en güzel erkek (oğlan) bebek isimleri

BEBEK İSİMLERİ – ERKEK OĞLAN İSİMLERİ
Erkek Bebeğe En güzel isimler – Erkek isimleri – En anlamlı – Manalı isimler
En Güzel Bebek isimleri – Erkek Bebek isimleri – isim anlamları manaları

A

Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han’ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı.
Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse
Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça,
Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa
Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey
Akad: Mezopotamya’da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad
Akalp: Ak yiğit, ak er, temiz yiğit
Akan: Akıp gitmekte olan
Akant: Beyaz yemin, ak yemin
Akarca: Akıp giden su, akan su, akarsu
Akarsel: Akıp giden sel.
Akata: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata
Akay: Parlak ay, aydınlık, ışık ay, dolunay adam, erkek, kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa
Akba: Sazlık, bataklık, ağba
Akbaran: Ak güç
Akbatu: Temiz ve güçlü
Akbatur: Namuslu ve yiğit
Akcan: Temiz can
Akdemir: Dövme demir
Akdeniz: Ülkemizin güneyindeki deniz
Aker: Namuslu yiğit
Akergin: Ak ve olgun
Akgüç: Namuslu ve güçlü
Akgün: Aydınlık gün, mutlu gün
Akhan: Ak soylu han
Akıman: Eli açık, yiğit, yiğit kimse
Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı
Akınalp: Akın yiğidi
Akıner: Ekın eri, akın yapan er
Akıntan: Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın
Akkor: Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş
Akköz: Ak renkte göz, ak kor
Akman: Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı
Akmeriç: “Ak gibi Meriç” duru sulu meriç
Aköz: Özü ak, temiz,
Akpolat: Ak çelik, Manas Destanı’nda geçen bir ad
Aksal: “Sal” ile “ak”tan oluşmuş bir ad
Aksan: Temiz, lekesiz ün
Aksel: Beyaz sel
Akşit: Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu
Aktan: Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık
Aktaş: Beyaz taş, kireçtaşı
Akün: Iyi ad, temiz ad, temiz ün
Alatan: Güneş’in doğuşundan önceki vakit
Alaz: Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev
Alçın: Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş
Algan: Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren
Algın: Sevdalı, tutkun, aşık, güçlü, dolgun, keskin,güzel
Alhan: Al renkli prens
Alkan: Kızıl kan
Alkım: Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı
Alkın: Korkusuz, yiğit, kızıl kın
Alkun: El gün, herkes
Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hz. Muhammedin’in damadı, dördüncü halife.
Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit
Alpagut: Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit
Alpağan: Yiğit
Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan
Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel
Alpdemir: Yiğit ve demir gibi
Alpdoğan: Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan
Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek
Alperen: Yiğit ve ermiş kişi
Alphan: Yiğit han
Alpkan: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan
Alsan: Ünlen, san, al tanın
Altan: Kızıl şafak, kızıl tan, altın, Tatar hanlarına verilen bir unvan
Altaner: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak
Altay: Altın, yüce dağ, Orta Asya’daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları, Asya’da bir Türk budunu
Altuğ: Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu
Altunç: Kızıl tunç
Altuner: Çok değerli kimse, altın yiğit
Anı: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra
Anıl: sakin,ağır, amaç, her zaman an
Ant: Tanrı’yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme
Aral: Asya’da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar
Aran: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak
Aras: Doğu Anadolu’da bir ırmak, Erzurum’a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal
Arat: Yürekli kişi, yüreklilik
Arca: Çam, çam ağacı, temiz
Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı’nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer.
Ardıl: Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen
Arhan: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han.
Arı: Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek,
Arıca: Temizce arı gibi
Arıcan: Temiz kimse
Arıkan: Saf kan, temiz kan, soylu kan
Arman: Dürüst ve temiz kişi
Arın: Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş
Arınç: Erinç, huzur, barış
Arkan: Arı kan, temiz kan, soylu kan
Arkın: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin
Arkut: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu
Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül
Arman: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan
Arol: Arı ol, çalışkan ol
Arslan: Aslan
Artun: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı
Artunç: Arı tunç, katışıksız tunç
Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar
Ata: Baba, dede,soyun büyüğü.
Atabey: Saygıdeğer kimse, Seçuklular döneminde bir ünvan
Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan
Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han
Atak: Atılgan yiğit, yürekli
Atakan: Atalardan gelen kan
Atalay: Benim atam
Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ
Atıl: İleri doğru fırla
Atılgan: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı
Atınç: “Sevinç” “Övünç” gibi sözcükler örnekleşerek “atmak” eyleminden yapılmış bir sözcük
Ayaz: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk
Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila’nın amcasının adı)
Ayberk: Ay kadar güzel olan
Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına
Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi’nde bir il
Ayhan: Oğuzları oluşturan sağ kol Bozokların inadığı üç gök Tanrısından biri ve Oğuz Han’ın oğlu
Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete’den oluşmuş bir ad
Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
Aytun: Ay ve gece, Aylı gece
Aytuna: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli
Aytunca: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli
Aytunç: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam
Azrak: Çok az bulunur, değerli
B

Bahadır: Yiğit, batur
Balamir: M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı’nı geçerek Rusya’yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı
Balkır: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
Baranalp: Güçlü yiğit
Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel
Barçın: Süslü ipekli kumaş
Barın: Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada’ki büyük Türk boylarından birinin adı
Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması
Barkın: Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin
Barlas: İyi savaşa, savaşçı yiğit
Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı
Bartunç: Güçlü tunç
Başar: Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş
Başaran: Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan
Başer: Başta gelen kimse, başta gelen er
Başhan: Hanların başı
Batı: Güneş’in battığı yön
Batıbek: Batı beyi
Batıhan: Batının sultanı, hanı
Batu: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön
Batuhan: Bkz. Batuğhan
Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır
Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan
Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu’nun dördüncü sultanının adı
Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi
Bayhan: Zengin han
Baykal: Yaban atı, Moğolistan’da büyük bir göl, deniz
Baykam: Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse
Baykan: Soylu kimse, zengin ve soylu
Baysal: Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu
Baysan: Varlıklı ve ünlü
Bediz: Açık, belli, görünen. 2.Süs
Beha: Ender, zor bulunan
Behir: Deniz
Beker: Güçlü, kuvvetli
Bekir: Sabah erken kalkan.
Bektürk: Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan
Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi
Beran: Koç başı
Berdan: Eşitliği sağlayan kimse
Berge: İz
Bergin: Güçlü, kuvvetli
Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan
Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım
Berkal: Sağlam, güçlü, sert ol
Berkan: Parıldayış, şakıma
Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya’da sıradağlar
Berkay: Güçlü ve ay gibi
Berke: Kamçı, kırbaç
Berker: Güçlü, sağlam erkek
Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş
Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse
Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse
Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen
Berksay: Sert kaya
Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü
Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse
Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık
Bilan: Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri
Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı
Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi
Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi
Birant: Yemin, tek ant
Bircan: Yekvücut
Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan
Birol: Bir tane olan
Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit
Bolat: Çelik gibi sert
Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar
Borahan: Sert hakan
Boran: Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
Buğra: Erkek deve
Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad
Bulut: Havadaki su buharının yükselip yoğunlaşmasıyla oluşan su damlacıkları birikintisi
Burak: Hz. Muhammed’in Miraç’da bindiği atın ismi
Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt
Burkay: Buruk ay
Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha
C

Calp: Güçlü
Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet
Canberk: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
Caner: Yürekten sevilecek kimse
Cankat: “Cana can kat katmak”tan buyruk, ailemize can katasın
Cankut: Kutlu kimse, uğurlu can
Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimsel
Cantekin: Biricik can, can şehzade
Ceyhun: Orta Asya’da bir ırmak
Coşku: Olağanüstü bir biçimde kendini gösteren duygu yükselmesi, heyecan
Ç

Çaba: Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç
Çağ: Başı ve sonu belli olan ve bir özellik taşıyan, kimi zaman birkaç
Çağan: Mutlu gün, bayram
Çağatay: Cengiz Han’ın oğlu
Çağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır
Çağıl: Çağ ile ilgili, çakıl
Çağın: Çağda olan, çağa uyan, çağa uygun, çağın olan
Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar
Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan
Çağman: Çağdaş kimse, çağın insanı
Çağrı: Birini bir yere çağırma işi, çağırma, yırtıcı bir kuş
Çakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse
Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat
Çetin: Istenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp
Çetinalp: Zorlu ve yiğit, sert yiğit
Çevik: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç
Çoker: Çok yiğit
D

Dalan: Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı
Demir: Yeraltından çıkarılan, türlü iştekullanılan dayanıklı bir maden, bu madenden yapılmış olan
Demiralp: Demir gibi sağlam yiğit
Demiray: Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel
Demircan: Demir gibi sağlam kimse
Demirhan: Yakut Türklerinden olan Sular arasında tanrı sayılan ve dağ Başlarında oturduğuna inanılan kutsal ruhlardan biri
Demirkan: Sağlam ve güçlü kan
Deniz: Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su
Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı’na göre, Oğuz Han’ın altı çocuğundan En küçüğü, eski Türklerin inanışına göre doğa tanrılarından biri
Deren: Tırmık da denilen bir tarım aracı; ekini biçip toplayan, derleyen
Derin: Dibi, yüzeyin ya da ağzından uzak olan, çok içten gelen ve içe işleyen kendi türünde son derecesine ulaşmış, derinliği olan
Devrim: Kısa zaman içinde gerçekleştirilen ve olumlu yönde önemli niteliksel Değişimlere yol açan haraket
Dikmen: Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, dik, Yerdeki orman, yayla, dikilerek oluşturulan ağaçlık, çam ve başka Ağaçların gövdeleri, dik olan yer
Dilmen: Dil bilen kimse, dilci
Dinç: Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı
Dinçalp: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
Dinçer: Güçlü er, güçlü kimse
Dinçerk: Güçlü kuvvetli kişi
Dinçtürk: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
Diren: Karşı koy, dayan, harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı
Dirlik: Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç
Doğa: Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat
Doğan: Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin
Doğanalp: Şahin ve yiğit yiğit kimse
Doğanay: Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir
Doğu: Güneş’in doğduğu yönden
Doğuer: Doğu yiğidi
Doğuş: Doğma, doğma biçimi, yaradılış
Dolun: Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü
Dolunay: Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay’ın on dördü Çok güzel kimse, Ay gibi kimse
Dora: Doruk
Doruk: Dağların, tepelerin en yüksek noktası, tepe
Durukan: Temiz kan, saf kan
Durul: Berraklaş
E

Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek
Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı
Efekan: Yiğit bir soydan gelen
Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı
Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan Sürdüren, üstün, sözünü, geçiren
Ekin: Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman Oluncaya değin aldığı duruma verilen ad
Emre: Dost, arkadaş, sevdalı, tutkun, ünlü, Türk ozanı Yunus’un adlarından biri
Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından Uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş
Eralkan: Al kanlı yiğit
Eralp: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi,
Eraltay: Altay dağlarından gelmiş yiğit
Eray: Ay gibi yiğit
Erberk: Sağlam, yiğit, sert yiğit
Erbuğ: Yiğitler başı, komutan
Erdağ: Dağ gibi er, dağ gibi yiğit
Erdem: İyiliksever, acıma, alçakgönüllülük gibi övgüye değer niteliklerin genel adı
Erdin: Ereğine ulaştın; Tanrı yolunda ermiş duruma geldin, olgunlaştın Yetiştin
Erdinç: Dinç yiğit
Erek: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç
Erez: Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki
Ergin: Olmuş, olgunlaşmış yetişmiş
Ergün: Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar
Erim: Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu, iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi
Erinç: Mutluluk içinde yaşama, dirlik
Eriz: Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu
Erk: Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik
Erke: İşe çevrilebilen güç,
Erkmen: Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse
Erkut: Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit
Erman: Er kişi, yiğit kişi
Erol: Yiğit ol, erkek ol, er ol
Ersan: Yiğit ünlü, er sanlı
Ersin: “yiğitsin” “erkeksin” erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın
Ertan: Güneş’in doğma zamanından az önce, şafaktan önce
Ertaylan: Yiğit ve uzun boylu kimse
Erte: Sonraki, gün; şafak sökme zamanı; herhangi bir işteki ilk başarı
Ertekin: Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens.
Erten: Erkek tenli
Ertürk: Yiğit Türk, erkek Türk
Erün: Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit
Eryiğit: Yiğit erkek
Esen: Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı
Esener: Sağlıklı yiğit
Esentürk: Sağlıklı Türk
Eser: Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur
Esmen: Esen yel gibi kimse
Eti: M.Ö. 1900-1200 yılları arasında Anadolu’da büyük bir Uygarlık kurmuş olan Orta Asyalı bir ulus
Evre: Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama
Evren: Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya
Evrim: Ağır ağır ve kendiliğinden olan değişim, kendiliğinden gelişme
Ezgü: İyi kimse
F

Fatih: Fetheden
Ferdi: Bireysel, tek başına.
Ferhan: Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme.
Feridun: Tek başına, eşsiz.
Ferit: Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz.
Feyyaz: Berekeli, gür, verimli. Eli açık.
Fırat: Bir nehir adı. Türkiye’den geçip Basra’ya dökülür.
Furkan: İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren.
G

Gediz : Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi’nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe
Gencer: Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer
Genç: Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç
Gençalp: Genç yiğit
Gençer: Delikanlı, genç yiğit
Geray: Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay
Giray: Uygun, yaraşır, eski Kırım hanlarının ünvanı
Girgin: Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse
Göğen: Gök, mavi, yeşillik
Gökalp: Gök gözlü yiğit
Gökay: Mavi Ay; gökyüzündeki ay
Gökberk: Mavi ve gözlü ve sert
Gökdeniz: Mavi deniz
Göker: Gökyüzünün yiğidi, gök yüzlü erkek, mavi gözlü kimse
Gökhan: Oğuz Han’ın oğlu
Gökmen: Mavi gözlü ve sarışın kimse
Göksagun: Mavi gözlü hekim
Göksel: Gökyüzüyle ilgili
Göktan: Mavi şafak, mavi tan
Göktuna: Mavi Tuna
Göktunç: Mavi gözlü ve tunç gibi
Göktürk: 552-745 yılları arasında Orta Asya’da hüküm süren, Bumin Han’ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin halkından olan kimse
Gönen: Mutlu ol, sevin
Gönenç: Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç
Görkem: Gösteriş, görünüş, gürbüz, iyi gelişmiş, göz alıcı ve gösterişli olma hali, göz alıcılık, gösterişlilik
Görkmen: Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek
Güçhan: Çetin han, güçlü han
Güçkan: Güçlü soydan olan kimse
Güçlü: Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer
Güçlüer: Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit
Güçlütürk: Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk
Gültekin: Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi
Gün: Güneş’in yeryüzüne saçtığı ışık, gündüz, güneş
Günal: Kırmızı Güneş, al Güneş
Günalp: Güneş gibi ve yiğit
Günay: Güneş ve ay, güneş gören yer, güney
Günberk: Güneş gibi yakıcı ve sert
Günce: Gün’e benzeyen, günü gününe tutulan, anıların yazıldığı defter
Gündoğan: (Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan güneş, doğan gün
H

Hakan: Eskiden Türk imparatorlarına verilen unvan. Kağan
Hansoy: Han soylu, bey soyundan gelen
Heper: Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit
Hınçal: Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al
I

Ilgar: Akın
Ilgaz: Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nin en yüksek dağlar topluluğu
Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işıner: Işın saçan yiğit
Işıt: (Işımak”tan buyruk) ışık ver, aydınlat
Işıtan: Aydınlatan, ışık veren
Işkın: Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze kal su
İ

İçöz : İçi özü olan
İlbay: Bir ilin, bir obanın yöneticisi
İlbey: Ülkenin beyi, Orhan Gazi döneminde bir salla Rumeli’ye geçen Türk savaşçılarından, Rumeli de bir çok yeri alan kişi
İlbilge: Ülkenin, yurdun bilgesi
İldeniz: Ülkenin, yurdun denizi
İlkan: İran’da İlhanlılardan sonra kendi adıyla bir devlet kuran Türk
İlke: (İlk çocuk için) kendisinden vazgeçilmeyecek ana düşünce, Uyulması gereken davranış kuralı
İlker: (Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek
İlkut: Kutlu ülke, kutlu yurt
İltan: Ülkenin ışığı
İltay: Ülkenin yavrusu, çocuğu
İltekin: Ülkenin şehzadesi
İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, ülkesever, yurtsever
İlteriş: Ülkeyi derleyip topralayan
İmge: Düş, görüntü, tasarım
İmre: Dost, arkadaş, ağabey
İmren: (“İmrenmek”ten buyruk) beğenilen bir şeyin benzerini edinme İsteği, imrenme
İnal: Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, prens, han
İrtek: Erken doğan, er doğmuş
J

Jerfi : Derinlik
K

Kağan: Hanlar hanı, hakan, han, Orta Asya’da eskiden Moğol İmparatorlarına verilen unvan, İmparator
Kanat: Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir
Kaner: Kanlı yiğit
Kansu: Çerkez Memluk beyi, Çin’de bir il, Memluk Sultanlığının son Çerkez Sultanı
Kaplan: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan
Kapkın: Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan, alan, kapgın, kapan
Karaca: Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağ keçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak)
Karan: Karanlık
Kartal: Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yıryıcı bir kuş
Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert
Kayatürk: Kaya gibi sağlam ve sert Türk
Kayı: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
Kayıhan: Güçlü kağan, sert han, sağlam han
Kayra: Tanrı yardımı; Tanrı’dan ya da büyük bir kimseden gelen iyilik, kayırma, yardım, destek
Keskin: Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili
Kıraç: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
Kıvanç: Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç
Koçer: Koç yiğit, yiğitler yiğidi
Koçhan: Yiğit kağan
Konur: Kumral, kestanerengi, açık sarı, boz ile sarı arası, (renk) süslü, çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit
Konuralp: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
Kor: İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı
Koralp: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit
Koray: Kor gibi kızarmış ay, kıpkırmızı ay
Korcan: Kor ateş gibi kimse
Korel: Kor ateş durumuna gelmiş el
Korer: Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek
Korkmaz: Hiçbirşeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli
Korkut: Dedem Korkut öykülerinin anlatıcısı sayılan kişinin adından; “korkutmak”tan buyruk
Köksal: “Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!”kökünü derinlemesine sal” “kökleş yerleş” anlamında buyruk
Kubilay: Çin’de “Yu-An” adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han
Kunt: Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert
Kunter: Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit
Kurt: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz
Kurtuluş: Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma
Kutay: Iyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi
Kuter: Iyilik getiren yiğit, kutlu yiğit
Kutlay: Uğurlu Ay, kutlu Ay
Kutlu: Iyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu kutsal
Kutsal: Tapınılacak ya da uğrunda can verilecek denli sevilen; Dokunulmaması gereken; uğur getirdiğine inanılan Uğurlu, kutlu
Kutsay: Uğurlu say
Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren bir kimsenin tam karşısına düşen yön
L

Lacin: Bir cins şahin – Sarp, yalçın
Lami: Sert, çatık kaslı veya Aslan
Lema: Herseye gücü yeten
Lemi: Becerikli, atılgan
Levent: Dünya,varlık
M

Malkoç: Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey’in adından
Meriç: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmak
Meriçtan: Meriç Irmağı’nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti
Mert: Sözünün eri; yiğit bahadır, batur
Merter: Sözünün eri; yiğit
Mertkal: Her zaman mert olarak yaşa
Mertol: Sözünün eri ol, yiğit ol
Mete: Hun Türklerinin büyük hakanı, babası Teoman’ı öldürerek yerine geçti. (M.Ö. 209), otuz beş yıl Hun tahtında kaldı, Oğuz Han olarak da bilinir Moğol Moğolistan halkından. Moğollar Orta Asya’da bir kavimdi; çok eski Çağlarda Türklerle aynı kavimdendi. Cengiz Han’ın kurduğu Moğol İmparatorluğu tarihte ünlüdür.
Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut
Müren: Dereden büyük akarsu, çay, ırmak moran
N

Nart: Yürekli, yiğit
Nayman: Sekiz; Batı Moğolistan’da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu
Nogay: 1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han’ca öldürülen kişi, Nogay Han
Noyan: Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi
Nurkut: Aydınlık sal, ışık ver
Nursal: Aydınlık Sal, ışık ver
Nuyan: Soylu kişi, noyan
O

Odil: O tatlı dil
Olca: Savaşta ele geçirilen mal
Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
Olgaç: Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili
Oluş: Olma biçimi, var oluş
Omay: Beğenilen, sevilen
Ongu: Onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk
Onur: Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum
Onuray: Onurlu ve Ay gibi güzel
Oray: Kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay
Oskay: Neşeli, şen, sevinçli
Oytun: Kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer, kendisinde kutsallık bulunan, kutsal
Ö

Öcal: Sana yapılan kötülüğün acısını çıkar, öcünü al
Ödül: İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen armağan
Öğün: (“Övünmek’ten buyruk) kendi kendini öv, kendi kendini yücelt, övün
Öğünç: Övünülecek şey, kıvanç, övünç
Öke: Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi
Ökmen: Akıllı, zeki
Öktem: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü
Ökten: Güçlü, yiğit
Önal: Önce davran, başa geç
Önalan: Önce davranan, önde giden, başa geçen
Öncel: Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren
Öncü: Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan
Öncüer: Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit
Önder: Yol gösterici, kılavuz; büyük bir işte, toplumsal bir olguda önde giden, kendine başkalarını uyduran ve onları yöneten kimse, şef, lider
Önel: Bir işin yapılması için verilen süre
Öner: Önde gelen yiğit önde giden erkek
Över: Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun Değerini belirtir.
Övgü: Övmek için söylenen güzel söz, övme
Övün: Kendi kendini öv, kendini yücelt
Övül: Başkasınca beğenil ve iyiliklerin söylensin
Övünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç
Özay: Özü Ay gibi
Özbek: Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya’da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse
Özberk: Özü sert, özü sağlam
Özcan: Bir kimsenin kendi öz canı olan
Özdilek: İçten dilenen şey, içsel dilek
Özdoğa: Özce doğaya benzeyen kimse
Özel: Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan; her Vakit görülenden ayrı, alışılmıştan, olağandan ayrı
Özen: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma, özenme
Özenç: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma işi, özenme işi, özen
Özer: Özü yiğit, özce erkek, yiğit
Özerk: Kendi kendini yöneten
Özgen: Yapıp ettiklerinden hiç kimseye karşı sorumlu olmayan, özgür
Özgü: Belli bir şeyde ya da kimsede bulunan, başkasında olmayan
Özgül: Pözü gül kimse; özellikle bir türle ilgili olan, o türe özgü olan
Özgün: Hiç kimseye benzemeyen
Özgür: Başkasının kölesi olmayan, eyleminde kimseye hesap vermeyen, hür
Özinal: Özü inanç verici
Özinan: Özü inandırıcı
Özkan: Soylu kan
Özler: Göreceği gelir, hasret çeker
Özmen: Özlü kimse, içten kimse
Özok: Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse
Özol: Bir şeyin en güçlü bölümü ol, özü ol
Özsel: Özü sel gibi olan, kimse; içle ilgili, içsel
Özsoy: Özü temiz, soylu kimse
Öztan: Gerçek şafakn
Öztekin: Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade
Öztuna: Gerçek Tuna Irmağı
Öztunç: Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
Öztürk: Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk
P

Pamir: Orta Asya’da yükseltilerle dolu kütle, yayla
Par: Çeşme; bahçe, gül bahçesi, alev
Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan
Pasin: Eski bir Türk oymağını adı
Pekcan: Sağlam, dayanıklı can; güçlü can; çok cana yakın
Peker: Sert yiğit, sağlam, dayanıklı yiğit, sıkı yiğit, çok yiğit, pek yiğit
Pekin: Kuşkuya yer olmayacak denli kesin
Pekiner: Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
Pekşen: Çok şen
Perk: Sağlam, güçlü, sert, berk
Polat: Sertleştirilmiş demir, su verilmiş demir, çelik; çelik gibi sert
Polatalp: Çelik yiğit
Polathan: Çelik gibi sert han, çelik kağan
Polatkan: Çelik kan, sağlam kan
Pusat: Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah
R

Raci: Sezgi, anlayış, dikkat
Rasin: Beyaz ay,dolunay
Rasit: Dürüst, güvenilir
Refik: Yüce,ulu
Reha: Candan, cana yakın
Renan: Kızıl kan
Resat: Kahraman, cesur, savasçi
Resit: Yigit,cesur
Rusen: Sabah günes dogarkenki zaman
Rüçhan: Orta Asya’da Tanri dağı,bir Türk boyu
S
Sağcan: Sağlıklı can, sağlıklı kimse
Sağun: Saygıdeğer, kutsal kimse; hekim, doktor
Sağlam: Dayanıklı, kolay bozulmaz; yıkılmaz; zarar görmemiş, bozulmamış; güvenilir, dürüst
Salgır: Akarsu
Salman: Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan
Saltuk: Kendi başına bir varlığı olan; Doğu Anadolu’da kurulan
Sanal: Ün kazan, ünlü ol
Sanalp: Ünlü yiğit
Sanberk: Ünü sağlam
Sancar: Eski Türk adlarından; kısa kama
Sançar: Sancar
Saner: Ünlü yiğit, tanınmış kimse
Sanlı: Çok tanınmış, herkesçe bilinenen, ünlü
Saran: Çevresini kuşatan, çevreleyen; kollarının arasına alan; hoşa giden, beğenilen Sargın insanı saran, çeken, çekici; sevimli; candan, içten, yürekten, tutkun, istekli
Sarp: Geçilmesi, çıkılması güç, çok dik
Sarper: Dikbaşlı yiğit, sarp yiğit
Sarphan: Sarp kağan
Saruhan: Sarı kağan, sarı han; Saruhan, Selçuk uçbeylerindendi, Manisa’yı alarak Saruhanlı Beyliği’ni kurmuştu
Savaş: Birbirine düşman iki ordunun çarpışması, silahlı eylem
Saygın: Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
Sayhan: Saygı gösteren kağan
Sayıl: Kendini saydır, saygı gör, önemsen
Seçen: Iyiyi kötüden ayıran, seçme işini yapan kimse
Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılan; benzerleri arasında göze çarpan; seçilmiş
Seçkiner: Herkesçe beğenilen yiğit
Sel: Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşarak önüne Gelen herşeyi alıp götüren taşkın su
Selçuk: Küçük sel; tezcanlı, evecen, hızlı; Selçuklulara adını veren Sultan Selçuk’tan
Sencer: Halden bilen kimse; kale, hisar; Çağatay hanlarından birinin adı
Sener: Sen yiğitsin
Seren: “sermek” eylemini yapan; gemilerde yelken direği
Sergen: Sergilenmiş olan, sergi; raf
Sert: Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan; hoşgörüsüz
Seyhan: Çukurova’da Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülen büyük ırmak
Seyhun: Orta Asya’da bir ırmak
Sezgin: Sezme yeteneği olan kimse, sezici
Somer: Katışıksız yiğit, tam yiğit
Sona: Bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk
Sonay: Artık ondan sonrası olmayan Ay; (mecaz olarak) son çocuk
Soner: Artık ondan sonrası olmayan yiğit; (mecaz olarak) son erkek Çocuk, son yiğit
Sorkun: Bir tür söğüt
Soydan: Soylu, iyi bir soydan gelen
Soyer: Soyu er, soyu yiğit, soylu yiğit
Soyhan: Soyu han olan, kağan soylu
Soykan: Soylu kan
Soylu: Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
Sökmen: Selçuklular çağında Hasankeyf Artuklu Beyliği’ni kuran
Sönmez: Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar
Sözen: Iyi ve güzel konuşan kimse
Sözer: Iyi ve güzel konuşan yiğit; sözünün eri kimse
Süalp: Asker yiğit
Süer: Er yiğit, yürekli kişi, asker yiğit
Sümer: Aşağı Mezopotamya’da bir bölge Sümer ülkesi; M.Ö. 400 Yıllarında bu bölgede devlet kuran bir türk kavmi

Ş

Şahin: Küçük kuşlarla beslenen, eğitilerek kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş sınıfı ve bu sınıftan bir kuş, doğan
Şahinalp: Şahin gibi yiğit
Şahiner: Şahin gibi yiğit
Şan: İyi tanınma, ün
Şanal: Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol
Şanlı: Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi
Şanlıbay: İyi ün sahibi ve varsıl kimse
Şansal: Adını, şanını her yana duyur, şan ver
Şanver: Ünün, şanın her yana yayılsın
Şaylan: Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik
Şen: Yaşamından memnunluğunu davranışlarıyla gösteren, bunu çevresindekilere de yayan kimse, neşeli
Şener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek
Şenol: Her zaman neşeli ol
Şensoy: Soyu şen kimse, şen soydan
Şimşek: Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun elektrik akımı; (mecaz olarak) çok hızlı kimse
Şölen: Eğlenmek ya da bir güzel olayı kutlamak için yapı
T

Tağalp: Dağ gibi yiğit
Talas: Yelin kaldırdığı toz; kasırga, fırtına
Talay: Dal gibi ince, Ay gibi güzel; çok büyük göl, deniz
Talaz: Dalga, kasırga, fırtına.bkz. Talas
Talu: İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
Tamar: Bkz. Damar
Tamay: Dolunay, ay’ın dolgun durumu
Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit
Tamerk: Tam güçlü, özerk
Tan: Güneş’in doğmasından önceki zaman, şafak
Tanalp: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
Tanay: Şafak kızıllığının Ay’ı, şafak vaktinin Ay’ı
Tanberk: Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse
Tanbey: Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
Taner: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
Tanerk: Şafak gücü; güçlü şafak
Tangör: Şafağın doğuşunu gör
Tanıl: Herkesçe bilin, ünlen, tanın
Tanju: Yücelik, ululuk, Çinlilerin Türk hakanlarına verdiği unvan, Kağan, hakan, hükümdar. Bkz Tanyu
Tankut: Uğurlu şafak vakti; şafak uğuru; kutlu şafak
Tansel: Şafak vaktinin seli
Tansoy: Şafak gibi güzel soydan kimse
Tansu: Şaşkınlık verecek denli güzel şe, olağanüstü şey, insanları Hayran eden ve doğaüstü sayılan olay, mucize
Tanyel: Şafak vaktinin yeli
Tanyer: Şafağın doğduğu yer
Taran: Tarla, geniş toprak, geniş yer
Tarhan: Soylu kimse, bey varsıl kimse
Tarkan: Eskiden bey, vezir gibi kullanılmış bir san; saygıdeğer kimse; Dağılmış bir durumda olan, karmakarışık, dağınık
Taşan: Yükselerek bulunduğu yerin kıyısından aşan, kabına sığmayan
Taşar: Kabına sığmaz, coşar, coşkun
Taşkın: Taşmış bir durumda olan, coşkun; su baskını
Taylan: Uzun boylu ve yakışıklı kimse
Tekant: Tek yemin
Tekay: Biricik Ay,
Tekin: Bir tane, biricik, bir benzeri daha olmayan; beyoğlu, yiğit şehzade
Teoman: Hun İmparatoru Mete’nin, yani Oğuz Han’ın babası
Tınaz: Ot ya da saman yığını; ekin yığını, yığı
Timuçin: Büyük Moğol İmaparatorluğu’nun kurucusu Cengiz’in asıl adı
Timur: Demir; Timurlenk, aksak timur da denilen ünlü Türk-Moğol İmparatoru, yıldırım Beyazıt’ tutsak eden kimse
Tokcan: Doymuş kimse
Toker: Gözü gönlü tok yiğit
Tolga: Savaşta askerlerin başlarına giydikleri demirden yapılmış koruyucu başlık
Tolonay: Dolunay, Ay’ın on dördündeki durumu
Tolun: Dolgun, dolun, bedir
Tonguç: Ilk çocuk; çocuk
Toprak: Toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik Cisimlerden oluşan ve üzerindeki bütün canlılara yaşama ortamı sağlayan madde; kara; ülke, yurt; topraktan yapılmış
Toros: Anadolu’nun güneyinde, Akdeniz boyunca uzanan ünlü sıradağ
Toygar: çayırkuşu, tarlakuşu, torgay, turgay
Tuna: Karaormanlardan doğup Karadeniz’e dökülen, Abrupa’nın Volga’dan sonra en uzun ırmağı
Tunacan: Sevgili Tuna, can Tuna
Tuncel: Tunçtan yapılmış el
Tuncer: Tunçtan yiğit, tunç gibi sağlam yiğit
Tunç: Bakır, çinko ve kalayın karışımından oluşan, pirince Benzeyen koyu kızıl alaşım
Tunga: Alper Tunga adlı söylence yiğidinin adından biri; yiğit, güçlü; Kaplan türünden yırtıcı bir hayvan
Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim
Türkcan: Can türk, sevgili Türk
Türker: Yiğit Türk, er Türk
Türkmen: Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse
U

Uca: Ulu, yüce, yüksek, erişilmez
Uğur: İnsana iyilik getirdiğine inanılan doğaüstü güç ya da bir iyiliğin muştucusu sayılan herhangi bir belirti; iyilik kaynağı olan şey
Uğuralp: Uğurlu yiğit
Ulaş: (“Varmak, ardından koşup yetişmek” anlamına gelen “ulaşmak”tan Buyruk) yetiş, eriş
Ulu: Çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyük;
Ulualp: Yüce yiğit, ulu yiğit
Ulubay: Yüce ve zengin kimse
Uluhan: Yüce kağan
Umay: Hint Okyanusu adalarında bulunan güvercin büyüklüğünde Zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinde Uçtuğu kişiye zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan masal kuşu, devlet kuşu, devlet kuşu; tanrıça
Umut: Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey, ümit
Ural: Asya’da bir sıradağ; bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi’ne dökülen bir ırmak
Utkan: Ateşli kan, od kan
Utku: Birçok emek ve çekinceli uğraşmalar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer
Uygar: Uygarlığın olanaklarından yararlanan ya da böyle olanakları olan bir ülkede yaşayan
Uygur: VII. Yüzyılda Orta Asya’da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse
Uysal: Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar
Uzay: Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
Uzel: Usta el, becerikli el, işe yatkın el
Uzer: Becerikli yiğit
Ü

Üçer: Üç yiğit
Ülgen: Ulu, yüce, yüksek, sağlam; iyilik tanrısı
Ülkü: Kişiyi umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek
Ünal: Ad sahibi ol, ünlen, tanın
Ünalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi
Ünalp: Ünlü yiğit
Ünay: Ünlü ve ay gibi kimse, ünü olan Ay
Üner: Ünlü yiğit
Ünlü: Herkesçe tanınan, ün salmış olan, tanınmış
Ünol: Şan ol, ünlü ol
Ünsal: Her yana adını duyur
Ünver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen
Ürkmez: Korkmaz
Ürün: Doğadan elde edilen yararlı şey
V

Varan: Giden, varan
Varlık: Var olan her şey; önemli, yararlı, değerli şey; var oluş; para Mal, mülk ve genel olarak zenginlik Varol her zaman yaşa
Vural: Vurarak al, vurup al.
Vurgun: Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun
Y

Yağan: Yağış
Yağız: Koyu buğday rengi, esmer
Yağızalp: Esmer, yiğit, karayağız yiğit
Yalaz: Ateş dili, ateşin her yana uzanan dili, yalım, alaz
Yalazalp: Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit
Yalçın: Düz, çıplak ve dik; düz, kaygan, sarp, dik
Yalçıner: Sarp yiğit, dik yiğit
Yalgın: Ilgım, serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek
Yalım: Ateşin dili, alaz, yalaz, yalaza, alev
Yalın: Çıplak; içine başka şey katılmamış, sade; gösterişsiz, süssüz
Yalınalp: Katışıksız yiğit, sade yiğit
Yalkın: Yalnız, tek, tek başına; ince, zayıf
Yalman: Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın
Yamaç: Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı, bayır; karşı
Yaman: İşbilir, kurnaz, becerikli
Yankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses
Yavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz
Yavuzalp: Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yenal: Yenerek al
Yener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir
Yengi: Üstün gelme, yenme, utku, zafer
Yetkin: Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş
Yıldıralp: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldıray: Parıldayan Ay, ışık saçan Ay
Yıldırım: Büyük bir ışıkla gürültü çıkararak hava ile yer arasında olan elektrik Boşalması, şimşek; Osmanlı İmparatoru Yıldırım Beyazıt’ın adından
Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam
Yiğitalp: Yiğitler yiğidi, erler eri
Yiğitcan: Güçlü ve yürekli kimse
Yöntem: Bir işte tutulacak yol, ereğe ulaşmak için tutulacak özenli yol
Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse
Yüce: Yüksek, büyük, erişimez, ulu
Yücel: Yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, Büyük ol, ulu ol
Yüksel: Yükseklere çık, yücel; ilerle
Z

Zafer: Amaca ulaşma, başarı – Düşmanı yenme
Zahit: Parlak yıldız
Zahir: Zekeriya’nın oğlu olan peygamber – Allah lütufkardır anlamında
Zekai: Zeka ile ilgili
Zekeriya: Erkek – Bir peygamber
Zeki: Çabuk anlayan, kavrayan
Zeynel: Zenelabidin’in kısaltılmışı
Zihni: Akılla ilgili
Ziya: Aydınlık, nur
Zobu: Itiyarı, delikanlı; hovarda
Zorlu: Güçlü; tuttuğunu koparan
Zobu: Itiyarı, delikanlı; hovarda
Zorlu: Güçlü; tuttuğunu koparan

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

en güzel kız bebek isimleri

BEBEK İSİMLERİ – KIZ İSİMLERİ
Bebeğe En güzel isimler – Kız isimleri – En anlamlı – Manalı isimler
En Güzel Bebek isimleri – Kız Bebek isimleri – isim anlamları manaları

A

Akcan: Ak yaşam; temiz ruhlu kişi, ak tenli ve cana yakın akça pakça sevgili
Aksel: Ak renkte sel
Aksen: Sen aksın, kirlenmemişsin, temizsin
Aksu: Ak renkli su, köpüren su; Anadolu’da kimi akarsuların adı.
Akün: Iyi ve temiz ün
Ala: Alaca, karışık renkli açık kestane rengi, ela
Alanur: Alacalı ışık, ala ışık
Alçin: Al renkli küçük bir kuş
Alev: Yanan ve ışık veren şeylerin türlü biçimlerde uzanan dili, alaz, yalım
Algül: Al renkli gül kırmızı gül
Algün: Al renkli Güneş kırmızı güneş
Alım: Gözü gönlü çeken nitelik,çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni
Alkım: Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla Oluşan yedi renkli görüntü, gökkuşağı ebemkuşağı
Almıla: Al elma
Anatolya: Türkiye’nin Asya kıt’asında bulunan topraklarına verilen ad,Anadolu.
Yunanca-Anatolia, güneşin doğduğu yön .
Anıl: “Sözü edilmek ya da düşünülmek” demek olan “anılmak” eyleminin buyurma kipinin ikinci tekil kişisi; “daima anılasın” dileğinide içerir.
Asena: Dişi kurt; güzel kız
Aslı: Kerem ile Aslı adlı halk öyküsünün kadın kahramanı
Aslıhan: Kerem’in sevgilisi Aslı’nın bir başka adı
Aslım: Soyum sopum, kökenim; benim olan Aslı
Asu: Azgın ve huysuz at
Aşkım: Sevdiğim, sevgilim
Aşkın: Benzerlerinden üstün olan, çok, fazla üstün, aşan, geçen; üzüm bağ ve asmalarında Yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız uzantılar, filiz, ışkın.
Ateş: Odun, kömür, ot gibi özdeklerin yanmasıyla ısı ve ışığın birlikte belirlemesi; Tutuşmuş olan nesne
Ay: Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi
Aybike: Ay gibi güzel ve el değmemiş kadın.
Ayca: Ay gibi, yüzü Ay gibi güzel olan
Aycan: Ay gibi güzel insan
Ayça: Ay’ın, ilk günlerinde aldığı yay biçimi, Ay’ın ilk günlerindeki Görünüşü, yeni ay, hilal
Ayda: Gülgillerden, dere kıyılarında, çayırlarda yetişen bir bitki; şaşma üzülme, İsteklendirme, bilirir bir ünlem
Aydan: Ay gibi güzel, Ay’dan yapılmış
Aydeniz: Ay ile denizsin
Aygül: Ay ve gül gibi güzel
Aygün: Ay ile Güneş
Ayla: Ay’ın ve kimi yıldızların çevresindeki görülen ışık çemberi, aylin
Aylan: Açık alan
Aylin: Ay’ın ve kimi yıldızların çevresinde görülen ışık çemberi, ayla,
Aynur: Ay gibi ışık saçan, Ay ışığı
Ayperi: Ay ve peri gibi, çok güzel
Aysan: Ay gibi güzel san
Aysel: Ay ile selden oluşmuş
Aysın: Ay gibisin, Ay kadar güzelsin
Aysun: “Sunmak”tan “sun” buyruğu ile Ay’dan oluşmuş bir ad, Ay’ı sun
Aysuna: Ay gibi güzel yaban ördeği
Ayşan: Şanı Ay gibi parlak olan, görkemli, parlak
Ayşen: Ay gibi güzel ve şen, şen Ay
Ayşıl: Ay ışığı
Ayşın: Ay ışını
Ayten: Ay gibi güzel ten, güzel tenli
Aytolun: Ay’ın en dolgun evresindeki durumu, dolunay
Aytuna: Gökteki ay ile Tuna Irmağın’dan oluşmuş bir ad
Aytül: Ay’ın tüllü Ay ile tül, Ay tülü
Ayzıt: Türk söylencebiliminde güzellik tanrıçası, ödüllendirici tanrıça
B

Balcan: Bal gibi can, tatlı can
Baldan: Bal gibi tatlı, baldan yapılmış
Balım: “Benim balım” bal gibi tatlım
Başak: Ekinlerin, taneleri taşıyan kılçıklı başı
Bediz: Açık , belli, görünen; süs bezek, bedis
Begüm: Hanım, hanımefendi, saygıdeğer kadın
Belen: Iki dağ arasından geçen yol, geçit; tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe
Belgin: Kesin olarak belirlenmiş olan, belirgin açık
Belgün: Belli, belirli gün
Beliz: Işaret ve iz nişan ve iz
Benan: Beni an beni unutma
Benay: Ben Ay’ım Ay gibiyim
Bengi: Ölümsüz, sonsuz, sonsuza dek sürecek olan, hiç ölmeyecek olan
Bengisu: Ölümsüzlük suyu, içene ölümsüzlük vereceği söylenen söylencesel
Bensu: Ben su gibiyim, güzelim
Beren: Koyun yavrusu, kuzu; güçlü; tanınmış
Betül: Erkek eli değmemiş, erkekten uzak yaşayan, namuslu kadın
Bezen: Bezek, çok göze çarpan süs.
Bike: Evlenmemiş, çocuk doğurmamış, erden
Bilge: Çok ve sağlam bilgili, bildiğini kendisi ve başkaları için en yararlı bir biçimde kullanabilen, geniş ve derin bilgili
Bilgül: Bil ve gül, “bilirsen gülersin, mutlu olursun”
Bilgün: “Günü bil”
Binnaz: Bin türlü naz eden, bin tane naz
Bircan: Biricik ve cana yakın
Birce: Biricik, bir tanecik
Birgül: Bir tek gül
Birim: Bir niceliği ölçmek için kendi türünden seçilen örnek ve değişmez parça; birtanem, biriciğim
Biriz: Bir tekiz
Birsel: Bir sel gibisin, bir selsin
Burcu: Güzel koku, ıtır
Burcum: Güzel koku; burcu
Burçak: Taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, mercimeğe benzeyen bir bitki
Burçin: Dişi geyik, bozçin, bürçin
Büklüm: Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka ya da kat kıvrım
Büyüm: Benim büyüm
C

Canal: Güzelliğinle canlar yak
Candan: Içten, yürekten
Cankat: Mutluluk getiren cana can kat
Canöz: Canın özü, yaşamın özü
Cansen: Can sensin
Cansın: Tatlısın, sevgilisin
Cansun: Güç sun, canlılık sun
Ceren: Çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan
Ceylan: Çölde yaşayan, geyik türünden, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, çok hızlı koşan, ince bacaklı, çok güzel bir hayvan, ceren
Ç

Çaba: Bir işi yapmak için harcanan güç
Çağ: Belirli bir özelliği göz önünde tutularak ele alınan zaman bölümü
Çağıl: Çağ ile ilgili, çağdaş; çakıl, “çağıl çağıl” ikilimesinden biri
Çağın: Şimşek, yıldırım
Çağla: Erik, kayısı ve özellikle bademin taze yemişi, ham yemişi
Çağlayan: Akarsuyun, yüksekten çağıltılarla, köpürerek döküldüğü yer
Çığıl: Başa takılan altın
Çiçek: Bitkinin, genellikle güzel, kokulu, renkli bölümü
Çiğdem: Türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi
Çiler: Güzel ötüşlü, bülbül gibi çileyen
Çimen: Doğal olarak biten çim, yeşillik
Çise: Çiseleyen yağmur damlası
Çisem: Çise
D

Dal: Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
Damla: Yağmur ya da bir sıvanın, çok küçük, yuvarlak biçimli parçası
Defne: Defnegillerden, anayurdu Anadolu olan ve özellikle Ege Bölgesin’nde bol yetişen yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil kalan bir ağaç
Demet: Ekin, çiçek gibi bitkilerin birkaçının yada bir bölümünün bir arada bağlanmış biçimi
Deniz: Yeryüzünün büyük bir bölümünü örten, derin ve çok geniş tuzlu su
Derin: Dibi yüzeyinden yada ağzından uzak olan, derinliği olan; Çok içten gelen ve içe işleyen
Devrim: Kısa zaman içinde, olumlu yönde önemli niteliksel değişmelere yol açan devinim
Dicle: Kaynağı kuzeydoğu Anadolu’da bulunan, ülkelerimizden sonra Irak topraklarından
geçerek denize dökülen büyük ırmak
Dilek: Dilenilen şey, istek
Diren: Harmanda sapları yaymaya yarayan uzun çatallı ağaçtan yapılmış araç
Diril: “Dirilmek”ten buyruk; el dokuması bez
Dirim: Canlılık, dirilik, sağlık, yaşam
Doğa: Canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü; Kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; yaratılış
Doğu: Güneş’in doğduğu yön
Dolunay: Ay’ın dolun durumu, Ay’ın bütünüyle parlak olduğu zamanki hali, Ay’ın her ayın ortalarında aldığı dolgun görünüm
Doruk: Bir dağın, bir tepenin, yüksek bir yerin, tepesi, en yüksek yeri
Duru: Bulanık olmayan, açık, temiz
Durugül: Arı duru ve gül gibi güzel
Durusu: Bulanık olmayan, dalgasız, pırıl pırıl ve dibi görünen su; temiz su
Duygu: Iyi ve güzel şeyleri sevebilme, onları duyumsayabilme yeteneği; Anımsanacak duyuş; gönülden uyanan yankı ya da tepki; duyumsama
E

Ece: Kral karısı ya da krallığı yöneten kadın, kraliçe; (mecaz olarak) türdeşleri arasında üstünlüğü, yeteneği olan kadın, güzel kadın
Ecem: Benim olan ece, kraliçem
Ekim: Toprağa tohum ekme işi, ekmek eylemi ve biçimi (Ekim ayında doğan çocuk için)
Ekin: Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya değin aldığı durumun tümüne verilen ad; buğday
Ela: Sarıya çalan kestane rengi, ala
Elçim: Deste, demet, tutam
Enginsu: Açık deniz
Erenay: Yetişip gelen Ay
Erensu: Ermiş gibi ve su gibi aziz olan
Ergül: Erken açmış gül; erken gülesin, erken mutlu olasın
Esen: Vücutta hiçbir eksikliği olmayan, sağlıklı; sağlığı yerinde olan esmekte olan yel
Esin: Içe doğan şey, bir şeyi yaratmaya yönelten güzel duygu; tatlı tatlı esen yel, esinti
Esmen: Esici,esen
Eti: Anadolu’da milattan önce 1900-1200 yılları arasında egemen olan, büyük uygarlık kuran Orta Asyalı bir ulus, Hitit
Evrim: Kendiliğnden oluşan değişim, dönüşüm
Evşen: “Evi şenlendiren”, “evin neşesi, şenliği
Eylem: Bir değişiklik doğurabilecek etkili davranış; yapılan iş
Eylül: Yılın dokuzuncu ayı
Ezgi: Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi uyumlu ses; müzikli ses, şarkı, türkü
Ezgü: İyi kimse
F

Filiz: Yeni sürmüş körpe dal; dal haline gelmiş körpe tomurcuk
Funda: Çalı görünüşünde ve çok çeşidi olan bir bitki, süpürge otu
G

Gelincik: Kırmızı ve büyük çiçekli bir kır bitkisi
Gizem: Açıklanamayan ya da çözülemeyen soru, aklın çözemediği, erişemediği şey
Gonca: Henüz açılmamış, tomurcuk
Goncagül: Açılmamış gül, tomurcuk gül
Gökben: Mavi benli
Gökçe: Mavi gözlü, mavice
Gökçen: Güzel; yiğit; mavi gözlü, gökmen
Gökmen: Güzel; yiğit; mavi gözlü sarışın
Göksel: Gökle, gökyüzüyle ilgili
Göksen: Sen göksün
Göksu: Mavi su
Gökşen: Mavi gözlü ve şen
H

Hepgül : Yaşam boyu gül, yaşam boyu mutlu ol, mutluluk içinde yaşa
Hepgüler : Hiç durmadan güler, boyuna güler, her zaman güler; yaşamboyu mutlu olur
I

Ilgaz: Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nin en yüksek dağlar topluluğu
Ilgım: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltısı, güneş ışınlarının eğilmesiyle ilgili, gözü yanıltan bir doğa olayı, serap
Ilgın: Beyaz ya da pembe çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaçcık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)
Irmak: Akarsuların en büyüğü
Işık: Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç; nesneleri görmemize yarayan fiziksel erke; Güneş ve benzeri bir kaynağın yaydığı aydınlık
Işıl: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
Işılay: Işıldar ışık verir, pırıldar, şavkır, ışıl ışıl yanar, ışık saçar
Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işınsu: Işın saçan su, ışıklı su, ışıklı su, parıldayan su, pırıl pırıl su
İ

İçim: Bir yudumda içilecek miktar; bir şey içilirken alınan tat çok güzel çok alımlı, çok çekici demek olan bir içimsu deyimindede geçer
İldeniz: İldenizoğulları Devleti’ni kuran Türk büyüğü, ülke denizi
İlgi: İki şey arasındaki bağıntı, bağ, ilişki; bir şeye karşı duyulan bilme isteği
İlkay: Ay’ın ilk günlerindeki durumu
İlkcan: Genellikle ailenin ilk doğan çocuğuna verilen bir ad, ilk sevgili
İlke: Kendisinden vazgeçilemeyecek ana düşünce, uyulması gereken davranış kuralı
İlknur: İlk ışık
İlkyaz: Kıştan sonra gelen güzel mevsim, ilkbahar
İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurtsever
İmge: Düş, hayal, görüntü, tasarım
İnce: İnce yapılı; kalınlığı az olan; düşünce, davranış bakımından incelik gösteren
İnci: İstiridye ve benzeri kabuklu deniz hayvanlarını içinden çıkan, süs eşyası olarak kullanılan, sedef renginde, çok değerli, yuvarlak ve sert tanecik
İpek: İpekböceğinin kozasından çıkarılan çok ince ve parlak tel; bu tel ile dokunmuş (kumaş) ince ve yumuşak
İzgi: İyi, güzel, doğru, akıllı, zeki
J

Jale: Gece olusup, sabah çiçeklerin üzerinde görülen damlacik, çiğ
Jalenur: Parlayan, ışıldayan çiy
Julide: Karışık, karmaşık – Derinlik
K

Kanat: Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
Karaca: Geyik türünden, boynuzları, küçük ve çatallı bir av hayvanı, dağ keçisi yaban keçisi
Kıvılcım: Yanmakta olan maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
Kutlu: Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, kutsal
Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön
L

Lale: Yaprakları, uzun, çeçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte, güzel bir süs bitkisi ve onun çiçeği
Leman: Parıldayan, parıltı
Lerzan: Titreyen, titrek, parıldayan titrek ışık
Leyla: Gece, uzun ve karanlık gece
M

Maral: Dişi geyik, meral
Maviş: Ak tenli ve mavi gözlü
Meltem: Yazın karadan denize doğru esen ve tatlı bir serinlik yapan Mevsim yeli
Meral: Dişi geyik, maral
Meriç: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra, Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmak
Mine: Maden eşya üzerine işlenen renkli sır tabakası, çok ince nakış
Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan
Müge: Çan biçiminde ak çiçekler açan bir süs bitkisi,ünçiçeği
N

Naz: Kendini sevdirme davranışı, nazlanma, cilve
Nazlan: Naz yap, cilveli ol
Nazlı: Naz yapan, cilveli, işveli
Nazlım: Naz yapanım, işvelim, cilvelim, benim nazlım
Neşe: Üzüntüsü olmamaktan doğan ve dışa vurulan sevinç
Nice: Ne kadar, ne denli, nasıl, oldukça çok
Nil: Afrika’da Viktorya Gölü’nden çıkıp Mısır’ı baştan başa geçerek Akdeniz’e dökülen büyük ırmak
Nilay: Nil ve Ay, Nil’e ışıklarını saçan Ay
Nilgün: Nil ile Güneş, Nil Güneş
Nilüfer: Durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş beyaz, sarı, mavi, pembe, çiçekli bir bitki
Nur: Aydınlık, parıltı, ışık
Nurcan: Işık ile can, ışık ile yaşam, aydınlık yaşam
Nurdan: Işıktan yapılmış
Nurperi: Işıktan yapılmış ve peri kadar güzel; güzel ışıklı peri
Nursel: Işık, ışıktan yapılmış sel
Nurseli: Işık seli
Nursen: Işık sensin, sen ışıksın
Nurşen: Işıklı ve şen, aydınlık ve yaşamından memnun; ışık ve mutluluk saçan
O

Odil: O tatlı dil
Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
Olgaç: Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili
Omay: Beğenilen, sevilen
Oskay: Neşeli, şen, sevinçli
Oya: İğne, firkete, tığ, ya da mekikle yapılan, iprişimden önce dantel oya gibi güzel olan
Oylum: Derinlik, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, kıvrım, bukle
Ö

Ödül: Iyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen şey armağan
Öğün: Güzelliğinle, herşeyinle, övün, kendini öv
Öğünç: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, Övünme; kıvanç, övünç, sevinç
Övgü: Övme, övmek için söylenen söz
Övgül: Övgüye değer, övülmeye değer, övülesi
Övül: Övülesin
Övünç: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övgünç,
Öykü: Ayrıntılarıyla anlatılan olay; gerçek ya da tasarlanmış olayları Anlatan, romandan kısa düzyazı türü, hikaye
Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
Özden: Yürekten, içten, candan; gerçekten; temiz soylu; özsu
Özen: Bir işi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma, özenme; istek heves
Özge: Başka, başkası, el yabancı
Özgen: Özü geniş, özgür, başkasının kölesi olmayan
Özgü: Özellikle biriyle ya da bir şeyle ilgili, belli bir şey de ya da kimsede bulunan
Özgül: Özellikle bir türle ilgili olan; özü kendisi gül gibi olan
Özgün: Bir benzeri olmayan yalnız, kendisine özgü nitelikleri taşıyan
Özgür: Hiçbir kimseye, hiçbirşeye bağlı olmayan, başıboş olan, köle olmayan
Özlem: Kavuşma isteği, bir şeye karşı duyulan istek, göreceği gelme
Özlen: Görme isteği uyandırır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler
Öznur: Öz ışık, özü ışık
Özperi: Gerçek peri, gerçek güzel, özü peri gibi
Özselen: Öz ses, öz bilgi, gerçek sel yatağı gerçek bolluk
Özsu: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su
P

Papatya: Baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı çiçekli bir kır bitkisi
Parla: Parılda, pırıl pırıl aydınlık saç
Parlar: Parıldar, pırıl pırıl eder, ışık saçar
Pelin: Yapraklarında ve öteki bölümlerinde acı, ıtırlı bir madde bulunan, birçok türleri olan bir bitki
Pelit: Meşe ağacı ve yemişi
Petek: Arıların bal depo etmek için balmumundan yaptıkları düzgün altıgen biçiminde gözeler topluluğu
Pınar: Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
Pırıl: Parlak
R

Radife: Bir yıldızın yakınında bulunan bir başka yıldız
Rana: Iyi, güzel, yumuşak, hoş
Reyhan: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen
Rezzan: Ağırbaşlı
Ruhsar: Yanak, yüz, güzel yüz
S

Sabah: Gündüzün ilk saatleri, öğleye kadar olan vakit
Salkım: Çoğunlukla bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş; Baklagillerden bir ağaç ve bunu çiçeği; sarkan şey, hevenk
Seçen: Seçme işini yapan, bir şeyi seçen
Seçil: Güzelliğinle, varlığınla seçilesin
Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılmış olan; benzerleri içinde niteliklerinin üstünlüğüyle göze çarpan, üstün
Seden: Gözü açık, uyanık
Sel: Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşup önüne ne gelirse alıp götüren taşkın su
Selay: Sel ayı, sellerin çok olduğu ilkyaz ayları
Selen: Ses, gürültü, haber, bilgi, yakın yer, çevre, varlık, bolluk, duruş, tavır, sel yatağı
Selin: Öğünç, sevinç
Selvi: Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç, servi selbi
Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı
Seren: Gemi direği uzun ağaç, “sermek” eylemini yapan
Serin: Ilık ile soğuk arası, az soğuk, serinlik veren
Serpil: Geliş ve büyü, boylan, boy at; ince ince savrularak yağ
Seval: Beğen al
Sevgi: Insanı bir şeye ya da bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye iten duygu, sevme duygusu, tutkunluk, sevi
Sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu
Sevil: “Kendini sevdir” sevgiye yaraşır ol
Sevilay: Sevilen Ay’sın
Sevim: Güzellik, hoşluk, sevimlilik, hoşa gitme hali, şirinlik, alımlılık
Sevinç: İstenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku
Sezen: Açık bir kanıt olmadığı halde olmuş ya da olcak bir şeyi kestiren, duyumsayan
Sezgi: Aklın yardımı olmadan, gerçeğin doğrudan doğruya kavranması bir şeyi önceden bilme, duyumsama yeteneği, sezme yeteneği, seziş
Sezgin: Sezgisi olan
Sezin: Sezinleme işi, sezme
Sıla: Kişinin doğup büyüdüğü ve gurbette iken özlediği yer
Sibel: Henüz yere düşmemiş, havada uçuşan yağmur tanesi, buğday başağı
Simge: Bir özelliği tümüyle kendinde toplayan örnek, bir şeyin göstergesi
Sonay: Yılın son ayı
Songül: (Doğan son çocuğa konur) güllerin sonuncusu
Su: Rengi kokusu, tadı olmayan sıvı
Suna: Bir sülün türü, bir tür sülün, yaban ördeği
Ş

Şanal: Ün kazan, ünlü bir kimse ol, ünlen
Şenay: Neşeli Ay
Şener: Şen kimse, şen kişi
Şengül: Neşeli gül
Şengün: Neşeli gün
Şeniz: Hepimiz neşeliyiz, neşeli iz
Şenkal: Neşeli ve şen kal
Şenol: Neşeli, şen ol
Şensoy: Neşeli soy, şen soy
Şensu: Neşeli su, şen su
Şölen: Eğlenmek ya da bir olayı kutlamak üzere, bir çok kimsenin biraraya gelip birlikte yedikleri yemek, yemekli eğlenceli toplantı
T

Tamay: Dolunay
Tan: Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, sabah aydınlığı
Tanay: Tan zamanı doğan Ay, çok güzel kimse
Tansel: Sabah aydınlığının seli
Tanseli: Sabah aydınlığının seli
Tansu: Insana şaşkınlık veren, akıl yoluyla açıklanamayan doğaüstü olay, tansık, mucize
Tanyel: Sabah aydınlığının yeli, sabahın çok erken saatlerinde esen yel
Tanyeri: Güneş’in doğmak üzere olduğu sırada ufukta hafifçe kızaran aydınlık yer
Tekgül: Biricik gül
Tezcan: Sabırsız, atılgan
Tolunay: Ay’ın en dolgun göründüğü zaman, ayın dördü, Ay’ın on dördü gibi, çok güzel, dolunay
Tomris: (Türkçe “temür” “demir” sözcüğünden değiştiği sanılıyor) İskit Türklerinin Kafkasya’da oturan kolu olan Massagetlerin ünlü kraliçesinin adı
Tomurcuk: Çiçek vercek olan gonca, bir bitkinin üzerinde bulunan, ilerde sap, çiçek ya da bir çok yaprak verecek olan küçük kabartı, domurcuk
Toprak: Üzerinde tüm bitkilere ve öteki canlılılara yaşam ortamı sağlayan, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla organik cisimlerden oluşan madde, arazi, tarla, kara, ülke
Tumay: Sessiz, durgun, dingin
Tuna: Karaormanlar’dan doğup Karadeniz’e dökülen ve Avrupa’nın Volga’dan sonra en uzun ırmağı
Tutkun: Gönül vermiş, bağlanmış, çok sevmiş, tutulmuş
Tülay: Tülden yapılmış ay
Tümay: Bütünlenmiş Ay, dolunay
Tüzün: Düzenlilik, düzgünlük, düzgün, iyi bir soydan gelen, soylu
Tüzüner: Yumuşak huylu, düzenli kimse
U

Uçay: Uçtaki ay
Uğur: Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik muştusu, kimi nesnelerde var olduğuna İnandığı iyilik kaynağı, iyilik
Umay: (Farsça “hüma” hümay’ın Türkçeleşmiş biçimi) Hint Okyanusu adalarında bulunan, güvercin büyüklüğünde, zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinden geçtiği kimselere zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan, masal kuşu, devlet kuşu,
Umut: Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey
Utku: Birçok emek ve çekinceli uğraşlar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer
Uysal: Yumuşak başlı, söz dinler, söz analar
Uzay: Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
Ü

Üçgül: Üç küçük yapraktan oluşan, bileşik yapraklı, pembe, beyaz, kırmızı mor ve sarı renkte çiçekler açan bir ot
Ülgen: Yüce, yüksek, ulu, büyük, sağlam, iyilik tanrısı
Ülke: Bir devletin egemenliği altındaki toprakların topu
Ülker: Boğa burcunda yer alan ve yedi yıldızdan oluşan takımyıldızı
Ülkü: Insanı umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek
Ülküm: “Benim olan ülkü”, “benim ülküm”, “ulaşmak istediğim yüce dilek”.
Ürün: Doğadan elde edilen yararlı şey
V

Vahide: Bağışlayan
Vedia: Korunmasi için bırakılan emanet
Verda: Gül
Vildan: Yeni doğmuş çocuklar
Y

Yağan: Gökten yere dökülen
Yağmur: Havadaki su buharının yükseklerde soğuyarak yoğunlaşması sonucu yere düşen su damlacıkları
Yakut: Kuzey Sibirya’da yaşayan bir Türk boyu; bu boydan olan kimse, parlak, kırmızı renkte çok değerli bir taş
Yaprak: Bitkilerin, çeşitli biçimlerdeki düz ve yeşil kısımları
Yaşam: Canlıda, doğumdan ölüme değin geçen süre
Yeliz: Yelce, yel gibi, güzel aydınlık
Yeşim: Yeşil renkte çok değerli bir taş
Yıldız: Gökyüzünde geceleri görülen ışıklı gök cisimlerinin adı.
Yonca: Hayvan yiyeceği olarak yetiştirilen, baklagillerden, güzel bir ot
Yosun: Toprağın, kayaların, ağaçların üstünde yetişen, suların yüzünde ve dibinde bulunan çiçeksiz bir bitki
Yudum: Bir içimlik sıvı, bir içişte yutulacak miktar
Yüksel: Yukarı çık,ilerle
Z

Zeliş: Din kitaplarındaki Yusuf ile Züleyha öyküsünün kadın kahramanı
Zeren: Kavrayışlı, anlayışlı zeki
Zeynep: Güzel, süs, tombul
Zühre: Çobanyıldızı, Çolpan
Zuhal: Satürn gezegeninin adı.
Zulal: Hafif, güzel, soğuk su.
Zübeyde: Öz, asıl
Zühre: Çoban yıldızı, venüs.
Züleyha: Su perisi – Hz.Yusuf’un karısı
Zümra: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

kürt isimleri – kürtçe isimler

NAVÊN LAWAN (BI KURDÎ)

(KÜRTÇE) OĞLAN İSİMLERİ

Adar(bahar ayı)

Afran (Allah tarafından yaratılan insan)

Agir

Alan(Mem û Zîn’deki Mem’n memleketi, Memê Alan)

Ala(bayrak)

Alaz(amaç, niyetlenme, kast etme)

Alîkar-Alikar(yardımcı olan)

Amed(Diyarbakır’ın Kürt dilindeki adı)

Aşti(barış ismi)

Aram(Huzur veren, sabırlı)

Ararat(Ağrı Dağının tarihteki ismi(arihelat))

Ardelan

Ardî-Ardi(nur, ateş gören)

Arî-Ari(namuslu soy, yardım)

Armanc(amaç, gaye, hedef)

Asteng(engel)

Asan(huzur, rahat, kolay)

Aso(ufuk)

Avdî-Avdi(su gören)

Avdil(su yürekli)

Avşîn-Avşin(mavi su)

Avaşîn-Avaşin(deniz)

Avdar(adar-mart ayı)

Avtav(güneş ışını ve su)

Avzêr-Avzer(altın su, sarı su)

Avzem(zemzem suyu)

Awir-Avir(sert bakışlı)

Azad(serbest, özgür)

Azwer-Azver(çalışkan hırslı, başı dik olan)

Babelîsk-Babelisk(şiddetli rüzgar hortum)

Badil(rüzgar yürekli)

Bado

Bager(karla birlikte esen rüzgar)

bagok

Baha(değerli)

Bahoz(sert rüzgar)

Bakûr-Bakur(kuzeyli)

Bala(yukarı yüksek)

Balber(dikkatli dakik)

Baldar(dikkatli)

Bangîn-Bangin(doğru yola çağıran, çağrı)

Baran

Bargiran(yükümlülüğü ağırlığını bilen)

Barzan(yükünü ve sorumluluğunu bilen)

Barnas(yükünü ve sorumluluğunu tanıyan)

Bawer-Baver(inanç, inançlı, inanmak)

Baz(şahin)

Bazo(şahin gibi olan)

Bazît-Bazit

Bazîyan-Baziyan(koşan, acele eden)

Bedirxan-Bedirhan(meşhur Kürt beyinin adı)

Behram(Kürtçe’de mars ve merih yıldızı)

Behremend(yetenekli)

Bejndar

Bejno

Belengaz

Bendewar(umud eden, umutlu, gönülden bağlı)

Bendo(umud eden, umutlu)

Bendî-Bendi(bağımlılık tutku)

Bêkes-Bekes(kimsesiz, yalnız)

Bêkes-Bekes

Beşdar(katılımcı)

Beyanî-Beyani(sabah seherlerinde gelen)

Bejndar(selvi boylu)

Bênav-Benav(isimsiz)

Bêmal-Bemal(evsiz)

Bengîn-Bengin(tutkun mecnun)

Berfan(kar, kar yağışı)

Berfende(çığ)

Berçelan(Kurdistan’da bir dağ adı)

Berfo(kar)

Berbang(fecir seher şafak)

Berfhat-Berfat(kar gelen)

Berhem(eser ürün)

Berhev(toplayan)

Bernas(yaratanı tanıyan)

Berroj-Beroj(sıcak mekan, güneş ışığından olan)

Berwan-Bervan

Berwar-Bervar(tarih, dağ yamacı)

Berxwe-Berhe(direnç)

Berxwedan-Berhedan(dirençli direniş)

Berzan(yüksek)

Berzenc

Berzo(yüksek)

Bêdeng-Bedeng(sessiz, mülayim)

Bêjewan-Bejevan(alim, aydın bilim söyleyen)

Bêwar-Bevar(yersiz, yurtsuz)

Bilind

Birûsk-Birusk(yıldırım)

Biryar(karar, kararlı)

Birader

Binyat(esas, temel, ana dayanak)

Bizot(ateş koru)

Bijî-Biji(yaşa)

Boraboz(2300 sene önce yaşamış Kürt şairi)

Bozan(keje’nin Kürtçe’si, kumral olan erkek)

Bozo(kumral olan erkek)

Cango

Cankurd

Camêr-Camer(centilmen, mert, cömert-comerd)

Çeko(kahraman, silahşör)

Celadet(ünlü Kürt mîri Mîr Celadet Bedirxan)

Cembelî-Cembeli

Camêr-Camer(cömert)

Cengo(düşmana karşı savaşan)

Cegerxwîn-Cegerhun

Cejindar(bayramları seven)

Cindî-Cindi(yakışıklı, aziz, her şeyin güzel ve alımlısı)

Ciwan-Civan(genç, yakışıklı)

Ciwanro-Civanro(gün gibi genç)

Ciwanrû-Civanru(genç yüzlü)

Ciwanmêr-Civanmer(genç erkek delikanlı)

Cudi(Hz.Nuh’un gemisinin durduğu Kurdistan’da bir dağ adı)

Comerd

Cotyar(ürün toplayan)

Cotan(çift süren)

Çalak(faal, boş durmayan)

Çakbin(güzel gören)

Çekdar(silahşör)

Çeleng(yakışıklı, görkemli, güçlü ve hızlı yürüyen kimse)

Çeto

Çerko(çok eski bir Kürt ismi)

Çirûsk-Çirusk(kıvılcım, parıltı

Çiya

Çiyakur(oğlan dağ manasıda)

Dengdar(kıraatı ile tanınan)

Deran

Derav(su tevzi yeri)

Dijle-Dicle

Dijwar-Dijvar(çetin)

Dilava(kalp kırmayan onaran)

Diljen

Dilaram(yüreği mutlu, huzurlu yürekli)

Dilbirîn-Dilbirin(yaralı yürekli)

Dilba(rüzgar yürekli)

Dilciwan-Dilcivan(genç yürekli)

Dildar(yürekli)

Dilger(gezen yürek)

Dilgerm(sıcak kalpli)

Dilgeş(neşeli, mutlu, şen)

Dilxweş

Dilawêr-Dilawer-Dilaver(cesur yürekli)

Dilo(kalpli)

Dilsar(soğuk kalpli)

Dilsoz(sözünde duran)

Dilşad(sevinçli, neşeli)

Diyako

Diyarî-Diyari(Allah hediyesi, hediye, armağan)

Dozdar(amacı olan)

Egît-Egit(yiğit)

Egidşêr-Egitşer-Egitşir(aslan yiğit)

Egitlav(erkek yiğit)

Elegez(Erivan’da Kürtlere ait bir dağ ismi)

Encam(sonucu belli olan)

Erdelan

Êvar-Evar(akşamüzeri doğan)

Evîndar-Evindar(aşık olan)

Ezdinşêr-Ezdinşer

Emzîr-Ezmir(ben prens, ben bey)

Felat(kurtuluş)

Ferman(emir)

Fero(tek, biricik)

Ferzîn-Ferzin(vezir)

Firya

Ferat-Firat(meşhur Fırat nehri)

Filit(yaratılan)

Filito(yaratılmış olan, kurtulan)

Gazîn-Gazin(gerçek yola çağrı)

Gelî-Geli(vadi, ey!)

Geşo(gür, parlak, gelişen)

Gernas(gezmiş, görmüş, kahraman, yiğit)

Gerdûn-Gerdun(dünya, evren, kâinat)

Gewro-Gevro(büyük, iri, muazzam, kocaman)

Gulbarîn-Gulbarin(gülyağmuru)

Guhdar(kulak veren, dinleyen)

Gumanser(inançlı baş)

Gurzo(güçlü olan, yiğit)

Goran(mera)

Hawar-Havar(imdat, medet, yarım çağrısı)

Hazo

Hebûn-Hebun(var olmak, mevcut olmak)

Hejar(fakir kul)

Hembez

Herdem

Hestiyar(duygulu, sezili,ilhamlı)

Heval

Hevgin

Hevgir(birbirine bağlı, birbirine destek veren)

Hevta(emsal)

Hewar-Hevar

Hewdem-Hevdem(çağdaş)

Hewrê-Hevre(amacdaş)

Hezarcan

Hezo(seven)

Hêja-Heja(değerli, saygın)

Hêjan-Hejan(değerli olan)

Hêmin-Hemin(ağırbaşlı, soğukkanlı, vakur olan)

Hêvî-Hevi(umut)

Hêzan-Hezan(güçbirliği)

Hêzar-Hêjzar-Hejzar-Hezar(çocuksu)

Hişyar(uyanık)

Hîwa-Hiva

Hoşnav(güzel isimli)

Hozan-Xwezan-Huzan(kendini bilen, Allah’ı bilen, bilge, ozan)

Hoybûn-Hoybun(kendinde olan)

Hogir(dindar)

Hunermend(sanatçı)

Jêhat-Jihat(yetenekli, becerikli)

Jîndar-Jindar(canlı)

Jîr-Jir(zeki, becerikli, mahir, çalışkan)

Jîrek-Jirek(zeki olan becerikli olan)

Jiwan-Jivan(aşık olan aşık olanlar ile görüşen)

Jiyan(hayat, yaşam)

Kajîn-Kajin

Kamran(bahtiyar,mesut,mutlu)

Kardox-Kardux-Karduk-Kardok(Kürtlerin tarihteki adı)

Kardar(karlı olan)

Kardok(Kürtlerin tarihteki adı)

Karmend(idareci, yönetici, memur)

Karsaz(işletmeci, çalışan)

Karzan(iş bilen, becerikli)

Kawa-Kava

Kekan(ağabeyler abisi)

Keko(büyük, saygın, ağabey)

Kendal(yamaç, yar, sevgili)

Kurdo

Kurdhesin(demir Kürt)

Koçber(hicret eden)

Lawan-Lavan(oğlan kişi)

Lawîn-Lavin(oğlan)

Lawpak-Lavpak(temiz oğlan, mübarek oğlan)

Lerzan(sarsıtan, titreten)

Lezgîn-Lezgin(aceleci)

Lêzan-Lezan(bilen)

Lolan

Loran

Mem(Zîn’in aşığı)

Memyan(Mem’in sülalesi)

Mêranî-Merani(yiğitlik)

Merdan(tahta tokmak)

Merdcan(cömert canlı)

Mervan

Meriwan-Merivan(Îran Kürdistan’ında bir Kürt kenti)

Mezin

Mêrxas-Merhas(gerçek erkeklik, yiğitlik)

Mêvan-Mevan(dünyada misafir)

Mîr-Mir(bey, emir, prens)

Mîran-Miran(beyler, prensler)

Mîrza-Mirza(bey)

Nalîn-Nalin

Naso(tanıdık, tanınan)

Navda(ismi verilen)

Navdar(ünlü, meşhur, tanınan)

Navîn-Navin

Nêçîrvan-Neçirvan(avcı)

Newroz-Nevroz(bahar ayı)

Nijdar(baskıcı, güçlü)

Niştiman(millet, halk, ulus)

Nurhat(nur geldi)

Nûhat-Nuhat(yeni gelen)

Nûşîrvan-Nuşirvan

Nûşen-Nuşen(ilk hayat, ilk mutluluk)

Nûroj-Nuroj(yeni gün)

Noşîcan-Noşican(afiyette olan can)

Pale(üretici)

Pelweşan-Pelveşan(dağılan yapraklar)

Pelewan-Pelevan(kahraman, güreşçi)

Pesend(kymetli, değerli, kabul gören)

Perwer-Perver(eğitilmiş)

Peyman(anlaşma, anlaşan)

Pêşeng-Peşeng(öncü)

Pêşmerge-Peşmerge(yiğitlerin önünden giden yiğitler)

Pêşwaz-Peşvaz(karşılayan, ağırlayan, cömert)

Pismam(amcaoğlu, kuzen)

Piştvan(yardım eden, destek veren)

Pola(çelik)

Polan(20 Şubat-19 Mart arası doğanlar)

Porşev

Qenco-Kenco(iyilik, iyilik yapan)

Qajo-Kajo

Raber(korkusuz)

Ragir(elde tutan, hakim olan)

Raman(düşünce, fikir)

Rastgo(doğru söyleyen)

Rêbaz-Rebaz(metot, üslup)

Reben(garip, gariban)

Reşwan-Reşvan

Rêber-Reber(doğru yolu bilen)

Rêdan-Redan(destur bilen, müsaade bilen)

Rênas-Renas(yol tanıyan, yer tanıyan)

Rêvîngî-Revingi(yolcu)

Rewan-Revan

Rewşîn-Revşin(aydın, alim, entelektüel)

Revin(kaçış)

Rezvan(bağcı, bağ bostan ile uğraşan)

Rêzan-Rezan(yol bilen, rehber)

Rindo(güzel oğlan)

Rişvan

Rivin(alaz, alev)

Rizgan(kurtulan)

Rizgar(kurtulmuş, serbest)

Robar(hayat yükünü yüklenen)

Rodî-Rodi(gün gören, gün geçirmiş)

Rohat- Rojhat(gündoğdu, güneş doğdu, gün geldi)

Rogeş(parlak güneş, nurlu güneş ışınları)

Rojda(gün verdi)

Rojhilat(doğu, günün doğduğu yer)

Rojko

Rojwan-Rojvan

Rojyar

Rodî-Rodi(gün gören)

Rogeş(parlak gün)

Ronas(gün bilen)

Ronak(ışık)

Ronav(nurlu su)

Rotinda

Roşin(mavi güneş, yeşeren gün)

Rustem-Ristem(Zal’ın oğlu efsanevi Kürt kahraman)

Rûşen-Ruşen(yüzü gülen, güleç yüzlü)

Rûgeş-Rugeş(gür yüzlü, parlak yüzlü, mutlu yüzlü)

Rûpak-Rupak(temiz yüzlü, mübarek yüzlü, nur yüzlü)

Salar(kumandan, savaşçı, komando)

Sercan(canlar üstü)

Serbest

Serbaz(komuta eden, yöneten)

Serberz(mağrur, dik başlı)

Serbilind

Serdeşt(ova üzeri, İran’da bir Kürt kenti)

Serfiraz(muzaffer, başarılı, galip)

Serhad-Serhed

Serheng(lider, albay)

Serhildan

Serket(bir turnuva yada yarışmayı kazanan)

Serkeft(başarılı olan)

Servan(üste olan)

Serwer-Server(egemen)

Serxwebun-Serhebun(özgür)

Simko(Îran’da zulme karşı koyan efsanevi Kürt kahraman)

Siya(gölge)

Siyabend(gölge veren, meşhur aşıklardan Xacê’nin sevgilisi)

Sîdar-Sidar(serdar)

Sîpan-Sipan

Sîtar-Sitar(koru YaRab)

Star(yıldız)

Stêr-Sterk(yıldız)

Siyabend

Sîyar-Siyar(şovalye)

Sîyabend-Siyabend(set gölgesi)

Soran

Sotevin(aşkından yanan)

Şabaş(aferin, tebrik)

Şadil(mutlu yürek)

Şadiman(mutlu olan)

Şadman(mutlu olan)

Şandî-Şandi(Allah tarafından gönderilen)

Şareza(medeni, ihtisas sahibi)

Şemzîn-Şemzin

Şengal

Şengo(güzel konuşan)

Şervan

Şerzan(mücadele bilen)

Şevan(Leyla(şevin) isminin erkek olanı)

Şevdin(gece olan)

Şevgeş(sohbeti güzel olan, parlak gece)

Şênwar-Şenvar(güzel yurtlu)

Şêrdil-Şerdil(aslan yürekli)

Şêrhat-Şirhat(aslan geldi)

Şêr-Şir(aslan)

Şêran-Şeran(aslan)

Şinda(mavi veren)

Şîpan-Şipan(güçlü su akıntısı)

Şirzat

Şivan

Şiyar(uyanık)

Şoreş(mücadeleci, yılmayan)

Tajdîn-Tajdin(Mem’in kardeşi)

Temen(yaş, ömür)

Temo

Tengezar(sıkıntılı,tedirgin olan)

Tevger(hareket eden)

Tîrêj-Tirej(ışın, ziya, şua)

Tîroj-Tiroj(güneş ışınları)

Tîrvan-Tirvan(avcı, ok atıcı)

Tola(kısası yerine getiren)

Vejen(enerji, pırıltı, titreşim)

Wargirt-Vargirt(yerleşim yerine ve malına sahip çıkan)

Warşîn-Varşin(mavi ve canlı yerleşim yeri)

Warzan-Varzan(mekanının ve malının değerini bilen)

Welat-Velat(memleket, vatan)

Welatevîn-Velatevin(sevgi memleketi)

Wekhev-Vekhev(eşit olan)

Xasmêr-Hasmer(erkeklerin en merdi)

Xebat-Hebat

Xelat-Helat(armağan, madalya, ödül, mükafat)

Xwebûn-Hebun(kendinde olan, varoluş)

Xemgîn-Hemgin(endişeli, üzüntülü, üzgün)

Xwedêda-Hudada(Allah verdi)

Xweser(yalnız başına, özgür)

Xerzan

Xîzan-Hizan(yoksul, fakir)

Xorto-Horto(delikanlı, genç)

Xoşeng-Hoşeng(sevgili)

Xozan-Hozan(kendini bilen, Allah’ı bilen)

Yekcan

Yekane

Yekbin(birlik olan ittihat eden)

Yekdil

Yekîtî-Yekiti(birlik olan)

Yekta(biricik)

Yekrû-Yekru(biricik yüzlü)

Yekzan

Yezdanşer(Allah savaşçısı, Allah için savaşan)

Zagros(ihtişamlı bir dağ, Kürtlerin tarihte ilk görüldüğü dağlar)

Zal(meşhur Kürt kahramanı Rüstem’in babası)

Zana(bilge, alim)

Zanyar(allame)

Zar

Zaro(çocuk kalbli olan)

Zava

Zendo(güçlü bilekli)

Zerzan(altın bilen, sarraf olan)

Zêro-Zero(altın çocuk, sarı çocuk)

Zêdan-Zedan(arttıran)

Zêrevan-Zerevan(gözlemci, kontrol eden)

Zinar(yalçın kaya)

Ziryan(poyraz rüzgarı)

Zîrek-Zirek(çalışkan)

Zîndî-Zindi(canlı, gür)

Zîvo-Zivo(gümüş adam)

Zoran(egemen, hükümdar

Zoro(cebir, şiddetli, güçlü)

Zûhat-Zuhat(çabuk gelen)

Xwedayê Mihriban zarokên we biparêzîne! Amîn..

Amadekar: Metîn Kewê DILXÊRÎ

NAVÊN LAWAN (BI KURDÎ)

(KÜRTÇE) OĞLAN İSİMLERİ

Adar(bahar ayı)

Afran (Allah tarafından yaratılan insan)

Agir

Alan(Mem û Zîn’deki Mem’n memleketi, Memê Alan)

Ala(bayrak)

Alaz(amaç, niyetlenme, kast etme)

Alîkar-Alikar(yardımcı olan)

Amed(Diyarbakır’ın Kürt dilindeki adı)

Aşti(barış ismi)

Aram(Huzur veren, sabırlı)

Ararat(Ağrı Dağının tarihteki ismi(arihelat))

Ardelan

Ardî-Ardi(nur, ateş gören)

Arî-Ari(namuslu soy, yardım)

Armanc(amaç, gaye, hedef)

Asteng(engel)

Asan(huzur, rahat, kolay)

Aso(ufuk)

Avdî-Avdi(su gören)

Avdil(su yürekli)

Avşîn-Avşin(mavi su)

Avaşîn-Avaşin(deniz)

Avdar(adar-mart ayı)

Avtav(güneş ışını ve su)

Avzêr-Avzer(altın su, sarı su)

Avzem(zemzem suyu)

Awir-Avir(sert bakışlı)

Azad(serbest, özgür)

Azwer-Azver(çalışkan hırslı, başı dik olan)

Babelîsk-Babelisk(şiddetli rüzgar hortum)

Badil(rüzgar yürekli)

Bado

Bager(karla birlikte esen rüzgar)

bagok

Baha(değerli)

Bahoz(sert rüzgar)

Bakûr-Bakur(kuzeyli)

Bala(yukarı yüksek)

Balber(dikkatli dakik)

Baldar(dikkatli)

Bangîn-Bangin(doğru yola çağıran, çağrı)

Baran

Bargiran(yükümlülüğü ağırlığını bilen)

Barzan(yükünü ve sorumluluğunu bilen)

Barnas(yükünü ve sorumluluğunu tanıyan)

Bawer-Baver(inanç, inançlı, inanmak)

Baz(şahin)

Bazo(şahin gibi olan)

Bazît-Bazit

Bazîyan-Baziyan(koşan, acele eden)

Bedirxan-Bedirhan(meşhur Kürt beyinin adı)

Behram(Kürtçe’de mars ve merih yıldızı)

Behremend(yetenekli)

Bejndar

Bejno

Belengaz

Bendewar(umud eden, umutlu, gönülden bağlı)

Bendo(umud eden, umutlu)

Bendî-Bendi(bağımlılık tutku)

Bêkes-Bekes(kimsesiz, yalnız)

Bêkes-Bekes

Beşdar(katılımcı)

Beyanî-Beyani(sabah seherlerinde gelen)

Bejndar(selvi boylu)

Bênav-Benav(isimsiz)

Bêmal-Bemal(evsiz)

Bengîn-Bengin(tutkun mecnun)

Berfan(kar, kar yağışı)

Berfende(çığ)

Berçelan(Kurdistan’da bir dağ adı)

Berfo(kar)

Berbang(fecir seher şafak)

Berfhat-Berfat(kar gelen)

Berhem(eser ürün)

Berhev(toplayan)

Bernas(yaratanı tanıyan)

Berroj-Beroj(sıcak mekan, güneş ışığından olan)

Berwan-Bervan

Berwar-Bervar(tarih, dağ yamacı)

Berxwe-Berhe(direnç)

Berxwedan-Berhedan(dirençli direniş)

Berzan(yüksek)

Berzenc

Berzo(yüksek)

Bêdeng-Bedeng(sessiz, mülayim)

Bêjewan-Bejevan(alim, aydın bilim söyleyen)

Bêwar-Bevar(yersiz, yurtsuz)

Bilind

Birûsk-Birusk(yıldırım)

Biryar(karar, kararlı)

Birader

Binyat(esas, temel, ana dayanak)

Bizot(ateş koru)

Bijî-Biji(yaşa)

Boraboz(2300 sene önce yaşamış Kürt şairi)

Bozan(keje’nin Kürtçe’si, kumral olan erkek)

Bozo(kumral olan erkek)

Cango

Cankurd

Camêr-Camer(centilmen, mert, cömert-comerd)

Çeko(kahraman, silahşör)

Celadet(ünlü Kürt mîri Mîr Celadet Bedirxan)

Cembelî-Cembeli

Camêr-Camer(cömert)

Cengo(düşmana karşı savaşan)

Cegerxwîn-Cegerhun

Cejindar(bayramları seven)

Cindî-Cindi(yakışıklı, aziz, her şeyin güzel ve alımlısı)

Ciwan-Civan(genç, yakışıklı)

Ciwanro-Civanro(gün gibi genç)

Ciwanrû-Civanru(genç yüzlü)

Ciwanmêr-Civanmer(genç erkek delikanlı)

Cudi(Hz.Nuh’un gemisinin durduğu Kurdistan’da bir dağ adı)

Comerd

Cotyar(ürün toplayan)

Cotan(çift süren)

Çalak(faal, boş durmayan)

Çakbin(güzel gören)

Çekdar(silahşör)

Çeleng(yakışıklı, görkemli, güçlü ve hızlı yürüyen kimse)

Çeto

Çerko(çok eski bir Kürt ismi)

Çirûsk-Çirusk(kıvılcım, parıltı

Çiya

Çiyakur(oğlan dağ manasıda)

Dengdar(kıraatı ile tanınan)

Deran

Derav(su tevzi yeri)

Dijle-Dicle

Dijwar-Dijvar(çetin)

Dilava(kalp kırmayan onaran)

Diljen

Dilaram(yüreği mutlu, huzurlu yürekli)

Dilbirîn-Dilbirin(yaralı yürekli)

Dilba(rüzgar yürekli)

Dilciwan-Dilcivan(genç yürekli)

Dildar(yürekli)

Dilger(gezen yürek)

Dilgerm(sıcak kalpli)

Dilgeş(neşeli, mutlu, şen)

Dilxweş

Dilawêr-Dilawer-Dilaver(cesur yürekli)

Dilo(kalpli)

Dilsar(soğuk kalpli)

Dilsoz(sözünde duran)

Dilşad(sevinçli, neşeli)

Diyako

Diyarî-Diyari(Allah hediyesi, hediye, armağan)

Dozdar(amacı olan)

Egît-Egit(yiğit)

Egidşêr-Egitşer-Egitşir(aslan yiğit)

Egitlav(erkek yiğit)

Elegez(Erivan’da Kürtlere ait bir dağ ismi)

Encam(sonucu belli olan)

Erdelan

Êvar-Evar(akşamüzeri doğan)

Evîndar-Evindar(aşık olan)

Ezdinşêr-Ezdinşer

Emzîr-Ezmir(ben prens, ben bey)

Felat(kurtuluş)

Ferman(emir)

Fero(tek, biricik)

Ferzîn-Ferzin(vezir)

Firya

Ferat-Firat(meşhur Fırat nehri)

Filit(yaratılan)

Filito(yaratılmış olan, kurtulan)

Gazîn-Gazin(gerçek yola çağrı)

Gelî-Geli(vadi, ey!)

Geşo(gür, parlak, gelişen)

Gernas(gezmiş, görmüş, kahraman, yiğit)

Gerdûn-Gerdun(dünya, evren, kâinat)

Gewro-Gevro(büyük, iri, muazzam, kocaman)

Gulbarîn-Gulbarin(gülyağmuru)

Guhdar(kulak veren, dinleyen)

Gumanser(inançlı baş)

Gurzo(güçlü olan, yiğit)

Goran(mera)

Hawar-Havar(imdat, medet, yarım çağrısı)

Hazo

Hebûn-Hebun(var olmak, mevcut olmak)

Hejar(fakir kul)

Hembez

Herdem

Hestiyar(duygulu, sezili,ilhamlı)

Heval

Hevgin

Hevgir(birbirine bağlı, birbirine destek veren)

Hevta(emsal)

Hewar-Hevar

Hewdem-Hevdem(çağdaş)

Hewrê-Hevre(amacdaş)

Hezarcan

Hezo(seven)

Hêja-Heja(değerli, saygın)

Hêjan-Hejan(değerli olan)

Hêmin-Hemin(ağırbaşlı, soğukkanlı, vakur olan)

Hêvî-Hevi(umut)

Hêzan-Hezan(güçbirliği)

Hêzar-Hêjzar-Hejzar-Hezar(çocuksu)

Hişyar(uyanık)

Hîwa-Hiva

Hoşnav(güzel isimli)

Hozan-Xwezan-Huzan(kendini bilen, Allah’ı bilen, bilge, ozan)

Hoybûn-Hoybun(kendinde olan)

Hogir(dindar)

Hunermend(sanatçı)

Jêhat-Jihat(yetenekli, becerikli)

Jîndar-Jindar(canlı)

Jîr-Jir(zeki, becerikli, mahir, çalışkan)

Jîrek-Jirek(zeki olan becerikli olan)

Jiwan-Jivan(aşık olan aşık olanlar ile görüşen)

Jiyan(hayat, yaşam)

Kajîn-Kajin

Kamran(bahtiyar,mesut,mutlu)

Kardox-Kardux-Karduk-Kardok(Kürtlerin tarihteki adı)

Kardar(karlı olan)

Kardok(Kürtlerin tarihteki adı)

Karmend(idareci, yönetici, memur)

Karsaz(işletmeci, çalışan)

Karzan(iş bilen, becerikli)

Kawa-Kava

Kekan(ağabeyler abisi)

Keko(büyük, saygın, ağabey)

Kendal(yamaç, yar, sevgili)

Kurdo

Kurdhesin(demir Kürt)

Koçber(hicret eden)

Lawan-Lavan(oğlan kişi)

Lawîn-Lavin(oğlan)

Lawpak-Lavpak(temiz oğlan, mübarek oğlan)

Lerzan(sarsıtan, titreten)

Lezgîn-Lezgin(aceleci)

Lêzan-Lezan(bilen)

Lolan

Loran

Mem(Zîn’in aşığı)

Memyan(Mem’in sülalesi)

Mêranî-Merani(yiğitlik)

Merdan(tahta tokmak)

Merdcan(cömert canlı)

Mervan

Meriwan-Merivan(Îran Kürdistan’ında bir Kürt kenti)

Mezin

Mêrxas-Merhas(gerçek erkeklik, yiğitlik)

Mêvan-Mevan(dünyada misafir)

Mîr-Mir(bey, emir, prens)

Mîran-Miran(beyler, prensler)

Mîrza-Mirza(bey)

Nalîn-Nalin

Naso(tanıdık, tanınan)

Navda(ismi verilen)

Navdar(ünlü, meşhur, tanınan)

Navîn-Navin

Nêçîrvan-Neçirvan(avcı)

Newroz-Nevroz(bahar ayı)

Nijdar(baskıcı, güçlü)

Niştiman(millet, halk, ulus)

Nurhat(nur geldi)

Nûhat-Nuhat(yeni gelen)

Nûşîrvan-Nuşirvan

Nûşen-Nuşen(ilk hayat, ilk mutluluk)

Nûroj-Nuroj(yeni gün)

Noşîcan-Noşican(afiyette olan can)

Pale(üretici)

Pelweşan-Pelveşan(dağılan yapraklar)

Pelewan-Pelevan(kahraman, güreşçi)

Pesend(kymetli, değerli, kabul gören)

Perwer-Perver(eğitilmiş)

Peyman(anlaşma, anlaşan)

Pêşeng-Peşeng(öncü)

Pêşmerge-Peşmerge(yiğitlerin önünden giden yiğitler)

Pêşwaz-Peşvaz(karşılayan, ağırlayan, cömert)

Pismam(amcaoğlu, kuzen)

Piştvan(yardım eden, destek veren)

Pola(çelik)

Polan(20 Şubat-19 Mart arası doğanlar)

Porşev

Qenco-Kenco(iyilik, iyilik yapan)

Qajo-Kajo

Raber(korkusuz)

Ragir(elde tutan, hakim olan)

Raman(düşünce, fikir)

Rastgo(doğru söyleyen)

Rêbaz-Rebaz(metot, üslup)

Reben(garip, gariban)

Reşwan-Reşvan

Rêber-Reber(doğru yolu bilen)

Rêdan-Redan(destur bilen, müsaade bilen)

Rênas-Renas(yol tanıyan, yer tanıyan)

Rêvîngî-Revingi(yolcu)

Rewan-Revan

Rewşîn-Revşin(aydın, alim, entelektüel)

Revin(kaçış)

Rezvan(bağcı, bağ bostan ile uğraşan)

Rêzan-Rezan(yol bilen, rehber)

Rindo(güzel oğlan)

Rişvan

Rivin(alaz, alev)

Rizgan(kurtulan)

Rizgar(kurtulmuş, serbest)

Robar(hayat yükünü yüklenen)

Rodî-Rodi(gün gören, gün geçirmiş)

Rohat- Rojhat(gündoğdu, güneş doğdu, gün geldi)

Rogeş(parlak güneş, nurlu güneş ışınları)

Rojda(gün verdi)

Rojhilat(doğu, günün doğduğu yer)

Rojko

Rojwan-Rojvan

Rojyar

Rodî-Rodi(gün gören)

Rogeş(parlak gün)

Ronas(gün bilen)

Ronak(ışık)

Ronav(nurlu su)

Rotinda

Roşin(mavi güneş, yeşeren gün)

Rustem-Ristem(Zal’ın oğlu efsanevi Kürt kahraman)

Rûşen-Ruşen(yüzü gülen, güleç yüzlü)

Rûgeş-Rugeş(gür yüzlü, parlak yüzlü, mutlu yüzlü)

Rûpak-Rupak(temiz yüzlü, mübarek yüzlü, nur yüzlü)

Salar(kumandan, savaşçı, komando)

Sercan(canlar üstü)

Serbest

Serbaz(komuta eden, yöneten)

Serberz(mağrur, dik başlı)

Serbilind

Serdeşt(ova üzeri, İran’da bir Kürt kenti)

Serfiraz(muzaffer, başarılı, galip)

Serhad-Serhed

Serheng(lider, albay)

Serhildan

Serket(bir turnuva yada yarışmayı kazanan)

Serkeft(başarılı olan)

Servan(üste olan)

Serwer-Server(egemen)

Serxwebun-Serhebun(özgür)

Simko(Îran’da zulme karşı koyan efsanevi Kürt kahraman)

Siya(gölge)

Siyabend(gölge veren, meşhur aşıklardan Xacê’nin sevgilisi)

Sîdar-Sidar(serdar)

Sîpan-Sipan

Sîtar-Sitar(koru YaRab)

Star(yıldız)

Stêr-Sterk(yıldız)

Siyabend

Sîyar-Siyar(şovalye)

Sîyabend-Siyabend(set gölgesi)

Soran

Sotevin(aşkından yanan)

Şabaş(aferin, tebrik)

Şadil(mutlu yürek)

Şadiman(mutlu olan)

Şadman(mutlu olan)

Şandî-Şandi(Allah tarafından gönderilen)

Şareza(medeni, ihtisas sahibi)

Şemzîn-Şemzin

Şengal

Şengo(güzel konuşan)

Şervan

Şerzan(mücadele bilen)

Şevan(Leyla(şevin) isminin erkek olanı)

Şevdin(gece olan)

Şevgeş(sohbeti güzel olan, parlak gece)

Şênwar-Şenvar(güzel yurtlu)

Şêrdil-Şerdil(aslan yürekli)

Şêrhat-Şirhat(aslan geldi)

Şêr-Şir(aslan)

Şêran-Şeran(aslan)

Şinda(mavi veren)

Şîpan-Şipan(güçlü su akıntısı)

Şirzat

Şivan

Şiyar(uyanık)

Şoreş(mücadeleci, yılmayan)

Tajdîn-Tajdin(Mem’in kardeşi)

Temen(yaş, ömür)

Temo

Tengezar(sıkıntılı,tedirgin olan)

Tevger(hareket eden)

Tîrêj-Tirej(ışın, ziya, şua)

Tîroj-Tiroj(güneş ışınları)

Tîrvan-Tirvan(avcı, ok atıcı)

Tola(kısası yerine getiren)

Vejen(enerji, pırıltı, titreşim)

Wargirt-Vargirt(yerleşim yerine ve malına sahip çıkan)

Warşîn-Varşin(mavi ve canlı yerleşim yeri)

Warzan-Varzan(mekanının ve malının değerini bilen)

Welat-Velat(memleket, vatan)

Welatevîn-Velatevin(sevgi memleketi)

Wekhev-Vekhev(eşit olan)

Xasmêr-Hasmer(erkeklerin en merdi)

Xebat-Hebat

Xelat-Helat(armağan, madalya, ödül, mükafat)

Xwebûn-Hebun(kendinde olan, varoluş)

Xemgîn-Hemgin(endişeli, üzüntülü, üzgün)

Xwedêda-Hudada(Allah verdi)

Xweser(yalnız başına, özgür)

Xerzan

Xîzan-Hizan(yoksul, fakir)

Xorto-Horto(delikanlı, genç)

Xoşeng-Hoşeng(sevgili)

Xozan-Hozan(kendini bilen, Allah’ı bilen)

Yekcan

Yekane

Yekbin(birlik olan ittihat eden)

Yekdil

Yekîtî-Yekiti(birlik olan)

Yekta(biricik)

Yekrû-Yekru(biricik yüzlü)

Yekzan

Yezdanşer(Allah savaşçısı, Allah için savaşan)

Zagros(ihtişamlı bir dağ, Kürtlerin tarihte ilk görüldüğü dağlar)

Zal(meşhur Kürt kahramanı Rüstem’in babası)

Zana(bilge, alim)

Zanyar(allame)

Zar

Zaro(çocuk kalbli olan)

Zava

Zendo(güçlü bilekli)

Zerzan(altın bilen, sarraf olan)

Zêro-Zero(altın çocuk, sarı çocuk)

Zêdan-Zedan(arttıran)

Zêrevan-Zerevan(gözlemci, kontrol eden)

Zinar(yalçın kaya)

Ziryan(poyraz rüzgarı)

Zîrek-Zirek(çalışkan)

Zîndî-Zindi(canlı, gür)

Zîvo-Zivo(gümüş adam)

Zoran(egemen, hükümdar

Zoro(cebir, şiddetli, güçlü)

Zûhat-Zuhat(çabuk gelen)

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

osmanlı isimleri

ÂBAD: (Fars.) Er. 1. Şen, bayındır. 2. (Ar.) Sonsuz gelecek zamanlar.
ABADÎ: (Fars.) Er. – Şen, bayındır, mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çelebi. Türk hukuk bilgini (1555).
ABAKA HAN: (Tür.)- İlhanlı hükümdarı Hülagu’nun oğlu.
ABAY (Tür.) Er. – Beceri. Sezgi, anlayış, dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu.
ABAZA: (Tür.) – Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. – Abaza Hasan Paşa, Os*manlı vezirlerinden.
ABBAD: (Ar.) Er. -Allaha itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yerine getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab’dan.
ABBAS (Ar.) Er: 1. Sert, çatık kaşlı kimse. 2. Arslan (bkz. Esed, gazanfer, şiir). – Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)’ın amcası, Mekke’nin fethinde müslüman olmuştur.
ABBASE: (Ar.) Ka. – (bkz. Abbas). Ahmed b. Hanbel’in hanımının ismi. Hz. Abbas’a mensup olan.
ABBAZ: (Fars.) Er.- Yüzgeç, yüzü*cü.
ABD: (Ar.) Ka. – Köle, hizmetçi, itaat edici. Kul. Sonuna Allah’ın isimleri getirilince bazı isimler meydana gelir. Abdullah, Abdurrahim, Abdulmelik gibi.
ÂBDAR: (Fars.) Ka. – 1. Sulu, taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nükteli. 5. Zarif, güzel, hoş. 6. Su veren hizmetçi.
ABDİ: (Ar.) Er. – Kulluk ve itaat eden.
ABDULLAH: (Ar.) Er.- Allah’ın ku*lu. Peygamber (s.a.s)’in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır.
ABDURRAHMAN: (Ar.) Er. – Rahman’ın kulu. Rahman; dünyada her canlıya, mü’min-kafir ayırdelmeksizin herkese merhamet eden. Allah’ın isimlerindendir. Abdurrahman İbn Avf: Sahabedendir.
ABDURRAUF: (Ar.) Er. – Rauf olan Allah’ın kulu. (bkz. er-Rauf).
ABDUSSABUR: (Ar.) Er. – Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah’ın kulu. Allah’ın isimlerinden, (bkz. es-Sabur).
ABDÜDDAR: (Ar.) Er. – Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah’ın kulu. ed-Dar. Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLAFUV: (Ar.) Er. – Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah’ın kulu. Allah’ın isimlerinden, (bkz. el-Afuv).
ABDÜLA’LA: (Ar.) Er. – En yüksek, en yüce ve yücelikte eşi olmayan Allah’ın kulu. A’la kelimesi Kur’an-ı Kerim’in sıfatı olarak geçmektedir. Ünlü bir İslam bilgini.
ABDÜLALİ: (Ar.) Er. – Yüce, ulu, şan ve şeref sahibi Allah’ın kulu. Ali kelimesi Kur’an’da Allah’ın yüceliğini vasfetme anlamında kullanılmıştır.
ABDÜLALİM (Ar.) Er. – Alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde bulunduran Allah’ın kulu. Alim kelimesi Allah’ın 99 isminden birisidir.
ABDÜLAZİM: (Ar.) Er. – Azamet ve büyüklük sahibi Allah’ın kulu. – Allah’ın isimlerinden, (bkz. el-Azim).
ABDÜLAZİZ: (Ar.) Er. – Büyük ve aziz olan, izzet ve şeref sahibi Allah’ın kulu. (bkz. Aziz). Aziz Allah’ın isimlerindendi r. – Sultan Abdülaziz: 32. Osmanlı padişahının adı.
ABDÜLBAKİ: (Ar.) Er. – Sonsuz, ebedi olan ve ölmenin kendisi için sözkonusu olmadığı. Allah’ın kulu-Allah’ın isimlerinden, (bkz. Baki).
ABDÜLBARİ: (Ar.) Er. – Yaratan, yaratıcı Allah’ın kulu. Bari ismi, Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı al*madan kullanılmaz.
ABDÜLBASIT: (Ar.) Er. – Genişlik, ferahlık ve kolaylık verici olan Allah’ın kulu. – Allah’ın isimlerinden (bkz. el-Basıt).
ABDÜLBASİR: (Ar.) Er. – Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Al*lah’ın kulu. – (bkz. el-Basir).
ABDÜLBEDİ: (Ar.) Er. – Allah’ın isimlerinden.- Bedi’nin kulu. (bkz. el-Bedi).
ABDÜLBERR: (Ar.) Er. – Berr’in kulu. Cömert ve ihsan edicinin kulu.-Berr, Allah’ın isimlerindendir. (bkz. el-Berr).
ABDÜLCEBBAR: (Ar.) Er. – Cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahibi Allah’ın kulu. Cebbar, Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLCELİL: (Ar.) Er. – Büyük, ulu, yüce Allah’ın kulu. Celil, Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLCEMAL: (Ar.) Er. – Güzellikleri kendinde toplayan Allah’ın kulu.
ABDÜLCEVAT: (Ar.) Er. – Cömert olan Allah’ın kulu.
ABDÜLEHAD: (Ar.) Er. – Şeriki ve ortağı bulunmayan, tek olan Allah’ın kulu. Ehad, Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLESED: (Ar.) Er. – Aslan’ın kulu.- Hz. Rasûlullah (s.a.s)’m reddettiği isimlerdendir. Müslümanlar kullanmazlar.
ABDÜLEVVEL: (Ar.) Er. – Herşe-yin evveli, ilk olan, varlığının başlangıcı bulunmayan Allah’ın kulu.
ABDÜLEZEL: (Ar.) Er. – Ezelden beri var olan varlığı için başlangıç söz konusu olmayan Allah’ın kulu.
ABDÜLFERİD: (Ar.) Er. – Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, üstün olan. Allah’ın kulu. (bkz. Ferid).
ABDÜLFETTAH: (Ar.) Er. – Zafer kazanmış, üstün gelmiş, fetheden-açan, kullarınının kapalı-müşkil işle*rini açan Allah’ın kulu. (bkz. Fettah). Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLGAFFAR: (Ar.) Er. – Kullarının günahlarını affeden Allah’ın kulu. – (bkz. Gaffar). Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı almadan kullanıl*maz.
ABDÜLGAFUR: (Ar.) Er. – Kulları*nın günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah’ın kulu. – (bkz. Gafur). “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLGANİ: (Ar.) Er. – Zengin, varlıklı, bol, doygun olan Allah’ın kulu.- Allah’ın isimlerinden, (bkz. Ga*ni).
ABDÜLHABİR: (Ar.) Er. – Her şeyin iç yüzünden, gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah’ın kulu. (bkz. el-Habir). Allah’ın isimlerinden.
ABDÜLHADİ: (Ar.) Er. – Hidayet eden, doğru yolu gösteren Allah’ın kulu. – Allah’ın isimlerinden, (bkz. Hadi).
ABDÜLHAFIZ: (Ar.) Er. – Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah’ın kulu. -(bkz. el-Hafız). Allah’ın isimlerinden.
ABDÜLHAK: (Ar.) Er. – Hak ve gerçek olan, varlığı hiç değişmeden duran Allah’ın kulu. – Hak, Esmau’l-Hüsna’dandır.
ABDÜLHAKEM: (Ar.) Er. Bütün işlerin kendisine döndürüldüğü, onun adalet ve kararına baş vurulduğu yüce Hakem Allah’ın kulu. – (bkz. el-Ha-kem). Allah’ın isimlerinden.
ABDÜLHAKİM: (Ar.) Er. – Her şe*ye hükmeden Allah’ın kulu.- Hakim, Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLHALİK: (Ar.) Er. – Yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah’ın kulu. – Halik, Allah’ın isimlerinden. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLHALİM: (Ar.) Er. – Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah’ın kulu. – (bkz. Halim). Allah’ın isimlerinden.
ABDÜLHAMİD. (Ar.) Er. – Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın diliyle övülmüş Allah’ın kulu. – Hamid; Allah’ın isimlerindendir. (bkz. Ha*mid).- Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.
ABDÜLHASİB: (Ar.) Er. – Bütün varlıkların takdir edilen hayatları bo*yunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntı*larıyla hesabını en iyi bilen Hasib’in kulu. – Hasib; Allahın isimlerinden*dir.
ABDÜLHAY: (Ar.) Er. – Daima diri olan, ebedi hayat sahibi, her şeye gü*cü yeten Cenab-ı Allah’ın kulu. -(bkz. el-Hay). Allah’ın isimlerinden.
ABDÜLKADİR: (Ar.) Er. – Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan, her şeyi yapmaya gücü yeten Allah’ın kulu.-Kadir; Allah’ın isimlerindendir. (bkz. Kadir).
ABDÜLKAVİY: (Ar.) Er. – Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah’ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau’l-Hüsna’dandır. (bkz. el-Kaviyy).
ABDÜLKAYYUM: (Ar.) Er. – Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren, gökleri, yeri ve her şeyi tutan, baki, kaim Allah’ın kulu. – Kayyum, Allah’ın isimlerindendi. (bkz. el-Kayyum).
ABDÜLKEBİR: (Ar.) Er. – Kebir’in, büyüklük ve Azamette eşsiz olan Allah’ın kulu. – Kebir; Allah’ın isimlerindendi. (bkz. el-Kebir).
ABDÜLKERİM: (Ar.) Er. – Keremi bol, cömert olan Aziz ve Celil Al*lah’ın kulu. – Kerim; Allah’ın isimle -rindendir. (bkz. Kerim).
ABDÜLLATİF: (Ar.) Er. – Latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bi*len Allah’ın kulu. – el-Latif; Allah’ın isimlerindendi. (bkz. Latif).
ABDÜLMACİD: (Ar.) Er. – Kadru şanı büyük, cömertlik ve keremi bol olan, Allah’ın kulu. – Macid kelimesi, Allah’ın isimlerindendi. (bkz. el-Ma-cid).
ABDÜLMALİK: (Ar.) Er. – Sahip olan, her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah’ın kulu. – Malik; Allah’ın isimlerindendi. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLMECİD: (Ar.) Er. – Şanı bü*yük ve yüksek olan, şan ve onur sahbi yüce Allah’ın kulu. – Mecid kelime*si Allah’ın 99 isminden biridir. Sultan Abdülmecid Han: 31. Osmanlı padi*şahı.
ABDU’L-MELİK: (Ar.) Er. – Her şey üzerinde tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah’ın kulu. el-Melik, Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLMENNAN: (Ar.) Er. – Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah’ın kulu. – Mennan kelimesi, Allah’ın sıfatlarındandır.
ABDÜLMESİH: (Ar.) Er. – Hastalara şifa veren, mesih İsa’nın kulu.-(bkz. Mesih). İsim olarak kullanıl*maz.
ABDÜLMETİN: (Ar.) Er. – Metanetli, sağlam, dayanıklı olan Allah’ın ku*lu. – (bkz. Metin). Allah’ın isimlerin-dendir.
ABDÜLMUCİB: (Ar.) Er. – Kendisi*ne yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren, onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah’ın kulu. Mucib, Esmau’l-Hüsna’dandır. – (bkz. el-Mucib).
ABDÜLMUHSİ: (Ar.) Er. – Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Allah’ın kulu. – Muhsi, Esmau’l-Hüs*na’dandır.
ABDÜLMUHYİ: (Ar.) Er. – Hayat veren, can ve ruh veren, bütün canlı*ları ve hayatı diri tutan Allah’ın kulu. – Muhyi, Allah’ın 99 isminden birisidir, (bkz. Muhyi).
ABDÜLMUİD : (Ar.) Er. – Yaratıl*mışları yokettikten sonra tekrar diril*ten Allah’ın kulu. – Muid Allah’ın 99 isminden birisidir, (bkz. el-Muid).
ABDÜLMUİZ: (Ar.) Er. – Muiz’in, izzet veren, şereflendiren Allah’ın ku*lu. – (bkz. el-Muiz). Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLMÜMİN: (Ar.) Er. – Gönül*lerde iman nurunu yerleştiren, kendi*sine yönelenlere, iman nasib ederek onları hidayetine alan, koruyan yüce Allah’ın kulu. – Mü’min, Allah’ın isimlerindendir.
ABDÜLVACİD: (Ar.) Er. – Yoktan vareden, meydana getiren, dilediğini anında elde eden, zenginlik ve serve*tine nihayet bulunmayan Vacid’in ku*lu. Vacid, Allah’ın isimlerindendir. -(bkz. el-Vacid).
ABDÜLVAHİD: (Ar.) Er. – Tek ve eşsiz olan, zatında sıfatlarında, hü*kümlerinde, işlerinde asla benzeri ol*mayan Allah’ın kulu. – Vahid kelimesi Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’da zikredilen 99 isminden birisidir, (bkz. el-Vahid).
ABDÜLVALİ: (Ar.) Er. – Bütün alemleri ve meydana gelen bütün olayları tedbir ve idare eden Allah’ın kulu. – Vali, Esmau’l-Hüsna’dandır. (bkz. el-Vali).
ABDÜLVARİS: (Ar.) Er. – Gerçek servet ve zenginliklerin mutlak sahibi. Bütün zenginliklerin son ve asıl sahi*bi olan yüce Allah’ın kulu. – Varis ke*limesi Allah’ın isimlerindendir. (bkz. el-Varis).
ABDÜLVASİ: (Ar.) Er. – Vasi’nin kulu.Genişlik sahibi ve müsade edici, darlık, fakirlik ve sıkıntıdan münez*zeh olan Allah’ın kulu. – Vasi kelime*si, Allah’ın isimlerindendir. (bkz. el-Vasi).
ABDÜLVEDUD: (Ar.) Er. – Vedud’un kulu.- Allah’ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını se*ven, onlara rahmet ve rızasını yönel*ten, sevilmeye ve sayılmaya, dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır.
ABDÜLVEHHAB: (Ar.) Er. – Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah’ın kulu. Vehhab, Allah’ın isimle-rindendir. – “Abd” takısı almadan kul*lanılmaz.
ABDÜLVEKİL: (Ar.) Er. – Kendisi*ne tevekkül edilen, kudretiyle kulları*nın işlerini halleden, onlara yardımcı olan yüce Allah’ın kulu. – Vekil. Al*lah’ın isimlerindendir. (bkz. el-Vekil).
ABDÜLVELİ: (Ar.) Er. – Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı. Yarattıklarına mütevelli ve nazar edi*ci olan Allah’ın kulu. – el-Veliyy keli*mesi Allah’ın isimlerindendir. (bkz. el-Veli).
ABDÜNNAFİ: (Ar.) Er. – Yararlı şeyleri ve sebeplerini kudretiyle yara*tan Allah’ın kulu. – Nafı kelimesi, Al*lah’ın isimlerindendir. (bkz. en-Nafı).
ABDÜNNASIR: (Ar.) Er. – Yardım eden, Yardımcıların en hayırlısı, mü’minlere nusrct ve zafer veren Allah’ın kulu. – Nasır, Allah’ın sıfatla-rındandır.
ABDÜNNASIR: (Ar.) Er. – Yardım*cı, yardım eden Allah’ın kulu.
ABDÜNNUR: (Ar.) Er. – Nur sahibi, aydınlık, parlaklık sahibi olan Al*lah’ın kulu. – Nur, Allah’ın isimlerin*dendir.
ABDÜRRAFİ: (Ar.) Er. – Rafı’nin kulu. (bkz. er-Rafi). Allah’ın isimle*rinden
ABDÜRRAHİM: (Ar.) Er. – Merha*metli, esirgeyen, koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah’ın kulu.- er-Rahim, Al*lah’ın isimlerindendir.
ABDÜRRAUF: (Ar.) Er. – Çok lütuf, şevkat ve rahmet eden. Onları belli nimetlerle dengeli yaşatan, seviyelendiren Allah’ın kulu. (bkz. Rauf).
ABDÜRREŞİD: (Ar.) Er. – Allah’ın isimlerinden. Reşid’in kulu.- (bkz. er-Reşid).
ABDÜRREZZAK: (Ar.) Er. – Bütün mahlukların rızkını veren Allah’ın ku*lu. – Rezzak, Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜSSAMED: (Ar.) Er. – Kimse*ye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Al*lah’ın kulu. – Samed, Allah’ın isimle*rindendir. “Abd” takısı almadan kul*lanılmaz. Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.
ABDÜSSELAM: (Ar.) Er. – Barış, rahatlık, selamete çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan Allah’ın ku*lu. – es-Selam kelimesi, Allah’ın isim*lerindendir. “Abd” takısı almadan kullanılamaz.
ABDÜSSEMİ: (Ar.) Er. – Her şey*den arınmış olarak bütün sesleri, söz*leri ve kelimeleri işitip ayırdeden yü*ce Allah’ın kulu. (bkz. es-Semi’).
ABDÜSSETTAR: (Ar.) Er. – Günahları örten, gizleyen Allah’ın kulu.
ABDÜŞŞAHİD: (Ar.) Er. – Şahid’in kulu. Görünen ve görünmeyen eşyanın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bu*lunduran Allah’ın kulu. – Şahid, Allah’ın isimlerindendir. (bkz. eş-Şahid).
ABDÜŞŞEKÜR: (Ar.) Er. – Emrine uyan, yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Al*lah’ın kulu. – Şekür, Allah’ın isimle*rindendir. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜZZAHİR: (Ar.) Er. – Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delil*lerle belli olan Allah’ın kulu. – ez-Za*hir, Allah’ın isimlerindendir. (bkz. ez-Zahir).
ABER: (Ar.) Er. – Hz. Nuh’un erkek torunu.
ABENDAM: (Fars.) Ka. – Güzel vücutlu, güzellik.
ABGUN: (Fars.) Er. – 1. Mavi renk. Gök. 2. Parlak. 3. Nişasta.
ABHER: (Ar.) Er. 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab.
ABILAY HAN: (Tür.) Er. – Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).
ABIŞKA NOYAN: (Tür.) Er. – İlhan*lı komutan. (XIII-XIV. yy.) bkz. Abuşga.
ABHİZ: (Fars.) Er. 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu.
ABİD: (Ar.) Er. Allah’a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid. Kullar, köle*ler.
ABİDE: (Ar.) Er. – Anıt. Önemli ve değerli yapıt.
ABİDİN: (Ar.) Er. – İbadet edenler-Zeyne’l-Abidin’den kısaltma isim ad. Zeynelabidin: Hz. Ali’nin torunların*dan biri, ibadet edenlerin ziyneti.
ABŞAR: (Ar.) Ka.- Şelale.
ABUŞKA: (Tür.) Er. – Koca, zevc, yaşlı erkek.
ABUZER: (f.a.i.) Er. – Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fonetik değişikliğe uğramış şekli.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

OSMANLI PADİŞAHLARININ EŞLERİ VE ÇOCUKLARININ İSİMLERİ

OSMANLI PADİŞAHLARININ EŞLERİ VE ÇOCUKLARININ İSMİ

1.Padişah Osman Gazi

Babası: Ertuğrul Gazi
Annesi: Hayme Hatun.
Doğumu: Söğüt (M. 1258 – H. 656)
Vefatı: Bursa (M.1326 – H. 726)
Saltanatı: 1299 – 1326 (27) sene

Eşi: Mal Hatun.Şeh Edibalinin Kızı

Erkek Çocukları:
Pazarlı Boy, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey.
Kız Çocukları:
Fatıma Hatun.

2.Padişah Orhan Gazi

Babası: Osman Gazi
Annesi: Mal Hatun
Doğumu: (H. 680 – M. 1281)
Vefatı: (H. 761 – M. 1360)
Saltanatı: 1326 – 1359 (33) sene

Nilüfer Hatun; Yarhisar Tekfurunun kızı ve I. Murad ve Şehzade Kasım’ın Annesi. Eski adı Holofiro
Asporça Hatun; Bizans İmparatoru’nun kızı ve Şehzade İbrahim’in Fatma Hatun’un annesi.
Theodora Hatun; Şehzade Halil’in annesi ve İmparator kızı.
Eftandise Hatun; Mahmud Alp’in kızıdır.

Erkek Çocukları:
Süleyman Paşa, Birinci Murad, İbrahim, Halil, Kasım.
Kızı Çocukları:
Fatma Hatun

3.Padişah I. Murad

Babası: Orhan Gazi
Annesi: Nilüfer Hatun
Doğumu: 1326
Vefatı: 1389
Saltanatı: 1359 – 1389 (30) sene

Gülçiçek Hatun; Yıldırım Bayezid’in ve Yahşi Bey’in Annesi
Marya Thamara Hatun; Bulgar Kralı’nın kızı
Paşa Melek Hatun; Kızıl Murad Bey’in kızı
Fülane Hatun; Candaroğullarından bir beyin kızı
Fülane Hatun; Bulgar Beyinin kızı

Erkek Çocukları:
Yakub Çelebi, Yıldırım Beyazid, Savcı Bey ve İbrahim.
Kız Çocukları:
Nefise ve Sultan Hatun

4. PadişahI. Yıldırım Bayezid

Babası: Murad Hüdavendigar
Annesi: Gülçiçek Hatun
Doğumu: 1360
Vefatı: 8 Mart 1403
Saltanatı: 1389 -1403 (13) sene
Germiyanoğlu Devlet Şah Hatun; İsa, Mustafa ve Musa’nın annesi
Devlet Hatun; Yine Germiyenoğlu olduğu söylenen ve Sultan Mehmed Çelebi’nin annesi ve ilk Valide Sultan
Hafsa Hatun; Aydınoğlu İsa Bey’in kızı
Sultan Hatun; Dulkadiroğlu Süleyman Şah’ın kızı
Marya Olivera Despina Hatun; Sırbistan Kralı Lazar’ın kızı
Erkek Çocukları:
Musa Gelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsa Çelebi, Mehmed Çelebi, Ertuğrul Çelebi, Kasım Çelebi.
Kız Çocukları:
Fatma Sultan

5-Padişah Çelebi Mehmed

Babası: Sultan Yıldırım Bayezid
Annesi: Devlet Hatun
Doğumu: 1389
Vefatı: 26 Mayıs 1421
Saltanatı: 1413 -1421 (8) sene
Şeh-zade Kumru Hatun; Amasyalı bir Paşa’nın torunu
Emine Hatun; Dulkadiroğlu Mehmed Bey’in kızı ve II. Murad’ın annesi

Erkek Çocukları:
Mustafa Çelebi, Ikinci Murad, Ahmed, Yusuf, Mahmud.
Kız Çocukları:
Fatma ve Selçuk Hatun.

6.Padişah II. Murad

Babası: Çelebi Sultan Mehmed
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1402
Vefatı: 3 Şubat 1451
Saltanatı: 1421- 1451 (30) sene

Eşleri-
Dulkadiroğlu Alime Hatun
Yeni Hatun; Amasyalı Mahmud Bey’in kızı
Hüma Hatun; Abdullah isimli bir şahsın kızı ve Fatih’in Annesi. Fatih’in annesinin devşirme olduğu nakledilmektedir. Ancak müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hatun ile Fatih’in üvey annelik dışında alakası yoktur.
Tacünnisa Hatice Halime Hatun; Candaroğlu İsfendiyar Bey’in kızıdır.
Mara Hatun; Çocuksuz ve ortodoks olarak ölen ve Fatih’in üvey annesi olan bu kadın Sırbistan Despotu Corc Bronkoviç’in kızı

Erkek Çocukları:
Fatih Sultan Mehmed, Ahmed, Alâaddin, Orhan, Hasan, Ahmed (ll.)
Kız Çocukları:
Şehzade ve Fatma Hatun.

7.Padişah Fatih Sultan Mehmet

Babası: İkinci Sultan Murad
Annesi: Huma Hatun
Doğumu: 29 Mart 1432
Vefatı: 3 Mayıs 1481
Saltanatı: 1451 – 1481 (30) sene

Eşleri

Gülbahar Hatun; II. Bayezid ile Gevher Sultan’ın annesi
Gülşah Hatun; Karamanoğullarından İbrahim Bey’in kızıdır.
Sitti Mükrime Hatun; Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızıdır.
Çiçek Hatun; Türkmen Beyi kızıdır.
Helene Hatun; Mora Despotu Demetrus’un kızıdır.
Anna Hatun; Trabzon İmparatoru’nun kızıdır; evlilikleri kısa sürmüştür.
Alexias Hatun; Bizans Prenseslerindendir.

Erkek Çocukları: Mustafa, İkinci Bayezid, Cem, Korkud.
Kızı Çocukları: Gevherhan Sultan.

8.Padişah II. Bayezid

Babası: Fatih Sultan Mehmed
Annesi: Mükrime Hatun
Doğumu: 3 Aralık 1447
Vefatı: 26 Mayıs 1512
Saltanatı: 1481 – 1512 (31 ) sene

Eşleri

Nigar Hatun; Şehzade Korkut ile Fatma Sultan’ın annesi ve Abdullah Vehbi kızı
Şirin Hatun; Abdullah kızı ve Şehzade Abdullah’ın annesi
Gülruh Hatun; Abdülhayy kızı ve Alemşah ile Kamer Sultan’ın annesi
Bülbül Hatun; Abdullah kızı ve Şehzade Ahmed ile Hundi Sultan’ın annesi
Hüsnüşah Hatun; Karamanoğlu Nasuh Bey’in kızı
Gülbahar Hatun; Abdüssamed kızı ve muhtemelenYavuz’un annesi
Ferahşad Hatun; Kefe Sancak Beyi Mehmed’in annesi
Ayşe Hatun; Dulkadiroğlu Alaaüddevle Bozkurd Bey’in kızı ve bir görüşe göre Yavuz’un annesi.

Erkek Çocukları:
Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed. Korkud, Abdullah, Alimşah.
Kız Çocukları:
Aynişah, Gevher Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve Hüma Hatun.

9.Padişah Yavuz Sultan Selim

Babası: İkinci Bayezid
Annesi: Gülbahar Hatun
Doğumu: 10 Ekim 1470
Vefatı: 22 Eylül 1520
Saltanatı: 1512 – 1520 (8) sene

Eşleri

Ayşe Hatun; Mengli Giray I’in kızı ve Beyhan ile Şah Sultan’ın annesi
Ayşe Hafsa Hatun; Kanuni, Hatice, Fatma ve Hafsa Sultanların annesi

Erkek Çocukları: Kanuni Sultan Süleyman.
Kız Çocukları: Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Şah Sultan.

10.Padişah Kanuni Sultan Süleyman
Babası: Yavuz Sultan Selim
Annesi: Hafsa Hatun
Doğumu: 27 Nisan 1495
Vefatı: 7 Eylül 1566
Saltanatı: 1520-1566 (46) sene

Eşleri

Hürrem Haseki Sultan; Kanuni’nin nikah aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya İtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan cariyedir. Şehzade Mehmed ve II. Selim’in annesi
Mahidevran Kadın; Abdullah kızı ve Şehzade Mahmud’un annesi
Gülfem Hatun; Cariyelerden ve Şehzade Murad’ın annesi

Fülane Hatun; Abdullah kızı ve Şehzade Mahmud’un annesi

Erkek Çocukları:

İkinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa.
Kız Çocukları:
Mihrimah Sultan, Raziye Sultan.

11-Padişah II. Selim

Babası: Kanuni Sultan Süleyman
Annesi: Hürrem Sultan
Doğumu: 28 Mayıs 1524
Vefatı: 15 Aralık 1574
Saltanatı: (1566-1574) (8) sene

Eşleri
Nurbanu Sultan; III. Murad’ın annesi ve İtalyan asıllı bir cariyedir.

Erkek Çocukları:
Üçüncü Murad, AbdulIah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmed, Mahmud, Cihangir.
Kız Çocukları:
Fatma Sultan, Şah Sultan, Cevherhan Sultan, Esma Sultan.

12-Padişah III. Murad

Babası: İkinci Selim
Annesi: Nurbânu Sultan
Doğumu: 4 Temmuz 1546
Vefatı: 16 Ocak 1595
Saltanatı: 1574 – 1595 (21 ) sene

Eşleri
1- Safiye Valide Sultan (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile Ayşe Sultan’ın annesi ve cariye. Osmanlı hareminde devlet işlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi.
2- Şems-i Ruhsar Haseki; Rukkiyye Sultan’ın annesi. Medine’de vakfı var.
3- Şah-i Huban Haseki
4- Naz-perver Haseki

Erkek Çocukları:
Üçüncü Mehmed, Selim, Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemşah, Yusuf, Hüseyin, Korkud, Ali,İshak, Ömer, Alaüddin, Davud.
Kız Çocukları:
Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan.

13-Padişah III. Mehmed

Babası: Üçüncü Murad
Annesi: Safiye Hatun
Doğumu: 26 Mayıs 1566
Vefatı: 21 Aralık 1603
Saltanatı: 1595 – 1603 (8) sene

Eşleri
1- Handan Valide Sultan; I. Ahmed’in annesi
2- Fülane Valide Sultan; Abaza asıllı ve I. Mıstafa validesi
3- Fülane Haseki; Şehzade Mahmud annesi
4- Fülane Haseki; Şehzade Selim annesi

Erkek Çocukları: Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, 5elim, Mahmud.
Kızlarının isimleri bilinmiyor.

14-Padişah I. Ahmed

Babası: Üçüncü Mehmed
Annesi: Handan Sultan
Doğumu: 18 Nisan 1590
Vefatı: 22 Kasım 1617
Saltanatı: 1603 1617 (14) sene

Eşleri
1- Hatice Mahfiruz Sultan; Genç Osman’ın annesi
2- Kösem Sultan (Mahpeyker Sultan); IV. Murad’ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdar kadını
3- Fatma Haseki; Cariyelerdendir.

Erkek Çocukları: İkinci Osman, Dördüncü Murad, Sultan İbrahim, Bayezid, Süleyman, Kasım, Mehmed, Hasan, Selim, Hanzâde, Ubeyde.
Kız Çocukları: Gevherhan Sultan, Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Atike Sultan.

15-padişah SULTAN I. MUSTAFA

Babası: Üçüncü Murad
Annesi: Handan Hanım
Doğumu: 1592
Vefatı: 20 Ocak 1639
Saltanatı: 1617-1623 (5) Sene

Eşleri
1- Akile (Rukiyye) Hanım; Şeyhülislam Esad Efendi’nin kızıdır ve hür kadınlardan nikah ile evlenilen nadir kadınlardandır.
2- Ayşe Hanım; Pertev Paşa’nın torunu

Çocuğu yoktu.

16-Padişah II.OSMAN GENÇ OSMAN

Babası: Birinci Ahmed
Annesi: Mahfiruz Haseki Sultan
Dogumu: 3 Kasım 1604
Vefatı: 10 Mayıs 1622
Saltanatı: 1617 – 1622 (5) sene

Eşleri
1- Ayşe Haseki Sultan
Erkek Çocukları: Ömer, Mustafa.
Kız Çocuğu: Zeyneb Sultan

17-Padişah IV MURAT

Babası: Birinci Ahmet
Annesi: Kösem Sultan
Doğumu: 27 Temmuz 1612
Vefatı: 9 Şubat 1640
Saltanatı: 1623 – 1640 (17) sen

Eşleri
1- Meh-pare Emetüllah Rabi’a Gülnuş Valide Sultan; Gülnuş Sultan diye bilinir. Girit’li bir ailenin kızıdır. II. Mustafa ve III. Ahmed’in annesidir.
2- Afife Kadın
3- Gülnar Kadın
4- Kaniye Haseki
5- Siyavuş Haseki

Erkek Çocukları: Süleyman, Mehmet, Alâüddin, Ahmet.

Kız Çocuklar: Safiye Sultan, Gevherhan Sultan, Kaya İsmihan Sultan, Rükiye Sultan, Zeyneb Sultan, Rükiye Sultan.

18-Padişah Sultan İbrahim

Babası: Birinci Ahmed
Annesi: Kösem Sultan
Doğumu: 5 Kasım 1616
Vefatı: 18 Ağustos 1648
Saltanatı: 1640 -1648 (8) sene

EŞLERİ

1- Hatice Turhan (Tarhan) Valide Sultan; Rus asıllı bir cariyedir ve uzun yıllar naibe-i saltanatlık yapmıştır. IV. Mehmed’in annesidir.
2- Saliha Dil-aşub Valide Sultan; II. Süleyman’in annesi ve cariye. III. Haseki olduğu sanılıyor.
3- Hatice Muazzez Sultan; II. Haseki’dir ve II. Ahmed’in annesidir.
4- Hüma Şah Haseki Sultan (Telli Haseki); Sultan İbrahim’in en çok sevdiği Haseki’si. Nikah ile kadınlığa alındı.
5- Ayşe Sultan; Haseki
6- Mah-i Enver Sultan; Haseki
7- Şivekar Sultan; . Haseki
Erkek Çocukları: Dördüncü Mehmed, İkinci Süleyman, İkinci Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad.

Kız Çocukları: Ümmü Gülsüm Sultan, Peykân Sultan, Atike Sultan, AySe Sultan,
Gevherhan Suttan

19-Padişah sultan IV Mehmet

Babası: Sultan İbrahim
Annesi: Turhan Sultan
Doğumu: 2 Ocak 1642
Vefatı: 6 Ocak 1693
Saltanatı: 1648-1687 (39) Sene

1- Meh-pare Emetüllah Rabi’a Gülnuş Valide Sultan; Gülnuş Sultan diye bilinir. Girit’li bir ailenin kızıdır. II. Mustafa ve III. Ahmed’in annesidir.
2- Afife Kadın
3- Gülnar Kadın
4- Kaniye Haseki
5- Siyavuş Haseki

Erkek Çocukları: İkinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Ahmed, Bayezid.
Kız Çocukları: Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.

20-Padişah II. Süleyman

Babası: Sultan İbrahim
Annesi: Saliha Dilâşub Sultan
Doğumu: 15 Nisan 1642
Vefatı: 22 Haziran 1691
Saltanatı: 1687 – 1691 (4) sene

Eşleri
1- Hatice Haseki; Baş Kadın’dır
2- Behzat Haseki
3- İvaz Haseki
4- Sülün Haseki
5- Şeh-süvar Haseki
6- Zeyneb Haseki
Çocuklarının isimleri bilinmiyor.

21-Padişah II. Ahmed

Babası: Sultan İbrahim
Annesi: Hatice Muazzez Sultan
Doğumu: 25 Şubat 1643
Vefatı: 6 Şubat 1695
Saltanatı: 1691 -1695 (4) sene

Eşleri
1- Rabi’a Haseki Sultan; Haseki Sultan diye anılırdı.
Erkek Çocukları: İbrahim, Selim.
Kız Çocukları: Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan.

22-Padişah II. Mustafa

Babası: Dördüncü Mehmed
Annesi: Emetullah Rabia Gülnüş Sultan
Doğumu: 5 Haziran 1664
Vefatı: 29 Ocak 1704
Saltanatı: 1695 – 1703 (8) sene

Kadın Efendileri

1- Ali-cenab; Baş Haseki
2- Şeh-Süvar Valide Sultan; 4 Haseki ve III. Osman’ın annesi
3- Saliha Sebkati Valide Sultan; Cariyelerinden ve I. Mahmud’un annesi
4- Hüma Şah Haseki
5- Afife Haseki
6- Hatice Haseki
İkballeri

7- Hafsa Sultan; Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetlemuhtemeldir.
8- Hanife Hatun; İkinci veya Üçüncü İkbaldir.
9- Fatma Şahin Hatun
Erkek Çocukları: Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman.
Kız Çocukları: Ümmügülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye. Zahide, Atike, Fatma, Zeyneb, Zahide.

23-Padişah III. Ahmed

Babası: Dördüncü Mehmed
Annesi: Emetullah Rabia Gülnüş Sultan
Doğumu: 31 Aralık 1673
Vefatı: 1 Temmuz 1736
Saltanatı: 1703 – 1730 (27) sene

Kadın Efendileri

1- Emetullah Baş Kadın; Baş Haseki
2- Rukıyye İkinci Kadın
3- Emine Mihrişah İkinci Kadın; III. Mustafa’nın annesi
4- Hatice İkinci Kadın
5- Rabi’a Şermi Kadın
6- Zeyneb Kadın
7- Emine Musall Kadın
8- Hanife Kadın
9- Gülşen Kadın
10- Ümmü Gülsüm Kadın
11- Hurrem Kadın
12- Meyli Kadın
13- Fatma Hüma Şah Kadın
14- Nijad Kadın
15- Nazife Kadın

İkballeri

16- Şayeste Sultan
17- Ayşe Hanım; İkinci veya üçüncü İkbaldir.
18- Hatem Hatun
Erkek Çocukları: Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, İbrahim, Numan, Selim, Ali, İsa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik.

Kız Çocukları: Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliho, Atike, Reyhan, Esıme, Ferdane, Nazife, Naile, Ayşe, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha.

24-Padişah I. Mahmud

Babası: İkinci Mustafa
Annesi: Saliha Valide Sultan
Doğumu: 2 Ağustos 1696
Vefatı: 13 Aralık 1754
Saltanatı: 1730 – 1754 (24) sene

Kadın Efendileri

1- Hace Ali-cenab Baş Kadın
2- Hace Ayşe Kadın
3- Hace Verd-i Naz Dördüncü Kadın
4- Hatice Rami Altıncı Haseki
5- Hatem İkinci Kadın
6- Raziye Kadın

İkballeri

7- Meyyase Hanım; Bai İkbal
8- Fehmi Hanım; İkinci İkbaldir.
9- Habbabe Hanım
10- Sırrı Hanım
Çocuğu yoktu

25-Padişah III. Osman

Babası: İkinci Mustafa
Annesi: Şehsuvar Valide Sultan
Doğumu: 2 Ocak 1699
Vefatı: 30 Ekim 1757
Saltanatı: 1754 � 1757 (3) sene

Kadın Efendileri

1- Leyla Baş Kadın
2- Zevki Üçüncü Kadın
3- Ferhunde Emine Dördüncü Kadın
Çocuğu yoktu.

26-Padişah III. Mustafa

Babası: Üçüncü Ahmed
Annesi: Mihrimah Sultan
Doğumu: 28 Ocak 1717
Vefatı: 21 Ocak 1774
Saltanatı: 1757 -1774 (17) sene

Kadın Efendileri

1- Avn’ül-Hayat Baş Kadın Efendi
2- Mihr-i Şah Valide Sultan; Baş Kadın Efendi ve III. Selim’in annesi
3- Rif’at İkinci Kadın Efendi
4- Ayşe Adil-şah Üçüncü Kadın Efendi
5- Fehmi Üçüncü Kadın Efendi
6- Binnaz Üçüncü Kadın Efendi
Erkek Çocukları: Üçüncü Selim, Mehmed.
Kız Çocukları: Şah Sultan, Fatma Sultan, Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah

27-Padişah I. Abdülhamid

Babası: Üçüncü Ahmed
Annesi: Rabia şermi Sultan
Doğumu: 20 Mart 1725
Vefatı: 7 Nisan 1789
Saltanatı: 1774 – 1789 (15) sene

Kadın Efendileri

1- Ayşe Sine-perver Valide Sultan; IV. Mustafa’nın annesi ve IV. Kadınefendi
2- Nakş-ı Dil Valide Sultan; II. Mahmud’un annesi ve önce İkinci İkbal sonra Kadın Efendi
3- Hatice Ruh-şah Baş Kadın Efendi
4- Hüma Şah Baş Kadın Efendi
5- Ayşe Baş Kadın Efendi
6- Binnaz İkinci Kadın Efendi
7- Dilpezir Kadın Efendi
8- Mehtabe Dördüncü Kadın Efendi
9- Misl-i Na-yab Kadın Efendi
10- Mu’teber Kadın Efendi
11- Nevres Üçüncü Kadın Efendi
12- Fatma Şeb-safa Dördüncü Kadın Efendi
13- Mihrban Üçüncü Kadın Efendi

İkballeri

14- Nükhet-seza Hanımefendi; Baş İkbal
15- Ayşe Hanımefendi; İkinci İkbaldir.
Erkek Çocukları: Dördüncü Mustafa, İkinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.
Kız Çocukları: Esma, Emine, Rabia Alimşah, Dürrüşehvar, Hibetullah Fatma, Melikşah,

28-Padişah III. Selim

Babası: Üçüncü Mustafa
Annesi: Mihrişah Sultan
Doğumu: 24 Aralık 1761
Vefatı: 28 Temmuz 1808
Saltanatı: 1789 – 1807 (18) sene
Kadın Efendileri
1- Nef-i Zar Baş Kadın Efendi
2- Hüsn-i Mah Baş Kadın Efendi
3- Zib-i Fer İkinci Kadın Efendi
4- Afitab Üçüncü Kadın Efendi
5- Re’fet Dördüncü Kadın Efendi
6- Nur-i Şems Kadın Efendi
7- Gonca-nigar Kadın Efendi
8- Dem-hoş Kadın Efendi
9- Tab-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi
10- Ayn-ı Safa Kadın Efendi
11- Mahbube Kadın Efendi

İkballer

12- Meryem Hanımefendi
13- Mihriban Hanımefendi
14- Fatma Fer-i cihan Hanım Efendi
Çocuğu yoktu.

29- Padişah IV. Mustafa

Babası: Birinci Abdülhamid
Annesi: Ayşe Saniye Perver Sultan
Doğumu: 8 Eylül 1779
Vefatı: 16 Kasım 1808
Saltanatı: 1807 – 1808 (1) sene

Kadın Efendileri

1- Şevr-i Nur Baş Kadın Efendi
2- Dil-pezir İkinci Kadın Efendi
3- Seyyare Üçüncü Kadın Efendi
4- Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi
Emine Sultan isminde bir kız çocuğu vardı.

30-Padişah II. Mahmud

Babası: Birinci Abdülhamid
Annesi: Nakşidil Valide Sultan
Doğumu: 20 Temmuz 1785
Vefatı: 30 Haziran 1839
Saltanatı: 1808 -1839 (31 ) sene

Kadın Efendileri

1- Bezm-i Alem Valide Sultan; I. Abdülmecid’in annesi
2- Pertev-niyal (Nihal) Valide Sultan; Sultan Abdülaziz’in annesi ve Beşinci Kadın Efendi
3- Haciye Pertev-Piyale Nev-fidan Baş Kadın Efendi
4- Ali-cenab Baş Kadın Efendi
5- Fatma Baş Kadın Efendi
6- Aşub-i Can İkinci Kadın Efendi
7- Haciye Hoş-yar İkinci Kadın Efendi
8- Nurtab Dördüncü Kadın Efendi
9- Misl-i Na-yab İkinci Kadın Efendi
10- Perviz-felek Dördüncü Kadın Efendi
11- Vuslat Üçüncü Kadın Efendi
12- Zer-nigar Üçüncü Kadın Efendi
13- Ebr-i Reftar İkinci Kadın Efendi

İkballeri

14- Hüsn-i Melek Hanımefendi; Baş İkbal
15- Zeyn-i Felek Hanımefendi; İkinci İkbaldir.
16- Tiryal Hanımefendi; Üçüncü İkbal
17- Lebriz-Felek Hanımefendi; Dördüncü İkbal

Kız Çocukları: Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Sali Sultan, Saliha Sultan, Ayşe Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Adile Sultan.

31-Padişah I. Abdülmecid

Babası: İkinci Mahmud
Annesi: Bezmiâlem Valide Sultan
Doğumu: 25 Nisan 1823
Vefatı: 25 Haziran 1861
Saltanatı: 1839 – 1861 (21) sene

Kadın Efendileri

1- Servet-seza Baş Kadın Efendi
2- Şevk-efza Valide Sultan; Sultan V. Murad’ın annesi ve İkinci Kadın Efendi
3- Hoş-yar İkinci Kadın Efendi
4- Tir-i Müjgan Valide Sultan; Üçüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid’in annesi
5- Verd-i Cenan Üçüncü Kadın Efendi
6- Gül-cemal Dördüncü Kadın Efendi
7- Rahime Perestu Valide Sultan; Dördüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid’in manevi annesi
8- Gülistu (Gülistan) Dördüncü Kadın Efendi
9- Düzd-i Dil Üçüncü Kadın Efendi
10- Bezmi (Bezmara)Altıncı Kadın Efendi
11- Mahitab Beşinci Kadın Efendi

İkballeri

12- Nalan-ı Dil Hanımefendi; Üçüncü İkbal.
13- Ceylan-yar Hanımefendi; İkinci ikbaldir.
14- Ayşe Ser-firaz Hanımefendi; İkinci İkbal. Sarayın adını batıran bir kadındır.
15- Nergis (Nergizu) Hanımefendi; Dördüncü İkbal
16- Navek-misal Hanımefendi; Dördüncü ikbal
17- Nesrin Hanımefendi; İkinci İkbal
18- Şayeste Hanımefendi; Dördüncü İkbal
19- Nükhet-seza Hnımefendi; Baş İkbal

Gözdeler

20- Yıldız Hanımefendi; 2. Gözde
21- Saf-derun Hanımefendi; 4. Gözde
22- Hüsn-i Cenan Hanımefendi; 3. Gözde
Kız Çocukları: Bedihe, Behice, Samiye, Mediha,Refia, Şehime, Sabiha, Aliye, Fatma, Cemile, Seniha, Fehime, Mühibe, Mukbile, Münire, Naime, Neyyire, Behiye.

32-Padişah Abdülaziz

Babası: İkinci Mahmud
Annesi: Pertevniyal Valide Sultan
Doğumu: 8 Şubat 1830
Vefatı: 4 Haziran 1876
Saltanatı: 1861 -1876 (15) sene
Kadın Efendileri

1- Dürr-i Nev Baş Kadın Efendi
2- Hayran-ı Dil İkinci Kadın Efendi

3- Eda-Dil İkinci Kadın Efendi
4- Neş’erek (Nesrin) Üçüncü Kadın Efendi
5- Gevheri Dördüncü Kadın Efendi.

Erkek Çocukları: Selim Mehmed, Mahmud Celaleddin, Mehmed Şevket, Seyfeddin, Sehzade Yusuf İzzeddin, Salahaddin, Abdülmecid.
Kız Çocukları: Saliha Sultan, Emine Sultan, Nazime Sultan, Esma Sultan, Emine Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan

33-Padişah V. Murad

Babası: Suttan Abdülmecid
Annesi: şevk efzâ Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1840
Vefatı: 29 Ağustos 1904
Saltanatı: 1876’da (93) gün

Kadın Efendileri

1- Elru Mevhibe Baş Kadın Efendi
2- Reftar-ı Dil İkinci Kadın Efendi
3- Şayan Üçüncü Kadın Efendi
4- Meyl-i Servet Dördüncü Kadın Efendi

İkballeri

5- Resan Hanımefendi; Baş İkbal
6- Cevher-riz Hanımefendi; İkinci İkbal
7- Nev-Dürr Hanımefendi; Üçüncü İkbal
8- Remiş-Naz Hanımefendi
9- Filiz-ten Hanımefendi

Gözdeler
Visal-i Nur Hanım; Gözde

Erkek Çocukları: Mehmed Selahaddin.
Kız Çocukları: Fehime Sultan, Fatma Sultan, Hadice Sultan.

34-Padişah II. Abdulhamid

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Tirimüjgan Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1842
Vefatı: 10 Şubat 1918
Saltanatı: 1876 – 1909 (33) sene

Kadın Efendileri

1- Nazik-eda Baş Kadın Efendi
2- Bedr-i Felek Baş Kadın Efendi
3- Safi-naz Nur-efzun İkinci Kadın Efendi
4- Bidar İkinci Kadın Efendi
5- Dilpesend Üçüncü Kadın Efendi
6- Mezide Mestan Üçüncü Kadın Efendi
7- Emsal-i Nur Üçüncü Kadın Efendi
8- Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Dördüncü Kadın Efendi

İkballeri

9- Saz-kar Hanımefendi; Baş İkbal
10- Peyveste Hanımefendi; İkinci İkbal
11- Fatma Pesende Hanımefendi; Üçüncü İkbal
12- Behice (Maan) Hanımefendi; Dördüncü İkbal
13- Saliha Naciye Hanımefendi; Dördüncü İkbal

Gözdeler

14- Dürdane Hanım; Baş Gözde
15- Calibos Hanım; 2. Gözde
16- Nazlıyar Hanım; 3. Gözde
Erkek Çocukları: Mehmed, Selim, Abdülkadir, Ahmed Nuri, Mehmed Burhaneddin, Abdürrahim, Ahmed Nureddin, Mehmed Âbid, Ahmed.Kız Çocukları: Ulviye Sultan, Zekiye Sultan, Naime Sultan, Naile Sultan, Ayşe Sultan, Refia Sultan, Sadiye Sultan.

35-Padişah V. Mehmed Reşat

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülcemal Kadın Efendi
Doğumu: 2 Kasım 1844
Vefatı: 3 Temmuz 1918
Saltanatı: 1909 – 1918 (9) sene

Eşleri
1- Kam-res Baş Kadın Efendi
2- Dürr-i And İkinci Kadın Efendi
3- Mihr-engiz İkinci Kadın Efendi
4- Naz-perver Üçüncü Kadın Efendi
5- Dil-firib Dördüncü Kadın Efendi

Erkek Çocuklan: Mehmed Necmeddin, Mehmed Ziyaeddin, Ömer Hilmi.
Kız çocuğu olmamıştır.

36-Padişah VI. Mehmed Vahüdiddin

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistü Kadın Efendi
Doğumu: 2 Şubat 1861
Vefatı: 15 Mayıs 1926
Saltanatı: 1918 -1922 (4) sene

Kadın Efendileri

1- Emine Nazik-eda Baş Kadın Efendi
2- Şadiye Meveddet İkinci Kadın Efendi
3- İnşirah Kadın Efendi
4- Nevvare Üçüncü Kadın Efendi
5- Ni’met Nev-zad Hanım Efendi

Erkek Çocukları: Mehmed Ertugrul Efendi.
Kız Çocukları: Rukiye Sultan, Sabiha Sultan, Fatma Ulviye Sultan.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

köpek isimleri

KÖPEK İSİMLERİ

Acar

Afra

Afro

Amor

Arap

Argo

Arsız

Arti

Asil

Aşil

Atak

Atom

Banço

Baran

Baron

Bıcır

Bobi

Bobo

Bomba

Cabbar

Cancan

Canım

Caniko

Cellat

Ceviz

Cilo

Cimcime

Cücük

Çeçe

Çeku

Çiko

Çoko

Çuku

Darbuka

Dede

Dida

Dido

Dino

Dodo

Dudu

Duman

Düdük

Dümbelek

Eva

Evita

Ezer

Ezo

Fasıl

Figo

Fincan

Finocan

Foya

Fukara

Fumi

Garip

Gerzek

Haydut

Haylaz

Hercai

Herif

Hokka

Hopdediks

Hopi

Hurra

Isırgan

Itırcık

İtbul

İto

İvo

Jesi

Kont

Kontes

Kuma

Kumpir

Lina

Lola

Lolita

Lora

Lord

Lucy

Marki

Markiz

Misket

Mozilla

Nana

Nikita

Nina

Nita

Nohut

Obez

Oburiks

Orfe

Ozy

Öreke

Pars

Pati

Peggy

Potin

Pugi

Puik

Rambo

Rende

Rintintin

Roni

Rulman

Runi

Sam

Sumo

Sumsuk

Sümsük

Şallak

Şeker

Şokella

Şumi

Tafra

Tıfıl

Tom

Toni

Topitop

Trip

Ucube

Ufak

Uki

Vampir

Vatoz

Vera

Vita

Vites

Vole

Yaman

Yanpiri

Yuki

Zagor

Zarkof

Zonta

Zorba

Zorbay

Zorbey

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

kedi isimleri

KEDİ İSİMLERİ

Acar

Aga

Aman

Amber

Arap

Argo

Arsız

Asya

Aşkım

Atak

Atik

Aze

Azgın

Azman

Bacanak

Baldız

Bemol

Benjamin

Bıcır

Biber

Bici

Binnaz

Boncuk

Böcük

Bumbar

Canım

Canısı

Cariye

Cici

Cicim

Çaça

Çıtır

Çiti

Çoko

Çuçu

Çufçuf

Deli

Dingo

Diyez

Dodo

Dudu

Duman

Dümen

Eğe

Efe

Ela

Emenike

Emzik

Enişte

Etobur

Evcil

Fakir

Fındık

Fifi

Fincan

Fiskos

Fişek

Fitil

Fofo

Fufu

Fukara

Gariban

Garip

Gerzek

Gilas: Kiraz (Azerice)

Gora

Göbelek

Göbüş

Guru

Gürültü

Hayta

Hercai

Hevina

Hımını

Hizip

Hobo

Hopdediks

Hophop

Horayda

Hugo

Islak

Ispanak

Itır

Ivır

İboş

İdo

İgor

İpsiz

İrecep

Jedi

Jodi

Judit

Kanka

Kara

Kedim

Keko

Kelaj

Kereviz

Keriz

Kömür

Kumar

Lady

Larissa

Leman

Leziz

Limon

Mary

Messi

Mestan

Mini

Minicik

Miniş

Minik

Mumuş

Münkür

Nane

Nene

Nino

Obama

Obur

Odi

Ömür

Özpişik

Pasaklı

Paspas

Paşa

Pati

Patik

Pıtır

Poşet

Prens

Raci

Redkit

Rezil

Roni

Roza

Rüsva

Sfenks

Simit

Sofya

Sufi

Şeker

Şerbet

Şila

Tarçın

Telma

Topalak

Tosun

Tweet

Tweety

Ufak

Uyuz

Üzüm

Viski

Vita

Vuvuzela

Yavrum

Yumak

Yumoş

Yumuş

Zonta

Zontik

Zeytin

Zulu

Zuzu

Zülfü

Zülüf

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

güzel isimler

AYBİÇE

ANTAY

BARTUĞ

BERA

BİKE

CANSEZA

ÇELEM

DARA

DİDİM

DİLAŞE

ELYA

ESİLA

GELHAN

IĞLA

İDA

İLDA

İZGİN

KARDEM

MİRKAN

NERUDA

ODAY

SİDELYA

SUNKA

TUĞRAY

TÜLCEN

TÜLÇİN

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

komik isimler

KOMİK İSİMLER

Arife Tarif

Azat Kuş

Biriçim Su

Can Verir

Çetin Ceviz

Derin Deniz

Doğa Yürüyüş

Döndü Ay

Ekin Biçer

Engin Ar

Fikri Belli

Fikri Sabit

Gürbüz Sıska

Hediye Paket

İzzet Lezzet

Kadir Gece

Kaya Bilir

Metin Yazar

Nadir Nedir

Nevres İm

Nuh Tufan

Olgun Portakal

Oruç İftar

Oya Bilir

Poyraz Eser

Ramazan Oruç

Satılmış Tarla

Sema Ver

Sever Muz

Şakir Şakşak

Şef Tali

Şehriye Çorba

Tahir Taharet

Tayyar Uçan

Telli Saz

Ufuk Tandoğar

Uğur Böcek

Ümit Var

Ürün Toprak (Emine Y. tarafından önerildi)

Vefa Bozacı

Verengül Diken

Vesile Vestiyer

Vezir Vazelin

Yalınay Ak

Yeşil Ay

Yolaç Ar

Zehra Zehir

Zihni Sinir

Zikri Fikri

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

erkek isimleri

ERKEK İSİMLERİ

Adal

Adanır

Adar

Adın

Afrin: Suriye’de bir şehir adı

Ahver: 1) Güzel gözlü adam, 2) Zeki, akıllı

Akat: Akatlar’dan..

Algın

Alkım

Alpbirtan

Alperay: Cesur erkek

Alpkaya

Amaç

Andaç: Anı olarak verilen ya da saklanan

Angın: Ünlü, tanınmış

Antay

Araz

Arca

Arna

Aruz

Ataç

Atala: Bulamaç

Atalay

Atılay

Atınç

Avkan

Avunç

Ayalp

Ayas

Ayata

Aykon: Aya kon

Ayral

Aytolun

Azercan

Bagay

Bağlan

Bahra: Eski bir sınır kalesi

Bahşı

Balay: Ay yüzlü

Balaz

Balkır

Bangu

Barak

Baransel

Baray

Barçın

Barım

Barın: 1) Tüm, bütün, 2) Güç, kuvvet

Barkan

Barkın

Bartu

Bartuğ (Elif Çimen gönderdi)

Basra

Başargan

Başat

Bayça

Baydu

Baydur

Bediz

Beğenç

Belen

Benhur

Benhür

Bera

Berkcan

Berke

Berker

Berkin

Bermal: 1) Becerikli, 2) Yapan, ortaya çıkaran

Bersun

Bertan

Bertuğ

Beybars

Beykan

Beyrek

Bilen

Bilenir

Bilinç

Bilkan

Bilsu

Bireycan

Birsinbay

Biva: Oğuzların 24 boyundan biri

Bleda: Hun imparatoru Attila’nın kardeşi

Boğdan

Boğtan

Boylan

Bozhan

Burç

Burçağ

Burçan

Burçhan

Burkhan: Heykel, özellikle Buddha heykeli

Büke

Bükel

Bükem

Bürkan

Canbey

Candarbey

Cankat

Cankurt

Cankut

Canmert

Cembey

Ceminay

Cenan: Yürek, gönül, kalb

Cenkhan

Cerit

Coşar

Coşu

Coşum

Cömert

Cuci

Çağa

Çağaçar

Çağakan

Çağan

Çağaşım

Çağcıl

Çağda

Çağkan

Çağray

Çağrı

Çağrıhan

Çağrıman

Çağrışım

Çağsal

Çağsu

Çağsun

Çağsunar

Çamer

Çanga

Çarman

Çavlan

Çaydam

Çelem

Çelen: 1) Yakışıklı, 2) Akıllı, 3) Saçak

Çelenk

Çevre

Çevrim: Anafor, girdap

Çığdağ

Çığkan

Dağlar

Dara

Delikan

Demiray

Denkcan

Denksin

Denksoy

Denli

Devimsel

Derin

Didim

Didimer

Dilsoy

Direncem

Dirim

Dirimay

Dirimbay

Dirimcan

Doğaç

Doğar

Doğasal

Doğcan

Doğucan

Doğukan

Doğulay

Doğutan

Dorukhan

Doygun

Duahan

Duhan

Dural

Durgu

Durukan

Durul

Durulca

Duyal: Duygulu, çabuk duygulanan

Duysal

Ecer

Edesoy

Efgen

Egecan

Elbek

Elbüker

Elbüke

Eldem

Elgin

Elhan

Elkan: Allah yarattı (Yiddish dilinde..)

Elman

Eltan

Elya: Efendisi benim tanrı (Yiddish dilinde..)

Emek

Emekcan

Emekçi

Endülüs

Enginsu

Engiz

Ercihan

Erçin: Erken doğan, erken davranan

Erekol

Erencan

Ergenekon

Ergon

Erguvan

Erk

Erkam

Erkon

Erksin

Erşah

Etican

Etikan

Etisoy

Evrensel

Eymen

Ezher

Fercan

Ferdal

Fergun

Ferhun

Ferkan

Fersan

Feza

Fidel

Fikrihür

Furkan

Gelhan

Gence

Girgin

Gökbay

Göknehir

Gökova

Göksenin

Görgül

Görkay

Görke

Görkem

Görken

Günışık

Günışır

Günsu

Günsun

Günsün

Gürbey

Gürçin

Gürdağ

Gürman

Gürse

Gürsen

Gürsenin

Gürdağ

Gürdal

Hansoy

Hanzat (Hanzad)

Harran

Hazarkan

Hitit

Hürkan

Hürkal

Hürsen

Hürsun

Hürsün

Iğla: Oğuz Han’ın torunlarından birinin adı

Ilgar: Çok çabuk, hızlı. Hücum, akın. Verilen söz. Havanın parlaklığı. Öfke.

Ilgat

Ilgaz

Ilgın

Ilgıt

Itri

İhya

İlbay: Vali

İlcan

İlgün

İlke

İlkem

İlkin

İmre

İzgin

İzlem

Jarin: Yakınmak, haykırmak

Jengar

Kaner

Kanka

Karahan

Karan

Karay

Karain

Karel

Karer

Keyhan

Kıncal

Kıran

Kişibey

Koral

Korhan

Kuday

Kuntay

Kurhan

Kurmay

Kurthan

Kutalp

Kutay

Kutlay

Kürhan

Laçin

Mahcem

Mengüç: Güçlü ben, Ben + Güç

Mengütay

Merkür

Mertan

Mirkan

Muğdat: Çorak su, tatlı su, buruk

Mutlay

Müren

Namdar

Nart: Yürekli, yiğit (Çerkez.)

Narter: Yürekli, yiğit. Yiğitler yiğidi

Neruda

Nevfel: Deniz, derya

Nida

Nisaner

Nurkan

Nurkut

Nurşad

Oday: Ay ateşi

Odbay: Ateş gibi erkek

Oder: Ateş gibi, canlı, hareketli (Kırgızca)

Odhan

Okbay

Oker

Okgüç

Okyanus

Olca

Olgar: Yüce Türk beyi

Omay

Onuryay

Orcan

Oresay

Öğüt

Öncü

Övgün

Özbir

Özdebir

Özen

Özgehan

Özgenç

Pamir

Pars

Parscan

Parshan

Pelit

Perk

Perkin

Peykan

Piran: Ermişler, erenler, yaşlılar

Poyraz

Rekin: Gururlu, ağırbaşlı. Yüce, yüksek

Renç

Renda

Renday

Reytan

Riva

Samsa

Saner

Sargın

Saruhan

Saydam

Sayhan

Saylav

Senday

Sertbaş

Sertbay

Sertkaya

Seydan

Sırcan

Simcan

Sincan

Siraç

Sokra

Sonat

Sorhan

Soykut

Sorgun

Sunka: Oğuz Han’ın torunlarından birinin adı

Şarman

Şaylan

Şensin

Şenyıl

Şincan

Tanay: Şafak kızıllığının ay’ı

Tanca

Tardu

Tarlan

Tayanç

Taygaç: Geveze

Tekant

Tigin

Tolay

Tolon

Toyanç

Tozan

Tuğcan

Tuğçer

Tuğçeri

Tuğhan

Tuğra

Tuğray

Tulun

Tunçcan

Tunçkan

Turaç: Bir tür sülün

Türel

Türev

Tüze

Uğurum

Ulaç: Bağlayıcı, bağlayan

Uluç

Uluçam

Uluğbey

Ulukut

Ulusal

Umar

Umman

Umur

Unan

Urağan

Usbey

Uscan

Ushan: Akıllı hükümdar

Uygar

Uygur

Uyvar

Uzbay

Uzbey

Uzcan

Üçer

Ünsan

Ürün

Vafe

Vargı

Vargın

Vurgun

Yağız

Yankı

Yalgın

Yalınay

Yardan

Yarkın

Yengi

Yerçan

Yılaydın

Yıltay

Yolaç

Yolaydın

Yolbay

Yöntem (Rebaz gönderdi)

Yurt

Yücelay

Zaro

Zeynur

Zirve

Zorbey

Zorlu

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

kız isimleri

KIZ İSİMLERİ

Acunbike: Dünya Güzeli

Ada: Dört yanı suyla çevrili kara parçası

Adak: Adama işi, adanılan şey

Adasu

Adelya

Adıgüzel

Adin

Afra: 1) Ayın on üçüncü gecesi, 2) Beyaz toprak

Afrodit: Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası

Ağça

Ağıt

Ahla: Pek şirin, çok tatlı

Ahter: Yıldız

Ahuse

Akbike

Alanay

Alangoya: 1)Altın geyik, 2)Moğol destanında kadın kahraman

Alara

Alaz

Alba: Sevgililerin ayrılışını konu alan bir Fransız şarkı türü

Albeni

Albina

Alçiçek

Aldila

Aleda

Aleyna: [Serra Sırma Noyan gönderdi]

Algı

Algım

Algın

Alım

Alin

Alina

Alinda

Alisa

Alize

Almila

Almira

Almula

Alona

Alpike

Alya

Amber

Angı

Anka

April

Argül

Argülen

Argüler

Armina

Arnisa

Arsu

Arsun

Arsunan

Arya

Aslıkul

Aslım

Aslınil

Asmin

Asminay

Asrın

Asudenur

Asya

Ayan

Ayana

Ayatekla

Aybiçe

Aybiçem

Aybiçen

Aybikem

Aybirgen

Ayca

Ayce

Aycel

Aycem

Ayça

Ayçagül

Ayçal

Ayçanil

Ayçehre

Ayçelen

Ayda

Aydafer

Aydasu

Aydil

Aydilek

Aydin

Aydol

Aydolun

Ayfem

Ayfen

Ayfide

Ayful

Ayka

Aylan

Aylanır

Aylanur

Aypare

Ayper

Ayperi

Aysima

Aysu

Aysuda

Ayşu

Ayta

Aytün

Ayyüz

Azelya

Azze: 1) Dişi ceylan yavrusu, 2) Şerefli, yüce

Bade

Bader

Bâlâ

Balca: Bal gibi, baldan bir parça

Balçiçek

Balın: Sevgili, yar

Begim: 1) Hanım, 2) Timur soyundan bir prenses

Begümhan

Behra

Behre

Belçim

Belçin

Belfü: Kar tanesi

Belgi

Belgisu

Belinay

Belis: Aşkın ilk meyvesi

Belit

Belur: Billur

Benazir

Bencan

Beneksu

Bengisu

Bengül

Benian

Benice

Benin

Benine

Bensu

Beray

Berca

Bercis

Bercu: Tatlı, gülümseyen

Beren: Koyun yavrusu, kuzu

Berfin

Berfu

Bergiran

Berin

Berit

Berlika: Cennetin yedi kapısı

Berra

Bersu

Beysun

Bike: Eşsiz, benzeri olmayan

Bilgisu

Bilinçay

Birdane

Birtane

Börçe: Karlar kraliçesi

Bike: Eşsiz, benzeri olmayan.

Bilgül

Bilnur

Bitek

Buğday

Burcusu

Busenaz

Büge: Evlenmemiş, çocuk doğurmamış olan

Büget

Büke: 1) Eri olmayan, evlenmemiş kadın, 2) zeki, bilgili

Büklümsu

Bürde

Bürge: Yernide duramayan, canlı, taşkın.

Bürke

Büşra: Müjde, sevinçli haber

Büşranur

Büşray

Büte: Fidan

Canela

Canferi

Canferize

Canfes

Canfidan

Canfide

Cansefa

Canseza

Cansiper

Cejna

Cemregül

Cemren

Cemrenil

Cemresu

Cenan

Ceren

Cerenay

Cevza

Ceyda: Uzun boyunlu, güzel

Ceyla

Ceylin

Ceylinay

Ceynil

Ceynur

Ceyran: Ceylan, maral, gazal

Ceyrem

Ceysu

Ceysun

Çağla

Çağlam

Çağlan

Çağlay

Çağlayık

Çarenaz

Çeçenya: Galip gelen, yenilmeyen (baris_radyo1048 önerdi)

Çehrenaz

Çeman: 1) Salına salına yürüyen, 2) Nazlı sevgili

Çeşminaz

Çevrim

Çevrin

Çığıl

Çığım

Çığlık

Çılga

Çınay: Ayın en parlak zamanı

Çıray: Güzel yüz, çehre

Çilay

Çilem

Çileda

Çilen

Çilenay

Çilenil

Çilenir

Çilenti

Çilenur

Çimen

Çinara

Çise

Çisel

Çisem

Çisen

Çisenti

Çisil

Çisilay

Çisilti

Çiytane

Dalin

Dalince

Define

Dehan

Delma

Demre

Denel

Derda

Deryace

Destina

Devim: Devinim

Devin

Devrin

Diba

Dide

Didem

Dila

Dilacan

Dilasu

Dilaşe

Dilay

Dilayça

Dilcan

Dilce

Dilçin

Dilem

Dilfem

Dilge: Güzel konuşan, ağzından bal akan

Dilgin

Dilgül

Dilhun

Dilnaz

Dilnur

Dilru

Dilruba

Dilruh

Dilsu

Dilvin

Dilya

Dilyaz

Direncay

Direy

Dirim

Doğalay

Doğasu

Doğay

Dora

Duru

Duygan

Duygum

Duygun

Duyum

Düden

Dünyazad

Düşlem

Düşlen

Düşlenir

Ebrar: İyilik sahibi

Ecem

Ecemnur

Ecesu

Ecrin: Allah’ın emaneti

Eflin

Efna

Efsa

Efsane

Efsun

Elasu

Elem: Üzüntü, keder [melekelem1968 gönderdi]

Elfin

Elira

Eliz

Eliza

Elmira

Elvan

Emrin

Erguvan

Erin

Erma: Çok güzel, cilveli

Erte

Erva

Esila: Cennetteki meleklerden birinin adı

Eslem

Esrin

Eşlem

Etka

Evin

Evla

Evra: Hisar

Eylin: Güzellik (Keltçe’den..)

Eyşan

Ezfer (Ar.): Güzel kokulu

Ezgim

Ezgin

Ezra

Ezrak (Ar.): Mavi gözlü

Feris: Şık, zarif

Ferzin: Kraliçe

Fide

Fiona: Şarap (Keltçe’den..)

Flora

Ful

Fulay

Fulin

Fügen

Gali

Gardenya

Germa (Fars.): Sıcak yaz.

Gizay

Gökçenaz

Gökfer: Göğün ışığı

Gözen: Alageyik

Gula

Gülaşe

Gülayça

Gülbanu

Gülbeyaz

Gülbiran

Gülcay

Gülçay

Gülce

Gülçe

Gülçehre

Gülçiçek

Gülçimen

Gülçur

Güldal

Güldalı

Güldem

Güldünya

Güleren

Gülfem

Gülfide

Gülfiliz

Gülheran

Gülifer

Gülka

Gülnar

Gülöz

Gülözlem

Gülper

Gülperi

Gülru: Güler yüzlü

Gülsine

Gülsu

Gülşad

Gülüzad

Gülveda

Gülya

Gülyüz

Gülzade

Gülzaman

Gülziba

Gülziye

Gümeç

Günaşk

Günce

Günfer

Günova

Günsun

Günsunar

Gütrüna: Hun imparatoru Attila’nın eşinin adı

Haide

Halife

Handegül

Hare

Haregül

Hazal

Helin

Helinay

Hera

Heva

Hevin

Hevina

Heyna

Hezrin: Hazar denizi’nden esen rüzgar

Hicret

Hilalsu

Hilan: Peygamber yurdu

Hilay

Hilde

Hira

Hunat

Hunde: Sükun, sessizlik

Hüma

Hümay

Hürgül

Hürsen

Hürsün

Hürşen

Hürü

Iğıl

Işı

Işınbike

Itırbike

Itırcık

İklim

İklima

İkra

İlayda: Su perisi

İlbilge

İlda: “Hilda”dan, çarpışma, mücadele etme, savaşma anlamında..

İlkgül

İlkiz

İlma: Parlatma

İlna

İlsu

İmray

İmrenil

İnciay

İncibike

İncifer

İncila

İncilay

İncinil

İnka

İnsu

İpar

İremsu

İren: Özgür, hür, serbest

İrep

İrke

İrkem

İrken

İrkenil

İrsen (F/M)

İzel

İzelay

İzgi

İzgin

İzil

İzlem

İzlen

Jade: Yeşim taşı

Janseli: Güneşin doğduğu yer (Çerkes.)

Jasmin: Yasemin

Jila

Kamelya

Kamerbanu

Kanije

Kardelen

Kardem

Karmen

Karsu

Kartane

Karya

Katre

Kavin

Kayla

Kayra

Keklik

Kora

Kuğu

Kumsal

Ladeyna

Lara: Su perisi, su damlası

Lavin

Lavinya

Layme

Lema: Parıltı, parlayış

Lemis

Lena

Lenda

Leniz

Levin

Leyan

Leytun

Lezginka: Kafkasya’da “Şeyh Şamil” ezgilerine verilen genel ad.

Lila: Açık eflatun

Lina: Birleştirilmiş, absorbe (Hindu’cada..)

Mahi

Mana

Maral

Marmara

Martı

Mavisel

Mavisu

Maya

Mayda

Mayra

Maysa

Medya

Mehin

Melin

Melina

Melis

Melisa

Mekselina

Melisa: Oğul otu

Menessa (Sevnur gönderdi, 29.08.2012)

Mergüze

Merin

Mersa: Liman

Merve

Meva: Sığınılacak yer, yurt

Mevsim

Meyligül

Meylin

Meylinur

Meyra

Meyre

Meysa

Mısra

Mila

Milaşe

Milay

Milaye

Mimoza: Bir süs bitkisi

Mina

Minaye: Bin ay (Azerice)

Minel

Mira: Geceleri yunus balıklarına yol gösteren yıldız. 2) Prenses, 3) Mükemmel (Alm.), 4) Mucize (İng.),5) Refah (Hindu dilinde..)

Miran

Miraz

Misket

Miyase: 1) Edalı yürüyen,

Mizgin

Muna: 1) Ayışığı, 2) Bahar taşkını seli (overflowing spring) [Amerikan “Hopi” yerlilerinin dilinde]

Müjdem

Müjdesu

Naira: Büyük gözler (Amerikan Quechua kızılderili dilinde)

Nale: İnleme, inilti

Nalezen: İnleyen

Nana

Narbiçe (Azeri)

Nardan

Nargül

Narino

Nava: Güzel (İbrani dilinde)

Nayla

Naza

Nazar

Nazçehre

Nazen

Nazende

Nazenin

Nazlan

Nazlanır

Nazperi

Nazra: Bir tek bakış

Nazsu

Neba (F/M): Haber

Necve: Tümsek, yüksek yer

Neda: Çiy, nem, rutubet

Nefise

Nehir

Nemir: Tatlı su

Nerin

Nesteren

Neva

Nevzar (F/M): Yeni ağlayış

Neylan

Nice

Nicel

Nida

Nihavend

Nika

Nila: Mavi gökyüzü (Bengali dilinde..)

Nilaşe

Nilayça

Nilayda

Nilcan

Nilce

Nilcen

Nilçin

Nilda

Nileda

Nilfem

Nilgiz

Nilhan

Nilperi

Nilsefa

Nilsen

Nilsin

Nilsu

Nilveda

Nimre: Dişi kaplan

Niran

Nisa

Nova: 1)Yeni, 2) Kelebek kovalayan (Amerikan “Hopi” yerlilerinin dilinde)

Nuna

Nura

Nurbin

Nurçin

Nurdanay

Nurefşan

Nurfer

Nurka

Nursay

Nurseda

Nursim

Nursima

Nursin

Nursine

Nursun

Nurşize

Nusa: Gelin (Lazca)

Nuşin: Tatlı, lezzetli (Farsça)

Odana: Kırgızca’da ve Kaşgar’da dişi peri

Olca

Okşanaz

Okşanır

Ongu: Mutluluk, sağlık, gelişmişlik

Ongül: 1) Önayak olmak, 2) İlk gül

Onul

Orgül

Öylem

Özan

Özderen

Özgecan

Özgü

Özke: Sağlam, sağlıklı, temiz yürekli

Özlemgül

Özlenir

Pamira

Pelin

Pemra

Perçem

Peren

Peria

Perin

Perincan

Perisu

Perizade

Permun: Süs, bezek

Peyda

Peyruze

Polen

Püren

Pürşan

Rahila

Ravza: Çimeni bol olan yer, bahçe

Rengin

Renka

Resa: Erişen, ulaşan, yetişen

Reva

Rima: Dişi ceylan yavrusu

Rimay

Ruhugül

Rulin

Saba: 1) Gündoğusundan esen hafif ve hoş bir rüzgar, 2) Türk müziğinde bir birleşik makam

Sabina

Safira: “Sapphire” gibi..

Sahra

Sahranil

Salina

Samira

Sanaz: Eşsiz, benzersiz, tek

Sara

Sarala: Düz (Hindu dilinde..)

Sare

Sarra: Sevinçli, sevindirici

Sarya

Saya

Seba

Selay

Selcen

Selenga

Selışık

Selinti

Selva

Selvi

Semin

Semiray

Senay

Sera

Serinay

Serinç

Serma

Serra

Seva

Sevde

Sevdenur

Sevdin

Sevecen

Sıray

Sırmay

Sidelya: Side’li yıldız çiçeği (Side + Dahlia[dalya])

Sim

Sima

Simare (Azeri)

Simgül

Simirna: İzmir’in eski adı

Simten

Simza: Eğlence (İbrani Romanlarında kullanılan bir isim)

Sine

Siren

Sitem

Sona

Su

Suande: Anlamı bilinmiyor.. Araştırılıyor…

Suay

Sude

Sudem

Sudenaz

Sunaz

Sunka

Superi

Surperi

Sülün

Sülünay

Sülünbike

Sümela

Sümeyra

Sürem

Süygün

Süyünbike

Şahla

Şehbal

Şehrazad

Şeker

Şemsinisa

Şeyba

Şiir

Şilan

Şima

Şimal

Şirem

Şive

Şivegül

Şivenaz

Şuay

Şuan

Şulenur

Şuranur

Talia: Cennetin damlası olan melek

Tanbike

Tanem

Tanin

Tarana

Temis: Adalet tanrıçası

Tenise

Terken

Tılsım

Tuana

Tuban

Tubay

Tuğçin

Tuğde

Tuğsem

Tuğsen

Tuğşa

Tuğşen

Tunzale

Tusem

Tuvana

Tutya

Tülcan

Tülcay

Tülce

Tülcen

Tülçin

Tülye

Ulya

Umay

Uyan

Uyum

Üvercinka

Veda

Venüs

Yade

Yadel

Yakamoz

Yaren

Yazgülü

Zala

Zana

Zara

Zehre

Zemzem

Zerda

Zeri (F/M): Yaratıcı, yaratılmış (İncil’den)

Zerya: Okyanus

Zeycan

Zeyhan

Ziba

Zifa

Zülfe

Zümral

Zümray

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

hayvan çeşitleri – hayvanlar alemi – hayvanlar hakkında bilgiler – hayvanların isimleri adları neler

tüm hayvan çeşitleri, hayvanlar alemi, hayvan isimleri, hayvanlar hakkında açıklama ve bilgiler

Anakonda

Anakonda 250 kiloluk ağırlığıyla dünyanın en ağır yılanıdır. Yaklaşık 9 metre uzunluğundadır ve genellikle dişileri erkeklerinden daha büyüktür. Güney Amerika’daki yağmur ormanlarında ve nehir düzlüklerinde yaşar. Ilık sularda uzanmayı sever ve dalınca su altında 10 dakika kalabilir. Su içmeye gelen kuşları ve hayvanları tuzağa düşürmek için sabırla bekler. Bu yüzen gözleri ve burun delikleri kafasının en üstündedir.
Arada güneşin tadını çıkartmak ve avlanmak amacıyla ufak ağaçlara ve çalılara tırmanır. Anakonda, boa yılanının yakın akrabasıdır ve onlar gibi avlarını ezerek öldürür ve bütünüyle yutar.

Yemek yemeden aylarca yaşayabilir, fakat yediği zaman iyi bir ziyafet çeker. Bütün bir domuzu silip süpürebilir ve bir oturuşta bir geyiği yiyebilir. Jaguarlara ve zaman zaman insanlara da saldırdığı bilinir.
Peki bu şekilde yemeyi nasıl başarıyorlar? Çeneleri, genişçe esneyebilmelerini sağlayan özel bağlarla birleştirilmiştir. Kurbanlarını kafalarından başlayarak yutarlar böylece bacakları takılmaz. Bir yılan, büyük bir hayvanı yuttuğu andan itibaren hemen sindirmeye başlar. Aksi halde avlanan hayvan yılanın midesinde çürümeye başlar ve besin zehirlenmesinden ölümüne yada hastalanmasına yol açar.

Anakonda’ nın dişleri vardır fakat diğer pek çok yılan gibi zehirli değildir. Bir anakonda tarafından ısırılmak mümkündür fakat ısırık tek başına ölümcül değildir. Anakondalar genellikle olabildiğince sessizdirler fakat bu sessizlik çiftleşme zamanı geldiğinde bozulur. Bu dönemlerde erkek anakondalar dişinin dikkatini çekmek için yüksek bir gürültü çıkartırlar. Dişiler bir batında 40’ ın üzerinde yavru doğurur.
Bazı Güney Afrika yerlileri, 25 metrenin üzerinde anakondalar gördüklerini bildirmişlerdir. Hiç kimse bu ölçülere yakın bir anakonda yakalayıp, ölçmemiştir.

Antilop

Antiloplar sığırlar gibi toynaklı ve boynuzlu hayvanlardır. Görünüşleri geyiği andırır,ama sığırlarla daha yakın akrabadırlar. Sığırlar gibi geviş getirirler. Yani önce yiyeceklerini pek çiğnemeden yutarlar. Sonra bunları yeniden ağızlarına getirir, iyice çiğnerler.
Antiloplar Afrika ve Asya’ da yaşar. Çoğu gruplar halinde savanlarda yada ormanlarda dolaşır. Büyüklükleri çok değişir. Kral antilobun boyu omuzuna kadar ancak 25 santimetredir. Boğa antilobun boyu 1,8 metreyi aşabilir.
Bazı anlitopların boynuzları burgu gibi uzar. Kudu denen antilobun boynuzları 1,5 metre olabilir. Geyiklerin boynuzları her yıl kökünden koparak düşer. Antiloplarınki ise sığır ve koyunlardaki gibi hiç değişmez.Ceylan bir antilop çeşididir. Çevikliği,hızı ve güzelliğiyle ünlüdür. Antiloplar uysal ve ürkektir. Sürü halide dolaşır, tehlikeye karşı birbirlerini uyarırlar. Bazıları saatte 65km hızla koşabilir. Üstelik hızlarını uzun süre koruyabilirler. İmpala adlı antilop bir sıçrayışta 2 metre kadar yükselir ve 9 metre kadar yükselir ve 9 metre uzağa atlar.

Armadillo

Armadillo İspanyolca’ da zırh giymiş adam anlamına gelir. Bununla birlikte Armadillo bir kaplumbağaya benzer. Karıncayiyen ile yakın akrabadırlar. Armadillo inanılmaz bir kazıcıdır. Öndeki inanılmaz kuvvetli pençeleri kullanarak toprağı kazar ve arka ayaklarını kepçe gibi kullanarak toprağı atar.

Armadillo bir defada nefesini dakikalarca tutabilir. Bu onu toz ve toprakla boğulmaktan kurtarır ve inanılmaz bir dalış yeteneği verir.
Bütün bu sinir bozucu ağır zırhlı gövdelerine rağmen armadillolar çok iyi yüzücüdürler.Bu zorlayıcı hareketliliğin sonucu olarak çok fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar ve bir armadillo yılda 100 kg. nun un üzerinde böcek, larva ve solucan yer.
Armadillonun 8 farklı türü vardır ve Arjantin’ den merkezi Amerika ve Florida’ ya kadar olan bölgelerde yaşarlar.

Son 150 yıldan fazla bir zamandır sekiz renkli armadillo Birleşik Devletler’ in güneydoğusunda çok büyük bir hızla yayılmıştır. Başıboş bir şekilde yerleşim yerlerinde dolaşırlarken sık sık arabalar onlara çarpar.
Bir armadillonun diğerlerinden çizgileriyle ayrılacağını söyleyebiliriz. Üç renk armadillonun fazladan bir özelliği vardır. Kendini düşmandan korumak için top gibi yuvarlanabilir. Sekiz renkli armadillo yuvasının güvenli olduğuna inanır. Güçlü pençeleriyle kendini içeri hapseder ve oradan kımıldatmak hemen hemen imkansızdır. Bu farklı ve tuhaf yaratık bir sıçrayışta 1 metreye kadar sıçrayabilir. Dişi armadillolar zırhlarıyla birlikte birbirininin aynı dört bebek dünyaya getirirler. Tabakalar başlangıçta yumuşak ve derimsidir ve armadillo büyüdükçe yavaş yavaş sertleşirler.

Çekirge

Çekirgeler çok gürültücü böceklerdir. Yakın akrabaları cırcırböcekleriyle birlikte tür sayıları 1O bini aşar. Renkleri genellikle yeşil ya da kahverengimsidir. Çekirgelerin üç çift bacağı vardır. Arka bacakları sıçramaya çok elverişlidir. Bazıları bir kerede 1 metre sıçrayabilir. Çoğu arka bacaklarını kanatlarına sürterek ses çıkarır. Cırcırböcekleri ise ses çıkarmak için kanatlarını birbirine sürter. Genellikle erkeklerin çıkardığı bu sesler dişilerin dikkatini çekmeye yarar. Göçmen çekirgeler bazen büyük sürüler oluşturur ve tarım ürünlerine zarar verir.

İguana

Sık rastlanan yada yeşil iguanalar merkez ve Güney Amerika’ da, ve oranın yerlileri tarafından “ağaç tavukları” diye çağrıldıkları küçük Batı Hint Adaları’ nda yaşarlar.

Bu sürüngenler 2 metreye kadar büyüyebilir. Vücutları yumuşak pullu deri ile kaplıdır ve sırtlarında omurilik sıralanmıştır. Kısa bacakları, çizgili bir kuyruğu ve keseli gırtlağı vardır. İguanalar zamanlarının çoğunu dinlenerek geçirirler. Sıradan iguanalar ot oburdur ancak bazı türleri böcek atıştırmaktan hoşlanırlar. Sosyal hayvanlardır, birlikte güneşlenir ve yemek yerler. İguanalar iyi tırmanıcı ve yüzücüdürler. Bacaklarını içeriye saklarlar ve kuyruklarını kullanarak su üzerinde ileriye doğru hareket ederler. Su altında 30 dakikaya kadar kalabilirler.

İguanalar kurak mevsimde eşleşirler. Dişiler yumurtalarını toprağa gömmeden önce 2 ay taşırlar. Doğru yeri bulmak için 5 kilometre uzağa gidebilir ve sonra 12 ila 40 yumurtayı sırayla bırakırlar. 3 ay sonra yumurtalar çatlar ve bu sürede ıslak mevsim başladığından beslenmeleri için bol miktarda yiyecek olur. Yumurtadan çıkanların boyları kuyruklarıyla birlikte 23 santim civarında olur. Doğduklarında parlak yeşildirler fakat yaşlandıkça deri renkleri koyulaşır.

İguanalar tehlike altındadır çünkü yağmur ormanlarında yaşayan türü kaybolmaktadır. Aynı zamanda tuzağa düşürülerek evcil hayvan olarak ticareti yapılmaktadır. Gençken sevimli görünebilirler, ancak yaşlandıkça kavgacı olurlar ve üzücü olan yakalananlardan birçoğu ölür.

Siz hiç Karıncayiyen gördünüz mü?

Karıncayiyen garip görünüşlü bir hayvandır. Uzunluğu 1,8 metreyi bulur. Başıyla birlikte burnu hortum biçiminde uzamıştır.Hortumun ucunda küçücük bir ağız bulunur. Dev karıncayiyen dişsizdir. Karınca ve termitleri çiğnemeden yutar. Bu böcekleri yakalamak için kullandığı yapışkan dili yarım metre uzunluğuna erişebilir. Karıncayiyenler güçlü pençeleriyle karınca ve termit yuvalarını dağıtır. Sonra dillerini uzatarak böcekleri toplarlar.

Karıncayiyenler geceleri avlanır. Gündüz saatlerinde ise otlak arasında uykuya çekilirler. Uyurken kuyruklarını kıvırıp gövdelerini örterler. Bu sayede hem başka hayvanlardan gizlenirler, hem de güneşten korunurlar.

Kelebek

Kelebekleri Tanıyalım

Kelebekler geniş,benekli kanatları olan uçan böceklerdir. Tüm böcekler gibi 6 bacağı, 3 bölümden oluşan vücudu ve bir çift anteni vardır.Üç vücut bölümü kafa,göğüs ve karın bölgesidir.
Kelebeğin vücudu minik duyumsal kıllarla kaplıdır. Kelebeğin kanat ve ayakları göğüs bölgesine bağlıdır. Göğüs bölgesinde ise bacak ve kanatlarının hareketini sağlayan kaslar vardır.
Kelebekler çok iyi pilotlardır. Renkli,yanardöner pulları olan iki büyük kanadı vardır. Kelebek ve güveler pullu kanadı olan tek böceklerdir.
Kelebekler vücut ısıları eğer 86 derecenin üzerinde ise uçabilirler.Kendilerini soğuk havada güneşlendirebilirler. Kelebeklerin yaşı ilerledikçe kanatları esker ve rengi solar.
Kelebeklerin hızı türlerine göre değişir. Zehirli türler zehirsiz olanlardan daha yavaş uçar. En hızlı uçan kelebekler saatte 30 mil. yol alırlar. Yavaş uçanlarda ise bu hız 5 mil kadardır.

Kelebekler başkalaşım yaşayarak 4 farklı yaşam dönemi geçirmektedirler.
Yumurta – Kelebek hayatına üzerinde yumurta olarak başlar.
Larva – Yumurtadan çıkan tırtıl neredeyse sürekli olarak yaprak ve çiçek yer.Tırtıl büyüdükçe deri değiştirir. Krizalite dönüşene kadar boyutu binlerce defa değişir.
Pupa – Krizalite’ye dönüp dinlendiği zamandır.
Yetişkin – Artık uçabilen,güzel kelebek ortaya çıkar.

Beslenme

Henüz tırtıl olan kelebek tüm zamanını güçlü olan altçenesini kullanarak geçirir.Bir tırtılın ilk yemeği kendi yumurtasının kabuğudur.Bazı tırtıllar etçildir.
Kelebekler uzun ve esnek olan tüp şeklindeki hortum dillerini kullanarak sıvı alabilirler.Bu hortum besinden sıvı alacağı zaman açılır diğer zamanlarda ise spiral şeklinde dolanır.Birçok kelebek çiçeklerden aldığı nektar ile beslenir.

Doğal Ortam

Kelebekler dünyanın her yerinde ve her türlü doğal çevrede bulunurlar: sıcak ve soğuk, kuru ve nemli, deniz seviyesinde yada yüksek dağlarda… Bununla beraber birçok kelebek türü tropik bölgelerde özellikler tropikal yağmur ormanlarında bulunurlar.
Birçok kelebek sert hava ve çevre koşullarından korunmak için göç ederler (soğuk hava gibi). Kelebek göçü çok iyi anlaşılmamaktadır. Göçlerin çoğu kısa mesafeleredir, fakat bazıları binlerce kilometre uzağa göç eder.

Kivi

Hangi Kuş Uçamaz
Kiviler uçamayan kuşlardır. Tavuk iriliğinde olan bu kuşlar yanlız Yeni Zelanda’da yaşar. Kivilerin ağırlığı 1,5 ile 4 kg. arasında değişir. Çok küçük olan kanatları tüylerinin altına gizlenmiştir. Kiviler gündüz saatlarinde ya gizlenir yada uyur. Gizlenmek için içi boş kütüklere,yerdeki oyuklara girerler.

Gece dolaşmaya çıkar, sivri uçlu uzun gagalarıyla böcekleri, solucanları ve salyangozları yerler. Kiviler başka hayvanlara kolayca yem olduğundan sayıları iyice azalmıştır. Günümüzde bu kuşlar koruma altına alınmıştır.

Koala

Sık sık koala ayısı da denilir ve ayıya biraz benzemesine rağmen bir ayı değildir. O bir keseli yada keseli bir memelidir ve akrabalarına benzemez.Koala adı Avustralya’da içmeyen anlamına gelen bir aborijin kelimesidir.Bu ona oldukça uygun bir isimdir çünkü koalalar tüm su ihtiyaçlarını okaliptüs yapraklarından karşılarlar.

Bütün keseliler gibi, koalalar da kel, kör ve ufak doğarlar. Koala yavrusu,altı aylık oluncaya kadar annesinin kesesinde kalır ve annesi tarafından emzirilir. Bu sürenin sonunda genç koala yavrusu annesinin sırtına tırmanır ve nasıl besleneceğini öğrenir.
Koala zamanının çoğunu okaliptüs ağaçlarının tepesinde geçirir.Sadece diğer bir ağaca geçmek yada bir ağız dolusu çamur almak için aşağıya inerler. Çamur, yedikleri yaprakları sindirmek içindir.Yapraklar koalalar için çok besleyici değildir ve günde bir kilodan fazla yerler. Enerjilerini toplamak için zamanlarının çoğunu dinlenerek geçirirler.

Koalalar inanılmaz derecede titiz yiyicilerdir ve her bir yenilecek yaprak için, yirmi yaprak koparırlar. Koalanın yediği yapraklar, böcekleri hayvanlardan uzaklaştırdığı düşünülen keskin kokulu bir yağ içerirler. Ne yazık ki bu koku onları aynı zamanda öksürtecek kadar güçlüdür.
1920’lerin sonlarına kadar koalalar derileri için avlanıyordu. Çok şükür ki şu an Avustralya’nın en özel hayvanlarından biri olarak seviliyor ve korunuyorlar.

Köstebek

Tıknaz ön bacakları keskin pençelidir.Arka bacakları ufak ve güçsüzdür. Pembe noktalı burunları, küçük gözleri ve kısa kürklü kuyrukları vardır. Köstebekler çoğunlukla solucanlarla beslenirler, fakat aynı zamanda böcek larvası içeren diğer ufak hayvanları, kabuksuz sümüklü böcekleri ve salyangozları da yerler. Tünellerinde sık sık solucan depolarlar. Solucanların kaçışını engellemek için başlarını koparırlar. Bir keresinde bir köstebeğin yuvasında 470 adet solucan depoladığı görülmüştür.

Köstebekler yeraltı tünellerinde yaşar. Onlar aktif kazıcılardır ve bir günde 20 metre tünel kazabilirler! Bütün bu kazılardan sonra kendilerini bitkin hissettiklerinde,kuru çim serilmiş geniş odalarında dinlenirler.
Dişiler, yapraklarla ve çimenlerle döşenmiş bu yeraltı yuvasında bir batında yediden fazla doğum yaparlar. Yavrular üç hafta civarı anneleriyle beslenirler.

Kurbağa

Hangi Kurbağa Yavrusunu Yer

Bir dişi hayvanın yavrularını yuttugunu duysanız, herhalde onun ne kadar vahşi olduğunu düşünürsünüz. Halbuki Avustralya ’da yasayan bir tür kurbağa, yavrularını vahşiliğinden değil, merhametinden yutmaktadır. “Rheobatrachus silus” adı verilen kurbağanın yumurtadan çıkmak üzere olan yavrularını yutma sebebi, onların emniyetli bir şekilde gelişmesini sağlamaktır. Acaba anne kurbağanın midesine inen yavrular, mide tarafından hazmedilmeyecek mi? Elbette hayır. Yeni doğan aciz yavrulara anında süt yetiştirerek merhametini gösteren hayvan, mideye inen yavruların hazmedilmemesi için de, kurbağanın midesindeki sindirim faaliyetini durdurur.

Dişi kurbağanın daha önce midesine doldurduğu gıda maddeleri bağırsağa iletilir ve midenin sekli ile yapısı tamamen değişerek, yavrular için sıcak ve emniyetli bir beşik haline girer. Oburluğu ile tanınan bu kurbağanın iştahı, tamamen kesilecek ve kuluçka devresi tamamlanıncaya kadar hayvan tam 2 ay aç kalacaktır. Kuluçkanın ileri safhasında mide büyüyerek akciğere dayanır. Ve onun faaliyetinin durmasına sebep olur.Ancak akciğerleri devreden çıkan kurbağa, derisi vasıtasıyla nefes almaya başlar.

Yumurtadan çıkan kurbağalar daha sonra yemek borusundan tırmanır ve anne kurbağanın ağzından aşağı atlayarak, gün ışığına çıkarlar. Mide yavruların tamamen çıkmasından 8 gün sonra normal haline gelir ve vazifesini yerine getiren kurbağa, yiyip içmeye başlar.Avustralya’nın Adalede Üniversitesinden Zoolog Michael J. Tyler ile yardımcısı David Carter tarafından ortaya çıkarılan bu esrarengiz olay,fizyoloji olarak bilinen ilim dalını alt-üst etmiştir.İlim adamları ülserin tedavisinde yeni bir ümit olarak gördükleri bu olağanüstü olayın nasıl gerçekleştiğini ve midedeki faaliyetin nasıl durdurulduğunu aramakla meşguller…

Köpek Balıkları

Beyaz Köpekbalıkları

Bu korkutucu köpekbalıklarının uzunluğu 8 metrenin üzerine çıkabilir, fakat ortalama ölçüleri 4 metre civarıdır. Kaydedilen en büyük beyazın uzunluğu 8 metredir. Büyük beyazın diğer bilinen isimleri ölüm köpekbalığı, insan-yiyen, beyaz ölüm ve beyaz avcıdır.
Büyük beyaz köpekbalıklarının beyaz karınları ve gri renkli sırtları vardır, burunları uzun ve sivridir. Güçlü dişleri üçgen şeklinde ve testere gibidir. Ve ağızlarında bu dişlerden yaklaşık 3000 tane vardır. Yukarıdan bakıldıklarında iki renkli olmaları diğer hayvanlara karşı hedef olmalarını zorlaştırır çünkü denizde daha koyu gölgelerle karıştırılırlar.

Köpekbalıklarının en geniş ailesinden biri olan beyaz köpekbalıkları hem kıyılara yakın, hem de açıklarda, derin okyanuslarda bulunurlar. Daha çok ılık sularda yaşarlar. Bu korkutucu yırtıcı hayvanlar balık, deniz aslanları, foklar, deniz kuşları, küçük balinalar, kaplumbağalar, yunuslar ve diğer köpekbalıklarını avlayarak beslenirler. Aşağıdan saldırıya geçerler, büyük bir ısırık alırlar ve kurbanlarının kan kaybından zayıf düşmesini beklerler.
Avlarının peşine düştüklerinde 25 deniz mili hız yaparlar ve suyun yüzeyine sıçradıkları bilinir. Beyaz köpekbalıkları çok iyi koku aldıkları kadar çok iyi görebilirler ve sadece köpekbalıklarının suda başlarını yukarı çıkartarak yüzeydeki nesneleri incelediği görülmüştür.
Büyük beyazlar insan yiyenler listesinin başında yer alır ve bir yıldaki 10 saldırının 5’inden sorumludurlar. Bu durum köpekbalıklarının yüzücüleri aşağıdan bakıldığında fok yada deniz aslanı sandıklarını düşündürmektedir.
Büyük beyaz köpekbalıkları, Güney Afrika’da, Namibya’da, Kaliforniya’da, Florida’da, bütün Avustralya’da ve Malta’da resmen koruma altına alınmıştır.

Karınca

Çalışkan Karıncalar

Yaprak yiyen karıncalar Orta ve güney Amerika ormanlarından ve Amerika’ nın güney eyaletlerinde bulunur. Yüzlerce değişik oda yapmak amacıyla yeraltında dev koloniler halinde yaşarlar. Her koloniyi oluşturan yaklaşık 8 milyon karınca, yalnız bir kraliçe tarafından yönetilir. Karıncaların çoğu dişi karıncalardır. Aynı zamanda dişi karıncalardan oluşan büyük bir ordu da vardır ve onların görevi kraliçeyi ve koloniyi korumaktır.

Kraliçe çiftleştiğinde yeni koloni kurabilecek rahat bir yer arar, kanatlarını döker ve yumurtlamaya başlar.İşçi arılar yumurtadan çıkar çıkmaz görevlerine başlarlar. Geniş bir işçi ordusu yuvadan ayrılır ve yiyecek yaprak araştırmaya çıkarlar. Daha küçük olanlar geride kalarak kraliçenin bıraktığı yumurtalarla ilgilenirler.
Adlarını haklı çıkarırcasına, bu çalışkan karıncalar çenelerindeki kesicilerini kullanarak yaprakları ve taç yapraklarını yarıya bölerler. Bu parçaları kafalarının üzerinde tutarak yuvalarına taşırlar. Bu nedenle arada güneş şemsiyeli karıncalar da denilir.

İşin ilginci yaprakları yemezler. Bunun yerine bu becerikli böcekler onları yiyeceklerini çoğaltmada kullanırlar. Yuvanın gerisinde küçük işçi karınca yaprağı yalayarak temizler ve küçük parçalara böler. Ve onları çiğneyip, çürüterek daha sonra yiyeceği mantarları büyütmek için kullanır.

Mantar bahçeleri yerin altındadır ve zayıf bahçıvan karıncalar tarafından dikkatle bakılır. İşçi karıncalar yuvaya en yakın ağaçların yapraklarını yolar ve yaprak yiyen karıncalar bir sürü yaprak toplar. Daha taze yapraklar bulmak için başka yerlere de giderler.

Kaplan

Kaplanlar, türlerinin en geniş kısmını Sibirya kaplanlarının oluşturduğu kedi ailesinin üyesidirler. Kavuniçi kaplı kürklerinin üzerindeki kalın, siyah dikey çizgileriyle kolayca tanınırlar. Göbeği ve boynu krem beyazdır.

Hiçbir kaplanın çizgileri diğerine benzemez, tıpkı parmak izleri gibi eşsizdirler. Kaplanın kendi vücudundaki çizgiler de her iki yanında farklıdır. Kaplanlara Hindistan’ dan Sibirya’ ya ve güney doğu Asya’ ya kadar rastlanır.

Genellikle geyik, bufallo vahşi domuz gibi büyük hayvanlarla beslenirler, ancak bazen balık, maymun yada yavru filleri de yerler. Çoğunlukla gece avlanırlar. Yavrusu olan anneler dışında yalnız yaşayan hayvanlardır, bununla birlikte bazen bir avı paylaşmak için bir araya gelebilirler. Diğer kedilerden farklı olarak, kaplanlar suyu sever ve iyi yüzücüdürler.

Kaplanlar avlarını sessizce izler ve tuzağa düşürürler.Kendilerini gizlemek için yoğun bitki örtüsü olan alanları seçerler ve avlarının üzerine süzülürler. Kaplan avına yeterince yaklaştığında aniden saldırır ve onu öldürür.

Diğer kedilerden fazla olarak insanları yeme konusunda da bir ünü vardır. İşin gerçeği bir kaplanın insana saldırmasına çok az rastlanır. Genellikle yaşlı ve yaralı kaplanlar normal avlarını yakalamakta daha başarısız olduklarından böyle bir şeye yönelebilirler. Kaplanlar kürkleri yüzünden tehlike altındadırlar ve türleri azalmaktadır.

Kirpi

Kirpilerin Dikenli Dünyası

Kirpilerin kafasının ve vücudunun daha üst bölümleri kısa sarımsı dikenlerle kaplıdır. Yetişkinlerin 5000 den fazla dikeni olabilir. Diğer kısımları kahverengi kürk ile kaplıdır ve kısa bir kuyrukları vardır.
Tüm Avrupa’da bulunurlar ve çoğunlukla bahçelerde yaşarlar. Ormanlık, bodur çalılık yada işlenmiş alanları tercih ederler.

Kirpiler yalnız yaşayan hayvanlardır. Yiyecek aradıklarında, sümüklü böcek, salyangoz, iri böcekler ve solucanların daha bol bulunduğu çok yağışlı gecelerde hareketli olurlar. Bazen de kuş yumurtaları ve yerde yuva yapmış kuşların yavrularıyla beslenirler.

Yazın, kirpiler gün boyu geçici olarak yapraklardan, yosun ve çimenlerden yaptıkları sığınaklarında kalırlar. Kasıma kadar çoğu kış uykusuna yatar. Yapraklardan ve yosundan yol kenarlarının aşağısında, eski tavşan çukurlarında ve çürümüş organik maddelerin altına yuva yaparlar. Seçtikleri yere yuva yapacakları gereçleri ağızlarında taşırlar ve gerekli büyüklükte bir yığın yaptıklarında, içeri doğru bir çukur kazarlar ve rahat bir barınak yapıncaya dek çevresinde dönerler.

Gelecek mart yada nisana kadar kış uykusuna yatarlar ve bu süre içinde kalp atışları dakikada 190 dan 20 ye kadar düşer, ve vücut ısıları yaklaşık 10 derece azalır. Kirpilerin çoğu kış uykusu sırasında ölür.
Görüşü zayıftır, fakat koku alma ve işitme duyuları çok iyidir. İyi tırmanır ve yüzebilirler. Dikenlerinin sıklığı, rahatsız edildiğinde ona yardımcı olur. Top gibi yuvarlanarak başını ve yumuşak kısımlarını korur. Ne yazık ki, dikenleri onları insanlardan gelen tehlikelerden korumaz. Çoğunlukla bahçelerdeki su çukurlarına düşerler, ezilirler, şenlik ateşlerinde, çim biçme makineleri yada böcek zehirleri veya çöpler yüzünden ölürler.

Kızıl Tilki

Kızıl tilki dünyada en fazla bulunan etoburdur. Avrupa’ da, Kuzey Amerika’ da, Asya, Avustralya ve Kutupta bulunur. Kızıl tilkiler, değişik tabiat ortamlarına kendilerini uydurabilirler. İngiltere’ de ormanlık bölgelerde, şehre yakın yerlerde yaşarlar. Kızıl tilki, kurtlar, kır kurtları, köpek ve çakal ailesinin bir üyesidir. Kızıl bir tilkinin genellikle kızıl kahve kürkü vardır, fakat bazen siyah yada gümüş renklidir. Gür kırmızı kuyruğunun yanına beyaz kürk serpiştirilmiştir. Ve tilki kürkü diye bilinir.

Bu etçil memeliler hemen her şeyi yerler. Besin ihtiyaçları yaşadıkları yere bağlı olarak değişir. Kırsal bölgedeki tilkiler tavşanları, yabani tavşanları, tarla farelerini, küçük meyveleri yerler.Şehre yakın olanlar ise çöpleri karıştırıp bulduklarını yerler. Tilkiler aynı zamanda iri böcekleri, solucanları, kuş yumurtalarını ve düşmüş meyveleri yerler.

Kışın sonları veya ilk baharın başlarında yavrularlar. Dişi tilki,eski ve uygun bir hayvan yuvasını yada eski bir bahçe kulübesini doğacak yavrularına yuva yapar. Mart ayında bir batında 4-8 arası yavru doğar. Yeni doğan yavruların her biri yaklaşık 100 gr. ağırlığındadır. Çikolata kahvesi kürkleri vardır, kör ve sağırdılar, aynı zamanda yürüyemezler. Anneleri onları ısıtmak, temizlemek ve eğitmek için yanlarında kalır, erkek tilki onları beslemek için yiyecek getirir. Bir tilki yavrusu dört haftalıkken mavi olan gözleri kehribara döner ve kürkü kızıllaşmaya başlar.Tamamıyla özgürlüğüne kavuşuncaya yani 6 aylık olana kadar aile içinde kalır.

Kar Leoparı

Ortalama 15 yıl yaşarlar. Küçük memeliler, kuşlar, koyun, keçi ve yaban domuzlarını avlayarak beslenir. Kar leoparları güç şartların olduğu ve kıtlık görülen arazilerde diğer memeli hayvanları tek başına avlayarak yaşar. Kar leoparları avlarını sesssizce izler ve ortalama 20- 50 adım önce sessizce ortaya çıkarlar. Kar leoparları, yavrulama zamanları olan Ocak ve Mayıs ayları dışında yalnız bir yaşam sürerler. Görülmesi zor kalın kürküyle, kar ve kayaların arasına gizlenir.

Kar ayakkabılarına benzeyen geniş ön ayakları, kısa bacakları, güçlü göğüs kasları ve kuyruğu ile yüksek ve kayalık dağlara uyum sağlamıştır. Bugün dağ leoparlarının soyu çiftlik hayvanlarının başına dert oldukları için tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kürkü de değerli olduğundan kaçak olarak avlanılmaktadır

Komando Ejderi

Komodo Ejderleri dünyanın en büyük sürüngenleridir, ortalama 2,25 m. uzunluğunda ve 59 kilo civarındadırlar. Uzun ve kalın boyunları ve yassı gövdeleri vardır. Uzun pençelerle biten kısa bacakları vardır.

Dört küçük Endonezya Adası’nda bulunurlar. Komodo, Rintja, P adar ve Flores. Otlak alanlarını tercih ederler. Komodo Ejderleri iyi yüzer ve tırmanırlar ve gün boyunca aktiftirler. Diğer sürüngenlerin çoğu gibi, çok iyi bir lezzet algılayıcısı olan dillerini kullanarak yiyecekleri bulurlar.
Başlıca besinleri ölü yada çürümüş hayvan leşleridir. Aynı zamanda domuz ve geyikleri de avlarlar. Bir ejderin bir maymunu bütünüyle mideye indirdiği görülmüştür. Sivri pençeleri ve testre dişleriyle etoburluğa uyum sağlamıştır. Dişileri her yıl onbeş civarında yumurta yaparlar. Onları yere gömüp , kuluçkaya yatarlar. Komoda ejderleri 1912 yılında Komodo adasındaki araştırmalara kadar doğal çevreleri dışında bilinmiyordu. Uzunluklarının 9m. nin üzerine çıktığı iddia ediliyordu, fakat bilinen en büyük örnek, 3. 10 metre boyunda ve 166 kg. ağırlığındadır.

Kırmızı Kanguru

Kırmızı kangurular Avustralya’ daki en büyük kanguru ailesidir. Kanguru yavrusunu kesesinde taşıyan bir hayvandır. Erkek kırmızı kangurular (boomerang diye de çağırılırlar) isimlerinden de anlaşılacağı gibi kırmızımsı renktedirler. Bununla birlikte dişiler genellikle gri renkte olur. Yetişkin bir kangurunun boyu 1.8 metreye kadar uzar!

Kanguruların inanılmaz derecede güçlü Z biçimli arka bacakları ve uzun ayakları vardır. Uzun kuyrukları sıçrarken denge kurmalarına yardımcı olur ve daha yavaş hareket ettiklerinde üçüncü bir ayak gibi kullanırlar. Kangurular kısa ön bacaklarını kendilerini temizlemek ve yemek yemek için kullanırlar. Sık sık dirsekle bilek aralarını yalar ve serin kalmalarını sağlarlar.

Kırmızı kanguruların bir defada 6 metreden fazla sıçradıkları söylenir. Bi rkanguru hızlı hareket ettiğinde çok az enerji harcar. Bilim adamları bütünüyle emin olmamakla birlikte hızlı kangurular sıçrayışlarında daha az güç harcıyorlar gibi görünüyor. Ancak daha hızlandıkça yaktıkları enerji de fazlalaşıyor.
Kırmızı kangurular tek başlarına yada küçük gruplar halinde Merkezi Avustralya’nın gerisinde kuruş yeşil ovalarda yaşarlar.
Uzun sure su içmeden hayatta kalabilirler ve gereken nemi yedikleri otlardan sağlarlar. Gün boyu sıcaktan korunmak için gölgede dinlenirler ve akşam, sabahın erken saatlari yada gece harekete geçerler.

Genç kangurular annelerinin keselerinde büyür ve gelişir. Doğduklarında çok miniktirler.( bir yerfıstığı büyüklüğünde) Güvenle süt içip, beslenmek amacıyla annelerinin kesesine gitmek için tüylerine tırmanırlar. İyice gelişene ve dışarıda hayatta kalacak büyüyene dek birkaç ay kesede kalırlar.

Goril

Goriller, primatların en büyük cinsidir. Uzun kaslı kolları, kısa bacakları, geniş göğüsleri, kocaman kafaları ve büyük, keskin dişleri vardır.

Kısa parmaklı enli elleri vardır ve gövdesi kaba siyah tüylerle kaplıdır. Erkekler, dişilerden daha ağır ve büyüktür ve daha yaşlı olanları gümüş grisi tüylerinden dolayı gümüş sırt diye çağırılır. Goriller akıllı, nazik ve sosyal hayvanlardır.

Afrika ve ona yakın ülkelerde yaşarlar. Dağ gorillaları 3000 metreden fazla yükseklikte ormanın derinlerinde bulunur ve arasıra gece dondurucu soğuğun daha az olduğu tehlikeli bölgelere giderler. Batı ovalarının gorillaları Afrika’nın orta batısındaki tropikal yağmur ormanlarında yaşar.
Gorillalar egemen bir erkek, bir yada iki başka erkek, bir çok dişi ve onların çocuklarıyla birlikte gruplar halinde yaşar. Arada komşu gruplar birbirleriyle çatışma yaşarlar fakat genellikle birbirlerine belli bir mesafede dururlar.

Bir goril rakibi ile karşılaştığında dimdik durur ve kükreyip haykırarak göğsünü yumruklar, böylece öfkesini dile getirir.

Goriller çoğunlukla yerde yaşarlar. Büyük erkek goriller dev cüsselerinden ötürü nadiren ağaçlara tırmanırlar, fakat dişiler ve gençler bunu sık yaparlar. Yaprak, tomurcuk, çiçek, sap, küçük meyveler, ağaçkabuğu ve eğrelti otları gibi bitki türleriyle beslenirler. Bazen böcek de yerler. Su içtikleri görülmese de beslenirken ihtiyaçları olan suyu alırlar.

Goriller gün içinde hareketlidir ve zamanlarının çoğunu grup içindeki bağı kuvvetlendirmek için diğerlerine çeki düzen vermekle geçirirler. Gece uyumak için ağaçlarda yada yerde yuvalarını yaparlar, üç yaşın altındaki goriller anneleriyle uyurlar.

Ne yazık ki doğa tahribatı ve izinsiz avlanma yüzünden goril nüfusu tehdit altındadır.

Flamingo

Flamingolar yeryüzünün genellikle sıcak bölgelerinde yaşayan iri yapılı kuşlardır.Durgun su kıyılarında dolaşırlar. Bacakları uzun ve ince,dizleri şişkin, boyunları uzun ve kıvrıktır. Erişkinler genellikle pembe tüylü ve yer yer parlak kırmızı alacalıdır.
Beslenmek isteyen flamingo başını, gagasını yukarı gelecek biçimde suya daldırır. Suyla birlikte gagasına dolan küçük bitki ve hayvaları süzerek yer. Flamingolar sürü halinde yaşayan zarif kuşlardır. Bazen yüzlercesi su kıyılarında dolaşırken yada havada pembe bir bulut gibi uçarken görülebilir.

Flamingolar killi çamurları yığarak kesik koni biçiminde bir yuva hazırlar. Dişi bu koninin çukuruna bir yada iki tane beyaz yumurta bırakır. Erkek ve dişiler sırayla kuluçkaya yatar. Çatlayan yumurtadan çıkan yavrulara da anne ve baba birlikte bakar.

Fil

Anne Fil

Fil hafızasını duymuş olmalısınız, hafızası güçlü insanlar için bu deyim kullanılır. Fillerin, özellikle de dişi fillerin ailelerinin sağlığından doğrudan sorumlu olduklarından güçlü bir hafızaları olduğu anlaşılıyor.Telgraf gazetesine göre bu gerçek Sussex Üniversitesi’ nden bir grup araştırmacı tarafından Kenya’ daki Amboseli Ulusal Parkında yaptıkları çalışmalar sonucu ortaya çıkarıldı. Filler anaerkil ailelerdir, yani dişinin lider konumunda olduğu ailelerdir.

Yarım düzineyi bulan diğer yetişkin anneler içinde en yaşlı dişi, onlar avlanmaya gittiğinde çocuklara göz kulak olur. Bunu nedeni en yaşlı dişinin ailedeki en güçlü hafızaya sahip olmasıdır. Bir dostu ve düşmanı diğerlerinden çok daha iyi ayırabilir. Diğer yandan erkekler yakın ilişkiler kurmaz. Genç yaşlarında annelerinin bulunduğu sürüden ayrılırlar. Yalnız yaşar veya küçük bekar erkek gruplar oluştururlar.

Filler olgunluk yaşları olan 60’a veya daha fazlasına geldiklerinde, bu onlara geri çekilmek için yeterli tecrübeyi kazandırır… Anne fil gelen farklı davet çağrılarını tecrübesini kullanarak değerlendirir ve aileden gelen cevaplara göre karar verir. Eğer bilinen bir ses ise bir arkadaş olduğu bellidir. Eğer bilmedikleri bir ses ise ailesini oradan uzaklaştırır. bir yabancı, sürüdeki çocuklar için aynı zamanda olası bir düşmandır. Bu yolla sürüdekiler eşlerini bulmak için gerekli zamanı kazanırlar. Anne filin bilgisi başka yerlerdeki dost sürüleri bulmaya yardımcı olur. Yaşlı filler avcıların ve izinsiz hayvan avlayanların ilk hedefidir. Yaşı bir filin öldürülmesi yalnız ailesi için üzücü değildir aynı zamanda sürünün geleceğine büyük bir darbedir.

Hipopotam

Hipopotamların 2 çeşidi vardır, biri Nil hipopotamı ve diğeri daha az rastlanılan cüce hipo. Her ikisi de Afrika’da bulunur ve zamanlarının çoğunu suyun içinde yada kıyısında geçirirler. Aslında, Hipopotam kelimesi Yunanca’ da nehir atı anlamına gelir. Tahmin edebileceğiniz gibi, Nil Hipopotamı sadece uzun Nil Nehri boyunca bulunur. Derin nehirleri tercih ederler, kamış yataklarının ve otlakların kenarında, aynı zamanda Merkezi Afrika’ nın tuzlu sulara yakın nehir ağızlarında da bulunurlar.

Hipopotamlar hemen hemen tüysüzdür. Yumuşak derisi çok narindir ve güneş yanığına karşı korunmasızdır. Fakat hipoların güneş koruyucuları vardır. Vücutlarının ürettiği yapışkan pembe renkli bir sıvı onları güneş ışınlarından korur ve sudan çıktıklarında derilerinin kurumalarını önlemeye yardım eder. İnsanların hipopotamların terlediklerini sanmalarının nedeni budur.

Hipopotamlar uzun köpek dişlerine sahiptir, eğer onları esnerken görürseniz,rakiplerine yada yırtıcı hayvanlara dişlerini gösterdiklerini sanabilirsiniz.

Nil hipoları zamanlarının çoğunu kendilerini serinletmek amacıyla suda geçirirler. Dört tonluk ağırlıklarıyla karadaki en ağır üçüncü hayvandır. Suda hantal gövdelerini desteklerler ve olağanüstü çevik yüzücülerdir. Gece tehlikeye atılarak karaya çıkar, otlarla ve yere düşmüş meyvelerle beslenirler. Hipopotamlar mükemmel bir çim biçme makinesidirler. Bitkileri yere çok yakın şekilde kırparlar, onların otladıkları yerde yangının yayılması mümkün değildir.

Cüce hipolar daha küçüktürler ve yağmur ormanları ve bataklıklarda yaşarlar. Dev akrabalarına göre daha çok karada kalırlar, yapraklarla ve diğer bataklık bitkileriyle beslenirler.

Örümcek

Örümceler kutuplardan çöllere kadar dünyanın her yerinde bulunabilen hayvanlardır. Örümcek gibi görünmeyen farklı türde birçok örümcek vardır. Bazıları ağ örer,bazıları ise örmez. Boyutları ise değişkendir.İşte örümcekler hakkında bazı bilgiler…

-Örümcekler omurgasızdırlar.

-Örümceklerin karınlarında ağ örmek için kullandıkları ipek bezler vardır. Bu ağları böcekleri yakalayıp yemek için örerler. Böcekler bu yapışkanımsı ağa takılırlar. Örümceklerse vücutlarındaki yağ sayesinde bu ağa yapışmazlar.Tüm örümcekler ağ örmezler.

-Örümcekler ağ örmek için yedi farklı ipek üretirler. Genetik olarak proteinlerden oluşan ipeğin her türü farklı bir göreve hizmet eder. Birisi avını diğeri yumurtalarını sarmak, kalan beşi ise örümceğin ağını şekillendirmeye yarar.

-Dünyada 30,000 den fazla örümcek cinsi vardır.

-Tüm örümceklerin ısırdıkları zaman zehirini akıttıkları uzun sivri dşleri vardır. Örümcek ısırığı acı verici olabilir ve seyrek de olsa bazıları öldürücüdür.

-Altı ile sekiz adet arasında değişen gözleri de olsa örümceklerin çoğu miyoptur.Vücutlarındaki kılları algılayıcı olarak kullanırlar.

-Örümcekler kirlendiği ve parçalandığı için ağlarını hergün yeniden örerler. Eski ağı ne yaparlar peki?Top gibi yapıp yerler…

-Erkek örümcekler dişi olanlardan daha küçüktür.

-Anten ve kanatları yoktur ve otçul değildirler.

Okapi

Bulunduğu ülkeler: Kuzey, merkezi ve doğu Kongo

Sıklıkla görüldüğü yerler: Sık ve rutubetli ormanlar

Yaşam süresi: 33 yıl civarı

Gebelik süresi: 427-491 gün arası.

Çocuk: Bir yavrulamada 1 tane

Yiyecek: Tomurcuklar, ağaç sürgünleri, ot, eğreltiotları, meyve, mantar

Özellikleri:
Arkaya taşan sırtlarıyla güçlü bir gövdeleri vardır, zürafaya benzemekle birlikte daha kısa boyunludurlar. Gövdeleri kısa ve düz tüylerle kaplıdır. Kol ve bacaklarının üst kısmıyla, baldırlarının kenarları beyaz yatay çizgilerle kaplıdır, bunun dışında gövdesi hemen hemen siyahtır. Yüzü biraz daha açık renklidir. Okapiler geniş ve koyu renk gözlere, büyük kulaklara ve dallardaki yaprakları koparabilmek için uzun siyah bir dile sahiptir.

Erkeklerin küçük, tüylü kaplı boynuzları vardır.ayrı ayrı, çift olarak yada küçük aile gruplarıyla yaşar ancak asla sürü halinde gezmezler. Zürafalarla akrabadırlar.

Korunmaları: 1980’ lerden itibaren dünya vahşi yaşamı koruma birliği okapileri koruma altına aldı.

Panda

Dev Pandalar Çin’de yaşarlar. Sık bambu ağaçlarının bulunduğu dağ ormanlarında yaşarlar. Zamanlarının çoğunu ağaç oyuğu ve mağara bulabilecekleri ormanda geçirirler.

Bu yalnız yaşayan memeliler, yaşadıkları sürenin %60’ını yemek yiyerek geçirirler. Pandalar neredeyse yalnızca bambu yerler. Uzun kolları vardır ve ince dalları kavramasına yardımcı olur. Yedikleri bambunun enerjisi düşük olduğundan yeterli gıdayı almak için günde 14 saatten fazla beslenmeleri gereklidir. Pandalar büyük ve ağır yapılı hayvanlardır. 115 kiloya kadar çıkabilirler. Hiç kimse neden siyah ve beyaz lekeli oldukları konusunda emin değildir. En yaygın açıklama, bu renklerin diğer pandalara bir işaret vererek, açık bir şekilde görülmelerini ve korunmalarını sağlamak şeklindedir.

Dişiler, ağustos yada eylülde bir veya 2 yavru dünyaya getirirler. Doğum gerçekleşmeden birkaç gün ağaç kovuklarında yada kaya oyuklarında ince dallardan ve yapraklardan bir yatak hazırlarlar. Bu minicik hayvanlar, kör ve tüysüz doğarlar. Ağırlıkları 80 ila 120 gr. arasındadır. Dev Panda yavruları hızla büyürler ve sekiz haftada doğum ağırlıklarının yirmi kat üzerine çıkarlar. Dev pandalar, soyu tükenmekte olan türlerdir ve vahşi doğada 1000 civarı kadar panda kalmıştır. 1970’ten beri yaşam alanları yarı yarıya daralmıştır.

Penguen

Penguenlerin beyaz karınları ve gözlerinin çevresinde beyaz halkaları vardır. Sırtları ve kanatları ise siyahtır. Ayrıca kısa gagalarının bir bölümü tüylerle kaplıdır. Penguenler Güney Kutbu ve çevresindeki adalarda yaşar ve ince bir yağ katmanı sayesinde vücut ısılarını korurlar. Bu yağ katmanı onları en yırtıcı hayvanlardan biri olan leopar fok balığı için leziz bir yemek haline getirir. Penguenler karides ve yengeç gibi kabuklu deniz hayvanlarını yerler. Sosyal hayvanlardır ve binin üzerindeki sayıdan oluşan geniş kolonilerle yaşarlar. Eylül ve Ekim aylarında yavrulamak üzere kıyılara çıkarlar. Penguenler çiftler halinde yaşar ve her yıl eski yuvalarına geri dönerler.Yerde sığ bir çukur açarlar ve içini çakıllarla kaplarlar. Kuş yuvaları birbirine yakın sürüler halindedir ve yavrulama alanları için acımasız bir yarış vardır. Ve arsız penguenler sık sık komşularının yuvalarından çakıl taşlarını çalarlar.

Erkekler ve dişiler sırayla iki yumurtayı sıcak tutarlar ve onları yağmacı kuşlardan korurlar. Yumurtalar 2 günlük aralıkla bırakılır. Böylece yumurtadan çıkan civcivlerden biri diğerine göre daha büyük ve güçlü olur. Üzücü olan, eğer yiyecek yetersizse küçük olan nadiren hayatta kalır. Genç kuşlar sekiz veya dokuz hafta sonra suya girmeye hazır olurlar.

Pire

Pireler, kuşlar ve memelilerin kanıyla beslenen kanatsız böceklerdir. Yetişkin pireler 1 ile 5 milimetre uzunluğundadır. Beslenmek için hayvanların yanında yada üzerinde yaşarlar. Onları dünyanın her yerinde hatta Antarktika’ da bile bulabilirsiniz. Pirelerin ağızlarında keskin kısımlar vardır ve bunları hayvanların kanını emmeden önce kullanırlar.
17 cm. in üzerindeki yüksek atlayışlarıyla mükemmel sıçrayıcılardır. Uzun bir sıçrayışta 32 cm.lik yol kat edebilir – bu insanların 137 m.lik uzun atlamasına denktir ve en iyi Olimpiyat atletlerini geride bırakır.

Dişi bir pire günde 20 yumurta bırakabilir, bu da yaşamı boyunca 600 kadar yumurta demektir. Pire, uyuduğu ve yaşadığı hayvanın üzerine yumurtaları bırakabilir. Kurtçuğa benzeyen larvalar bir ay içerisinde gelişir ve dışkı, ölü deriler ve tüyle beslenir. Larva üzerine sıçrayıp yerleşeceği bir hayvan bulana dek ipek bir koza örer. Titreşimler, ısı, ses ve karbondioksit yemek ve yerleşecek bir yer anlamına gelir. 10 pire sadece bir ay içerisinde 250.000’e kadar çoğalabilir ve bu da birini kaşındırmak için yeterli bir miktardır!
Pireler hayvanlarımızın üzerinde yaşayarak ve onların derilerini tahriş ederek başa dert olabilirler. Evcil hayvan sahipleri her yıl milyonlarca lirayı evlerini ve hayvanlarını pirelerden uzak tutmak için harcarlar.

piton

Piton’ un 20 türü vardır. Asya, Avustralya ve Afrika’ daki tropikal iklimlerde bulunurlar. Bir çoğu su kenarlarındaki ağaçlarda yaşarlar.Hint pitonları dünyada bulunan yılanlar arasında en büyük yılanlardır. Öyle ki, fare ve tavşan gibi memelileri yiyebilir, ve küçük bir geyiği yada yaban domuzunu yakalayabilir.

Boa yılanları pitonlarla akrabadır fakat onlar Avustralya’ da değil Amerikada’ da bulunurlar. En büyük Boa yılanı Anaconda’ dır. Ve uzunlukları 11 metreden fazladır. Ölçülen en büyük piton yılanı 10 metre uzunluğundadır.

HAKKINDA BİLGİLER kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın