3.CUMHURBAŞKANI – CELAL BAYAR

CELAL BAYAR 3.CUMHURBAŞKANI

GÖREV SÜRESİ: 22 MAYIS 1950-27 MAYIS 1960

1883 yılında Bursa Gemlik ilçesinin Umurbey köyünde doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra memuriyet hayatına atıldı. Adalet, reji ve bankacılık sahasında memuriyet görevlerinde bulundu. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki çalışmalarına katıldı. Bu cemiyetin İzmir Şubesi Genel Sekreterliğini yaptı.

12 Ocak 1920’de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi’ne Saruhan Sancağı Milletvekili olarak katıldı. Türk Millî Mücadelesinin başlaması ile birlikte Anadolu’ya geçerek bu harekete fiilen katıldı.

Bu mücadelenin kazanılması sırasında Batı Anadolu’da faaliyet gösterdi. Aynı zamanda Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Bursa Milletvekili olarak görev aldı. 1921’de İktisat Vekili oldu.

Lozan Barış Konferansı’na müşavir göreviyle katıldı. 1923 seçimlerinden sonra İkinci Büyük Millet Meclisi’ne İzmir Milletvekili olarak girdi.

1924 yılında İş Bankası’nın kurulmasında önemli rol oynadı. İktisat Vekilliği görevinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda mücadele adamı, politikacı ve iktisatçı olarak temayüz etti. 1937-1939 yılları arasında Başbakanlık yaptı. 1943 yılına kadar İzmir Milletvekili olarak siyasî hayatını sürdürdü.

Çok partili siyasî hayata geçilmesi üzerine 1946 yılında arkadaşları ile birlikte Demokrat Parti’yi kurdu ve başkanlığına getirildi. Partisinin 1950 seçimlerini kazanmasından sonra aynı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi. (22 Mayıs 1950)

10 yıl boyunca sürdürdüğü bu görevden 27 Mayıs harekâtı ile 1960 yılında ayrıldı.

Yassıada Mahkemesi tarafından idama mahkum edildi. (15 Eylül 1961)

Cezası daha sonra müebbet hapse çevrildi. Yassıada’dan Kayseri Bölge Cezaevi’ne nakledilen Bayar, 7 Kasım 1964 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakıldı.

22 Ağustos 1986 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

CUMHURBAŞKANLARIMIZ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

2.CUMHURBAŞKANI – İSMET İNÖNÜ

İSMET İNÖNÜ 2.CUMHURBAŞKANI

GÖREV SÜRESİ:11 KASIM 1938- 22 MAYIS 1950

1884 yılında İzmir’de doğdu. ilk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamladıktan sonra Mühendishane idadisini (Askerî Lise) bitirdi.

1903 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1906 yılında Harp Akademisi’nden mezun olarak, ordunun çeşitli kademelerinde görev yaptı.

1910-1913 yılları arasında Yemen isyanı’nın bastırılması harekâtına katıldı.Bu ve bundan önceki görevlerinde hudut problemleri ve asilerle yapılan anlaşmalarda görev aldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi’nde Kolordu Komutanı oldu.Suriye Cephesi’nde savaştı; Millî Mücadele sırasında Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte çalıştı. Edirne milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Albay ismet Bey, mebusluk ve bakanlık da uhdesinde kalarak Garp Cephesi Komutanlığı’na getirildi. 25 Ekim 1920’den sonra Batı Cephesi Komutanı olarak Çerkez Ethem kuvvetleriyle çatıştı..Birinci ve ikinci İnönü Savaşlarını yönetti. Tuğgeneral rütbesine yükseldi.

Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’dan sonra kazanılan zafer üzerine Mudanya Mütarekesi’nde Büyük Millet Meclisi’ni temsil etti. Lozan Barış Konferansı’na Dışişleri Bakan ve Türk heyeti başkanı olarak katıldı.

24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nı imzaladı.

Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükümette Başbakan olarak görev aldı, 1924-1937 yılları arasında bu görevini sürdürdü.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, 1938 yılında, TBMM tarafından Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. İkinci Dünya Savaşı sırasında cumhurbaşkanıydı. 1950 yılında, yapılan seçimleri kaybettikten sonra, 1960 yılına kadar Ana Muhalefet Partisi Başkanı olarak siyasî hayatını sürdürdü. 27 Mayıs harekâtından sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi ve 10 Kasım 1961 tarihinde Başbakanlığa atandı.

1965 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra milletvekili olarak siyasî hayatına devam etti, 1972’de Parti Genel Başkanlığı ve milletvekilliğinden istifa ederek; ölünceye kadar (25 Aralık 1973) Anayasa gereğince Cumhuriyet Senatosu tabiî üyeliği görevinde bulundu.

CUMHURBAŞKANLARIMIZ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

1.CUMHURBAŞKANI – MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 1.CUMHURBAŞKANI

M. KEMAL ATATÜRK
GÖREV SÜRESİ: 29 EKİM 1923-10 KASIM 1938

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askerî öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askerî Lisesi’ni bitirdi.1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu.

Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde, Tümen Komutanı olarak görev yaptı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı Vahdettin tarafından Anadolu’ya gönderildi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Türk millî mücadelesini başlattı.Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni topladı. Meclis Başkanı seçildi.5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini üstlenerek Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılması için mücadeleye devam etti. Sakarya Meydan Savaşı’nı kazandı. 19 Eylül 1921’de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve geleneksel Gazi ünvanı verildi.

26 Ağustos 1922’de işgalci Yunan kuvvetlerine karşı Büyük Taarruz’u başlattı. Beş gün sonra 30 Ağustos 1922’de de Başkomutanlık Meydan Savaşı’ nı kazandı. Lozan Barış Konferansı’ndan sonra, 11 Ağustos 1923’de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeniden Başkan olarak seçildi. 9 Eylül 1923’de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanlığı’na seçildi.

29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilân edildiği gün, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Dört dönem üst üste seçildi. 10 Kasım 1938’de öldü.

CUMHURBAŞKANLARIMIZ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Beşiktaş Trabzonspor maçı geniş özeti golleri 11 mayıs 2012

Beşiktaş Trabzonspor maçı geniş özeti golleri 11 mayıs 2012 BJK TS justin tv canlı maç izle 11.05.2012

Beşiktaş 1 – 1 Trabzonspor

Trabzonspor Şampiyonluk Grubunu 3. Sırada Tamamladı
Süper Final son hafta mücadelesinde Trabzonspor deplasmanda Beşiktaş’la 1-1 berabere kaldı. Bu skorla birlikte Trabzonspor UEFA Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazandı.

MAÇTAN DAKİKALAR – CANLI ANLATIM

95′ Ve maçta son düdük geldi. Beşiktaş-1 Trabzonspor-1
94′ Trabzonspor’da Colman top elle keserek ikinci sarı karttan kırmızı kartı görüyor
94′ Beşiktaş’ta Quaresma yerini Sivok’a bıraktı
94′ Zokora da İbrahim Toraman ile girdiği diyalogun ardından sarı kart gören isim oldu
93′ Quaresma, Halil’e yaptığı sert faul sonrasında sarı kart gördü
93′ Aurelio ceza alanı dışından çok iyi vurdu. Ancak top az farkla üstten auta çıktı
92′ Halil sedyeyle oyun alanını terk ederken karşılaşma da kaldığı yerden devam ediyor
91′ Trabzonspor’da Halil ceza alanı içerisinde yerde kaldı. Sağlık görevlileri Halil için oyun alanında…
91′ Mücadelenin sonuna 4 dakikalık uzatma eklendi
90′ Simao ceza alanı dışından çok şık vurdu. Tolga aynı güzellikte uzandı ve topu kornere çeldi. Kornerden sonuç gelmedi
89′ Beşiktaş yeniden öne geçebilmek için bastırıyor…
88′ Trabzonspor’da da Olcan yerini Aykut’a bırakıyor
87′ Beşiktaş’ta Edu, Ernst’in yerine oyuna giriyor
87′ Bu skor, Trabzonspor’u Süper Final Şampiyonluk Grubu’nda üçüncülüğe getiriyor. Avantaj konuk takımda…
86′ Olcan Adın serbest vuruşta topu Cenk’in sağına gönderdi. Çok iyi vuran solak oyuncu takımına beraberliği getirdi
85′ GOL! Olcan beraberliği getirdi. Beşiktaş-1 Tarbzonspor-1
84′ Trabzonspor kaleyi karşıdan gören bir noktadan serbest atış kullanacak. Oldukça kritik bir nokta…
83′ Quaresma sağdan çalımlarla çok iyi girdi içeriye. Arka direkte bomboş kalan Almeida kendisine çıkarılan pasta topu boş kaleye atmak yerine auta vurdu
82′ Colman, Ernst’e arkadan yaptığı faul sonrası sarı kart gören isimler arasına giriyor
82′ Olcan savunmanın arkasındaki Cech’i gördü. Cech ceza alanına girdi fakat yan hakem bir kez daha ofsayt bayrağını kaldırdı
81′ Henrique’nin ara pasında Olcan çok iyi kaçtı ancak Egemen izin vermeyen isimdi
80′ Giray, Ernst’e yaptığı harket sonrasında sarı kart görüyor
79′ Giray’ın ara pasına Halil hareketlendi. Yan hakemin ofsayt bayrağı kalkmıştı…
78′ Serkan Balcı, Fırat Aydınus ile girdiği diyalog sonrası sarı kart görüyor
78′ Trabzonspor rakip yarı alanın ortalarından bir serbest atış kullanacak.
77′ Hilbert ara pasında Simao’yu düşündü ancak savunma izin vermedi
76′ Trabzonspor’da sakatlık geçiren Celutksa yerini Cech’e bıraktı
75′ Simao, Quaresma ile duvar pası denedi ancak Prortekizli yerde kaldı ve takımına bir faul kazandırdı
74′ Halil’in pasında Henrique topla buluştu. Açısı da müsait olmasına karşın şut yerine pas denedi. Egemen izin vermeyen isim oldu
73′ Zokora’nın uzun pasında ileriye çıkan Glowacki topla buluştu. Yan hakemin ofsayt bayrağı kalktı
72′ Henrique topu çok iyi kontrol etti. Ceza alanına doğru yaklaştı şutunu da çıkardı ancak Cenk dikkatliydi
71′ Quaresma sağdan ceza alanına girdi. Rakiplerini oyundan düşürmeye çalışırken sıfıra kadar inip ortaladı. Ancak istediği gibi bir vuruş olmadı ve top Tolga’da kaldı
70′ İsmail ceza alanı dışından bir şut denedi. İstediği gibi gitmeyen top Aurelio’ya çarparak Holosko’nun önüne düştü. Slovak oyuncu açısını buldu ve ceza alanı içi sağ çaprazından çok şık vurdu. Uzak kale direğine çarpan top ağlarla buluştu
70′ GOL! Holosko attı Beşiktaş-1 Trabzonspor-0
69′ İsmail’in ortasında kafalardan seken topu Ernst içeriye doldurdu. Almeida ile Serkan yükseldi. Kafayı vuran Serkan oldu
68′ Henrique çalımlarla ceza alanına girmek istedi. Ancak savunma ayak koydu
67′ Simao ile atak geliştirmeye çalıştı ev sahibi ekip ancak son pasta başarısızdı
66′ Simao oyuna girdikten sonra forvet arkası olarak görev alıyor. Quaresma ve Holosko ise sıklıkla kanat değiştiriyorlar
65′ Beşiktaş ikinci yarıda mutlak bir üstünlük kurduğu rakibi karşısında aradığı golü ise halen bulamadı. Trabzonspor iyi kapanıyor…
64′ Hilbert sağdan bir ara pası ile Quaresma’yı düşündü. Ancak top hızlıydı ve doğrudan auta çıktı
63′ Beşiktaş’ta Mustafa yerini Simao’ya bıraktı
62′ Colman kendi sahasından aldığı topu süratle rakip yarı alanına taşıdı. Ceza alanına yaklaştığında Egemen araya girdi ve pozisyonu uzaklaştırdı
60′ Trabzonspor’da Adrian yerini Henrique’ye bırakıyor
59′ Bu arada Trabzonspor’da Halil, Aurelio ile girdiği ikili mücadelenin ardından yerde kaldı ve sağlık görevlileri onun için oyuna girdi
58′ Almeida soldan ceza alanına ortaladı. Ernst iyi yükseldi ve kafayı da vurdu ancak top kaleyi bulmadı
57′ Fabian Ernst sağdan ara pasında Holosko’yu kaçırdı. Ancak pasın şiddetini ayarlayamadı ve top Tolga’ya kadar gitti
56′ Ernst’in ara pasına Hilbert çok iyi hareketlendi. Hilbert ceza alanındaki Almeida’yı düşündü ancak yan hakemin ofsayt bayrağı kalkmıştı
55′ Holosko bu sefer sağdan topu taşıdı. Kaleye paralel çıkardığı pasta Tolga başarılıydı. İki hamlede topun sahibi oldu
54′ Quaresma solda çok iyi aldı topu önüne. Serkan’ı oyundan düşürdükten sonra ortaladı. Ancak Almeida’dan önce savunma kafayı vurdu
53′ Burak’ın kırmızı kartının ardından Trabzonspor ikinci yarıda santraforsuz bir oyun taktiği benimsedi…
52′ Almieda’nın ara pasında Holosko savunmanın arkasına sarktı. Altıpasa doğru yaptığı ortada Zokora Mustafa’ya gelmeden önce çok iyi girdi araya ve topu kornere gönderdi
51′ Colman kazanılan duran topu doğrudan kaleye gönderdi. Top çerçeveyi bulmadı
50′ Aurelio, Zokora’ya arkadan yaptığı faul sonrası sarı kart gören isim oldu
49′ Beşiktaş, Trabzonspor kale ağzında inanılmaz bir karambol yarattı. Kafalardan seken topu Holosko, Almeida’ya çıkardı. Ancak Slovak oyuncu ofsayttaydı. Pozisyonun devamında top ağlarla buluşsa da gol geçerli sayılmadı
48′ İsmail yine soldan topu aldı. Ortasını da yaptı. Serkan’a çarpan top kornere çıktı
47′ İsmail, Aurelio’nun pasında solda topla buluştu. Ceza alanına doldurdu ancak savunma yine başarılıydı
46′ Hilbert sağdan ceza alanına ortaladı. Savunma kafayla uzaklaştırdı
46′ İkinci yarı Beşiktaş’ın vuruşu ile başladı

45′ Trabzonspor’da Burak Yılmaz ilk yarının ardından Ernst’e yaptığı hareket sonrasında kırmızı kart gördü
45′ Ve ilk yarıda son düdük…
44′ Trabzonspor orta alanda kapılan topla ileriye çıkmak istedi. İbrahim, Burak’ı düşürdü ve sonrasında sarı kart gördü
43′ Trabzonspor’da Adrian topsuz alanda yerde yatan isimdi. Oyun durdu. Adrian’ın önemli bir şeyi yok ve karşılaşma kaldığı yerden devam ediyor
42′ Holosko sağdan ilerledi, içeriye ortaladı ancak savunma ayak koydu
41′ Hilbert sağdan ilerlemek istedi. Boş alana gönderdiği topa kendisi koştu ancak topu oyun alanında tutamadı
40′ Orta alanda pas kayıpları arttı bu dakikalarda iki takım adına da…
39′ Fırat Aydınus, sık sık ikili pozisyonlarda karşı karşıya gelen Almeida ve Glowacki’yi uyarıyor
38′ Quaresma sola doğru açılan topu çıkmadan kontrol etti. Çok şık bir çalımla Serkan’ı geçen Quaresma ikinci rakibinden kurtaramadı topu
37′ Trabzonspor sahasında pas yaparak organize olmaya çalıştı. Son olarak kullanılan uzun pasta top Beşiktaşlı oyunculara kaptırıldı
36′ Hilbert sağdan ceza alanına doldurdu. Serkan kafayla uzaklaştırdı
34′ Adrian’ın pasına Halil tek topla Olcan’ın düşündü. Ceza alanı içindeki bu paslaşmalarda top Olcan’a kazandırılamadı
33′ Colman’ın ara pasına Adrian hareketlendi. Önünde bir boşluk vardı ancak Egemen araya girmekte gecikmedi
32′ Adrian rakibini geçip ceza alanına girmek isterken yerde kaldı. Gözler Aydınus’a çevrildi ancak hakem oyunu devam ettirdi
31′ Colman kazanılan duran topta ceza alanına ortaladı. Top Cenk’te kaldı
30′ Karşılaşmanın ilk yarım saatlik bölümü golsüz eşitlikle geçildi.
30′ Trabzonspor kontraatağa çıktı. Olcan soldan ceza alanına ortaladı. Egemen kafayla kornere çeldi.
29′ Quaresma sağdan mükemmel bir çalımla ceza alanına girdi. Arka direğe doğru aynı şıklıkla çıkardı. Almeida kafayal indirdi ancak orada hiçbir takım arkadaşı yoktu. Pozisyonun devamından ise sonuç çıkmadı
28′ Mücadeleye bu dakikalarda hareket geldi…
27′ Quaresma soldan ilerledi. Çalımlarla ceza alanına girmek istedi ancak savunma izin vermedi
26′ Olcan, İsmail’den çok iyi sıyrıldı. Ceza alanına yerden çıkardı. Burak yerde kalan isimdi ancak hakem Fırat Aydınus oyunu devam ettirdi
25′ Adrian doğrudan kaleyi düşündü. Top barajdan sekti ve kornere çıktı
24′ Burak Yılmaz, Aurelio’nun faulü ile yerde kaldı. Tehlikeli bir noktadan serbest atış kullanacak konuk takım
23′ Quaresma duran topta çok iyi ortaladı. Savunma kafayla karşıladı
22′ Quaresma iki oyuncu arasından geçmeye çalıştı. Olcan’ın faulü ile yerde kaldı
21′ Mustafa Pektemek sağda topla buluştu. Ceza alanına doldurdu ancak top Tolga’nın ellerine gitti
21′ Karşılaşmada 20 dakikayı geride bıraktık ve iki takımda birbirine üstünlük kurabilmiş değil…
20′ Aurelio’nun uzun pasına Holosko hareketlendi. Soldan gelişen atağı savunmasına yardım eden Halil bozdu
19′ Halil’in sağdan uzun pasıyla solda Olcan topu kontrol etti. İndirir indirmez şutunu çekti ancak top farklı şekilde, üstten auta çıktı
18′ Halil topla beraber sağdan ceza alanına girdi. Egemen araya girdi ve topun auta çıkmasını sağladı. Egemen bu pozisyonda fiziğini çok iyi kullandı
17′ Quaresma’nın kullandığı taçta Mustafa topu kontrol etti ancak elle kontrol ettiği için top Trabzonspor’un oldu
16′ Hilbert vatandaşı Ernst’e doğru havadan bir pas düşündü ancak top doğrudan Tolga’ya gitti
16′ Savunmadan atılan pasla sağ kanattan Quaresma kaçmak istedi ancak top Quaresma için hızlıydı
15′ Beşiktaş hazırlık pasları yapıyor…
14′ İsmail’in uzun pasında Almeida ceza alanı içinde topla buluştu. Portekizli golcü için ofsayt bayrağı kalktı
13′ Burak Yılmaz kendi kaptığı topla soldan ceza alanına girdi. Açısını kaybetmesine rağmen vuruşunu yaptı ancak top yan ağlarda kaldı
12′ Quaresma yeniden oyunda bu arada…
12′ Adrian’ın uzun pasında Olcan savunmanın arkasında topu göğsüyle indirdi. Ancak öncesinde ofsayt bayrağı kalktı
11′ Quaresma yerde kaldı. Portekizli oyuncu bir sakatlık geçiriyor
10′ Trabzonspor savunmada pas yaparak çıkmaya çalışıyor…
9′ Serkan ve Almeida’nın çarpışmasında Trabzonspor faul kazandı. Serkan’ın ciddi bir şeyi yok
8′ Mustafa kendi taşıdığı topta soldaki Holosko’yu çok iyi gördü. Holosko süratle ceza alanına girdi ve vuruşunu yaptı. Tolga başarılıydı
7′ Kornerden gelen top kafalardan sekerek ceza alanı dışındaki Holosko’nun önüne düştü. Holosko sert vurdu ancak top kaleyi bulmadı
6′ Quresma sağdan ceza alanına ortaladı. Almeida yükseldi ancak son olarak savunmaya çarpan top kornere çıktı
6′ Burak orta alana kadar gelip topu alarak atak başlatmaya çalışıyor…
5′ Quaresma ceza alanına doğru yerden bir pas çıkardı. Orada hiçbir takım arkadaşı yoktu. Top Tolga’da kaldı
4′ Ernst ceza alanına doldurdu. Almeida kafayla topu içeriye indirdi. Ancak Glowacki’ye bu sefer faul yapan Portekizli oldu
3′ İsmail’in uzun pasına Almeida ve Glowacki yükseldi. Glowacki, Portekizliye faul yaptı
2′ Trabzonspor maça hareketli başladı. Beşktaş ise top ayağındaki iken daha kontrollü oynamayı tercih ediyor
1′ Ve maç Trabzonspor’un vuruşu ile başladı

İLK 11’LER

BEŞİKTAŞ
Cenk,Hilbert,İbrahim Toraman,Egemen,İsmail,Ernst,Aurelio,Quaresma,Holosko,Almeida,Pektemek

TRABZONSPOR
Tolga,Serkan,Giray,Glowacki,Celustka,Colman,Zokora,Adrian,Halil,Olcan,Burak

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

araç muayene ücretleri kredi kartıyla ödenebiliyormu, otobüs ve kamyon otomobil araç muayene ücretleri ne kadar?

Araç Muayenede Yeni Dönem
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, otobüs ve kamyonlar için 199,42 TL otomobiller için 148,68 TL olan araç muayene ücretlerinin kredi kartıyla ödenmesi için çalışma yaptıklarını açıkladı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sadece peşin ödeme seçeneğinin olduğu araç muayene istasyonlarında kredi kartıyla hizmet verilmesi için çalışma yapıldığını açıkladı. Akşam’ın haberine göre, CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu’nun araç muayene istasyonlarındaki yoğunluğun nedenlerine ilişkin yazılı soru önergesini yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 193 sabit ve 73 seyyar araç muayene istasyonu olduğunu kaydetti.

Yıldırım, ‘Sabit istasyon bulunmayan yerlerde seyyar araç istasyonları ile hizmet verilmekte ve bu istasyonlarda 1940 teknik personel görev yapmakta olup, gerekli görülen istasyonlara personel takviyesi yapılmaktadır’ bilgisini verdi.

Araç muayene istasyonlarında peşin ödemeyle işlem yapıldığını hatırlatan Yıldırım, otobüs ve kamyonlar için 199,42 TL otomobil, minibüs ve kamyonetler için 148,68 TL olan araç muayene ücretlerinin kredi kartı ile ödenmesi için de çalışma yaptıklarını açıkladı.

EKONOMİ HABERLERİ kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

şampiyonluk kupası nerede verilecek? Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ne karar verdi?

Kupa Krizinde Son Nokta
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), aldığı son kararla şampiyonluk kupasını Kadıköy’de verilmesine karar verdi.

Süper Final’de Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak olan şampiyonluk maçında kupa törenin yapılıp yapılmayacağı konusu netleşti.

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın şampiyon olmaları durumunda kupayı Kadıköy’de kaldırmak istemediklerini açıklamasıyla beraber gündem bir kez daha ısındı.

TFF, Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu son maçında Fenerbahçe – Galatasaray arasında oynanacak şampiyonluk maçında kim şampiyon olursa olsun kupanın Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda verilmesi kararı aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi sitesinden yapılan açıklamaya göre; yarın Kadıköy’de oynanacak Fenerbahçe – Galatasaray maçı sonunda şampiyon olan ekibe kupasını TFF Başkanı Yıldırım Demirören statta verecek.

Konu ile ilgili olarak TFF’nin sitesinden şu açıklama yapıldı…

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak Spor Toto Süper Final maçından sonra, şampiyona kupasını Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören verecek.

Şükrü Saracoğlu Stadı’nda yarın saat 19.00’da başlayacak olan ve şampiyonun belirleneceği maçı, Yıldırım Demirören başkanlığında Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri, stadyumda birlikte izleyecek.

Maçın bitiminin ardından düzenlenecek törende, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Demirören, 2011-2012 Spor Toto Süper Lig Şampiyonu olacak takımın kaptanına şampiyonluk kupasını takdim edecek.

Başkan Demirören: “Kazananı hep birlikte alkışlayacağız”

Lig sezonunun kapanış maçının gerçek bir final olacağına dikkat çeken Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, gerek Fenerbahçe gerekse Galatasaray’ın bu sezon ortaya koydukları performansın her türlü övgüye değer olduğunu belirtti ve şunları söyledi: “Yarın akşam o büyük performansların taçlandırılacağı bir futbol şölenini yaşayacağız. 100 yılı aşan güçlü ve köklü bir rekabetin, taraflı tarafsız tüm futbolseverlerce büyük bir ilgiyle izleneceğini biliyorum.

Bu tarihi akşamda, sahada şampiyonluk mücadelesi için ter dökecek oyunculara, uluslararası arenada takdir gören performanslarına bir yenisini daha ekleyeceklerini bildiğim hakem arkadaşlarımıza, takımlarını bu noktaya taşırken verdikleri emek, gösterdikleri çabayı, Fair-Play olgusunu da yansıtarak bu büyük finalde sürdüreceklerini düşündüğüm teknik adamlara yürek dolusu başarılar diliyorum.

Bu anlamlı futbol gecesinin hafızalara kazınmasında en önemli rol, tribünlere düşüyor. Koşullar ne olursa olsun, kazananın hep birlikte alkışlanacağı örnek bir duruşla onlardan finale değer katmalarını rica ediyorum.

Tabii ki kutlamalarda, geçmişte yaşadığımız acı olayların tekrarlanmaması için, tüm ülke genelinde şampiyonluk bayramına gözyaşı karışmasını engelleyecek bir olgunluğun sergilenmesi gerektiğini de hatırlatmakta yarar görüyorum” dedi.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

11 mayıs 2012 günlük ezan vakitleri namaz saatleri, 11.05.2012 cuma namazı saati, bugün cuma saat kaçta?

11 mayıs 2012 günlük ezan vakitleri namaz saatleri, 11.05.2012 cuma namazı saati, bugün cuma saat kaçta?

ankara, istanbul bursa konya adana mersin erzurum 11 mayıs 2012 günlük ezan vakitleri cuma saati

 

20 C.AHİR 1433

11.05.2012

Şehir Adı İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Aachen 02:41 05:45 13:44 17:54 21:21 23:55
Adana 03:36 05:27 12:46 16:35 19:45 21:22
Adapazarı (Sakarya) 03:36 05:38 13:06 17:01 20:13 22:00
Adıyaman 03:20 05:13 12:34 16:24 19:35 21:14
Afyon 03:46 05:42 13:05 16:57 20:08 21:49
Ağrı 02:51 04:50 12:15 16:09 19:20 21:04
Akmescit (Kzyl-Orda) 03:50 06:08 13:45 17:46 21:03 23:02
Aksaray 03:34 05:29 12:51 16:42 19:53 21:34
Alma-Ata (Almatı) 03:16 05:27 12:59 16:57 20:12 22:06
Amasya 03:15 05:16 12:44 16:39 19:51 21:38
Amsterdam 02:09 05:43 13:50 18:02 21:33 00:24
Ankara 03:31 05:30 12:56 16:50 20:01 21:46
Antakya (Hatay) 03:36 05:25 12:42 16:30 19:40 21:15
Antalya 03:55 05:46 13:04 16:53 20:03 21:40
Ardahan 02:44 04:48 12:17 16:12 19:25 21:13
Artvin 02:48 04:51 12:20 16:16 19:29 21:17
Aschaffenburg 02:41 05:36 13:32 17:40 21:06 23:33
Aşgabat (Ashgabat) 04:00 05:54 13:12 17:03 20:13 21:53
Astana (Akmola) 02:13 05:22 13:23 17:33 21:01 23:39
Astara 04:36 06:31 13:50 17:42 20:52 22:33
Astrakhan 02:47 05:13 12:55 16:58 20:17 22:23
Augsburg 02:55 05:35 13:24 17:30 20:53 23:10
Aydın 04:01 05:55 13:16 17:06 20:17 21:56
Bakü (Bakı) 04:22 06:22 13:46 17:41 20:52 22:38
Balıkesir 03:52 05:50 13:16 17:09 20:21 22:04
Bartın 03:23 05:28 12:58 16:55 20:08 21:57
Basel 03:17 05:51 13:37 17:42 21:03 23:15
Batman 03:08 05:02 12:23 16:13 19:24 21:03
Bayburt 02:59 05:00 12:27 16:21 19:33 21:18
Berlin 01:30 05:08 13:16 17:28 20:59 23:52
Beylagan (Beylaqan) 04:34 06:33 13:55 17:49 21:01 22:44
Bielefeld 02:04 05:30 13:35 17:46 21:17 00:03
Bilecik 03:41 05:41 13:08 17:02 20:13 21:58
Bingöl 03:06 05:02 12:25 16:17 19:28 21:10
Bişkek 03:28 05:37 13:08 17:06 20:21 22:13
Bitlis 03:02 04:57 12:19 16:10 19:21 21:01
Bolu 03:31 05:33 13:01 16:56 20:08 21:55
Bonn 02:38 05:41 13:40 17:50 21:17 23:50
Bregenz 03:09 05:42 13:29 17:33 20:54 23:06
Bremen 01:35 05:24 13:35 17:47 21:20 00:11
Brüksel (Brussel) 02:46 05:51 13:52 18:01 21:28 00:03
Buhara (Bukhara) 03:27 05:26 12:48 16:42 19:53 21:37
Burdur 03:52 05:46 13:06 16:56 20:07 21:46
Bursa 03:44 05:44 13:11 17:05 20:17 22:02
Çanakkale 03:55 05:55 13:22 17:16 20:28 22:13
Çankırı 03:24 05:25 12:53 16:48 20:00 21:46
Celalabad (Dzhalal-Abad) 03:46 05:49 13:14 17:09 20:22 22:09
Çimkent (Shymkent) 03:51 05:58 13:28 17:25 20:39 22:30
Çorum 03:19 05:20 12:48 16:42 19:55 21:41
Daşaltı 04:53 06:43 13:58 17:47 20:57 22:34
Denizli 03:57 05:50 13:11 17:01 20:12 21:51
Diyarbakır 03:12 05:05 12:26 16:17 19:27 21:07
Dortmund 02:21 05:36 13:39 17:50 21:19 00:00
Duisburg 02:25 05:39 13:42 17:52 21:21 00:02
Duşanbe (Dushanbe) 03:16 05:11 12:31 16:22 19:33 21:14
Düsseldorf 02:29 05:40 13:42 17:52 21:20 23:58
Düzce 03:32 05:34 13:03 16:58 20:10 21:57
Edirne 03:46 05:51 13:21 17:18 20:31 22:20
Elazığ 03:12 05:07 12:30 16:22 19:33 21:14
Erzincan 03:05 05:04 12:29 16:23 19:34 21:18
Erzurum 02:57 04:56 12:22 16:16 19:28 21:12
Eskişehir 03:41 05:40 13:05 16:59 20:10 21:54
Essen 02:24 05:38 13:41 17:51 21:20 00:01
Fergana 02:54 04:55 12:19 16:13 19:25 21:11
Frankfurt am Main 02:41 05:37 13:34 17:42 21:08 23:37
Gaziantep 03:27 05:19 12:37 16:27 19:37 21:14
Gence (Ganja) 04:34 06:36 14:01 17:55 21:08 22:54
Giresun 03:03 05:05 12:34 16:29 19:42 21:29
Grozni 03:20 05:31 13:04 17:03 20:18 22:12
Gümülcine 03:55 05:58 13:24 17:20 20:33 22:20
Gümüşhane 03:01 05:02 12:30 16:24 19:36 21:22
Hakkari 02:59 04:52 12:12 16:02 19:13 20:51
Hamburg 01:33 05:17 13:30 17:43 21:18 00:05
Hannover 01:49 05:24 13:31 17:42 21:13 00:04
Iğdır 02:46 04:45 12:11 16:05 19:17 21:01
İnnsbruck 03:05 05:36 13:22 17:26 20:47 22:58
İsmayıllı (İsmailly) 04:26 06:28 13:53 17:48 21:01 22:47
Isparta 03:51 05:44 13:05 16:55 20:06 21:45
İstanbul 03:40 05:43 13:12 17:07 20:20 22:07
İzmir 04:01 05:56 13:19 17:10 20:21 22:01
İzmit (Kocaeli) 03:37 05:39 13:08 17:03 20:15 22:02
Kahramanmaraş 03:26 05:19 12:39 16:29 19:40 21:18
Karabük 03:24 05:28 12:57 16:53 20:05 21:53
Karaman 03:43 05:35 12:54 16:43 19:54 21:32
Karlsruhe 02:57 05:42 13:35 17:41 21:05 23:26
Kars 02:46 04:47 12:15 16:10 19:22 21:08
Kassel 02:17 05:29 13:31 17:41 21:10 23:49
Kastamonu 03:19 05:23 12:53 16:49 20:01 21:50
Kayseri 03:26 05:22 12:45 16:37 19:48 21:29
Kazakh (Qazax) 04:36 06:39 14:05 18:00 21:13 23:00
Kazan 00:43 04:30 12:56 17:11 20:53 23:33
Kiev (Kyyiv) 02:09 05:08 13:07 17:15 20:42 23:13
Kilis 03:30 05:20 12:38 16:27 19:37 21:14
Kırıkkale 03:28 05:28 12:53 16:47 19:59 21:43
Kırklareli 03:43 05:48 13:19 17:15 20:28 22:18
Kırşehir 03:30 05:27 12:51 16:43 19:54 21:37
Köln 02:34 05:41 13:41 17:51 21:19 23:54
Konya 03:43 05:36 12:57 16:48 19:58 21:37
Krasnodar 03:34 05:53 13:31 17:32 20:50 22:50
Kuba (Quba) 04:21 06:25 13:52 17:48 21:01 22:49
Kütahya 03:45 05:43 13:07 17:00 20:12 21:55
Lefkoşa 03:52 05:39 12:53 16:39 19:48 21:23
Lenkeran (Lankaran) 04:35 06:31 13:50 17:42 20:53 22:34
Mainz 02:44 05:39 13:36 17:44 21:09 23:37
Malatya 03:17 05:12 12:34 16:25 19:36 21:16
Manisa 03:59 05:55 13:17 17:09 20:20 22:01
Mannheim 02:51 05:40 13:34 17:42 21:06 23:30
Mardin 03:13 05:05 12:24 16:14 19:24 21:02
Medine 04:03 05:34 12:27 15:52 19:03 20:23
Mekke 04:10 05:38 12:26 15:44 18:57 20:15
Mersin 03:39 05:30 12:48 16:37 19:47 21:24
Merv (Mary) 03:48 05:41 12:58 16:48 19:58 21:37
Metz 03:05 05:51 13:44 17:51 21:14 23:36
Mingeçevir (Mingechaur) 04:31 06:33 13:58 17:53 21:05 22:52
Mohaçkale 03:15 05:25 12:56 16:55 20:09 22:02
Moskova 01:32 05:16 13:41 17:57 21:38 00:18
Muğla 04:02 05:54 13:13 17:03 20:13 21:51
Münih (München) 02:55 05:33 13:22 17:27 20:49 23:05
Münster 02:10 05:34 13:39 17:50 21:20 00:06
Muş 03:02 04:58 12:21 16:13 19:24 21:05
Nahcivan (Nakhchivan) 04:46 06:43 14:04 17:57 21:08 22:50
Nalchik 03:27 05:39 13:12 17:11 20:26 22:21
Nazran (Magas) 03:25 05:35 13:07 17:06 20:21 22:15
Nevşehir 03:30 05:26 12:48 16:40 19:51 21:32
Niğde 03:33 05:27 12:48 16:39 19:50 21:29
Nukus 03:30 05:38 13:08 17:05 20:20 22:11
Nürnberg 02:41 05:30 13:24 17:31 20:56 23:20
Ordu 03:05 05:07 12:36 16:32 19:44 21:31
Osh (Os) 03:49 05:50 13:15 17:09 20:22 22:07
Osmaniye 03:32 05:23 12:42 16:31 19:41 21:19
Paris 03:23 06:07 13:59 18:05 21:29 23:49
Perm 02:16 05:48 14:29 18:48 22:37 01:05
Qabala (Kutkashen) 04:26 06:29 13:55 17:50 21:03 22:50
Regensburg 02:42 05:27 13:20 17:27 20:50 23:11
Rize 02:54 04:56 12:26 16:21 19:33 21:21
Rotterdam 02:24 05:47 13:52 18:02 21:32 00:18
Saarbrücken 03:00 05:47 13:40 17:47 21:12 23:34
Sabirabad 04:29 06:29 13:52 17:46 20:58 22:42
Salzburg 02:53 05:28 13:16 17:21 20:42 22:56
Şamaxı (Shamakhy) 04:25 06:27 13:51 17:46 20:58 22:45
Samsun 03:09 05:13 12:42 16:38 19:51 21:39
Sankt-Peterburg (Leningrad) 02:04 05:17 14:16 18:38 22:35 00:49
Şanlıurfa 03:21 05:13 12:32 16:21 19:31 21:09
Şeki (Sheki) 04:28 06:31 13:57 17:53 21:06 22:54
Semerkant (Samarkand) 03:17 05:16 12:38 16:31 19:43 21:26
Siirt 03:05 04:58 12:19 16:10 19:20 21:00
Sinop 03:09 05:15 12:47 16:44 19:57 21:48
Şırnak 03:05 04:57 12:17 16:07 19:18 20:56
Sivas 03:15 05:14 12:39 16:33 19:44 21:28
Stuttgart 02:57 05:40 13:31 17:38 21:01 23:21
Sukhum (Sukhumi) 03:41 05:51 13:22 17:21 20:35 22:29
Taşkent (Toshkent) 02:59 05:03 12:29 16:25 19:38 21:26
Tekirdağ 03:46 05:49 13:18 17:13 20:25 22:13
Termez 03:28 05:20 12:36 16:26 19:36 21:14
Tiflis (Tbilisi) 03:34 05:39 13:07 17:03 20:17 22:06
Tokat 03:14 05:14 12:41 16:36 19:48 21:33
Trabzon 02:57 05:00 12:29 16:24 19:37 21:24
Tunceli 03:08 05:05 12:29 16:22 19:33 21:15
Türkistan (Türkestan) 03:50 06:01 13:34 17:32 20:47 22:41
Türkmenabat (Chardzhou) 03:34 05:31 12:51 16:44 19:55 21:37
Türkmenbaşı (Turkmenbashi) 04:11 06:11 13:34 17:28 20:40 22:24
Ufa 02:28 06:08 14:27 18:42 22:19 01:02
Ulm 02:58 05:38 13:28 17:34 20:57 23:14
Uşak 03:51 05:47 13:10 17:01 20:12 21:54
Van 02:56 04:51 12:14 16:05 19:16 20:57
Viyana (Wien) 02:35 05:13 13:02 17:08 20:30 22:46
Würzburg 02:41 05:33 13:29 17:37 21:02 23:28
Yalova 03:41 05:42 13:11 17:05 20:18 22:04
Yevlax (Yevlakh) 04:31 06:33 13:57 17:52 21:04 22:51
Yozgat 03:23 05:22 12:48 16:42 19:53 21:38
Zakatali (Zaqatala) 04:27 06:32 14:00 17:56 21:09 22:58
Zonguldak 03:26 05:30 13:01 16:57 20:09 21:58
Zürih 03:15 05:47 13:33 17:38 20:59 23:10
İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Milli Eğitimi Bakanlığı 4+4+4 düzenlemesiyle ilgili genelgeyi yayınladı, okula başlama yaşı kaç oldu? kim hangi okula nezaman gidecek kayıt işlemleri nasıl olacak?

Milli Eğitimi Bakanlığı 4+4+4 düzenlemesiyle ilgili genelgeyi yayınladı, okula başlama yaşı kaç oldu? kim hangi okula nezaman gidecek kayıt işlemleri nasıl olacak?

Milli Eğitim Bakanlığı resmen açıkladı
Milli Eğitimi Bakanlığı 4+4+4 düzenlemesiyle ilgili genelgeyi yayınladı.

4+4+4’e ilişkin genelgeye göre, 66 ayını tamamlayan çocukların okula kayıtları otomatik olarak yapılırken, 60-66 ay arasındaki çocuklar için veli isteği üzerine gelişime bakılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, CHP’nin iptali ve yürürlülüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğü eğitimde 4+4+4 düzenlemesine ilişkin genelgeyi yayımlandı.

12 yıllık zorunlu eğitim düzenlemesinin en tartışmalı başlıklarından biri olan okula başlama yaşı da, genelgeyle birlikte netlik kazandı.

Buna göre, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 ayını tamamlayan çocukların okul kayıt işlemlerinin e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılması, 60-66 ay arasındaki çocukların ise velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamlarının sağlanması kararlaştırıldı.

2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren uygulanacak genelgeye göre;
— Okul öncesi eğitim için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 37-66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48-66 ay arasındaki çocukların ise ana sınıflarında eğitim almaları sağlanacak.

İmam hatip kayıtları
— 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 5. sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden yapılacak ancak 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan imam hatip ortaokullarına devam etmek isteyen 5. sınıf öğrencilerinin kayıtları bu okullara yapılacak…

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yeni emeklilik sistemi geliyor! işte ayrıntılar

Yeni emeklilik sistemi geliyor!
Başbakan Yardımcısı Babacan, “Mecliste reformlar var. Yeni emeklilik planı söz konusu. Hükümetin ortak ödeme sistemi devreye girecek” dedi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin çok önemli bir değişim süreci geçirdiğini, ekonomide yakaladığı dinamizmle küresel bir oyuncu konumunda olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı Babacan, “Mecliste bir takım reformlar var. Yeni emeklilik planı söz konusu. Hükümetin ortak ödeme sistemi devreye girecek. Sermaye piyasaları için yeni reform var. Birkaç hafta içinde bununla ilgili yeni bir tasarı Meclis’e gönderilecek” dedi.

Babacan, “2012 yılında eskiye kıyasla yüzde 4’lük bir büyüme var. Avrupa içinde oldukça yüksek bir büyüme oranı ama bizim açımızdan önceki 3 yıla kıyasla daha düşük bir büyüme. Burada sürdürülebilirliği sağlamaya ve ekonomiyi yeniden dengeye oturtmaya çalışıyoruz” dedi.

Ali Babacan, Türkiye’de bütçe açıkları ve kamu borçlarının düşük olduğunu belirterek, “Dolayısıyla vergilerin Türkiye’de düşük seviyede kalmasını bekliyoruz. Hatta seçilen bazı alanlarda, sektörlerde bütçemiz elverdikçe vergi oranlarını aşağı çekmeye çalışacağız. Bazı alanları öncelikli olarak belirledik. Önümüzdeki birkaç sene içinde bu düzenlemeler yapılacak” dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, “Bütçemiz el verdiği sürece, bazı seçilmiş alanlarda ve sektörlerde vergi oranlarını düşürmeyi planlıyoruz. Aslında çok umut vaad etmek istemiyorum bu alanda. Çünkü çok hassas bir konu. Ancak bazı belirlenmiş alanlarda vergileri azaltmayı planlıyoruz önümüzdeki birkaç yılda” dedi.

EKONOMİ HABERLERİ kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

bankalarda unutulan paranız varsa mutlaka şubenize ugrayın

Bankada para unutanlar için son altı gün
Türkiye’de faaliyet gösteren bankalarda son 10 yılda unutulan hesaplar için hak sahipleri, 15 Mayıs’a kadar ilgili bankalara başvurabilecek.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre, bankalarda mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibince, en son işlem tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmayanlar zaman aşımına tabi bulunuyor. Zaman aşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, verilen ilanın ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) gelir kaydediliyor.

“Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zaman Aşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” gereğince, söz konusu kıymetlere ilişkin listeler bankalar tarafından kendi internet sitelerinde yayımlanırken eş zamanlı olarak da Fon’a gönderiliyor.

Söz konusu listeler Fon tarafından konsolide edilmiş olarak internet sitesinde (www.tmsf.org.tr) her yıl 1 Şubat-30 Nisan tarihleri arasında yer alıyor. Son işlem tarihi 2011 olup zaman aşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar için süreç bu yıl da 15 Mayıs’ta sona erecek.

Bankalar tarafından zaman aşımına uğrayan 50 lira üzeri hesap sahiplerine iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapılması, bankaların ve Fon’un internet adresinde 1 Şubat-30 Nisan tarihleri arasında yayımlanması sonrasında 15 Mayıs tarihine kadar hak sahiplerince alınmayan tutarlar, gelir kaydedilmek üzere Fon’a devredilecek.

En çok 2010’da unuttuk

Alınan bilgiye göre, zaman aşımına uğrayan hesap sayısı 2007’de 199 bin, 2008’de 123 bin, 2009’da 109 bin, 2010’da 165 bin ve geçen yıl 248 bin oldu. Böylece son 5 yılda 844 bin hesap zaman aşımına uğradı.

TMSF’ye bu yolla aktarılan gelir ise 2007’de 27,9 milyon lira, 2008’de 16,9 milyon lira, 2009’da 19,2 milyon lira, 2010’da 37,3 milyon lira ve geçen yıl 42,6 milyon lira olarak gerçekleşti. Zaman aşımından dolayı son 5 yılda TMSF’ye 143,9 milyon lira gelir aktarıldı.

EKONOMİ HABERLERİ kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

fransada sarkzy seçimi kaybetti, hangi parti kazandı kim? ne kadar farkla?

31 yıl sonra yine aynı hüsran! Fransa’da 5 yıllık Sarkozy bitti…
Fransa’da Sosyalist Parti adayı François Hollande yeni cumhurbaşkanı oldu. Hollande dün yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda yüzde 52 oy alarak, yüzde 48’de kalan Nicolas Sarkozy’nin 5 yıllık iktidarına son verdi.

Fransa’da dün yapılan seçimlerde sosyalist aday Hollande Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı oldu. Sarkozy tıpkı kendisi gibi azılı bir Türkiye düşmanı olan eski cumhurbaşkanı Valery Giscard d’Estaing’le aynı kaderi paylaşarak “31 yıl sonra görev başındayken seçilemeyen 2’nci cumhurbaşkanı” oldu.

Kellesini aldılar Fransa’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminden sürpriz çıkmadı. 2007’de yapılan seçimle Elysee Sarayı’na oturan Nicolas Sarkozy dün yapılan ikinci tur seçimin ardından koltuğunu Sosyalist Francois Hollande’ye devretti. Böylece “ülkenin en nefret edilen siyasetçisi” ünvanını taşıyan Sarkozy, isminin yanına “31 yıl sonra ilk kez görevdeyken seçilemeyen cumhurbaşkanı” sıfatını da ekledi. Aynı şey son olarak 1981 seçiminde en az Sarkozy kadar Türkiye karşıtı olan Valery Giscard d’Estaing’in başına gelmişti.

Haziran seçimleri önemli

Hollande’nin zaferi ise, adaşı Mitterand’ın 1995’te ayrılmasından beri iktidardan uzak kalan solcular için de önemli bir adım oldu. Avrupa’nın kalbinde yer alan, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi ve nükleer güce sahip bir ülkede sosyalistlerin iktidara gelmesi, ekonomik krizle boğuşan yaşlı kıta için de büyük önem taşıyor. Ancak Hollande için asıl sınav şimdi başlıyor. Çünkü Sosyalistler iktidarı “iş yapabilir” durumda tutmak için haziranda yapılacak parlamento seçimlerinden de galibiyetle ayrılmak zorunda.

Piyasalar tedirgin

Devlet tecrübesi olmayan, halka “normal bir cumhurbaşkanı olmayı” vaat eden Hollande’nin performansı merak ediliyor. Sosyalist liderin kemer sıkma önlemlerini gevşetip büyüme odaklı politikalara yöneleceğini söylemesi piyasaları rahatsız ediyor.

Sarkozy öfkesi etkili oldu

Ancak gerek sağ, gerekse sol kanatta yer alan Fransız gazeteleri, Hollande’nin zaferinde kendi vaatlerinden çok Sarkozy’ye duyulan antipatinin etkili olduğu konusunda hemfikir. Sarkozy’nin kaba ve gösterişli tavırlarırnın yanısıra uzun süredir ülkeyi esir alan işsizlik konusuna etkili bir çözüm bulamaması Sarkozy’ye desteği bir hayli geriletmişti.

‘Şansımız altıda bir’

22 Nisan’da yapılan ilk tur seçimlerde Hollande yüzde 28.6 oy alırken, Sarkozy yüzde 27.1’de kalmıştı. Sarkozy, Paris’te eşi Carla Bruni’yle oy kullanırken, yaklaşık yarım milyon oya denk gelen bu farkın kapatılabileceğini söylese de dün Reuters’a konuşan bir danışmanı, oylama sürerken “İşimiz mucizelere bağlı. Kazanma şansımız altıda bir” itirafında bulundu.

Sandığa ilgi yüksekti

Fransızların sandığa ilgisi ise beklenenin üzerinde oldu. Ülke genelinde yağan yağmura rağmen 46 milyon seçmenin yüzde 82’si sandık başına giderek oy kullandı. Bu oran 22 Nisan’da yapılan ilk turda yüzde 79.5’ti. 2007 yılında yapılan ve Sarkozy’nin galip geldiği seçimlerde ise seçmenlerin yüzde 84 katılım sağlanmıştı.

‘Yıkıntıyı birlikte temizleyeceğiz’

Sosyalist Francois Hollande, bir dönem belediye başkanlığı da yaptığı seçim bölgesi Tulle’da sandık başına gitti. Sevgilisi Valerie Trierweiler’le birlikte oy kullanan Hollande “Uzun bir gün olacak. Ama güzel bir gün olup olmayacağı Fransız halkına bağlı” diye konuştu. Sonuçların belli olmasının ardından Hollande, Correze şehrinde ilk konuşmasını yaptı. Ardından başkent Paris’e geçen Sosyalist lider, tarihi Bastille Meydanı’nda kendisini bekleyen binlerce taraftarına seslendi. Verdikleri destek ve sarf ettikleri çabalardan ötürü herkese teşekkür eden Hollande “Şimdi görev zamanı. Ülkemizin içinde bulunduğu zor durumdan birlikte çalışarak çıkacağız” dedi. Sürpriz bir zafer beklentisiyle Concorde Meydanı’nında toplanan Sarkozy taraftarları ise sonuçların belli olmasının ardından dağıldı.

Kriz Sarkozy’yi de tahtından etti

Avrupa ülkelerini etkisi altına alan ekonomik kriz 2009’dan beri ülke liderlerinin korkulu rüyası olmuştu. Nitekim ekonomik kriz sonrasında yapılan seçimlerde İtalya başbakanı Silvio Berlusconi, İngiltere başbakanı Gordon Brown, İspanya başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, İrlanda başbakanı Brian Cowen, Yunan sosyalist başbakan Yorgo Papandreou, Portekiz’in merkez solda duran başbakanı Jose Socrates koltuğunu kaybetmişti. Darboğazdan kurtulmak için başka adaylara yönelen Avrupalı seçmen, Danimarka ve Finlandiya’da da hükümetin değişmesini istemiş ve bu konuda başarıya ulaşmıştı. Avrupa’daki ülkeler arasında sadece İsveç, Romanya, Polonya, Letonya ve Estonya’da hükümet ve yönetimler değişmedi. Fakat 2007 yılında Elysee Sarayı’na adım atan Sarkozy için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Sarkozy de dün yapılan seçimler sonrasında 2009 krizinin “laneti”nden etkilenen ülke liderlerinden biri haline geldi. Ekonomik kriz ve Sarkozy’nin dış siyasetinden memnun olmayan seçmen Pinokyo lakaplı cumhurbaşkanına Elysee Sarayı’nın çıkış kapısını gösterdi.

Ermeni seçmenler ‘Sarkisyan’ dedi

Ermenistan da dün seçim heyecanı yaşayan ülkelerdendi. Ekonomik sıkıntılarla boğuşan 3.3 milyon nüfuslu ülke, kanlı olaylara sahne olan 2008’deki devlet başkanlığı yarışının ardından ilk kez meclis seçimleri için dün sandık başına gidiyor. 8 siyasi parti ve bir siyasi bloğun katıldığı seçimlerde sandık çıkış anketlerine göre, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın başkanı olduğu Cumhuriyetçi Parti yüzde 44.44 oy alarak birinci çıktı. İkinci sıraya ise Gagik Çarukyan’ın lideri olduğu Müreffeh Ermenistan Partisi yüzde 28.81 oy alarak yerleşti. Ermenistan seçim sistemine göre, 131 kişiden oluşan parlamentoda 90 koltuk siyasi partilere ayrılıyor. Yüzde 5’in üzerinde oy alan partiler, 90 koltuğu paylaşıyorlar.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ibni sina kimdir? eserleri hayatı

İbn-i Sina (980-1037)

İslam filozofu. Aristotelesçi felsefe anlayışını İslam düşüncesine göre yorumlayarak, yaymaya çalışmış, görgücü-usçu bir yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Buhara yakınlarında Hormisen’de doğdu, 21 Haziran 1037’de Hemedan’da öldü. Gerçek adı Ebu’l-Ali el-Hüseyin b. Abdullah İbn Sina’dır. Babası, Belh’ten göçerek Buhara’ya yerleşmiş, Samanoğulları hükümdarlarından II. Nuh döneminde sarayla ilişki kurmuş, yüksek görevler almış olan Abdullah adlı birisidir. İbn Sina, önce babasından, sonra çağın önde gelen bilginlerinden Natilî ve İsmail Zahid’den mantık, matematik, gökbilim öğrenimi gördü. Bir süre tıpla ilgilendi, özellikle, hastalıkların ortaya çıkış ve yayılış nedenlerini araştırdı, sağıltımla uğraştı. Bu alandaki başarısı nedeniyle, II. Nuh’un özel hekimi olarak görevlendirildi, onu sağlığa kavuşturunca, dönemin önde gelen tıp bilginlerinden biri olarak önem kazandı.

İbn Sina’nın felsefeye karşı ilgisi deney bilimleriyle başlamış, Aristoteles ve Yeni-Platoncu görüşleri incelemekle gelişmiştir. İslam ve Yunan filozoflarının görüşlerini yorumlayan ve eleştiren İbn Sina’nın ele aldığı sorunlar genellikle, Aristoteles ve Farabi’nin düşünceleriyle bağımlıdır. Bunlar da, bilgi, mantık, evren (fizik), ruhbilim, metafizik, ahlak, tanrıbilim ve bilimlerin sınıflandırılmasıdır. Belli bir düşünce dizgesine göre yapılan bu düzenlemede her sorun bağımsız olarak ele alınıp çözümüne çalışılır.

Bilgi sezgi ile kazanılan kesin ilkelere göre sonuçlama yoluyla sağlanır. Bu nedenle, bilginin gerçek kaynağı sezgidir. Bilginin oluşmasında deneyin de etkisi vardır, ancak bu etki usun genel geçerlik taşıyan kurallarına uygundur. Ona göre “bütün bilgi türleri usa uygun biçimlerden oluşur.” Bilginin kesinliği ve doğruluğu usun genel kurallarıyla olan uygunluğuna bağlıdır. Us kuralları, insanın anlığında doğuştan bulunan, değişmez ve genel geçerlik taşıyan ilkelerdir. Sonradan, duyularla kazanılan bilgi için de bu kurallara uygunluk geçerlidir. Deney verileri us ilkelerine göre, yeni bir işlemden geçirilerek biçimlenir, onların bundan öte bir önem ve anlamı yoktur. Çelişmezlik, özdeşlik ve öteki varlık ilkeleri, usta bulunur, deneyden gelmez.

İbn Sina’ya göre varlık, tasarlamakla bağlantılıdır. Bütün düşünülenler vardır ve var olanlar tasarlanabilen düşünülür biçimlerdir (makuller). Bu nedenle, düşünmekle var olmak özdeştir. Atomcu görüşün ileri sürdüğü nitelikte bir boşluk yoktur. Uzay ise, bir nesnenin kapladığı yerin iç yüzüdür. Varlık kavramı altında toplanan bütün nesnelerin değişmeyen, sınır ve niteliklerini koruyan belli bir yeri vardır. Devinme, bir nesnenin uzayda eyleme geçişidir.

Mantık insanı gerçeklere ulaştırmaz, yalnız birtakım yanılmalardan korur. Düşünme yetisi gerçeği kavramak için mantıktan geçici bir araç olarak yararlanır. Düşünme eyleminin sağlıklı olması için mantık, ilkeler ve kurallar koyabilir, anlıkta bulunan ve bilinen bilgilerden yola çıkarak, bilinmeyenleri saptama olanağı sağlar. Bu özelliği nedeniyle, mantık, düşünmenin genel kurallarını bulan, düzenleyen, bu kurallar arasındaki gerekli bağlantıyı ve birliği kuran bir bilimdir. Mantık kuralları, genel geçerlik taşıyan ve değişmeyen kesin kurallardır. Mantığın kavramlar ve yargılar olmak üzere iki alanı vardır. Her bilimsel bilgi ya kavram ya da yargılara dayanır. Kavram, ilk bilgidir ve terim ya da terim yerine geçen bir nesneyle kazanılır. Yargı ise, tasımla kazanılır.

Mantığın konusu incelenirken, tanım temel alınmalıdır. Tanımlar birbirlerine bağlandıklarında, kanıt ve çıkarıma varılır. Kavram, önce tekil bir algıdır (sezgi). Yargı ise, iki tekil terim arasındaki ilişkidir. Kavramlar, açık ve kapalı belirleme olarak ikiye ayrılır. Varlığın, töz, nicelik, nitelik, ilişki, yer, zaman, durum, iyelik, etki, edilgi gibi on kategorisi vardır.

İbn Sina mantığında en önemli yeri tanım tutar. Bir kavramı tanımlamak için, bu kavramın bireylerinden biri göz önüne alınmalıdır. Tikelin belirlenmesi tümelden kolaydır. Eksiksiz bir tanım yakın cins ile yapılmalıdır. En yetkin tanımsa, kavramın yakın cinsi ile türsel ayrımdan oluşur. Tanım ikiye ayrılır; Gerçek tanım ve sözcük tanımları.

Önermeler, yüklemli ve koşullu olabilirler. Yüklemli önerme, bir düşünce ötekine yüklendiği zaman ya onaylanır ya da yadsınır. Koşullu önermeler, bir ötekinin koşulu ya da sonucu olarak bağlanan terimlerde görülür. Önermeler varsayımlı, nitelik ve nicelikleri bakımından, tekil, belirsiz ve belirli olur. Tasım, bitişik ve ayrık olmak üzere ikiye ayrılır. Bitişik tasımların öncüleri anlam bakımından, sonuç önermesini içerir. Ayrık tasımlarda ise sonuç önermesi öncüllerde bulunabilir.

Tümeller, bütün varlık türlerinin oluşumundan önce, Tanrı düşüncesinde, birer tanrısal kavram olarak vardır. Varlıkların oluş nedeni ve onlara biçim kazandıran tümellerdir. Tümeller Tanrı’da ussal olarak bulunan, nesnelerde ve bireylerde içkin olan, öteki de nesnelerin dışında ve anlıkla birlikte olan mantıksal tümel diye üçe ayrılır. Birinci türe giren tümel, metafiziği ilgilendirir. İbn Sina fiziği, metafiziğe giriş olarak düşünür.

Fiziğin konusu madde ve biçimden oluşan nesnelerdir. Biçim, maddeden önce yaratılmıştır. Maddeye bir töz özelliği kazandıran biçimdir. Maddeden sonra ilinek gelir. Biçimler maddeye, ilinekler ise, töze katılır. Doğal nesneler kendi öz ve nitelikleriyle bilinir. Bütün nitelikler de birinci nitelikler ve ikinci nitelikler olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci nitelikler nesnelere bağlıdır, ikinciler ise, nesnelerden ayrı olarak varlığını sürdürür. İbn Sina’ya göre, nesnel evrende bulunan güç ve devinimin temelini ikinci nitelikler oluşturur. Nesneler, kendilerinde bulunan gizli güçle devinime geçerler. Bu güç ise, doğal güç, öznel güç, tinsel güç olmak üzere üç türlüdür. Doğal güç, nesnede doğal biçim ve yerlerle ilgili nitelikleri taşır. Çekim ve ağırlık bu türdendir. Öznel güç, nesneyi devingen ya da durağan duruma getirir. Bunda da, bilinçli ya da bilinçsiz olma özelliği bulunur. Tinsel güç, herhangi bir organın, aracın yardımı olmaksızın doğrudan doğruya bir istençle eylemde bulunmaktadır. Buna, gökkatlarının özleri adı da verilir. İbn Sina’nın geliştirdiği bu güç kuramının kaynağı Aristoteles ve Yeni-Platonculuk’tur. Ancak, o bu güçlerin sonsuz olduğu kanısında değildir. Ona göre, zaman ve devinim kavramları da birbirine bağlıdır, çünkü, devinimin bulunmadığı, algılanmadığı bir yerde zaman da yoktur.

İbn Sina’nın felsefesinde, Aristotelesi’in geliştirdiği düşünce dizgesine uygun olarak, ruh kavramının önemli bir yer tuttuğu görülür. Ona göre, biri bitkisel, öteki insanla ilgili olmak üzere, iki türlü ruh vardır. İnsan ruhu, gövdeye gereksinme duymadan, doğrudan doğruya kendini bilir, bu nedenle, tinsel bir tözdür. Gövdeyi devindiren, ona dirilik kazandıran bu tözün başka bir özelliği de, yetkin düşünme yeteneği anlık olmasıdır. Düşünme eylemi yaratan ruhtur, o gövdeyi gerektirmez, ancak gövde var olabilmek için tini gereksinir. İnsan ruhu gövde biçiminde değildir, usa uygun biçimleri kavramaya elverişli bir töz olduğundan, gövdesel yapıda yer alamaz. Gövde, bölünebilen öğelerden oluşmuş bir bütündür, oysa tin, bir birliktir, bölünmeye elverişli değildir, sürekli olarak özünü ve birliğini korur. Tin, bütün izlenimleri gövde aracılığıyla alır, anlık yoluyla kavramları, kavramlara dayanarak usa vurmayı oluşturur. Bu yüzden, gövdeyle dolaylı bir bağlantısı vardır. Ancak, bu bağlantı tin için bir oluş koşulu değildir.

Canlı sorununa, gözleme dayalı bir ruhbilim anlayışıyla çözüm arayan İbn Sina’ya göre dirilik bir bileşimdir. Doğal organların, göksel güçler yardımıyla bileşmesinden canlılar ortaya çıkar. Bu olay da, belli aşamalara uygun olarak gerçekleşir. İlk ortaya çıkan canlı bitkidir. Bitkide tohumla üreme, beslenme ve büyüme güçleri vardır. İkinci aşamada ortaya çıkan hayvanda ise, kendi kendine devinme ve algı güçleri bulunur. Devinme gücünden isteme ve öfke doğar. Algı gücü de, iç ve dış algı olmak üzere ikiye ayrılır. İnsan özü doğal evrim sürecinde en üst düzeyde gerçekleşmiş bir oluşumdur, bu nedenle, öteki varlıklardan ayrılır. İnsanda dış algı duyumlarla, iç algı da , beynin ön boşluğunda bulunan ortak duyu ile sağlanır. Duyularla alınan izlenimler bu ortak duyu ile beyne gider. Beynin, ön boşluğunda sonunda, tasarlama yetisi bulunur. Bu yeti duyu izlenimlerini sağlamaya yarar. İnsan için en önemli olan düşünen öz yapıcı ve bilici güçlerle donatılmıştır. Yapıcı güç (us) gerekli ve özel eylemler için gövdeyi uyarır. Bilici güç ise, yapıcı gücü yönlendirir. Özdekten ayrılan tümel biçimlerin izlerini alır. Bu biçimler soyutsa onları kavrar, değilse soyutlayarak kavrar. İnsanda iyiyi kötüden, yararlıyı yararsızdan ayıran yapıcı güçtür, bu nedenle bir istenç niteliğindedir.

Us konusunda İbn Sina ayrı bir düşünce ortaya atmıştır. Ona göre us beş türlüdür. Özdeksel us, bütün insanlarda ortak olup, kavramayı, bilmeyi sağlayan bir yetenektir. Bir yeti olarak işlek us, yalın, açık ve seçik olanı bilir, eyleme yöneliktir, durağan bir güç niteliğinde değildir. Eylemsel us, kazanılmış verileri kavrar ve ikinci aşamada bulunan ustan daha üstündür. Kazanılmış us, kendisine verilen ve düşünebilen nesneleri bilir. Aşama bakımından usun olgunluk basamağında bulunur. Bu aşamada usun kavrayabileceği konular kendi özünde de vardır. Kutsal us, usun en yüksek aşamasıdır. Bütün varlık türlerinin özünü, kaynağını, onları oluşturan gücü, başka bir aracıya gereksinme duymadan, bir bütünlük içinde kavrar.

İnsan, ayrıntıları duyularla algılar, tümelleri usla kavrar. Tümelleri kavrayan yetkin us, nesneleri anlama yeteneği olan etkin usa olanak sağlar. İnsan usunun algıladığı ayrıntılar, kendi varlıkları dolayısıyla değil, nedenleri yüzünden vardır. Us, bu kavranabilir nesneleri kazanabilmek için ilkin duyu verilerinden yararlanır. Sonra duyu verilerini usun genel kurallarına göre işlemden geçirir, yargıları ortaya koymada onları aşar.

Yaratılış konusunda İbn Sina, varlığın sıralı düzeninde, “bir’den bir çıkar” ilkesine dayanır. İlk “bir”, zorunlu varlık, Tanrı’dır. O’nun varlığı yalnız kendisini gerektirir. Var olma, Tanrı’nın özünden gelen gerekimdir. İlk neden ilk gerçekliktir. Tanrı’dan ilk us ortaya çıkar. Çokluk bu usla başlar. Bundan da felek ve nefsin usları türer. Her ustan da, o usun özü ve cismi oluşur. Us cismi aracısız olarak devindiremeyeceği için, uslar sırasının sonunda etkin us, akıl bulunur. Ondan da dünya ile ilgili nesnelerin maddesi, cisimlerin biçimleri ve insan özleri doğar. Etkin us, tümünün yöneticisidir. Yaratılış önsüzdür ve yeri de maddedir. Madde, soyut ve tüm varlığın öncesiz olanı, nefsin eylem alanı, sınırı ve tüm parçaların kaynağıdır. İlk us, kendisini ve zorunlu varlığı bilir. Buradan ikilik doğar. İlk us kendinde olanaklı, ilk varlık için ise zorunludur. Her tikel feleğin ilk kımıldatıcısı vardır. İlk kımıldatıcıları eyleme sokan tinsel varlıklardır. Her feleğin de iyiliğini düşünen kımıldatıcı bir nefsi vardır. Nefsin eylemi, etkin usa ulaşır.

Evrenin varlığı, zorunlu olan, Tanrı’yı gerektirir. Başka bir varlığın etkisiyle var olan evren sonsuz olamaz. Devinme, nesnenin özünde saklı güçten doğar. Her nesnenin özünde devindirici bir güç vardır. Nesne kendini kendinin etkin öznesi değildir. Bu güç, nesneye biçim de kazandırır.

İbn Sina metafiziği genelde Aristoteles metafiziği ile Yeni-Platonculuk ve Kelam’ın bireşimidir. Konusu, ilkler ilki, tüm oluşların, yaratışların, varlık bütününün kaynağı olan Tanrı’dır. Tanrı, bütünlüğü nedeniyle nesnelerde, olay ve eylemlerde görünüş alanına çıkar. Varlık vardır, yok olamaz.

Varlık üç bölüme ayrılır:

1- Olanaklı varlık, nesnelerle ilgili değişimin, oluş ve bozulmanın egemen olduğu varlıktır. Bu varlık ortamında görülen ne varsa belli bir süre içinde başlar ve biter.
2- Kendiliğinden olanaklı varlık. Olanaklı olmasına karşın, ilk nedenle ilişkilerinden dolayı zorunluluk kazanır. Tümellerin, yasaların bulunduğu evren. Gökkürelerin usları böyledir.
3- Kendiliğinden zorunlu varlık, ilk neden ya da Tanrı’dır. Değişmez ve çoğalmaz. Çokluklar ondadır. Tanrısal zorunluluk illkesi tüm yaratılanların da temel ilkesidir.

İbn Sina’nın benimsediği tanrıbilim dört ana konuyu içerir; Evren, ötedünya, ahiret, peygamberlik, Tanrı.

Evren yaratılmıştır. Yaratıcı ve varedici Tanrı’dır. O Kelamcılar’ın dediği gibi özgün yapıcı değildir, zorunludur. İlk neden önsüz ve sonsuzdur. Evrenin yaratılması, Tanrı’nın daha önceden varoluşunu gerektirir. Evrenin bütününde yer alan gök katları tanrısal evrenin varlıklarıdır, bunların özleri meleklerdir. Madde dünyasında oluş ve bozulma vardır. Onların tanrısal niteliği yoktur. Bu yaratma olayı da bir fışkırmadır.

Ölüm, tinin gövdeden ayrılmasıdır. Gövdelerden ayrılan tinlerin geldikleri kaynakta toplanmaları insanda ötedünya kavramını oluşturur. Ruh, tinsel bir tözdür, ölümsüzdür. Gövdeye egemendir. Ruh gövdeye girmeden önce etkin usta vardı. İnsana bireyselliğini kazandıran odur. Gövdenin yok olması, ruhun varlığını etkilemez. Dirilme tinseldir.

İnsanları yaratan Tanrı, onlara verdiği özgür istençle iyi ile kötüyü seçme olanağı sağladı. İstenç özgürlüğü, usla utku arasındaki çatışmadan ve ilkinin üstünlüğünden doğar. İnsan elinden çıkan bütün bağımsız eylemler tanrısal kayra ile gerçekleşir. Özgür istenç tüm insanlarda vardır. Peygamberler de bu bakımdan birer insandır. Ancak, onlarda insanların en yüceleri olan bilginlerde, bilgilerde olduğu gibi bir seziş vardır. Bu üstün seziş gücü, kavrayış yeteneği peygamberlerin etkin us ile buluşmalarını, gerçekleri kavramalarını sağlar. Bu üstün güç ve kavrayış vahy adını alır. Üstün anlayış gücü taşıyan melekler, vahyi peygamberlere ulaştırırlar.

Tanrı, özü gereği bilicidir. Kendi özünü bilmesi yaratmayı gerekli kılar. İbn Sina İslam dinine ve Kuran’a dayanarak bilmeyi yaratma olarak niteler. Yaratma eylemi Tanrı’nın kendi özüne karşı duyduğu sevgiden dolayıdır. Tanrı tümelleri bilir. Tikellerle ilgili bilgisi de, tümel nedensellikleri bilmesindendir.

Madde ve biçimin ilişkileri üzerinde bilimleri iç bölümde ele alırlar:

1- Maddeden ayrılmamış biçimlerin bilimi: Doğa bilimleri ya da aşağı bilimler.
2- Maddesinden iyice ayrı biçimlerin bilimi: Metafizik, mantık gibi yüksek bilimler.
3- Maddesinden ancak zihinde ayrılabilen, kimi yerde ayrı kimi yerde bir olan biçimlerin bilimi:
Matematik, geometri, orta bilimler. Zihin bu biçimleri doğru olarak maddesinden soyutlar.

Felsefe ise, kuramsal ve pratik diye ikiye ayrılır. Kuramsal olan, bilmek yeteneğiyle elde edilen bilgileri kapsar. Doğa felsefesi, matematik felsefesi ve metafizik gibi pratik felsefe, bilmek ve eylemde bulunmak üzere elde edilen bilgilere dayanır.

İbn Sina, gerek Doğu gerekse Batı filozoflarını etkiledi. Gazali, özellikle, ruh anlayışında ondan etkilendi. İbn Sina’nın deneyci yanı, Gazali’yi kuşkuculuk’a götürdü. Yapıtları 12.yy’da Latince’ye çevrildi, ünü yayıldı. Tanrıbilimci filozof Albertus Magnus, tin ve us ile güçleri konusunda İbn Sina’dan yararlandı.

BAŞLICA ESESRLERİ :
el-Kanun fi’t-Tıb, (ö.s), 1593, (“Hekimlik Yasası”); Kitabü’l-Necat, (ö.s), 1593, (“Kurtuluş Kitabı”); Risale fi-İlmü’l-Ahlak, (ö.s), 1880, (“Ahlak Konusunda Kitapçık”); İşarat ve’l-Tembihat, (ö.s), 1892, (“Belirtiler ve Uyarılar”); Kitabü’ş-Şifa, (ö.s), 1927, (“Sağlık Kitabı”).

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın