızda Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlâna türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey’in bir hatırasında anlattığı gibi, Şems gerçekten burada mı metfundur, bu da bilinmez. Bilinen bir gerçek odur ki, Allah velileri­nin kalplerde yaşadığıdır.

Şems sevgisi İslâm âlemini öyle bir sarar ki, Yunus Emre’de olduğu gibi, pek çok yerde­ki türbe ve makamlar Şems’e izafe edilir. Şems Türbesi’nde, Şems’e ait sandukanın altındaki me­zarı ilk olarak bulan Mehmet Önder Bey, Şems’e ait makam ve türbelerle ilgili olarak şu bilgileri ve­rir:

“Niğde’deki Kesikbaş Türbesi de Şems’e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz’de Geçil denilen mezarlıkta, Hoy’da, Pakistan’ın Multan şehrinde Şems Türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir. Bir söylen­tiye göre, Şems, kesik başını alarak Niğde’ye gel­miştir. Bektaşilerin itibar ettikleri “Velâyetname” adlı kitaba göre Şems, kesik başını koltuğunun altına gizleyerek semâ ede ede Tebriz’e gelmiş, orada defnedilmiştir. Pakistanlılar’in söyledikleri­ne göre de Şems, Konya ‘dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, önce Tebriz ‘e oradan da Hindistan’a gelmiş, meczup ve perişan yıllarca ormanlarda dolaştıktan sonra Multan şehrinde ölmüştür.”
Şemsi Tebrizi’nin Sandukası

Bu konuda Fürüzanfer de şöyle söyler:

“Kuvvetli bir ihtimalle denilebilir ki, Şems Konya’da öldürülmemiş, Konya’dan ayrıldıktan sonra akıbetinden bir haber ve eser bulunama­mıştır. Onun akıbeti doğru olarak belli değildir. Kaybolma tarihi ittifakla 645/1247-48’dir.” (Fürü­zanfer, 2005, a.g.e. s.117)

Yine Fürüzanfer’e göre Şemsin kendisine ait yazılmış müstakil bir eseri yoktur. Ona mal edi­len “Makalât” müritleri tarafından Şems’in mec­lislerde söylediklerinin bir araya getirilmesinden oluşmuştur. (Fürüzanfer, a.g.e. s. 126)

 

KAYNAKLAR

Mehmet Önder, Hazret-i Mevlâna Hayatı ve Eserleri, İst. 1987, s.74
Efâkî, a.g.e s.2/95
Fürûzanfer, a.g.e s.11,126

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ateşbaz-ı Veli hz. kimdir hayatı öz geçmişi hakkında bilgi konya (ö. 684/1285)

Ateşbaz-ı Veli
(ö. 684/1285)

Ateşbaz-ı Veli, Hazreti Mevlâna’nın muasırı olup, esas ismi Şemseddin Yusuf, babasının adı İzzeddin’dir. Ateşbaz-ı Veli olarak ün yapmış ve gönüllerde taht kurmuştur.

Ateşbaz-ı Veli’nin, Bahâ Veled’le birlikte Belh’ten veya Karaman’dan geldiği, dergâhta yetiştiği ve aşçılık yaptığı rivayet edilir. Ateşbaz, ateşle oynayan demektir. Onun, Hazret-i Mevlâna ve Mevleviler arasında önemli bir yeri vardır. Ateşbaz Makamı, bir terbiye ve eğitim makamıdır.

Mevlevi tekkelerinin ruhu, mutfaktır. Aşçı Dede, Kazancı Dede, İçeri Meydancı’sı ve Bulaşıkçı Dedeler, tekkenin mürebbileridir. Aşçı Dede en büyük zabittir. Kazancı Dede de ikinci zabittir.
Ateşbaz Veli Türbesi

Aşçı Dede’nin hizmeti, çilekeşlere nezaret etmektir. Mutfağa gelen can, aşçı dedenin huzurunda ikrar verir, sonra kazancıya teslim edilir. Çile bittikten sonra aşçıbaşı, yalnızca dervişe öğüt verdikten sonra şu gülbangı çeker:

“Vakt-i Şerif hayrola; hayırlar fethola; şerler defola; derviş kardeşimizin hizmetleri mübarek ola. Dem-i Hazret-i Mevlâna, sırrı Şems-i Tebrizî Kerem-i İmâm Ali, Hû diyelim, Hû..”

Aşçı Dede’den başka, mutfakta on sekiz görevli daha vardır. Bu da, mutfak hizmetine ne kadar önem verildiğini gösterir. Kazancı Dede’den ayakçıya kadar, herkesin ayrı bir görevi vardır.

Mutfak müştemilâtından bulunan Meydan-ı Şerifte’ki beyaz postun adı, Ateşbâz-ı Veli Makamı’dır. Bunun yanında ve üst taraftaki kırmızı post da, “Sultan Veled” makamıdır.

Ateşbâz-ı Veli ile ilgili pekçok menkıbe anlatılır. Bunlardan birisi şöyledir:

Birgün, dergâhın mutfağında yemek pişirmek için odun kalmamıştır. Dergâhın aşçısı olan Ateşbâz-ı Veli, durumu Hazret-i Mevlâna’ya bildirince, Hazret-i Mevlâna lâtife yollu:

“- Odun kalmadıysa, ayaklarını kazanın altına sok da yemeği onunla pişir!” der.

Ateşbaz için şaka da olsa emir, emirdir. Mutfağa gider, ayaklarını kazanın altına sokar ve parmak uçlarından çıkan ateşle yemeği pişirir. Büyükler arasında açık keramet izhârı hoş karşılanmadığından;

Hazreti Mevlâna, bu duruma muttali olunca, hoşnutsuzluğunu:

“- Hay ateşbaz hay!” diyerek ortaya koyar.

Ateşbâz-ı Veli’nin türbesi, Havzan semtinin üst tarafında, Yeni Meram yolu üzerinde, eski Sigorta Hastahanesi’nin güneydoğusunda bulunmaktadır. Türbe klasik Selçuklu kümbetleri tipindedir. Kesme taştan, sekiz köşeli gövdesi üzerine, tuğla ile örülmüş; sekizgen pramid külahı oturur.

Türbenin kıblesinde küçük pencere üzerindeki kitabesi şöyledir:

“ Bu kabir, kutlu şehit rahmetli İzzeddin oğlu, milletin ve dinin güneşi Yusuf Ateşbaz’in kabridir. 684 yılı Recep ayının ortasında Allah’ın rahmetine kavuştu. Allah yarlığasın.”

Bugün, içi dışı ve çevresi itibariyle Konya’da en temiz ve bakımlı türbe, Ateşbâz-ı Veli Türbesi’dir. Türbenin yanında bulunan ve türbedarın ikamet ettiği ev, Vilâyet ve Emniyet Müdürlüğünün katkılarıyla yıkılarak yeniden yapılmıştır.

Diğer türbelerin de bu hâle getirilmesi en büyük dileğimizdir.

KAYNAKLAR

Asaf Halet Çelebi, ‘‘Bazı Mevlevi Âdetleri’’, Türk Yurdu Dergisi, 1955 s. 251.
Abdûlbaki Gölpınarlı. Mevlevi Adap ve Erkânı, İstanbul 1963. s.135;
Önder,197, a.g.e. s.181-186;
Özönder, a.g.e. s. 115-120;
Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlâna’dan Sonra Mevlevîlik, 1963 İstanbul. s. 39;
Nezahat Bekleyiciler, Ateşbâz-ı Velî, Konya 2007;
Konyalı Konya Tarihi, 1964, s.587-588.

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Müslaman Bilim Adamları

TÜRK VE MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARI KİMLERDİR? ünlü bilim adamları örnekler hayatları biyografisi icatları buluşları hakkında bilgiler açıklama vekaynaklar.

 

Abdüsselam ( 1926 – ) Fizik bilgini, ilk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.

Ahmed Bin Musa ( 10. yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.

Ahiz ( 776 – 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.

Akşemseddin ( 1389 – 1459 ) Pasteur’dan önce mikrobu bulan ilk bilim adamı, İstanbul’un fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet’ in hocasıdır.

Ali Bin Abbas ( ? – 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan Hipokrates’in (Hipokrat) doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

Ali Bin İsa ( 11 yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.

Ali Bin Rıdvan ( ? – 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.

Ali Kuşçu ( ? – 1474 ) Ünlü bir türk astronomi ve matematik bilginidir.

Ammar ( 11 yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.

Battani ( 858 – 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biridir. Trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.

Beyruni ( 973 – 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni Amerika kıtasının varlığını Cristof Colomb’un keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın en büyük alimidir.

Bitruci ( 13 yüzyıl ) Kopernik’e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.

Cabir Bin Eflah ( 12 yüzyıl ) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir . Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.

Cabir Bin Hayyam ( 721 – 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en küçük parçası atomun parçalanabileciği fikrini bundan 1200 sene önce ortaya atmıştır.

Cezeri ( 1136 – 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçidir. Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir..

Demiri ( 1349 – 1405 ) Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir “Hayatül Hayavan” isimli kitabı yazmıştır.

Dinaveri ( 815 – 895 ) Botanikçi ve astronom bir alim olarak bilinir.

Ebu Kamil Şuca ( ? – 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.

Ebu’l Fida ( 1271 – 1331 ) Büyük bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.

Ebu’l Vefa ( 940 – 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.

Ebu Maşer ( 785 – 886 ) Med-Cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

Evliya Çelebi ( 1611 – 1682 ) “Büyük Türk Seyyahı” ve meşhur “Seyahatname”nin yazarıdır.

Farabi ( 870 – 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

Fatih Sultan Mehmet ( 1432 – 1481 ) İstanbulu feth eden ve havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır. Fatih’in kendi icadı olan ve adı “Şahi” olan topların ağırlığı 17 ton ve bakırdan dökülmüş olup 1.5 ton ağırlığındaki mermileri 1 km ileriye atabiliyordu bu topları 100 öküz ve 700 asker ancak çekebiliyordu..

Fergani ( 9 yüzyıl ) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.

Gıyasüddin Cemşid ( ? – 1429 ) Matematik alimi. Ondalık kesir sistemini bulan Cemşid cebir ve astronomi alimidir.

Harizmi ( 780 – 850 ) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa’ ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.

Hasan Bin Musa ( ? – ? ) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri..

Hazini ( 6 – 7 yüzyıl ) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.

Hazerfen Ahmed Çelebi ( 17 yüzyıl ) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.

Huneyn Bin İshak ( 809 – 873 ) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.

İbni Avvam ( 8 yüzyıl ) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.

İbni Battuta ( 1304 – 1369 ) Ülke ülke , kıta kıta dolaşan büyük bir seyyah.

İbni Baytar ( 1190 – 1248 ) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.

İbni Cessar ( ? – 1009 ) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 1000 sene önce açıklayan müslüman doktor.

İbni Ebi Useybia ( 1203 – 1270 ) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor. İbni Fazıl ( 739 – 805 ) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını kuran vezir.

İbni Firnas ( ? – 888 ) Wright kardeşlerden 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.

İbni Haldun ( 1332 – 1406 ) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi kuran mütefekkir. Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisidir. Sosyolog ve şehircilik uzmanı.

İbni Hatip ( 1313 – 1374 ) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.

İbni Havkal ( 10 yüzyıl ) 10 asır önce ilmi değeri yüksek bir coğrafya kitabı yazan alim.

İbni Heysem ( 965 – 1051 ) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.

İbni Karaka : ( ? – 1100 ) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.

İbni Macit : ( 15 yüzyıl ) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.

İbni Rüşd : ( 1126 – 1198 ) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.

İbni Sina : ( 980 – 1037 ) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör’ e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

İbni Türk : ( 9 yüzyıl ) Cebirin temelini atan islam bilgini.

İbni Yunus : ( ? – 1009 ) Galile’den önce sarkacı bulan astronom.

İbni Zuhr : ( 1091 – 1162 ) Endülüsün en büyük müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa’da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.

İbnünnefis : ( 1210 – 1288 ) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü islam alimi.

İbrahim Efendi : ( 18 yüzyıl )Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.

İbrahim Hakkı : ( 1703 – 1780 ) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamı. En ünlü eseri marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahsetmiştir.

İdrisi : ( 1100 – 1166 ) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.

İhvanü-s Safa : ( 10 yüzyıl ) çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi , Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.

İsmail Gelenbevi : ( 1730 – 1791 ) 18 yüzyılda osmanlıların en güçlü matematikçilerinden.

İstahri : ( 10 yüzyıl ) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.

Kadızade Rumi : ( 1337 – 1430 ) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.

Kambur Vesim : ( ? – 1761 ) Verem mikrobunu Robert Koch’dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.

Katip Çelebi : ( 1609 – 1657 ) Osmalılarda rönesansın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamı.

Kazvini : ( 1203 – 1283 ) Ortaçağın Herodot’u müslümanların Plinius’u , astronom ve coğrafyacı bilgin.

Kemaleddin Farisi : ( ? – 1320 ) İbni Heysem ayarında büyük islam matematikçisi, fizikçi ve astronom.

Kerhi : ( ? – 1029 ) İslam Matematikçilerinden.

Kindi : ( 803 – 872 ) İbni Heysem’e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.

Kurşunoğlu Behram : ( 1922 – 2003 ) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen prof. Behram Kurşunoğlu Amerika da florida üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır

Lagarî Hasan Çelebi : ( 17 yüzyıl ) Füzeciliğin atası, osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.

Macriti : ( ? – 1007 ) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.

Mağribi : ( 16 yüzyıl ) Çağının en büyük matematikçilerinden . Mağribinin eseri olan Tuhfetü’l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.

Maaşallah : ( 72? – 815 ) Meşhur islam astronomlarındandır. Usturlabla İlgili ilk eseri veren bilgindir.

Mes’ûdi : ( ? – 956 ) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.

Mimar Sinan : ( 1489 – 1588 ) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.

Muhammed Bin Musa : ( 9 yüzyıl ) Dünyanın Çevresini ölçen 3 kardeşten biri. Matematikçi ve astronom.

Mürsiyeli İbrahim : ( 15 yüzyıl ) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.

Nasirüddin Tusi : ( 1201 – 1274 ) Trigonometri sahasında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini kuran, matematikçi ve astronom.

Necmeddinü-l Mısri : ( 13 yüzyıl ) Çağının ünlü astronomlarından.

Ömer Hayyam : ( ? – 1123 ) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi ömer hayyama aittir.

Piri Reis : ( 1465 – 1554 ) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını kristof kolomb ‘dan önce bilen ünlü denizci.

Razi : ( 864 – 925 ) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa’ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi. Devrinin En büyük bilgini İbni Sina ile aynı ayarda bir bilgin.

Sabit Bin Kurra : ( ? – 901 ) Newton’ dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk islam bilgini. Matemetik ve astronomi alimi.

Sabuncu Oğlu Şerefeddin : ( 1386 – 1470 ) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.

Seydi Ali Reis : ( ?-1562 ) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.

Şemsettin Halili : ( ?-1397 ) Büyük bir astronomi bilginidir.

Şihabettin Karafi : ( ? – 1285 ) orta çağın en büyük fizikçi ve hukukçularından.

Takiyyüddin Er Rasit : ( 1521 – 1585 ) İstanbul rasathanesi ilk kuran çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.

Uluğ Bey : ( 1394 -1449 ) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.

Zehravi : ( 936 -1013 ) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..

Zerkali : ( 1029 – 1087 ) Keşif ve hizmetleri ile ün salmış astronomi alimidir.
-kaynak bilinmiyor alıntı bir yazıdır.

BİLİM ADAMLARI kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çayırkent Mahallesi Ordu ili Korgan İlçesi eski çayıralan köyü Çayırkent Beldesi hakkında bilgi ve kaynak

ORDU İLİNİN KONGAN İLÇESİNE BAĞLI ÇAYIRKENT MAHALLESİ TANITIMI RESİMLERİ HAKKINDA BİLGİLER
Eski adı çayıralan köyü olan ve daha sonra 3 dönem çayırkent beldesi belediyesi olan ve daha sonra belediyelikten düşerek korgan ilçesine bağlı mahalle olan köyümüz hakkında wikipedi özgür ansiklopedisinde bir kardeşimizin yayınlamış olduğu tanıtımı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

ordu_korgan_cayirkent_mahallesi_camilerimiz

Çayırkent Karadeniz Bölgesinde , Korgan ilçesinin yaklaşık 4,000 nüfuslu bir beldesidir.Beldenin Belediye Başkanlığını son olarak (Muzaffer ÇAKMAK) yapmaktaktaydı

rp_cayirkent.jpg

Tarihi ve Genel Bakış

Eski adı “Çayıralan Köyü” olan beldeye ilk yerleşimin 1630-1650 yıllarında olduğu sanılmaktadır. Bir kan davası yüzünden Sivas ‘ın Yıldızeli bölgesinden kalkan sekiz hane beldeye gelerek yerleşmiş yerleştikleri bölgenin çayırlarla kapalı düz bir yer olması dolayısı ile Çayıralan adı verilmiştir. Çayıralan’a gelen sekiz aileden Çelemoğulları Eşikgören’e yerleşmiş bunlardan çoğalan Paşaoğulları ise Sarıculu mahallesinde mekan tutmuşlardır. Bu sekiz aileden diğerleri olan Palaoğulları Pelitçikuru, Saraçoğulları Aşağıoba, Bektaşoğulları Sarculu, Hatipoğulları Kurtalan Haydaroğulları Çorak, Kaymaoğulları Ericek ve Armanoğulları köyün çeşitli mahallerine dağınık olarak yerleşmişlerdir. Daha sonra Niksar ‘dan gelen Kuruveli oğulları Yalman bölgesine yerleşmişler orada da mısır bitkisini üretemedikleri için daha aşağılara inerek beldenin Darlık bölgesine küçük bir mahalle kurup bunun akabinde daha da çoğalarak Kanbaş mahallesine gelmişlerdir. Çayırkent Beldesi ilçe merkezine uzak olan beldelerden biridir. Ilçenin güneyinde yer alır. Beldenin doğusunda Tepealan kuzeyinde Belalan köyü bulunmaktadır. Ayrıca güneyinde Niksar ilçe sınırı ve batısında Kumru ilçe sınırı ile çevrilidir.

1993 yılında Halil İbrahim AHA tarafında Çayıralan Köyü iken belde yapılmıştır. Etkin çalışmalarıyla beldeyi günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekle getiren Halil İbrahim AHA 2009’a kadar göreve devam etmiştir.

Beldeye Korgan ilçe merkezinden itibaren Sarıalıç Mahallesi, Yukarı Kospınar, Çitlice ve Belalan Köyleri geçildikten sonra ulaşabilmek mümkündür. Ilçe merkezinden beldeye ulaşıncaya kadar olan bu mesafe 22 km dir

çayırkent mahallesi 2014 yılı resimleri foto galeri (13)

Sosyal Yaşam

5,000’in üzerinde bir nüfusa sahip olan beldede ki gençler, çalışmak için marmara ve akdeniz bölgelerine gitmektedirler.,Beldede Lise açılana kadar lise eğitimi için ise genelde Fatsa ilçesi ilk sırada geliyordu.Tarım ve hayvancılığın yapıldığı beldede,Tarım ürünlerinden buğday,mısır,patetes en fazla üretimi yapılan ürünlerdir. Arazilerin büyük bir bölümü kışın hayvanların yiyeyecek ihtiyacını karşılamak için ayrılmış durumdadır.Son zamanlarda daha çok üretici fındık dikimine yönelmiştir..Belediye merkezi Ericek mahallesinde kurulmuş olup,cuma günleri burada haftalık pazar açılmaktadır.

çayırkent mahallesi

Eğitim

Beldedeki en önemli eğitim kurumu 2002-2003 Öğretim yılında faaliyete geçen Çayırkent Çok Programlı Lisesidir.Okul ;Genel lise, Bilişim Teknolojileri ve İnşaat Teknolojileri bölümlerinden oluşmaktadır. 2014 yılı çayırkent’i Günümüz itibariyle çayırkent beldesi 2014 yılında belediyelikten kalkmış olup ORDU belediyesine baglanmış bir köydür. çayırkent köyünün 1993 yılında belde olmasından sonra çok geliştiği ortadadır, gerek egitim olsun gerekse ulaşım olsun artık eskiye oranla fazlasıyla gelişmiş durumdadır, nufus olarakta yaklaşık 5.500 civarında diyebiliriz, bu nufusun büyük bi bölümü genç ve çocuklardan oluşmaktadır dogum oranı yüksek olan bu köyde egitim durumu da oldukça yüksektir. yetişkin nufusun tarım ve hayvancılıkla uğraştığı bu köyde artık arazilerin bir çoğu fındık bahçesi haline gelmiştir, 2014 YILI ÇAYIRKENT yerleşkesi genel bakış: merkez olarak erocak mh: çok proğramlı endüstri meslek lisesi,imamhatip lisesi,ve genel lise ve bu liseye ait bir erkek ögrenci pansiyonu, kız öğrenci pansiyonu bulunmaktadır, yine merkez ilköğretim okulu olarak şehit nevzat çatık ilkögretim okulu bulunmaktadır.2014 yılında inşaatı tamamlanan lise binası yine erocak mh. halk tabiri ile gurucili mevkinde bulunmaktadır. hizmete açık olan büyük bir saglık ocağı ile çayırkent rahat bir nefes almıştır. yine iş imkanı olarak büyük bir avantaj olan çayırkent tekstil fabrikası halka ve çayırkente iş imkanı saglamıştır, köylüden toplanan sütlerin çayırkent’e işlenip çayırken baskısı ile yurda sunulduğu bir süt işleme fabrikası da bulunmaktadır, yine sosyal aktivite olarak kazandırılan halısahamız biz genç nufusa çok büyük bir hizmet olmuştur,

Kaynak; Vikipedia

ÇAYIRKENT BELDEMİZDEN HABERLER, ÇAYIRKENT BELDESİ, ÇAYIRKENT BELEDİYESİ, ÇAYIRKENT MAHALLESİ kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

sütlaç nasıl yapılır? tarifi yapılışı hakkında bilgiler malzemeler

Sütlaç Tarifi

Malzemeler
1 litre süt
1 su bardağı şeker
Yarım su bardağı pirinç
3 yemek kaşığı buğday nişastası
1 pkt vanilya
2 su bardağı su

Yapılışı
Pirinçleri güzelce yıkadıktan sonra 2 su bardağı su ile pişene kadar haşlayın. Çok az sulu kalacaktır.
Haşlanan pirinçlerin üzerine sütü, vanilyayı ilave edip kaynatın.
Karışım kaynamaya başlayınca şekeri ve 1/3 su bardağı sütle karıştırdığınız 3 yemek kaşığı buğday nişastasını ilave ediniz. 10-15 dk daha kaynatıp altını kapatın.
Toprak kaselerinize veya marketlerde hazır satılan ısıya dayanıklı kullan at sütlaç kaselerine sütlaçlarınızı paylaştırın. Toprak kase kullanıcaksanız bu tarife göre 6 adet çıkıyor.
Sütlacınızı kaselerde 5 dk dinlendirin.
Sütlaçlarınızı fırın tepsinize dizin ve bir sürahi yardımıyla tepsinizin yanından sütlaç kaselerinin yarısına gelecek kadar soğuk su doldurun.
Tepsiyi fırınınızın en üst rafına yerleştirin.
Fırını 200 derecede çalıştırın. Sütlaçlarınız kızarana kadar fırınlayın.

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tiramisu nedir? tarifi hakkında bilgiler gerekli malzemeler

Tiramisu Tarifi

KULLANILACAK MALZEMELER
2 su bardağı dolusu süt
2 çorba kaşığı un
1 adet iri yumurta sarısı
4 çorba kaşığı şeker
1 paket vanilya
220 gram labne peynir
1 çorba kaşığı nescafe
Yarım su bardağı su
Yarım su bardağu süt
İsteğe göre biraz şeker
Kedi dilleri
Kakao

NASIL YAPILIR?
Süt, un, yumurta sarısı ve şekeri muhallebi kıvamına alıncaya kadar pişirin.
Daha sonra, vanilya ve labne peyniri ilave ederek biraz çırpın ve hafif ılıması için bekleyin.
Nescafeyi, ister şeker katarak ister sade olarak, toplam 1 su bardağı ılık su ve süt karışımında eritip, karıştırın.
Baton kek kalıbınızı streç film ile kaplayın.

Kalıbın altına ince bir tabaka halinde kremadan dökün.
Kedidili bisküvilerini nescafeli süt ve su karışımın da çok yumuşatmadan ıslatın ve kalıptaki kremanın üstüne dizin.
En az 2-3 saat buzdolabında bekletin. Daha iyi sonuç almak için 1 gece buzdolabında bekletmeniz tavsiye edilir.
Soğuyan tiramisuyu servis tabağına dikkatli bir şekilde ters çevirerek aktarın, streç filmden dikkatli bir şekilde yırtarak sonra, çay süzgeci ile üstüne kakao serpin.

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

samsun ilimiz hakkında bilgiler, samsun ili ve ilçeleri resimleri foto galeri isimleri

SAMSUN İLİMİZ TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ, SAMSUN İLİ RESİMLERİ FOTO GALERİ.

samsun ili ve ilçeleri haritası

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 9.579 km²

Nüfus: 1.158.400 (1990)

İl Trafik No: 55

Karadeniz Bölgesinde yer alan Samsun, doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri, deniz, kara, hava, demiryolu ulaşım olanakları ile bölgenin turizm potansiyeli en yüksek kentlerinden biridir. Anadolu’nun savunulmasını planlamak amacı ile Atatürk’ün 19 Mayıs, 1919’da gelmesi ile Samsun, Türk İstiklal Savaşı’nın başladığı yer olma özelliği ile önemini her zaman korumuştur.

İLÇELER:

Samsun ilinin ilçeleri; Alaçam, Asarcık, Ayvacık, Bafra, Çarşamba, Havza, Kavak, Ladik, Ondokuzmayıs, Salıpazarı, Tekkeköy, Terme, Vezirköprü ve Yakakent’tir.

Alaçam: Samsun’un 78 km batısında bir sahil kasabasıdır. İlçenin Geyikkoşan sahili, temiz kumsalı, çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan koruluğu ile denize girmek için idealdir.

Asarcık: İl merkezine 44 km. güneyinde yer alır.

İlçede bulunan Gökgöl Cami (1180) ahşap cami mimarisi tarzına güzel bir örnek teşkil etmektedir.

Bafra: İl merkezine uzaklığı 51 km.dir. İlçedeki kaya mezarları, camiler, hamamlar ve çeşmeler görülmeye değer eserleridir.

Çarşamba: İl merkezine uzaklığı 37 km.dir.

İlçede ilk Tunç çağı yerleşmeleri olan Tepecik, Kilise Tepe, Tünbü Tepe höyükleri tespit edilmiştir. 1206 yılında yapılan Göğceli Cami Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır. Caminin en önemli özelliği hiç çivi kullanılmadan yapılmış olmasıdır.

Havza: İlçenin Samsun’a uzaklığı 86 km’ dir.

İlçede termal turizm de önemli bir yere sahiptir. İlçede yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu çok sayıda höyük ve tümülüs saptanmıştır.

Kavak

Ladik: İlçenin Samsun’a uzaklığı 82 km.dir.

İlçe merkezine 10 km. uzaklıktaki Hamamayağı (Ladik) kaplıcasının suyu Türkiye’deki birinci dereceden önemli ve öncelikli kaplıca suyu olarak belirlenmiştir.

Ondokuzmayıs: İl merkezine 33 km uzaklıktadır. Nebyan ormanları ve çevresi doğal güzelliğinin yanı sıra ilçede yapılan yayla şenliklerine de mekan oluşturur. Bölgenin en temiz denizi ve kumu ilçenin Yörükler mevkiindeki sahilinde yer alır.

Salıpazarı

Tekkeköy

Vezirköprü: İl merkezine uzaklığı 116 km.dir. Fazıl Ahmet Paşa Camii ve Bedesteni ile Taşkale Camii ilçedeki önemli eserlerdendir.

Yakakent: İl merkezine uzaklığı 84 km. dir. İlçe doğal güzelliklerin zenginliği ile göze çarpar. Çam ormanları ile kaplı yeşil tepeler, masmavi sularla buluşur. Yakakent sahillerinde denize girmek için ideal doğal plajlar ormanla iç içe uzanmaktadır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Otobüs terminali, İl merkezindedir.
Otogar Tel: (+90-362) 238 17 06

Demiryolu: Samsun-Sivas ve Samsun-Amasya demiryolu bağlantıları mevcuttur. Gar kent merkezinde bulunmaktadır.

İstasyon Tel: (+90-362) 233 22 93

Denizyolları: Samsun’da feribot seferleri Haziran-Ağustos ayları içerisinde yapılmaktadır. Liman kent merkezindedir.

Liman Tel: (+90-362) 445 16 05

Havayolu: Samsun Havaalanı kent merkezine 19 km mesafede yer almaktadır. Havalimanına kent merkezinde bulunan THY bürosu önünden kalkan servis araçları ile ulaşmak mümkündür.

Hava Limanı Tel: (+90-362) 844 88 30-844 88 24- 844 88 25

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Samsun Atatürk Müzesi: Renkli mermerlerden inşa edilen müze 1968 yılında kurulmuştur. Müzenin cephesi, havuz, heykel ve kabartma figürleri ile süslenmiştir. Müzede Atatürk’e ait eşyalar, silahlar, kitaplar ve fotoğraflar sergilenmektedir.

Tel: (+90-362) 431 28 68
Ziyarete açık saatler :08.00-12.00
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç hergün

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi: Atatürk müzesinin yanında bulunan Müze 1981 yılında açılmıştır. Samsun ve çevresinde ele geçen Kalkolitik, İlk Tunç, Hitit, Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserler ile Müzeye intikal etmiş etnografik nitelikli eserler sergilenmektedir.

Adres: Fuar Akanı – Samsun
Tel: (+90-362) 431 28 68
Ziyarete açık saatler: 08.00-12.00
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç hergün

Gazi Müzesi: Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a geldiği zaman kalmış olduğu mıntıka Palas Otelidir. Müzeye dönüştürülen Otelde Atatürk’ün kullanmış olduğu eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir.

Tel: (+90-362) 435 75 35
Ziyarete açık saatleri: 08.00-12.00
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç hergün

Havza Atatürk Evi

Örenyerleri

Dündartepe (Öksürüktepe) Ören Yeri: Samsun Merkez ilçenin 3 km. güneydoğusunda bulunan 15 m. yüksekliğindeki Höyükte, Kalkolitik, Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin üç kültür katı vardır. Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç Çağı’na aittir. Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmıştır. 1. kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları, el yapımı seramik parçaları, pişmiş toprak ağırlıklar, çakmaktaşı bıçak vs. bulunmuştur. Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki 2. kültür katı Eski Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak, koyu gri renkli, içi kırmızı yada kahverengi kaplar, kemik eşyalar, pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur. Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit dönemine tarihlenen 3. kültür katında üç yapı katı saptanmıştır. Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler (M.Ö. 1500-1200), ikinci yapı katında taş temel kalıntıları (M.Ö.1500), üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı, çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramik buluntuları, pişmiş toprak mühürler, hayvan heykelcikleri, kemik iğneler (M.Ö.1500’den önce) ele geçirilmiştir.

Tekkeköy Ören Yeri: Dündartepe’nin 14 km. güneydoğusunda Tekkeköy ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. 1940’da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Hitit ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Buluntular arasında çark yapımı, devetüyü, kırmızı renkli seramikler çoğunluktadır. Eski Tunç Çağı katında ise çok sayıda gömüt, el yapımı seramik buluntular, siyah zemin üzerine beyaz boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli, çizgi bezekli kaplar, kabartma insan yüzlü vazolar (antropomorf) gün ışığına çıkarılmıştır.

İkiztepe Ören Yeri: Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Yüzey araştırmalarında Eski Tunç Çağı ile Erken Hitit dönemi yerleşimleri olduğu anlaşılmıştır. İkiztepe’yi oluşturan yükseltiler dört gruba ayrılmıştır. İkiztepe’nin ilk katı M.Ö. 2. bin başlarında yoğun yerleşmeye sahne olmuştur. İkinci katta, Tunç Çağı yapı kalıntıları ve erken Hitit dönemine tarihlenen çok sayıda gömüt bulunmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu, metal gereçler, kemik iğne ve bizler ölü armağanı olarak bırakılmıştır. Bu armağanlar, çark yapımı seramikler, kırmızı renkli kadehler, gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe II’nin Tunç Çağı seramik buluntuları, deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar ilgi çekicidir.

Bafra Asarkale ve Kaya Mezarları

Kaledoruğu Höyüğü: Kavak ilçesinde bulunan höyükte, Eski Tunç Çağı buluntuları 1940-1942 yıllarında yapılan kazılar sonucu günı şığına çıkarılmıştır. Gömütle ölülerin düzeltilmiş toprak üstüne hoker (cenin) pozisyonunda yatırıldığı dikkati çekmektedir. Ölü armağanları arasında el yapımı siyah, kırmızı, kahverengi, yivli (kazıma çizgili) kaplar, yassı balta, hançer, kemik biz ve ağırşaklar bulunmuştur.

Lerdüge Tümülüsleri: Havza ilçesinin 21 km. doğusunda Lerdüge döneminde beş tümülüs saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir. 4 no’lu tümülüsün buluntularından ve mimari tekniğinden M.Ö. 1-M.S. 2. yüzyıl arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Demir kenetlerle bağlanmış taş kapaktan oluşan girişten, tonoz örtülü dromosa (geçit) ve küçük bir kapıdan gömüt odasına girilmektedir. Kesme taştan tonoz örtülü gömüt odasının duvarları insan ve hayvan betimleri ile süslenmiştir. Betimler, bitkisel ve geometrik motiflerle çevrilidir. Altın süs gereçleri, tunç kandiller, çeşitli büyüklükte şişeler, tümülüste bulunan eşyalardır.

DOĞAL SİT ALANLARI

Kızılırmak Deltası (Balık Gölleri): İlçe sınırları içerisinde bulunan Kızılırmak’ın binlerce yıl Anadolu’dan sürükleyip getirdiği sedimenlerle oluşturduğu bereketli deltasında aynı zamanda ülkemizin en önemli sulak alan eko sistemlerinden biri olan Bafra Balık Gölleri de bulunur. Kızılırmak deltası, barındırdığı canlı türlerinin çeşitliliği; canlılar için zengin yaşam alanları bulundurması ve halen bozulmamış olan doğal yapısı ile ülkemizin uluslararası öneme sahip ender sulak alanlarından biridir. Deltadaki kuş türlerinin çeşitliliği ve sayıları eko sistemin canlılar için ne denli zengin ve sağlıklı olduğunu gösterir. Karadeniz’i cephe göçü ile aşan küçük ötücüler ve su kuşlarının yanı sıra yırtıcılar, leylekler, turnalar ve balıklar için de, delta son derece önemli bir beslenme ve konaklama alanıdır. Bölgede “Eko-Turizm” olanakları son derece fazladır.

Simenit Gölleri: Terme tarafından denize akan bir çayın, arazinin çok düz olmasından dolayı denize dökülmeden önce geniş bir alana yayıldığı, iç içe göller oluşturduğu görülmektedir.

Hacı Osman Ormanı: İlimiz Çarşamba İlçesi Gelemen Çiftliği bitişiğinde yer alan Hacı Osman Ormanı, Orman İşletme Müdürlüğü Mülkiyetinde ve koruması altındadır. Orman alanı dişbudak, meşe, gürgen ve akçaağaç türlerinden oluşmaktadır.

Kızılırmak Deltası: Kızılırmak Deltası Türkiye’nin, Karadeniz sahilindeki doğal özelliklerini koruyabilmiş en büyük ve en önemli sulak alanıdır. Samsun ilinde, Kızılırmak Nehri’nin denize döküldüğü yerde, Bafra, Alaçam, 19 Mayıs ilçeleri sınırları içinde kalan alanın Samsun-Sinop Karayolu kuzeyinde kalan kısmıdır. Delta sulak alan ekosistemi biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Flora ve fauna zenginliği, yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Özellikle kuş varlığı ve Kumullardaki bitki örtüsü ile sazlıklar deltanın canlılar için vazgeçilmezliğini sağlamaktadır.

Camiler, Türbeler, Kiliseler

Büyük Cami: Kale mahallesinde, Saathane Meydanı yakınında yer almaktadır. Batumlu Hacı Ali tarafından 1884’te yaptırılmıştır. Mermer mihrap ve ahşap minberi dikkati çekmektedir.

Yalı Cami: Buğday Pazarı semtinde, Gümrük ve İskele Caddesi üzerindedir. Mehmet Sadık Bin Abdullah tarafından 1312 yılında yaptırılmıştır. Tronoplu kubbesi, sekizgen bir kasnak üzerine oturmaktadır. Küçük ve dikdörtgen kaideli bir minaresi vardır.

Kurşunlu Cami: Pazar Mahallesi, 100. Yıl Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Hicri 1340’da Molla Fahrettin tarafından yaptırılmıştır. Cami kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Sekizgen kasnağa oturan kubbeye giriş tonozlarla sağlanmıştır.

Hacı Hatun Camii: Kale Mahallesinde Saathane Mahallesi yakınındadır. 1694 yılında İbrahim kızı Hatice Hatun tarafından hayrat olarak yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı, tek kubbelidir.

Kale Camii: Kuyumcular çarşısındadır. 1314’de İlhanlı Valisi Emir Timurtaş Paşa adına yaptırılmıştır.

Pazar Camii: Pazar mahallesinde bulunmaktadır. 14. yüzyıl İlhanlı yapısı olan eser, 1819’da onarılmıştır. Cami dikdörtgen planlı olup, ahşap çatı ile örtülüdür.

Türbeler: Samsun’da yer alan türbeler şunlardır: Şeyh Seyyid Kudbettin Türbesi, Kılıçdede Türbesi, Emir Mirzabey Türbesi, Hızırbey Türbesi ve Mustafabey Türbesi.

Mather Dolarosa Kilisesi: Ulugazi Mahallesinde yer almaktadır. 1846 yılında yapılan bina, 1885 yılında kilise olarak kullanılmaya başlanmıştır. İbadete ve ziyarete açıktır.

İmaretler, Hamamlar

Havza İmareti: İmaret Mahallesi’ndedir. 1429’da Yörgüç Paşazade Mustafa Bey yaptırmıştır. 1938-1940 yılları arasında onartılıp Atatürk Kütüphanesi olarak halka açılmıştır. Kesme taştan yapı, düz çatılıdır. Doğuda biri ana mekâna, öbürü yan mekânlara açılan iki taç kapı vardır. İmaret, dikdörtgen planlı ana mekân, iki kapıyla bu mekâna bağlanan üç beşik tonozlu kare odadan oluşmaktadır.

Çifte Hamam: Samsun’da Kaneoğlu Mahallesi’ndedir. 17. yüzyıl ortalarına tarihlenen yapıyı Ayşe Sultan yaptırmıştır. Soyunmalık kubbeli olup, ortasında şadırvan bulunmaktadır. Soğukluk bölümü geniş bir kemerle kubbeli kare mekâna ayrılmıştır. Sıcaklık kare mekân ile haç planlı dört eyvandan oluşmaktadır.

Şifa Hamamı: Mehmet Paşa Mahallesi’nde, 17. yüzyıl sonlarında Köprülü Mehmet Paşa’nın kızı tarafından yaptırılmıştır. Ahşap, dikdörtgen planlı soyunmalık sonradan eklenmiştir. Şadırvanlı, kubbeli soğukluk ve iki halvet odacıklı kare planlı sıcaklık bölümü bulunmaktadır.

Kızgözü-Aslanağzı Kaplıcası: İmaret Mahallesi’ndedir. Büyük Hamam ya da Sadi Paşa Hamamı olarak da bilinir. Bizans yapısının yerine 1256’da Selçuklu Sultanı II. Mesud tarafından yaptırılmıştır. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık bölümlerinden oluşan hamama basık kemerli küçük bir kapıdan girilir. İki katlı, kare planlı soyunmalık, ortası sekizgen aydınlık fenerli kubbeyle örtülüdür. Soyunma odacıkları üst kattadır. Soğukluk; ortada kubbeli kare mekân ile yanlarda beşik tonozlu iki dikdörtgen mekândan ve büyük bir havuzun yer aldığı sıcaklık; kubbeli kare mekânla eyvanlardan oluşur.

Küçük Hamam (Şifa Kaplıcası): 1429’da Amasya Emiri Mustafa Bey yaptırmıştır. Kare planlı soyunmalıktan bir hol ile sıcaklık bölümüne geçilir. Mermer kaplı sıcaklığın ortasında sekiz köşeli büyük bir havuz vardır. Sıcaklığın çevresinde setler ve mermer kurnalar vardır. Buradan küçük bir yapı ile oturma şekilleriyle çevrili halvete geçilir.

Hanlar, Bedestenler

Taşhan: Samsun’un Pazar Mahallesi, İskele Caddesi üzerindedir. 17. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş olan yapı, iki katlı ve dikdörtgen planlıdır. Tuğla hatıllı taştan duvarları örülmüştür.

Fazıl Ahmed Paşa Bedesten ve Arastası: Vezirköprü ilçe merkezindedir. 17. yüzyılda yaptırılmıştır. Arasta bölümü bedestenin çevresinde gelişmiştir. Dört yandan basık kemerli kapılarla girilen bedesten, kare planlı dört kubbeyle örtülü bir yapıdır. Ana kubbeyi taşıyan tuğla kemerlerin ortada dayandığı bölümde, içeri girinti yapan kare mekân küçük kubbeyle örtülüdür. Yuvarlak kemerli kapılarla girilen arastanın kuzeyinde tonozlu dükkanlar yer alır. Bedestene bakan yüzdeki dükkanlar yer kazanmak amacıyla üçgen biçiminde yapılmıştır.

Anıtlar

Atatürk Anıtı: Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’in yapıtı Hükümet Konağı yakınındaki parktadır. Tunç heykel 1932’de yerine konmuştur. Kaidenin yüzlerinde Atatürk’ün Samsun’a çıkış öyküsü betimlenmiştir. Asker giysili Atatürk, şaha kalkmış at üstündedir. Heykel kaideye, atın arka ayakları ve kuyruğuyla oturmaktadır.

İlk Adım Anıtı: Samsun Limanındaki taş anıt 1969’da açılmıştır. Dayanışmayı simgeleyen yapıt, mimar Seçkin Viter’in tasarımıdır. Ayrıca bir taş blok üstünde “1919 senesi Mayıs’ın 19. günü Samsun’a çıktım. Gazi Mustafa Kemal” yazılıdır.

Korunan Alanlar

Samsun – Hacıosman Ormanı Tabiatı Koruma Alanı

Konumu: Orta Karadeniz Bölgesinde Samsun ili Çarşamba ilçesi Çınarlı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Ulaşım: Samsun-Çarşamba devlet karayolunun 8. km.sindedir.

Özellikleri: Avrupa çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir alüvyal orman ekosistemidir. Dişbudak (Fraxinus excelsior),meşe(Quercus hartwissiana), dişbudak yapraklı kant ceviz (Pterocarya fraxinifolia), kayacık(Ostrya calpigoliya),kayacılar(Ulmus glabra), doğu gürgeni (Carpinus orientalis), akçaağaç (Acer canpestre)önemli bitki türlerini oluşturmaktadır.

Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır. Köstebek, kaplumbağa ve gri balıkçıl gibi türler bulunmaktadır.

Bu özelliklerinin korunması amacıyla sahanın 86 hektarlık bölümü 1987 yılında Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmıştır.

Saha ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda öncelik korumaya verilmiştir. Bu nedenle saha tel çitle çevrilmiştir. Ayrıca saha girişinde bir bekçi evi bulunmaktadır. Sahada yönlendirme levhaları mevcuttur.

Kaplıcalar

Havza Kaplıcaları: Havza ilçe merkezinin içinde yer alan kaplıca merkezi Amasya-Samsun yolunun 1 km batısında kalmaktadır. Kaplıcalar mevkiinde üçü tarihi ikisi 1986 yılından sonra yapılmış beş hamam bulunmaktadır. Hamamların dışında kaplıcalar mevkiinde özel banyolar, oteller, moteller ve pansiyonlar mevcuttur. Kaplıca suyu; romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, sinirsel hastalıklar, eklem hastalıkları ve kireçlenme gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etkiyi yapmaktadır. Havza kaplıcaları Turizm Bakanlığı tarafından Termal Turizm Merkezi ilan edilmiştir.

Ladik Kaplıcası

Plajlar

Yakakent ve Çam Gölü: Samsun İl merkezinin 84 km batısında bulunan Yakakent ve Yakakent’in 7 km batısında yer alan Çam Gölü mevkii doğal plajları, temiz denizi ve çam ağaçlarıyla kaplı tepeleriyle eşsiz bir doğal güzelliğe sahiptir. İlçede ve Çam Gölü sahilinde kamp yerleri ve pansiyonlar bulunmaktadır.

Alaçam Geyikkoşan Sahili: Samsun’un 78 km batısında bulunan Alaçam ilçesinin sahil kesimidir. Geniş kumsalları olan doğal plajlar mevcuttur. Sahilde pansiyonlar yer alır.

Bafra Sahilleri: Samsun’a 51 km uzaklıkta olan ilçenin sahilleri de geniş kumsallarla kaplı doğal plajlara sahiptir.

Tekkeköy: Samsun’un doğusunda yer alan Tekkeköy, Çarşamba ve Terme ilçeleri sahilleri de geniş kumsallara sahip doğal plajlarla doludur. Bu sahil bandı üzerinde de yazlık konutlar, plajlar, lokantalar mevcuttur.

Mesire Yerleri

Tabiat örtüsünün elverişli olması, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları arasında bulunuşu, bir günde dört mevsimin yaşanışı ilin en önemli özelliğidir. Samsun’da kır gezileri için gidilebilecek mesire yerleri arasında Atakum, Kocadağ Mesire Alanı, Orman Fidanlığı, Kurupelit-İncesu, Çakırlar Korusu ve Hasköy sayılabilir.

Kuş Gözlem Alanı

Kızılırmak Deltası

Yeşilırmak Deltası

Sportif Etkinlikler

Doğa Yürüyüşü: Doğa yürüyüşü için Ladik Akdağ ve Ladik Yaylaları, Baraj Gölleri çevresi, Yakakent orman tesisleri, Tekkeköy Hacı Osman ormanı, Vezirköprü Kunduz ormanı ve yaylaları, Kocadağ öncelikle sayılabilir.

Su Sporları: Uzun sahil bandı iki büyük akarsu ve bu akarsular üzerindeki 4 baraj gölü ile, birçok doğal göle sahip olan Samsun, su sporları ile ilgili büyük bir potansiyel taşımaktadır.

Olta Balıkçılığı: İlin sahip olduğu uzun deniz kıyısı boyunca, Kızılırmak’ın ve Yeşilırmak’ın üzerindeki 4 baraj gölünde, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Terme Çayının denize ulaştığı bölgelerde oluşmuş çok sayıda delta göllerinde, Ladik Gölünde ve İlde yer alan birçok gölette olta ile balık avcılığı yapılmaktadır.

Hava Sporları: Samsun’da sportif havancılık faaliyeti gösteren bir kulüp mevcuttur. Bu kulüp yamaç paraşütçüsü, motorlu uçak pilotu, paraşütçü, planörcü, yelken kanat pilotu, motorlu paraşütçü yetiştirmektedir.

COĞRAFYA

Samsun İli genelde pek yüksek olmayan plato ve dağlardan oluşan topografik yapı göstermektedir. İlde, Canik, Çangal Akdağ, Kunduz, Bunyan, Sırçalı, Yurt Dağları ile Bafra, Çarşamba, Samsun Ovaları yer almaktadır. İlde bulunan akarsular, Kızılırmak, Yeşilırmak, Ters Akan, Mert Irmağı, Terme Çayı, Karaboğaz Deresi, Kürtün Çayı, Abdal Deresidir. Karaboğaz, Balık, Liman, Dutdibi, Uzun, Hayırlı, İnce, Çernek, Tombul, Simenlik, Ladik ve Akgöl de ilin göllerini oluşturmaktadır.

Samsun İli doğal bitki örtüsü açısından zengindir. Kızılırmak sulak alanı; eko sistemi biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Deltada 312 kuş türü tespit edilmiştir. Kuş varlığı açısından uluslararası ornitolojik öneme sahiptir.

Samsun İli kıyı kesiminde tipik Karadeniz iklimi hakimdir. Ancak iç kesimlere gidildikçe karasal iklimin etkileri görülmeye başlanır. Samsun ‘da yağış Doğu Karadeniz’e göre az, sıcaklık ise yüksektir. Kıyı kesiminde kışlar ılık, ilkbahar sisli ve serin, yaz mevsimi ise kuraktır. Yağışlar genelde yağmur şeklindedir.

TARİHÇE

Samsun M.Ö.750-760 yılları arasında İon şehir devletlerinden Miletoslular (Millet) tarafından Amisos adı ile kurulmuş küçük bir yerleşim merkezi idi. Samsun, daha sonra Pers, Makedonya, Pontus, Roma, Bizans, Danişment, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

Samsun Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da milli mücadeleyi başlatmak üzere ilk adımı attığı yer olarak tarihimizdeki önemli yerini almıştır.

NE YENİR?

Samsun’un beslenme biçiminde mısır, lahana ve kuru fasulye ağırlık kazanmaktadır. Etli, pirinçli ve hamurlu yiyecekler yaygındır. Kaz, tavuk, ördek gibi kümes hayvanları geleneksel beslenmede önemli bir yer tutar. Lorgon, Kırçan, Kaldırayak, Madımak, Nünük gibi bitkilerden kavurma ya da çorba yapılır.

Yöreye ait yemekler arasında Tir (Kaz Yufkası), Yer Pancarı (Yazı Pancarı), Mısır Çorbası, Yoğurtlu Çorba, Mercimekli Bulgur Pilavı, Keşkek, Karalahana Çorbası, Hamsili Ekmek, Hamsili Pilav (İli Pilav) ve Kocakarı Gerdanı (Burma) sayılabilir.

NE ALINIR?

İlde bez dokumacılığı yakın tarihe kadar yaygın bir el sanatıydı. Kalın dokunan keten bezleri, orak gömleği, dış giyimlik veya örtü bezi yapımında kullanılmaktadır. Dağ köylerinde yünlü dokumalar, Havza ilçesine bağlı köylerde pamuktan gömleklik, yünden kazak, denilen şalvar dokumalar bilinen el sanatları arasında yer alır.

Samsun İlinin Kültürel Detayları

Şenlikler ve festivaller

Uluslararası Halk Dansları Festivali:

Samsun Milli Fuarı bünyesinde 23-29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenmektedir.

Hıdırellez:

Mayıs ayının 6’sında kutlanır. Bolluk ve bereket günlerinin başlangıcı sayılır.

Karpuz Festivali :

Bafra ilçesinde 1987 tarihinden beri düzenlenmektedir. Ağustos ayının son haftasında, iki gün süreyle çeşitli eğlence, müsabaka ve etkinliklerle kutlanır.

Bengü Karakuçak Güreşleri:

Bafra ilçesinin Bengü köyünde düzenlenmektedir. 1994 yılında başlatılmış olan şenlikler 10 temmuzda bir gün yapılmaktadır.

Altın Fındık Yağlı Pehlivan Güreşleri

Terme ilçesinin Köybucağı kasabasında 1986 yılında başlayan şenlikler her yıl 9 eylül günü düzenlenir.

Yaşar Doğu Şenlikleri

Kavak ilçesinde daha çok güreş ağırlıklı olarak eylül ayında düzenlenmektedir.

Geleneksel Karakucak Güreşleri ve Atyarışları

Asarcık ilçesinde Eylül ayının son günleri ve Pazar günleri düzenlenmektedir.

Yeşilırmak Kültür ve Sanat Şenliği

Çarşamba ilçesinde 1994 yılından beri düzenlenmektedir. 20-23 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Göller Bölgesi Güreşleri

Ayvacık ilçesinde yaz aylarında düzenlenmektedir.

Hüseyin Dede Şenlikleri

Alaçam ilçesinde düzenlenmekte olup, 7 mayısta kutlanmaktadır.

Neyzen Tevfik Kültür Şenliği

24 Mart 1879’da Kolay’da doğan ünlü hiciv ustası Neyzen Tevfik adına düzenlenmekte olup, ekim ayında kutlanmaktadır.

Köprülü Mehmet Paşa Kültür Sanat ve Spor Festivali

Vezirköprü ilçesinde Eylül ayının ilk Cuma günü başlayan festival 10 gün sürmektedir.

Altın Pirinç Festivali

Terme ilçesinde düzenlenmektedir. 1991 yılından beri yapılan festival, yörenin ünlü Kocaman pirinci adına haziran ayının 3. ve 4. günleri yapılmaktadır.

Karadeniz Kısa Film Festivali

Merkez ilçede ilk defa 1996 yılında düzenlenmiştir. Uluslararası nitelikte olup, 23-31 mart tarihleri arasında her yıl düzenlenmesi amaçlanmıştır.

Deniz Oyunları Festivali

Yakakent ilçesinde düzenlenmektedir. İlk başlangıç tarihi 1995 yılıdır. 22-23 temmuz tarihleri arasında yapılmaktadır.

Önemli haftalar

19 Mayıs Kültür ve Sanat Haftası

Merkez ilçede Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca organize edilmektedir. 1981 yılından beri her yıl 16-19 mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerde kutlamaktadır.

25 Mayıs Kültür ve Sanat Haftası

Atatürk’ün Havza’ya gelişlerinin yıldönümünde Havza Belediye Başkanlığı’nca düzenlenmektedir.

LİNKLER

Samsun Belediyesi http://www.samsun-bld.gov.tr/

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası http://www.samsuntso.org.tr/tr/

Gazi Belediyesi http://www.gazi-bld.gov.tr/

Bafra Belediyesi http://www.bafra.gen.tr/

YAPMADAN DÖNME

Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesini görmeden,
Amisos Hazinelerini görmeden,
Ladik Hamamayağı Kaplıcalarına gitmeden,
Onur Anıtı; 19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Kurtuluş Savaşımızı başlatmak üzere Samsun’a çıkışını sembolize eden bronz heykeli görmeden,
Kurupelit mevkiindeki lokantalarda Samsun pidesi ile turşu kavurması yemeden, Kaymaklı Bafra Lokumunu tatmadan,
Ladik Gölü’nde bulunan tahta balığını ve turna balığını yemeden…
Dönmeyin.

TÜRKİYE ŞEHİRLERİ kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Türkiye Şehirleri – Sinop ilimizi tanıyalım, sinop ili ve ilçeleri isimleri haritası resimleri

SİİRT İLİMİZ HAKKINDA BİLGİLER – TÜRKİYE ŞEHİRLERİNDEN SİİRT İLİMİZİN İLÇELERİ İSİMLERİ RESİMLERİ FOTO GALERİ – SİİT İLİ VE İLÇELERİ HARİTASI HAKKINDA BİLGİ VE KAYNAK AÇIKLAMALAR.

siirt ili ve ilçeleri haritası

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 11.003 km²

Nüfus: 243.435 (1990)

İl Trafik No: 56

Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi, her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bereketli toprakları, el emeği göz nurunun ürünü olan battaniye ve kilimleri, şifa kaynağı Pervari Balı, iri taneli fıstığı, kendine has lezzeti olan Zivzik Narı, doğal güzellikleri, tarihi eserleri, bağrında barındırdığı evliyaları ile görülmeye değer bir yerdir.

Kaplıcalar, türbeler, tarihi cami, kale ve köprüler Siirt’in tarihi ve turistik değerleri arasında oldukça önemli bir yere sahiptir.

İLÇELER:

Siirt ilinin ilçeleri; Aydınlar, Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari ve Şirvan’dır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Diyarbakır-Siirt arasında uzanan doğu-batı doğrultulu karayolu ilin en önemli karayolu bağlantısıdır. Otogarın kent merkezine uzaklığı 1 km. olup firma servisleri, Belediye Otobüsleri ve Şehir içi minibüsleri ile ulaşılabilir.

Otogar Tel: (+90-484) 223 14 01

Demiryolu: Karayoluna paralel olarak Diyarbakır ve Batman üzerinden gelen demiryolu Kurtalan’ da son bulur. İstasyonun kent merkezine uzaklığı 28 km.dir.

İstasyon Tel : (+90-484) 411 20 23

GEZİLECEK YERLER

Cami ve Türbeler

Ulu Cami : Çinili Minare olarak anılan Ulu Caminin minaresi, tipik Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır.

Siirt’te Veysel Karani Hz. Türbesi ve İbrahim Hakkı Hz. Türbesi bulunmaktadır.

Billoris Kaplıcası : Billoris Termal Turizm Merkezi

Sağlarca Kaplıcası : Siirt’e 15 km. uzaklığında, Eruh yolu üzerindedir. Banyo uygulamalarıyla deri hastalıklarına, romatizmada, kadın hastalıkları, nevralji, nevrit, polinevrit, polio sekelleri ve su içi egzersizlerinde yararlı olmaktadır.

Yaylalar

Pervari İlçesindeki Çemikari, Cema ve Herekol yaylaları ile Şirvan İlçesinde Baçova yaylası yöre halkı tarafından ilgi görmektedir. Yaz, kış bol yağışlı olan bu yüksek platolar, zengin çayırlarla kaplıdır.

Mağaralar

İlin Jeolojik yapısında kalkerli oluşumlar önemli yer tuttuğundan pek çok sayıda mağara oluşmuştur. Bunların bir bölümünde, insanlarca konut olarak kullanıldığını gösterir izlere rastlanmaktadır. Suya karşı direnci az olan kalkerlerin erimesi ile ortaya çıkan bu doğal mağaralar genellikle vadi boylarında yoğunlaşmıştır. Bunların en ünlüleri Botan Mağaralarıdır.

COĞRAFYA

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu ucunda yer alan Siirt doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak İlleri ile çevrilidir. Bölge, Güneydoğu Anadolu düzlüklerinden sonra birden yükselmekte, doğu ve kuzey kesimleri bol yağış almaktadır. Bu nedenle, kuzeyden Muş Güneyi Dağları, doğudan Siirt Doğusu Dağlarıyla çevrili olan il alanı, Dicle Irmağı’nın önemli su toplama alanlarından birini oluşturmaktadır. İl topraklarının tümü Dicle Havzası’na girmektedir. Havza, Fırat, Kızılırmak ve Sakarya Havzaları’ndan sonra ülkenin dördüncü büyük su toplama alanıdır. Siirt yaz, kış bol yağış alan zengin çayırlarla kaplı yaylalar ile çevrilidir.

Siirt’te karasal iklim hüküm sürmekte ve dört mevsim en belirgin özellikleriyle yaşanmaktadır. Doğu ve kuzey bölgelerinde kışlar daha sert ve yağışlı, güney ve güneybatı bölgelerinde ılık geçer. Yazları sıcak ve kuraktır.

TARİHÇE

Yazılı kaynaklara göre, M.Ö.2000 başlarında Hititler Döneminde önemli yerleşim yeri olmuştur. Daha sonra Frig, Lidya, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, ilhanlı, Eretna ve Osmanlı hakimiyetlerini yaşamıştır.

NE YENİR?

Siirt’e özgü yemekler arasında, Büryan (Perive) et yemeği ve fes şeklinde tencerelerde pişirilen perde pilav vardır.

NE ALINIR?

Bıttım sabunu, Siirt battaniyesi, Jirkan kilimi, meyan kökü ve fıstık Siirt’e has ürünlerdendir.

LİNKLER

Siirt Valiliği http://www.siirt.gov.tr

Siirt Belediyesi http://www.siirt-bld.gov.tr

YAPMADAN DÖNME

Veysel Karani Hazretleri ile İbrahim Hakkı Hazretleri Türbeleri görmeden,

Ulu Cami gezmeden,

Siirt Büryanı yemeden,

Perde Pilavı tatmadan,

Tiftik dokuma battaniyesi almadan,

Bıtım sabunu almadan,

….Dönmeyin.

TÜRKİYE ŞEHİRLERİ kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

zıt anlamlı kelimeler cümleler karşıt anlamlısı nedir hakkında bilgi açıklama kaynak

merabalar, öğrenci arkadaşlar her gün birçoğunuz zıt anlamlı kelimeler diye aramakta ve zıt anlamlı cümleler örnekleri karşıt anlamı nedir gibi birçok aramalar yapmaktayız, sizler için bir araya topladık, buyrun iyi çalışmalar.

haydi kızlar okula

acemi = usta
aktif = pasif
azami = asgari
artı = eksi
açık = kapalı
alçak = yüksek
alt = üst
ağır = hafif
acı = tatlı
arka = ön
azalmak = çoğalmak
yaramaz = uslu
alçak gönüllü = kibirli
alıcı = satıcı
anormal = normal
ak = kara
ast = üst
atılgan = çekingen
aşağı = yukarı
aynı = farklı
aydınlık = karanlık
bekâr = evli
bolluk = kıtlık
borç = alacak
bulanık = duru
başlamak = bitirmek
büyük = küçük
batı = doğu
barış = savaş
bağımsızlık = tutsaklık
çekmek = itmek
galip = mağlup
genç = yaşlı
güzel = çirkin
gerçek = sahte
hatırlamak = unutmak
hırçın = uysal
hızlı = yavaş
ıssız = kalabalık
iniş = çıkış
ilk = son
indirim = zam
iyi = kötü
iç = dış
ince = kalın
katı = sıvı
kaybetmek = bulmak
keder = neşe
kalabalık = tenha
kuru = yaş
kış = yaz
kıt = bol
kirli = temiz
medeni = ilkel
ödül = ceza
nazik = kaba
negatif = pozitif
minimum = maksimum
neşeli = üzgün
övmek = yermek
pahalı = ucuz
ret = kabul

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

eş anlamlı kelimeler cümleler anlamdaş sözcükler hakkında bilgiler açıklama kaynak

sevgili öğrenci arkadaşlar, birçoğunuzun aramakta olduğu eş anlamlı kelimeler olarak cümleler ve sözcüklerden oluşan örnekleri sizler için bir araya toplayarak aşağıya ekledik, buyrun iyi çalışmalar.
haydi kızlar okula

abide :anıt
acele :çabuk
acemi :toy
aciz :güçsüz
adalet :hak
adet :sayı
aka :büyük
akıl :us
al :kırmızı
alelade :sıradan
aleni :açık
ara :fasıla
araba : otomobil
armağan :hediye
aşk :sevi
atik :seri
ayakkabı :pabuç
bağışlama :affetme
bacı :kız kardeş
baş :kafa
bayağı :adi
beyaz :ak
bonkör :cömert
cennet :aden
cevap :yanıt
cılız :zayıf
cimri :pinti
cümle :tümce
çabuk :acele
çağrı :davet
çamur :balçık
çare :umar
denk :müsavi
deprem :zelzele
dilek :istek :arzu
dizi :sıra
doktor :hekim
dost :arkadaş
edebiyat :yazın
edep :adap
ehemniyet :önem
elbise :esbap
emniyet :güven
eser :yapıt
eş anlamlı sözcükler :anlamdaş sözcükler
ev :konut
fakir :yoksul
fayda :yarar
fena :kötü
fikir :düşünce ya da ide
gemi :vapur
gezmek :dolaşmak
gökyüzü :sema
gözlem :rasat
güç :kuvvet
hadise : olay
hareket :kinetik
hasım :düşman
hasret :özlem
hatıra :anı
hediye :armağan
hekim :doktor
hısım :dost
ırak :uzak
ırmak :nehir
idadi :lise
idare :yönetim
ihtiyar :yaşlı
ihtiyaç :gereksinim
ilan :duyuru
ilişki :münasebet
imtihan :sınav
isim :ad
istasyon :gar veya Terminal
istikbal :gelecek
işçi :amele
ivedi :çabuk
izahat :açıklama
kabiliyet :yetenek
kafa :baş
kahin : medyum veya öz Türkçesi bilici
kalp :yürek
kanıt :delil
kelime :sözcük
kılavuz :rehber
kırmızı :al
kıyı :kenar veya sahil
kirli :pis
kolay :basit
konuk :misafir
kural :kaide
kuvvetli :güçlü
küçük :ufak veya minik
lider :önder
mal :meta
mani :engel
matem :yas
mektep : okul
mektup :name
merkep :eşek
misafir :konuk
misal :örnek
muharebe :savaş
mübarek :kutsal
namzet :aday
nehir :ırmak
nesil :kuşak
nezir :adak
okul :mektep
ortalama :vasat
oy :rey
öğrenci :talebe
öğretmen :muallim
önder :lider
örnek :misal
öykü :hikaye
problem :sorun
rey : oy
rüştiye : ortaokul
rüzgar :yel
saadet :mutluluk
sabit :durağan (durgun)
sağlık : sıhhat
savaş :cenk veya muharebe
sebep :neden
sene :yüzyıl ya da asır
serüven :macera
sevinç :mutluluk
sınav :imtahan
sınıf :derslik
sitane :yıldız
siyah :kara
son :nihayet
sonbahar :güz
soru :sual
sorumluluk :mesuliyet
sözcük :kelime
sözlük :lügat
şaka :latife
şakacı :nüktedan
tabiat :doğa
tartışma :münakaşa
temel :esas
tören :merasim
tren :şimendifer
tutsak :esir
tümce :cümle
uçak :tayyare
ulu :yüce
ulus :millet
usta :ehil
uyarı :ikaz
uygarlık :medeniyet
üzüntü :tasa
vakit :zaman
vatan :yurt
vazife :görev
veteriner :baytar
vilayet :il
Yaşlı :ihtiyar
yel :rüzgar
yemek :aş
yetenek :beceri ye da kabiliyet
yıl :sene
yılmak :bıkmak
yoksul :fakir
yurt :vatan
yürek :kalp
yüz :sima :çehre :surat
zehir :agu
zengin :varlıklı
zırnık :metelik

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Pimapen fiyatları hesaplama

İnternete o kadar çok alıştık ki parmağımızı oynatarak tüm ürünleri ayağımıza kadar getirebiliyoruz. Ayrıca internette telefon, bilgisayar veya mobilya gibi ürünlerin fiyatları sabit olduğu için hemen bulabiliyor ve sipariş verebiliyoruz. Ancak pimapen, panjur, boya badana gibi dekorasyon işlerinde işçilik olması sebebi ile yapılacak yer ve kullanılacak malzemenin türüne göre fiyatları değişiklik gösteriyor. İşte bu nedenle ben pimapen fiyatları hesaplaması hakkında bilgi aktarmak istiyorum.
Öncelikle yapmanız gereken fiyat almak için pencerenizin ölçüsünü genişlik ve yükseklik olarak almanız. Aldığınız ölçülerde 1-2 cm oynama fark etmez çünkü firmalara ölçüleri verdiğiniz zaman onlar size bir fiyat verecek ve anlaştığınız firma size gelip net montaj ölçüsü alacaktır.
Pvc pencere fiyatları markasına, rengine ve modeline göre değişkenlik göstermektedir. Mesela marka olarak pimapen, egepen, winsa ve fıratpen adı en çok duyulan markalar ve aralarında fiyat farkı olarak pimapenin pahalı olduğu söylensede bu yaptıracağınız firmaya göre ve sayıya göre değişir. Çünkü firmalar fiyat verirken montaj yeri ve ne kadar bir iş olduğuna bakarak size indirim yapabiliyor. Ayrıca binanın kaçıncı katında oturduğunuz da önemli çünkü işçilik olarak +50 tl yazılabilir. Tabi bu firmadan firmaya değişiyor. Örneğin internette görmüşsünüzdür en çok tavsiye edilen firma Marmara pimapen çünkü uygun fiyata kaliteli işçilik yaptıkları her yerde yazıyor.
Demem o ki pimapen yaptıracaksanız fiyatları internette araştırmanız gerekiyor. Hesaplama işleri ” Evdeki hesap çarşıya uymaz ” misali. İyi günler.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın