Yaratılışımızın Gayesi

- -

Yüce Rabbimiz, yaratılışımızın hikmetini, dünyaya gelişimizin gayesini Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildiriyor:

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” 2

Bu ayetten açıkça anlaşılıyor ki, yaratılışımızın asıl gayesi, Allah’a ibadet etmektir. Bu gayeye uygun olarak ibadet görevini yerine getirdiğimiz taktirde, hem Allah’ın rızasını kazanmış, hem de âhirette sonsuz ve mutlu hayata kavuşmuş oluruz.

Dünyaya gelmekten maksat; yalnız yiyip-içmek, yatıp-uyumak ve geçici zevkleri tatmin etmek değildir. Bu özellikler diğer canlılarda da vardır. İnsan kısa bir zaman için var olan, sonra yok olup giden bir varlık değildir. İnsan dünyaya, daha yüksek ve sonsuz bir hayata hazırlanmak için gönderilmiştir.

Dünya, ebedî âleme giden yolun üzerinde bir istasyon gibidir. İnsan belirli bir süre burada kaldıktan sonra yoluna devam edecektir.

Ölmek, yok olmak değildir. Ölüm, geçici olan dünya hayatından sonsuz olan ahiret hayatına geçiştir. İnsan ebediyet âleminin yolcusudur.

Bazı duraklarda belirli süreler kaldıktan sonra asıl yurduna varacaktır.

Peygamber Efendimiz bu yolculuğu şöyle ifade etmiştir:

” Ben dünyada bir ağaç altında gölgelenip sonra bırakıp giden bir yolcu gibiyim.” 3

Şiirleri, asırlardan beri dillerde yaşayan Yunus Emre de bu gerçeği şöyle dile getirmiştir:

Bu dünyaya gelen kişi

Âhir yine gitse gerek,

Misafirdir, vatanına

Bir gün sefer etse gerek.

İnsan, dünyada ne ekerse, ahirette onu biçecektir. Bu sebeple, kısa ve geçici olan dünya hayatını çok iyi değerlendirmemiz gerekir.

Bu konuda Sevgili Peygamberimiz bizleri uyarmak maksadıyla şöyle buyuruyor:

“Beş şey gelmeden önce (diğer) beş şeyin değerini bil:

1. Ölümünden önce hayatının,

2. Hastalığından önce sağlığının,

3. Meşguliyetinden önce boş zamanının,

4. İhtiyarlığından önce gençliğinin.”

5. Fakirliğinden önce zenginliğinin.”4

Derslerine iyi çalışan, ödevlerini zamanında yaparak imtihanda başarılı olan öğrenci gibi, ibadetleri emredildiği şekilde zamanında yapmalıyız. Çünkü, Allah’ın hoşnutluğunu kazanarak sonsuz ve mutlu hayata kavuşabilmemiz, yapmakla yükümlü olduğumuz dinî emirleri ve ibadet görevlerini yerine getirmemize bağlıdır.

Bu haber 18 Temmuz 2013 tarihinde tarafından İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisi altına yazılmış. defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.