BÜYÜKLERİMİZİN ÇOCUKLUK YILLARINDA OYNADIKLARI OYUNLAR

BÜYÜKLERİMİZİN ÇOCUKLUK YILLARINDA OYNADIKLARI OYUNLAR NELERDİR?

TOPAÇ ÇEVİRME NASIL BİR OYUNDU?

Eskiden babam en çok topaç oynarmış. Topcı bir güzel iple dolarlarmış. Daha sonra o ipi sıkıca çekip yere fırlatırlarmış. En çok döndüren oyunu kazanırmış. Oyun başlamadan önce iddaya girerlermiş. Oyunu kazanana o iddaya girdikleri şeyi alırlarmış.Oyunu kaybedenlere de ceza verirlermiş.

Fulya YİĞİT

Topaç; bir ucu sivri ve çivili, elips şeklinde ağaçtan yapılır. Topaç ipe dolanıp hızla yere fırlatılarak döndürülür ve en uzun döndüren kişi oyunu kazanır.

Mehmet Ali GÜL

Arkadaşımla ben birlikte beyblade oynuyorduk. Dedem geldi ve bize:

-Topaç mı oynuyorsunuz? Bizim zamanımızda biz de çok oynardık.

Biz şaşırarak, topaç ne, diye sorduk. O da bize:

-Bizim zamanımızda bunların iple çekilenleri vardı. Biz de onlarla çok eğlenirdik. Ama artık daha modernleşmiş, çok şanslısınız çocuklar. Bunun değerini bilin. Ama bundan aldığınız zevki çok iyi biliyorum, ne de olsa biz de çocuktuk, yanıtını verdi.

Hakan AKTAŞ

MİSKET ( BİLYE – CİNCİBİR ) NASIL OYNANIR?

En az iki kişiyle oynanır.15 tane kadar bilye yanyana dizilir.Oyuncular sırayla bilyeleri vurmaya çalışır.Herkes vurduğu bilyeyi alır.En çok bilyeyi vuran kazanır.Oyunun birincisi olur.

Muhammet Melih TÜRK

Ortaya bir yuvarlak çizilir. Yuvarlağın içine belirli sayıda bilye konur. On adım ilerisine düz çizgi çizilir. O çizgiden bilyelere nişan alınarak bilyeler vurulur. Vuran kişi bilyenin sahibi olur.

Umut Cem ERDEM

ÇELİK-ÇOMAK OYUNU NASIL OYNANIR?

Daha çok açık alanlarda oynanan bir oyundur. Oyuna bazen büyüklerin de katıldığı olur. Bu oyunda iki ucu yontulmuş kısa bir ağaç dalı yani çelik ile 50 – 60 cm uzunluğunda bir sopa yani çomak kullanılır. Oyun oynayacak olanlar iki gruba ayrılırlar. Bir tarafın oyuncusu eksik olursa bir kişi iki kişi yerine oynar ve bu kişiye ” Eşi karnında” denir. Her iki taraftan birer kişi seçilir ve bu seçilen kişiler çeliklerini uzağa fırlatırlar. Hangi oyuncu çeliği daha fazla uzağa atabilmişse o taraf oyuna başlar. Bu A takımı olsun. Oyun başlarken yere küçük bir çukur açılır veya iki taş çeliğin boyu kadar aralıklı olarak yan yana konur. B takımı oyuncuları karşı tarafa geçer. Böylece oyun başlamış olur.

Oyuncu elindeki sopayla çukurun üzerine yerleştirdiği çeliği karşı B taraf oyuncularına doğru hızla atar ve sopayı yere bırakır. Eğer B taraf oyuncuları atılan çeliği havada yakalarsa hem sayı kazanırlar hem de çeliği kaptıran A takımı oyuncusu oyundan çıkmış olur. B takımı çeliği yakalayamadıysa, çeliği düştüğü yerden tekrar yerdeki sopaya doğru atarlar.
Sopayı vurabilirlerse karşı A takımının oyuncusu yine oyundan çıkar. Vuramazlarsa A takımı çelikle sopanın arasındaki mesafeye bakarak B takımının bu mesafeyi kendi belirledikleri bir adımda almasını ister. Örneğin “ 3 adımda al, 5 adımda al “ gibi.
B takımında adımını büyük atabilen ve kendine güvenen bir oyuncu bulunmazsa, ya da bu adım sayısında çomaktan çeliğe ulaşamazsa A takımı adım sayısı kadar sayı alır. Eğer bu adımda yetişebilirlerse sayıyı B takımı alır. Oyunun başında kararlaştırılan sayıya ilk ulaşan takım oyunu kazanır. Bir sonraki oyuna kazanan taraf başlar. Hangi tarafın oyuncularının tamamı ölürse bu defa diğer taraf oyuna başlar. Bir takım kararlaştırılan sayıya hiç puan kaybetmeden ulaşırsa oyundan çıkmış bir arkadaşlarını tekrar oyuna sokarlar.

Oğuzhan KIRLI

ÜÇ TAŞ

İki kişilik bir oyundur. Yaşlıların da oynadığı bir oyun olup, üçer taşla her yere basitçe çizilebilen şekil üzerinde oynanır. Oyuncular sırasıyla taşları istedikleri bir noktaya koyarlar. Amaç kendi taşlarının üçünü bir araya-yatay ya da dikey-getirmektir. Bunu yaparken, rakibi kollamak da gerekiyor elbette. Taşların hepsi konduktan sonra, ilk taşı koyanın oynaması gerekir. Taşlar konulup elde kalmayınca şekil üzerindeki taşlar sadece boş olan yerlere hareket ettirilebilir, ama sadece bir basamak olmak şartıyla. Önünde kendi taşı varsa dahi hareket edemez. İlk kez üç taşı yan yana ya da alt alta getiren oyunu kazanır. Oyuncuların taşlarının karışmaması için değişik şekil ya da renkte taşlar seçilir.

Alperen EROĞLU

BEZİRGÂN BAŞI

Oyuncular içinden iki elebaşı seçilir. Elebaşılar bir kenara çekilerek kendilerine birer isim alırlar. Ancak diğer oyuncular elebaşı olan arkadaşlarının aldıkları isimleri bilmeyeceklerdir. Diyelim ki elebaşlarından birisi “ayva” diğeri “nar” adlarını almış olsun.

“Ayva” ile “nar” karşılıklı durarak elele tutuşurlar ve kollarını kaldırarak bir köprü oluştururlar. Diğer oyuncular bu dizilişi bozmadan aşağıdaki tekerlemeyi söyleyerek köprü altından geçerler:

“Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı…”
“Kapı hakkı ne verirsin? Ne verirsin?”
“Arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun.”

Tekerlemede yer alan “Kapı hakkı ne verirsin?” sorusu elebaşılar tarafından sorulmaktadır. Kapı, dizideki ilk oyuncu tarafından açtırılır. Ancak dizinin en arkasında yer alan oyuncu yadigâr edilmiştir. Bunun için en arkada yer alan oyuncu köprü altından geçerken köprü indirilir ve kendisi halkaya alınır. Bu oyuncuya ancak onun duyabileceği bir sesle:

– Ayva mı? Nar mı? diye sorulur.
O da aynı sessizlikte bu isimlerden birini söyler. Hangi ismi söylemişse onun arkasına geçer. Oyuna dizi bitinceye kadar devam edilir. Daha sonra ortaya bir çizgi çekilir. Elebaşılar karşı karşıya geçerler. Birbirlerini çekmeye başlarlar. Hangisi diğerini kendi tarafına çekerse, oyunu o taraf kazanmış olur.

Sanem ÖZTÜRK

GAZOZ KAPAĞI İLE NASIL OYNANIR?

Babamlar mahelle bakkallarının ve kahvehanelerin önlerinden topladıkları gazoz kapaklarını naylon poşetlerin içinde biriktirirlermiş. Daha sonra altı ve üstü düz, ellerine sığacak kadar büyüklükte taş seçerlermiş. Bazı güzel taşlara ”uğurlu taş” derlermiş. Çünkü bu taşlarla çok gazoz kapağı deviririlermiş.

En az iki kişiyle oynarlarmış. Önce yere yuvarlak çizerlermiş. O çizdiklerinden yaklaşık 10-15 adım ileriye de düz çizgi çizerlermiş. Yuvarlak çizgiye belirli sayıda gazoz kapağını üst üste gelecek şekilde herkes yan yana koyarlarmış.

Ondan sonra birinciyi seçmek için gazoz kapaklarının yanından çizdikleri çizgiye taşlarını atarlarmış. En yakın olandan başlayarak sıra belirlenirmiş. Sonrda gazoz kapaklarını ellerindeki taşlarla vurmaya çalışırlarmış. Dağılanlar vuranın olurmuş.

İsmail YERLİKAYA

KÖREBE

En az üç kişiyle oynanır. Bir kişinin gözü bağlanır. Gözü bağlı olarak diğer kişileri yakalamaya çalışır. Kimi yakalarsa onun gözleri bağlanır. Oyun uzar gider.

Irmak SOYLU

MENDİL KAPMACA

Ortada mendili tutacak biri seçilir. Sonra çocuklar aldım verdim ben seni yendim oyunuyla iki gruba ayrılırlar. Çizgilerden çıkış yapan çocuklar arasında mendili yakalayan yakalayamayanı mendille ebelemeye çalışır.

YEDİ KİREMİT

Ortaya yedi kiremit konur, 2 gruba bölünen çocuklar bunu top atıp isabet ettirerek yıkmaya çalışırlar. İlk deviren diğer grubu topla vurma hakkını kazanır. Topla en çok kişi vuran grup kazanır.

Hande Nur KIRANTI

SAKLAMBAÇ

Saklambaç oyunu iki veya daha fazla çocukla oynanır. Evimizin bahçesinde veya sokakta oynanır. Önce sayışma yapar ebemizi belirleriz. Ebemiz gözlerini yumar ve 100’e kadar sayar. Bütün çocuklar saklanır. Ebe ”Sağım solum sobe, saklanmayan ebe” der ve gözlerini açar.Sonra saklanan arkadaşlarını bulmaya çalışır. Bulduklarının adlarını söyleyerek sobeler. Saklanan çocukların hepsini bulur. En son sobelenen çocuk ebe olur.

Merve BEYİNLİ

SEK SEK

Önce yere kare şeklinde çizgiler çizilir. her kareye bir ad verilir. Elimizdeki düz bir taşı çizgilerin içine gelecek şekilde bu karelere atarız. Sonra sekerek karelerin içinde ileri ve geri gider geliriz. Her kereyi dolaştıktan sonra son karenin başına gider arkamız dönük olarak taşı karelerin içine atarız. İçine düşen kare bizim olur. Üzeine adımızı yazarız. en çok kareye sahip olan kazanır. Oyun oynarken çizgilere basmamak esastır. Basan veya taşı çizgiye düşüren yanar, oyun sırası diğer oyuncuya gelir.

Gülşah POME

AŞIK

Bu oyun 4 kişi ile oynanan bir takım oyunuymuş. Koyunların bacak bölümünde bulunan aşık kemiğiyle oynanan bugünün misket oyunuyla eşdeğer bir oyunmuş. Bu oyunda kazanan kişi kazandığı aşıkları renk renk boyar diğer çocuklara satarmış.

Mehmet GEREK- Utku TOKCAN

MİLE

Toprağa mors adı verilen bir üçgen çizilir ve her oyuncu üçgenin içine üçer ya da beşermisket yerleştirir. Üçgenin 2 metre ötesine bir çizgi çizilip sırayla oyuncular misketleriniçizgiye doğru atarlar. Misketi çizgiye en yakın düşen oyuna ilk olarak başlar. Çizgiden üçgene doğru herkes sırayla misketini atar. Amaç üçgenin içerisinden misketleri çıkartmaktır.

Oyuncunun attığı misket üçgen içerisinde kalırsa sıra diğeroyuncuya geçer. Her oyuncunun üçgenden çıkarttığı misket onun olur.

İP ATLAMA

Uzunca bir ipin uçlarından iki kişi tutarak düzenli bir biçimde ve yükseklikte sallarken diğerleri belli hareketlerle ipin yere indiği noktada üzerinden sıçrarlar. Ayağı ipe takılan ya da atlayamayan ipi sallayanlardan birinin yerine geçer. Oyun bu şekilde devam eder.

İrem GÖRMÜŞ

İSTOP

En az 4-5 kişi ve topla oynanır. Ebe topu havaya atar ve oynayanlardan birinin ismini söyler. İsmi söylenen oyuncu topa doğru koşarken, diğerleri kaçmaya başlar. Adı söylenen kişi topu yere düşmeden yakalamaya çalışır. Topu yakaladığında “istop” diye bağırır. Bağırır bağırmaz, diğer oyuncular bulundukları yerlerde durmak zorundadırlar. Daha sonra topu yakalayan kişi topu oyunculardan birine doğru fırlatır, eğer vurmayı başarırsa oyunu kazanır.

Muhammet Melih TÜRK

YERDEN YÜKSEK

Bir ebe seçilir. Ebe belirlenen sayıya kadar saymaya başlar. Ebe sayana kadar herkes ebeden yüksek bir yere çıkar. Saymayı bitirdiğinde ebeden yüksek bir yere çıkamayan, diğer oyunda ebe olur.

Yakalamacada ebe, oyuncuları ellemeye çalışıyor. Ellediği kişi bir sonraki oyunda ebe oluyor.

Aleyna ARAZ

UZUN EŞEK

Bir hakem ile 4’er kişilik iki takım arasında oynanır. Hakem olan kişi bir duvara ya da dayanabilecek bir yere sırtını verir bacağını açar. Oyuncunun biri kafasını hakemin bacakları arasına koyar ve belini düzbir şekilde tutar. Takımın diğer oyuncuları da onun arkasına aynı biçimde dizilirler. Diğer takımın oyuncuları sırasıyla bunların sırtlarına atlarlar. Dört oyuncu da atladıktan sonra takımın ebesi ( kaptanı ) eliyle bir sayı gösterir: “ Eşeğim kaç yaşında ?” ya da “ Çıtı mıtı kaç ? “
diye sorar. Sayı 10’dan fazla olamaz. Altta yatan takımın ebesi bu sayıyı tahmin etmeye çalışır. Eğer doğru tahmin edemezse diğer takım yine atlayış yapar. Tahmini doğru yaparlarsa, yani sayıyı bilirlerse, atlama yapan oyunculardan biri yere düşerse ya da ayağı yere değerse, takımlar yer değiştirir. Atlayış yapma sırası diğer takıma geçer.

Çağatay ŞEN

ÇİVİ SAPLAMA

Çivi oyunu çoğunlukla kış mevsiminde oynanan oyunlardanmış. Bunun için ıslak ve düz bir toprak alan bulunurmuş. Toprağın üzerinde bir nokta belirlenirmiş. Çivileri atarak belirlenen nokta çevresinde dönülerek oyuncular birbirlerini hapsetmeye çalışırlarmış.

Ali BÜGÜK

KÖŞE KAPMACA

Bu oyunu oynayacak çocukların sayısından bir eksik sayıda köşe saptanır. ( köşe yoksa, yere tebeşirle aynı sayıda daire çizilir.) Çocuklar sayışarak, aralarından bir ebe seçerler. Ebe ortada durur, öteki çocuklar köşelerine geçerler. Oyun başlayınca, çocuklar köşelerini ( yerlerini ebenin kapmasına olanak vermemeye çalışarak ) değiştirmeye çalışırlar. Bu değiştirme sırasında ebe başka bir köşeye geçmek üzere olan çocuğun yerini kapmaya çalışır. Kaparsa, yerini aldığı çocuk ebe olur. Oyun böylece sürer.

Yaren GÖCEN

BEŞ TAŞ

İki kişiyle oynanır. Oyunun malzemesi 5 adet misket büyüklüğünde yuvarlak taştır. Oyuna başlayan oyuncu beş taşı iki avucunun içine alıp salladıktan sonra yere bırakır. İçlerinden bir tanesini eline aldıktan sonra havaya fırlatır, aynı anda yerdeki taşları birini yerden avuçla alır ve aynı eliyle yukarıya fırlattığı taşı tutar.
Önce tüm taşları birer birer; ikinci turda ikişer ikişer; daha sonra üçünü bir, diğerini tek olarak alır. Sonunda da yerdeki dört taşın hepsini bir defa da alır. Sonra bir elinin baş ve orta parmaklarını yere koyarak bir köprü yapar, diğer eliyle taşları yere fırlatır.
İçlerinden birini eline alır ve onu yine havaya atarken yerdeki taşları anlamalarına göre ( iki ya da üç ) hamlede eliyle kurduğu köprünün altından geçirir. Hepsini geçirdiğinde oyunu kazanır. Bunları yaparken havaya fırlattığı taşı düşürürse, ya da yerdeki taşları alırken diğerlerine temas ederse oyun sırası diğer oyuncuya geçer.

Sertaç KOCA

DOKUZ KİREMİT

Farklı büyüklükte dokuz kiremit üst üste konulur. İki grupla oynanır. Bir grup kiremitleri bekler, diğer grup elemanları sıra ile topu atarak kiremitleri devirmeye çalışır. Yığından kiremit yıkmayı başardıkları zaman kaçarlar. Bekçi olan grubun elemanları topu aralarında birbirlerine atarak kaçanları vurmaya çalışırlar. Vurulan oyundan çıkar. Kaçan grup elemanlarının hepsi vurulmadan kiremitleri tekrar yığmayı başarırlarsa çul yapmış sayılırlar ve oyun yeniden başlar.

Ferhat KURT

DALYA ( 9 TAŞ )

Yassı taşlar üst üste dizilir. Atışı yapacak bir oyuncusu eline topu alarak yaklaşık 4-5 metre uzaklıktan taşlara doğru yuvarlar. Amaç taşları yıkmaktır. Elbette ne kadar az taş yıkarsa işleri o kadar kolay olacaktır. Atış yapıp, taşlar yıkılırsa oyun başlamıştır. Top karşı takımdadır, atışı yapanlar yıktıkları taşları üst üste tekrar dizmeye çalışırken, diğerleri ellerindeki top ile onları vurmak durumundadır. Ebe olan takımın oyuncuları bir diğer arkadaşına topu atabilir.
Genellikle taşların yanında beklerler. Topla vurulan oyun dışında kalır. Eğer atılan topu yakalayabilirlerse vurulmamış sayıldığı gibi topu rakiplerinin alamayacağı bir yere fırlatarak arkadaşlarına zaman kazandırmış olur. Onlar taşları bu sırada üst üste dizmeye çalışırlar. Tüm taşları dizerlerse oyunu kazanırlar, eğer gruptaki oyuncuların hepsi taşları dizmeden rakipleri tarafından vurulurlarsa kaybedeler.

Mustafa YILMAZ

KUKA

Beş altı kişiyle oynanan bir oyun. Tuğla ve düzgün taş parçaları toplanıyor ve bir daire içinde üst üste diziliyor. Sonra uzakta yedi-sekiz metre mesafede bir çizgi çiziliyor. Bir kişi ebe oluyor. Oyuncular çizgi hizasında durup, ellerindeki küçük topu daire içindeki dizili taşlara nişan alıp atıyor. Taşlar devrilene ve dağılana kadar bu atışlar sürüyor.

Ebe elindeki topla taşları dizmeye çalışanlara nişan alıp vurmaya çalışıyor. Kimi vurduysa o, oyun dışı kalıyor. Bütün oyuncular topla vurulana kadar oyun devam ediyor. Son oyuncu vurulmadan taşları dizmeyi başarmış olursa, ebe yine aynı kişi kalıyor ve oyun yeniden oynanıyor. Ebenin değişmesi, ancak dağılan taşlar yerine tümüyle dizildiğinde oluyor.

Ebe, bir sonraki oyunda kimin ebe olacağını seçiyor. Bu oyun, sıkılıncaya kadar defalarca oynanıyor.

ESKİ MİNDER

Grup halinde oynanır. Bir kişi ebe olur ve arkasını oyunculara döner. Ebe “Eski minder yüzünü göster, göstermezsen bana bir şey ver”
diyerek arkasını döner. Bu arada oyuncular ebeye yaklaşmaya çalışmaktadır. Ebe dönünce herkes hareketsiz durur.

Ebe herkesten bir şey yapmasını ister. Oyuncu yapamazsa ebe onu cezalandırır.

Nilay Serra YILDIZ

BİRDİR BİR

Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne eğilerek ellerini dizlerine dayar.
Diğerleri bir kaç metre arayla sıra oluştururlar. Oyuncular sırayla koşarak eğilmiş duran ebenin üzerinden ellerini sırtına bastırıp bacaklarını açarak
atlarlar.

Atlarken de sırayla tekerlemenin dizelerini söylerler.
“Birdirbir,
İkidir iki, olur tilki,
Üçtür üç, yapması güç,
Dörttür dört, kuş gibi öt,
Beştir beş, aldım bir eş,
Altıdır altı, yaptım kahvaltı,
Yedim yedi, elim sırtına değdi, sekizim seksek,
Dokuzum durak”
Dengesini kaybeden ya da düşen oyuncu “yanmış” sayılır ve yeni ebe olur.

Cansel AKCAN

MENDİL KAPMACA

Ortada mendili tutacak biri seçilir. Sonra çocuklar aldım verdim ben seni yendim oyunuyla iki gruba ayrılırlar. Çizgilere dizilen çocuklar karşılıklı olarak aynı anda koşmaya başlar. Mendili yakalayan kendi tarafına doğru koşar. Diğeri yakalamaya çalışır. Oyun sonunda en çok hangi takımın oyuncusu çoksa o traf oyunu kazanır.

Fulya YİĞİT

HIMBIL ( BOM )

Grup halinde oynanır. Kaç kişi oynayacaksa o sayıda meyve (şehir vs.)
grubu oluşturup isimlerini küçük kağıtlara kişi sayısı kadar yazılır. sonra bu kağıtlar karıştırılıp oyunculara dağıtılır. Oyuncular ellerinde aynı meyve
grubunu biriktirmeye çalışırlar. Sıra ile her seferinde bir meyve değiştirilir.
Aynı meyve grubunu elinde ilk tamamlayan kişi ”hımbıl” (bom) diyerek elini ortaya
koyar.

Eli en üstte kalan hiç puan alamaz. En çok puan toplayan oyunu kazanır.

Hilal ŞAHİN

ÇEMBER ÇEVİRME

Uzun ve kalın bir telin ucu halka şekline kıvırıp bir çemberin dışına geçirilir. Uzun telin diğer ucunu tutarak ayakta yürürüz. Yürüyünce çemberde önümüzde istediğimiz yönde yuvarlanır. Yuvarlanan çemberle en çok yol alan kazanır.

KAYNAK;bu yazı alıntı ile alınmıştır hazırlayanlara teşekkür deriyoruz.

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kamu Güvenlik Müsteşarı Murat Özçelik isitfamı etti? Murat Özçelik neden istifa etti?

Kamu Güvenlik Müsteşarı Murat Özçelik isitfamı etti? Murat Özçelik neden istifa etti?

Ankara’da güvenlik zirvesi istifası
Kamu Güvenlik Müsteşarı Murat Özçelik’in ani bir kararla görevini bıraktığı öne sürüldü.

Ankara’ya bomba gibi düşen iddiaya göre, Kürt açılımı politikasında kilit konumda görev yapan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Murat Özçelik’in, bağlı olduğu açılımdan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’la yaşadığı görüş ayrılığı nedeniyle istifa mektubunun cebinde olduğu öğrenildi.

Hükümete yakın kaynaklar da, Özçelik’in göreviyle ilgili bir değişimin olacağını doğruladılar. Bu kritik göreve gelmeden önce Bağdat Büyükelçisi olarak hizmet veren Özçelik, birçok kez Irak Kürdistan Bölgesel Başkanı Mesud Barzani ile görüşmüştü. Özçelik ile hükümet arasındaki görüş ayrılığının Kürt açılımında PKK ve BDP’nin muhatap alınıp alınmamasından kaynaklandığı ileri sürülüyor.

Dışişleri’nin kariyer diplomatlarından olan Özçelik, özellikle Ortadoğu konusunda uzmanlığı ile biliniyor. Özçelik, PKK ile mücadelede Irak yönetimine yoğun baskısı ile biliniyor. Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Washington’da Başbakan Barack Obama ile yaptığı görüşmede Özçelik’i Irak’ın içişlerine karışmakla suçlamıştı. Özçelik’in kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı görevinden ayrıldıktan sonra Dışişleri’ne geri dönmesi bekleniyor.

kaynak;mynethaber

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Meslek Liseleri, Teknik Liseler ve İmam Hatip Liseleri öğrencilerine maaşmı bağlanacak? ne kadar para verilecek? aylıkmı yıllıkmı ödeme yapılacak?

Meslek Liseleri, Teknik Liseler ve İmam Hatip Liseleri öğrencilerine maaşmı bağlanacak? ne kadar para verilecek? aylıkmı yıllıkmı ödeme yapılacak?

Öğrenciye Maaş Geliyor…
Milli Eğitim Bakanlığı’nın taslak yönetmeliğinde meslek liselerini cazip hale getirmek için birçok yeni düzenleme yapıldığı ortaya çıktı.

MEB’in hazırladığı taslak yönetmelik, meslek liselilere önemli avantajlar getiriyor. Bu okullarda okuyan öğrencilere yurt dışında staj imkanı tanınacak. Mezun olanlara ise okul müdürleri tarafından bağımsız İş Yeri Açma Belgesi verilecek

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), hazırladığı taslak yönetmelikle Meslek ve Teknik Liseler ile İmam Hatip Liselerine itibarlarını iade etmeye hazırlanıyor. Sanayideki ara eleman istihdamının büyük çoğunluğunu karşılayan meslek liseleri yeni yönetmelikle tekrar canlandırılacak. Bu okullarda okuyan öğrencilere yurt dışında staj imkanı tanınırken, mezun olan öğrencilere okul müdürleri tarafından bağımsız İş Yeri Açma Belgesi verilecek.

MEB, 28 Şubat süreci ile birlikte İmam Hatip ve Meslek Liselerinin işlevsiz bırakılmasından 15 yıl sonra hazırladığı yeni yönetmelikle bu okullara olan talebi artırmaya hazırlanıyor. 12 yıllık kesintili zorunlu eğitimin ardından lise sistemini de sil baştan değiştiren Bakanlık, yeni yönetmelikle meslek liselerine olan talebin artırılmasını amaçlıyor.

SEKTÖRE GÖRE ÖĞRENCİ SAYISI BELİRLENECEK

Taslak halindeki Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimi geliştirmek amacıyla yurt içi ve yurt dışı projeler çerçevesinde hazırlanan özel programlar uygulanacak. Meslek ve teknik liselerin onuncu sınıflarında kurum bünyesindeki meslek alanlarına alınacak öğrenci sayısı, uygulanan program türü, okulun dershane, atölye, laboratuar gibi fiziki kapasite ve öğretmen durumu ile sektörün ilgili alanda ihtiyaç duyduğu insan gücü dikkate alınarak belirlenecek.

12 ÖĞRENCİYLE SINIF

Teknik ve meslek liselerinin onuncu sınıflarında herhangi bir alanın eğitim ve öğretime açılabilmesi için sınıf tekrar eden öğrenciler dahil 12 öğrencinin kayıtlı olması gerekecek. Ancak bir alanda eğitim yapılan meslek lisesi programlarında, 12’den az öğrenci varsa eğitime devam edilebilecek. Bu okullarda onbirinci sınıfa geçen öğrencilerin dal seçimleri de ilgi, istek ve yeteneklerine göre gerçekleştirilecek. Tercihlerin belli dallarda yoğunlaşması hâlinde öğrencilerin yerleştirilmesinde, sırasıyla onuncu ve dokuzuncu sınıf yılsonu başarı puanları esas alınacak. Bir alanda 8’den az öğrencinin bulunması durumunda ise mevcut öğrencilerin tercihleri doğrultusunda belirlenecek bir dalda eğitim-öğretime devam edilecek.

Meslek ve teknik liselerde telafi eğitimini ve stajını başarıyla tamamlayan ortaöğretim okulu mezunlarına, ilgili alana ait meslek lisesi diploması verilecek. Ortaöğrenimini tamamlayamayan kalfa ve ustalara meslekî eğitimi tamamlama belgesi düzenlenecek. Ayrıca mesleki eğitimi tamamlama belgesi verilen kalfa ve ustalar, Meslekî Açık Öğretim Lisesi yoluyla ortak dersleri tamamladıkları takdirde bitirdikleri alana ait meslek lisesi diploması Mesleki Açık Öğretim Lisesi tarafından düzenlenecek.

İLLERE GÖRE BÖLÜMLER

Taslağa göre meslek ve teknik liselerde bölümler, bulundukları illerin sanayisinin ihtiyacına göre belirlenecek. 81 ilin İl Milli Eğitim Müdürleri sanayicilerle sürekli irtibat halinde olarak hangi alanda ne kadar ara elamana ihtiyaç duyulduğu konusundaki verileri toplayacak. Meslek okulları bölüm ve kontenjanları bu verilere göre belirlenecek. Meslek ve teknik okullar ilin organize sanayi bölgelerinin yakınlarında yapılacak. Devlet, meslek okulu kuran işadamını teşvik edecek. Bu işadamlarına öğrenci başına para verilecek. Eğitim maliyetinin bir bölümü de yine devlet tarafından üstlenilecek.

Teknik lise veya mesleki ve teknik ortaöğretim okullarının dört yıllık programları ile meslek yüksekokullarının kanun kapsamındaki alanlarından mezun olanlardan isteyenlere, ustalık belgesinin yetki ve sorumluluklarını taşıyan, bağımsız İş Yeri Açma Belgesi verilecek. Ancak iş yeri açma izni özel kanunlarla düzenlenmiş olan meslekler için bu kapsamda belge düzenlenemeyecek. Bağımsız İşyeri Açma Belgesi öğrencinin mezun olduğu okul müdürlüğünce hazırlanacak. Doğrudan İşyeri Açma Belgesi alma hakkı veren diplomalar bu belge yerine de kullanılabilecek.

YURT DIŞINDA STAJ İMKANI

Yeni yönetmeliğe göre meslek ve teknik lise öğrencileri yurt dışında da staj yapabilecek. Bu okullarda okuyan öğrenciler, bireysel veya grup halinde, kendi imkânlarıyla yurt dışındaki alanına uygun işletmelerde beceri eğitimi, staj ve yaz uygulaması yapmak istemesi durumunda, velisi veya sorumluluğunu üstlenen kişi, işletmenin beceri eğitimi, staj ve yaz uygulaması eğitimi yaptıracağına ilişkin yazısı ile birlikte valilik onayı için okul müdürlüğüne başvuracak. Yurtdışında bu eğitimleri yapması uygun bulunanlara ait kimlik bilgileri ile işletmenin yeri, adresi, eğitimin başlangıç ve bitiş tarihleri ilgili ülkedeki büyükelçilik, konsolosluk, eğitim ataşeliği veya eğitim müşavirliğine bildirilecek.

ÖĞRENCİYE MAAŞ VERİLECEK

İşletmede mesleki eğitim gören öğrenci, ücret, ücret artışı ve diğer olanakları kapsayan eğitim sözleşmesini, velisi ve okul müdürü ile birlikte imzalayacak. İşletme öğrenciye staj yaptırdığı sürece maaş verecek.

19 MAYIS TATİLİ 2 GÜN

Taslağa göre 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda stadlarda gösteri yapmak için 2 ay önceden hazırlık yapan öğrenciler devamsız sayılmayacak. Ancak o süre içerisinde görmesi gereken ders konularından sorumlu olacak ve o derslerden sınava girecek. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı taslak yönetmelikte 19 Mayıs bayramını 2 güne çıkardı.

-kaynak;beyazgazete

EĞİTİM ÖĞRETİM kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Fetih 1453 Fetihten Sonra dizisi nezaman hangi kanalda başlayacak, kimler oynayacak oyuncuları kim?

Fetih 1453 Fetihten Sonra dizisi nezaman hangi kanalda başlayacak, kimler oynayacak oyuncuları kim?

Gişeleri Alt Üst Eden Fetih 1453 Dizi Oluyor
Gişede büyük başarı yakalayan “Fetih 1453” filminden büyük sürpriz…

6,5 milyon gişe ile Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmi olan ‘Fetih 1453 ‘ün yeni yayın döneminde ‘Fetihten Sonra ‘ isimli dizisi geliyor

İstanbul’un fethini konu alan Faruk Aksoy imzalı ‘Fetih 1453 ‘ filmi daha vizyona girmeden ses getirmiş, fragmanı 24 saatte 1 milyon 670 bin kişi tarafından izlenmiş ve 16 Şubat’ta seyirciyle buluştuktan sonra da yaptığı gişe ile sinema salonlarını kasıp kavurmuştu.

Yurtdışında da büyük ilgi gören film, Türkiye’de 10 haftada 6 milyon 448 bin 663 kişi tarafından izlendi ve toplam 55 milyon 87 bin 998 TL hasılatın sahibi oldu. Filmin hem yapımcılığını, hem de yönetmenliğini üstlenen Faruk Aksoy ve ağabeyi Fatih Aksoy şu günlerde filmin ‘Fetihten Sonra ‘ isimli dizisinin üzerinde çalışıyor.

Hayatta kalanlar oynayacak
Toplam 3 yılda tamamlanan filmin dizi versiyonunun yönetmenliğini yine Faruk Aksoy yapacak. ‘Fetihten Sonra ‘ dizisi yeni yayın döneminde Show TV’de ekrana gelecek. 160 dakikalık film, 4 bölüm halinde yayınlanacak. 5. bölümden itibaren de çekilen yeni bölümler ekrana gelecek. Fatih Sultan Mehmet’i yine Devrim Evin’in canlandıracağı dizide, filmin finalinde hayatta kalan Dilek Serbest, Şahika Koldemir’in de aralarında bulunduğu oyuncular dizide de rol alacak. Bütçesinin 17 milyon dolar olduğu gündeme gelen filmin geçen aylarda Show TV’ye 2 milyon TL’ye satıldığı konuşulmuştu.

Sırada Çanakkale filmi var
‘Fetih 1453 ‘ Bursa’da Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin SMS oylarıyla belirlenen 8 ‘inci Medya Ödülleri ‘nde ‘En iyi film ‘ ödülünü aldı. Filmin yapımcı ve yönetmeni Faruk Aksoy, yeni film projesi olarak ‘Çanakkale Savaşı ‘nı seçtiklerini açıkladı. Törene katılan Aksoy ‘a ödülünü Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kamil Dilek verdi. Faruk Aksoy ile sohbet ettiğini belirten Prof.Dr. Dilek, ‘Kendisinden söz aldım. Türk toplumu olarak buna benzer projelerin devamını istiyoruz. Kendisi de buradan açıkladı. Çanakkale ile ilgili benzer tarzda mükemmel bir film hazırlıyorlar. Kendilerine ve ekibine başarılar diliyorum ‘ dedi.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İzmir’de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi 01.05.2012 ölü yaralı varmı?

İzmir’de 5.0 Büyüklüğünde Deprem
1 mayıs 2012 İzmir’de 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

İzmir’de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 17.48’de meydana gelen depremin merkez üssü İzmir Körfezi olarak kaydedildi.

Yerin 12.2 kilometre altından meydana gelen sarsıntıda ilk belirlemelere göre can veya mal kaybı olmadı.

Yaklaşık 20 saniye süren deprem, İzmir’in birçok ilçesinde hissedildi.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

TFF Türkiye Futbol Federasyonu şike kararını açıkladı, kim hangi takım küme düşecek ne kadar ceza alacak kaç puan indirme silme hangi takımlardan yapılacak

TFF Türkiye Futbol Federasyonu şike kararını açıkladı, kim hangi takım küme düşecek ne kadar ceza alacak kaç puan indirme silme hangi takımlardan yapılacak

Federasyon merakla beklenen kararını açıkladı
Futbolda aylardır devam eden süreçle ilgili en kritik karar açıklandı. Basın toplantısı düzenleyen Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören şike girişiminin sahaya yansımadığını belirtti ve 58. maddenin değiştirildiğini açıkladı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor dahil 15 kulüp PFDK’ya sevk edildi.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören 22 maçla ilgili takımların PFDK’ya sevk edildiğini, 58. maddenin değiştiğini ve şike-teşvik primi teşebbüsünde kulübe en az 12 puan indirme cezası verileceğini açıkladı. Demirören şike girişimlerinin sahaya yansımadığını söyledi.

Etik Kurulu’nun raporunda geçen tüm maçları tek tek izleyen ve maçların kritik anlarında notlar tutan TFF Yönetim Kurulu üyelerinin aldığı kararı Yıldırım Demirören açıkladı. Başkan Demirören, hazırlanan metni spor kamuoyuyla paylaştı.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Futbol Disiplin Talimatı’ndaki 58. maddesinde yer alan cezaların orantısızlığı konusunda hemen herkesin mutabık olduğunu belirterek, ”Öncelikle korumak ve geliştirmekle yükümlü olduğumuz Türk futboluna vereceği cezalar göz önüne alındığında, orantısızlığın giderilmesi için en uygun zamandır” dedi.

Demirören, ağır şike teşebbüsü ile ilgili olarak en az 12 puan indirme cezasının, Futbol Disiplin Talimatı’nın 58. maddesine eklendiğini açıkladı.

İŞTE DEMİRÖREN’İN AÇIKLAMALARI;

Göreve geldiğimizden bu yana çabamızın çoğunu şike sürecine ayırdık. Türk futbolunu en iyi yerlere çıkarmak için de çalıştık. Hazırlıklarımızı da tamamladık. Türk futbolunda yeni bir sayfa yakalamak, güven ortamını yaratmak amacındayız. Azim ve kararlılık ile görevimize sarıldık. Kimsenin hiçbir şeyden tereddüt etmemesi için çalıştık.

Futbol dünyasındaki tüm sağduyu sahibi yöneticiler gibi bizleri de rahatsız etmektedir. Futbolumuzun her türlü spekülasyondan geride tutulması önceliğimizdir.

BAHSE İLİŞKİN HİÇBİR UNSUR YOK

Sevinerek söylemeliyim ki; bahse ilişkin hiçbir unsur yoktur. Etik Kurulu da bu yönde bir bulgu olmadığını belirtti. Türkiye’de amaç sebebi bahis olsun ya da olmasın futbolun temiz kalması, dolayısyla futbolu futbol yapan özelliklerin korunmasıdır. TFF’nin taviz vermesi düşünülemez. 6222 sayılı yasanın bu adıyla değil de şike yasası olarak anılması en büyük üzüntümüzdür. Unutulmasın ki disiplin yargısı ile genel yargının teknikleri birbirinden farklıdır. Bugün itibariyle süratli bir karara varılmasına çok yaklaşılmıştır. Etik Kurulu çalışmasını iki kısıma ayırmış. Öncelikle Süper Lig takımları hakkındaki incelemesi ile ilgili çalışmasını yaptı. Kurulumuz her yönüyle raporu değerlendirdi. 22 maçla ilgili olarak adı tüm kulüpler Disiplin Kurulu’na sevk edilme kararı alınmıştır. Tüm kulüplerin sevki kararının nedeni kulüplere yargısal haklanma hakkı vermektir.

Türk futbolunu korumak için ben TFF Başkanı olarak PFDK’ya sevk edilen kulüplerimiz suçlu değildir. Disiplin yaptırımlarımızın hedefi suçluya suçunun bedelinin ödettirilmesinden ziyade caydırıcılıktır. Bu husus gözardı edilmemelidir. 3 Temmuz’dan bu güne Disiplin Kurulu’nun ağırlığı herkes tarafından tartışılmakta. 6222 yürürlüğe girmeden önce 58. maddenin şiddetli olması anlaşılabilir. Ancak yasa yürürlüğe girerken bu maddeye daha fazla ihtiyacımız kalmadığı düşünülerek gerekli düzenlemenin yapılması gerekiyordu. Bu orantısızlığın giderilmesi için en uygun zamandayız. Güncel iddialar varken bu yaptırımın değiştirilmesinin bazı bireylere yönelik dedikodulara neden olacağının farkındayız. Her zaman Türk futbolun menfaatleri önemlidir.

Türk futbolunun içinde olduğu duruma göre yoktan var edilmemiş kararlardır. Şike ve teşvik primi ilgili maddemizde de cezalandırılıyor. Yeni düzenlemelerin içeriğinin konuya uygunluğu konusunda hiçbir ilgimiz yoktur. Futbol hepimizindir. Futbolun değerini korumak hepimizin görevidir. Sporun tüm topluma kazandırılması gereken olumlu nitelikler yerine olumsuzluklarla anılması hepimizin sorumluluğudur. Bugünden itibaren bu konuda karar alacak herkesin saygınlığına gölge düşürmeyerek futbol ailesinin herkese örnek olacağı ortamı hepimiz yaratacağız. Tüm Türk halkının bize destek olacağından şüphemiz yoktur. 2020 Futbol Şampiyonası’nın en önemli adayı olarak duyduğumuz heyecanı gelin hep birlikte yaşayalım.

DİSİPLİN KURULU’NA SEVKEDİLENLERİ YARIN GÖRECEKSİNİZ

Hangi takımların Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini yarın göreceksiniz. Ben şimdi burada açıklamak istemiyorum. Sonuçta aralarında çok önemli takımlarımız var. Yönetim Kurulu arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Gazetelerde yansıyan olayların hiçbiri olmamıştır. Tam bir aile havasında bu çalışmaları gerçekleştirdik. Hepimiz masanın başında formalarımızı çıkartarak oturduk. UEFA’nın istediği tek şey var: Kurulların karar vermesi. Biz bunu yapacağız. Biz her kulübün aklanması, ‘sen gönderilmedin’ denmemesi.

FENERBAHÇE KENDİ İRADESİYLE CAS’TAN ÇEKİLDİ

Fenerbahçe camiası kendi iradesiyle CAS’tan çekilme kararı aldı. Biz zaten davalı kurumduk, bizim ‘çekilin’ gibi bir teklifimiz olamaz. Şahıslar Mehmet Ali Aydınlar döneminde PFDK’ya sevk edilmişti. Hatta Kurul da son ifadeleri aldı ve tamamladı.

58. MADDE DEĞİŞTİ

‘Şike’ye teşebbüs halinde bile ligden düşürme cezası kaldırıldı. Teşebbüs halinde verilecek ceza en fazla puan silme ve disiplin cezası olacak. Demirören, ‘Şike girişimlerinin teşebbüs halinde kaldığını’ açıklaması ilgili kulüplere en fazla puan silme cezasının geleceğini işaret ediyor.

Türk Futbol Federasyonu’nun Futbol Disiplin Talimatı’nın şike soruşturmasına dayanak oluşturan 58. Maddesi değiştirildi.Eski teşebbüs halinde bile ligden düşürülmesi cezası getiren madde değiştirildi. Yeni uygulamada teşebbüs halinde ligden düşürülme yerine disiplin ve puan silme cezaları öngörülüyor. Yıldırım Demirören’in açıklamaya başladığı sırada yürürlüğe giren yine madde şöyle:

MADDE 58 – MÜSABAKA SONUCUNU ETKİLEME

(1) Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek yasaktır. Teşvik primi verilmesi de bu kapsamdadır.

a) Yukarıda belirtilen ihlalleri gerçekleştiren kişilere sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir,

b) Yukarıda belirtilen ihlallerin kulüp yöneticileri tarafından gerçekleştirilmiş olması durumunda ilgili kulüplere bir alt lige düşürme cezası verilir.

c) İhlalde sorumluluğu bulunan kişilere ayrıca para cezası verilebilir.

(2) 1. fıkrada belirtilen ihlallere teşebbüs etmek yasaktır.

a) Teşebbüs halinde, ilgili kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar müsabakadan men veya hak mahrumiyeti cezası verilir.

b) Teşebbüs halinde ilgili kişinin yöneticisi olduğu kulübe bu talimatta öngörülen disiplin cezaları uygulanabilir. Ağır ihlal hallerinde kulübe en az 12 puan indirme cezası verilir. İhlalin ağırlığı kurul tarafından somut olayın niteliğine göre serbestçe karar verilir ancak eylemin ilgili yöneticinin kendisinin veya üçüncü kişilerin bahis oyunlarından menfaat elde etmesi amacına matuf olduğunun tespit edilmesi halinde ihlal, mutlaka ağır ihlal kabuledilir.

(3) İhlal veya ihlale teşebbüsün hakemler tarafından meydana getirilmesi halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın başkent dışında sadace okullar ve öğrenciler ile kutlanmasına ilişkin genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı

Milli Eğitim Bakanı’ndan flaş açıklama
Danıştay 10’uncu Daire Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın başkent dışında sadace okullar ve öğrenciler ile kutlanmasına ilişkin genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı.
Konya’da 25 yaşındaki bilgisayar programcısı Alper Ayhan, avukatı Ahmet Gürol Şağban aracılığıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 11 Ocak 2012 tarihindeki 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının başkent dışında sadece okullar ve öğrenciler ile kutlanmasını, stadyumlar ve meydanlarda kutlanmasını yasaklayan genelgesinin yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’a başvurdu.

YARGI, SİYASETİN BASKISINDAN ARINMIŞ ŞEKİLDE KARAR VERDİ
Danıştay 10’uncu Daire Başkanlığı’da başvuru sonucu yürütmenin durdurulması kararını aldı. Avukat Ahmet Gürol Şağban, şunları söyledi: “Danıştay 10’uncu Daire Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 11 Ocak 2012 tarihinde yayınladığı 817 sayılı genelgenin yürütmesini durdurdu. Yargıtay Başkanı’nın dediği gibi; Siyasetin baskısından arınmış bir şekilde karar verdi. Kanuna, yönetmeliğe açıkça aykırı olan genelgenin hukuka aykırı olduğu yüksek yargı kararıyla tesbit oldu. Bu kararın öncelikle, Cumhuriyet’in emanet edildiği, Türk gençliğine ve tüm Türkiye’ye hayırlı olsun.”

Avukat Ahmet Gürol Şağban, bu karardan sonra hiç kimsenin milli bayramları yasaklama getirmeye cesaret edemiyeceğini kaydetti.

ALINAN KARAR KUKUKİ BİR GARABETTİR

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Danıştay’ın Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın başkent dışında sadece okullarda öğrencilerle kutlanmasına ilişkin genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili, “Alınan karar hukuki bir garabettir. Yeni bir genelgeyle kutlamaların şeklini değiştireceğiz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Danıştay’ın “19 Mayıs Genelgesi”nin yürütmesini durdurması kararına ilişkin “Doğrusunu söylemek gerekirse hukuki bir garabet” dedi.

Dinçer, Esenler Askerlik Şubesi’nin açılışının ardından basın mensuplarının Danıştay’ın “19 Mayıs Genelgesi”nin yürütmesini durdurması kararına ilişkin sorularını cevapladı.

Bakan Dinçer, şunları kaydetti:

“19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgenin yürütmesinin durdurulması meselesi, doğrusunu söylemek gerekirse bence hukuki bir garabet. Bunu, altını çizerek de söylemek istiyorum. Çünkü yürütmeyi durdurma kararı gerekçesine baktığımızda, bir üst hukuk normu olan yönetmeliklerde 19 Mayıs’ın nasıl kutlanacağına dair her türlü ayrıntının yazıldığı ifade ediliyor. Bunun için de yeni bir idari düzenleme yapmaya gerek olmadığı söyleniyor. Şimdi ben size şunu söylemek istiyorum, zaten bizim yayınladığımız genelge de yönetmeliğin gereklerine uygun olarak davranılması şeklindeydi. Başka bir ifadeyle, 1980 yılından bu zamana kadar yönetmeliğin gereği olmayan pek çok iş ve uygulama aslında 19 Mayıs törenlerine dahil edilmişti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı genelge ise ‘bundan sonra yönetmelik neyi emrediyorsa ona uyun’ şeklindeydi.”

Aslında Danıştay’ın bir tarafıyla yürütmeyi durdurma kararı verirken, yönetmeliklere “uyun” talimatı verdiğini ifade eden Dinçer, “Ancak ne gariptir ki bizim genelgemiz de aynı şeyi söylüyordu. Öyleyse verilen bu kararın ne anlama geldiğini hep beraber sorgulayabiliriz” dedi.

“Kutlama yöntemini hep birlikte yeniden düzenleyeceğiz”

Ömer Dinçer, “Biz 19 Mayıs’larımızı, 23 Nisan’larımızı, 29 Ekim’lerimizi bu halkın da benimsediği bir tarzda daha coşkulu bir şekilde kutlayacağız. Çünkü inanıyoruz ki 23 Nisan, 19 Mayıs 30 Ağustos, 29 Ekim bizim ortak değerlerimizdir. Bu ortak değerleri bütün toplumu birleştirecek şekilde kutlayacağız. Ama kutlama şekillerinin değiştirilmesi gerektiğine hala inanıyorum. Yani yukarıdan otoriter bir tarzla ve herkesin neyi nasıl kutlayacağını belirleyen bir yapı içerisinde bayram kutlanmaz. Bayram halka ait bir şeydir, gence ve çocuğa, öğrenciye ait bir şeydir. Nasıl kutlayacağını, içinden nasıl geliyorsa öyle yaparak ortaya koymalıdır” şeklinde konuştu.

Yukarıdan otoriter bir tarzda bayram kutlama şekillerinin, toplumun benimsemesine engel sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Dinçer, bu açıdan bakıldığında halkın içselleştirdiği ve benimsediği kutlama törenleri için mevcut kutlama şekillerine karşı çıktığını ve çıkmaya devam edeceğini belirtti.

Dinçer, “Bu yüzden şunu söylemekte yarar görüyorum, şimdi yönetmelik değişecek, yönetmelik için gerekli hazırlıklar yapılıyor, biliyorsunuz, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı makamı kutlama şekilleriyle alakalı ortak bir çalışma yürütüyordu. O çalışma neticelendi. Onunla ilgili yeni bir yönetmelik çıkacak. Bu kez biz sadece 19 Mayıs’ı değil, 23 Nisan’ı, 30 Ağustos’u ve 29 Ekim’i kutlama yöntemini hep birlikte yeniden düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Buradan bu davayı açan arkadaşlarıma da küçük bir mesajım var” diyen Dinçer, şunları kaydetti:

“Onlar davayı açarken, ‘biz bu bayramı coşkuyla kutlama hakkına sahibiz’ diyorlardı. Evet, bu ülkede yaşayan herkes bu bayramı coşkuyla kutlama hakkına sahiptir ama o kutlama yöntemiyle alakalı süreçleri belirleme hakkı da bu ülkenin hükümetine aittir. Dolayısıyla biz hep birlikte hem coşkuyla kutlayalım ama bu kutlama şeklini de kutlayacak olanlar belirlesin diye düşünüyorum.”

Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın başkent dışında sadece okullarda öğrencilerle kutlanmasına ilişkin genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı almış, Konya’da yaşayan bilgisayar programcısı Alper Ayhan, genelgenin iptali için Danıştay’a başvurmuştu.

kaynak;beyazgazete

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Trabzonspor Galatasaray maçı geniş özeti golleri 28.04.2012

Trabzonspor Galatasaray maçı geniş özeti golleri 28 nisan 2012 TS GS justin tv canlı maç izle 28.04.2012

Galatasaray, Trabzonspor engelini rahat geçti
Spor Toto Şampiyonluk Grubu 3. haftasında Galatasaray, Trabzonspor’u deplasmanda 4-2 yendi.

Spor Toto Süper Final’de 3. hafta maçında Trabzonspor ile Galatasaray karşı karşıya geldi. Hüseyin Avni Aker Stadı’nda oynanan maçta Galatasaray, Trabzonspor’u 4-2’lik skorla mağlup etti.

MAÇTAN DAKİKALAR
92’Galatasaray’da Semih Kaya yaşadığı sakatlık nedeniyle yerde kaldı ve sağlık görevlileri oyun alanına girdi.
91’Karşılaşmanın dördüncü hakemi maçın sonuna 3 dakika eklendini işaret etti.
90’Melo’nun pasında Aydın Yılmaz içeriye çevirmek istedi ancak top Trabzonspor savunmasından kornere gitti.
90’Ev sahibi Trabzonspor’un bu dakikalarda baskısı var. Ancak Galatasaraylı oyuncular tüm hatlarıyla savunmaya çekilmiş durumda.
89’Volkan Şen sağ kanatta topu kaptırmak üzereyken Serkan Balcı ceza sahası içine ortaladı ancak Galatasaray savunması topu uzaklaştırdı.
84’Galatasaray’da Ujfalusi itirazları nedeniyle sarı kart gördü.
84’Galatasaray’da Ujfalusi itirazları nedeniyle sarı kart gördü.
85′ GOOOLLL Colman (Penaltı)
84’Topla birlikte ceza sahası içine giren Olcan Adın, kaleci Muslera’dan sıyrıldıktan sonra yerde kalınca hakem penaltı noktasını işaret etti. Muslera penaltıya sebebiyet verdiği için sarı kartla cezalandırıldı.
83’Ve penaltı! Trabzonspor penaltı atışı kullanacak.
81’Henrique’nin pasında Olcan Adın hareketlendi ancak Muslera kalesini zamanında terk etti ve topu hakimiyetine aldı.
79’Celustka sol kanattan ceza sahası içine ortaladı ancak Semih Kaya kafayla topu uzaklaştırdı.
78’Engin Baytar sol kanaatta topla birlikte ilerlerken Serkan Balcı araya girdi ve topu taça gönderdi.
77’Tek başına Galatasaray savunmasının arasına giren Paulo Henrique etkisiz bir vuruş yapınca top kornere gitti.
74’Sol kanattan ceza sahası içine giren Riera’nın çevirdiği topu Tolga sektirince Trabzonspor savunması güçlükle uzaklaştırdı.
73’Ev sahibi Trabzonspor’da ise Marek Cech yerini Alanzinho’ya bıraktı.
73’Galatasaray’ın son oyuncu değişikliğinde Emre Çolak oyundan çıkarken yerine Milan Baros girdi.
72’Galatasaray savunmasının arkasına atılan topa Volkan Şen hareketlendi ancak yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı.
72’Hakan Balta’nın pasında Necati Ateş topa hareketlendi ancak Celustka araya girdi.
71’Semih Kaya’nın ayağından kaçırdığı top sonrasında Colman topu kaptı. Colman’ın pasında Volkan Şen kaleye vurmayı denedi ancak top üstten auta gitti.
70’Emre Çolak’ın pasında Albert Riera ceza sahası içinde topu önüne almak istedi ancak başarılı olamadı.
69’Trabzonspor atağında Henrique topla birlikte ceza sahası içine girmek istedi ancak Ujfalusi’ye faul yapınca hakem oyunu durdurdu.
68’Colman orta sahada rakibinden sıyrılmak isterken Emre Çolak’ın faulüne maruz kaldı.
67’Galatasaray’da Selçuk İnan oyundan çıkarken Albert Riera yerine giren isim.
66’Celustka’nın sol dip çizgiden yaptığı ortayı Muslera ellerinden kaçırınca top ağlarla buluşmak üzereydi ancak Galatasaray savunması tehlikeyi uzaklaştırdı.
65’Volkan Şen sol kanatta hareketlenen Olcan Adın’a pasını aktarmak istedi ancak top oldukça hızlı ve pozisyon autla sonuçlandı.
62’1 dakika önce Colman’ın golüyle 3-1 olan skor, Trabzonspor ceza sahası içinde topla buluşan ve vuruşunda Tolga’yı mağlup eden Eboue’nin golüyle 4-1’e oldu.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=Ie32lHZtnUs[/youtube]

61′ GOOOLLL Eboue
61’Olcan Adın’ın sol kanattan ceza sahası içine gönderdiği pasta Colman topla buluştu. Başarılı oyuncunun köşeye yaptığı vuruş ağlarla buluşurken Trabzonspor bu golle skoru 3-1’e getirdi ve farkı 2’ye indirdi.
60′ GOOOLLL Colman
60’Galatasaray’da Elmander oyundan çıkarken yerine giren oyuncu Aydın Yılmaz.
59’Galatasaray hızlı atakla Trabzonspor kalesinde etkili olmak isterken Necati’nin pasında Engin Baytar orta sahada topla buluşamadı.
58’Volkan Şen sağ kanattan çizgiye indi ve pasını vermek istedi ancak Hakan Balta araya girdi.
57’Bu kez ev sahibi Trabzonspor’un atağında Olcan Adın vuruşunda kaleyi düşündü ancak top farklı şekilde auta gitti.
56’Galatasaray’ın genç yıldızı Emre Çolak ceza sahası dışından vuruşunu yaptı ancak top kaleci Tolga’da kaldı.
55’Galatasaray mutlak bir gol pozisyonundan yararlanamadı. Kaleci Tolga’yı çalımlayan Eboue kaleye vurmak yerine Engin’e pas vermeyi denedi ancak top Engin Baytar’ın gerisinde kalınca sarı kırmızılı ekip pozisyondan eli boş döndü.
54’Sağ kanatta topla buluşan Volkan Şen kalabalık Galatasaray savunmasının arasında girdi ancak topu kaptırdı.
53’Emmanuel Eboue topu rakip yarı alana taşımak isterken Mustafa Yumlu’nun hareketiyle yerde kaldı ve hakem faulü verdi.
51’Trabzonspor yarı alanında topla buluşmak isteyen Elmander, Giray’ın müdahalesiyle yerde kaldı. Trabzonsporlu oyuncu bu faulün ardından sarı kart gördü.
50’Olcan ve Paulo Henrique’nin paslaşması sonrasında Galatasaraylı oyuncular topu kapmayı başardılar.
49’Oyuna sonradan giren Paulo Henrique ceza sahası dışında yaptığı vuruşunda çerçeveyi bulamadı.
48’Olcan Adın bir anda topu önünde buldu ve Galatasaray ceza sahasına girmek üzereydi ancak Ujfalusi açısını iyi kapattı ve vuruş şansı vermedi.
47’Engin Baytar Trabzonspor yarı alanında yerde kaldı ve faul.
46’Trabzonspor’da ikinci yarıda Adrian ve Halil oyundan çıkarken Paulo Henrique ve Volkan Şen yerlerine dahil oldu.
46’Ve mücadelenin ikinci yarısı Trabzonsporlu oyuncuların vuruşu ile başladı.
TRABZONSPOR 0-3 GALATASARAY İLK YARI SONUCU
45’Selçuk İnan’ın ceza sahası içine ortaladığı topa Semih Kaya kafayı vurmak istedi ancak Trabzonspor savunması topu uzaklaştırdı.
44’Galatasaray’ın üçüncü golünden sonra sakatlanan Eboue’nin tedavisi tamamlandıktan sonra oyuna geri döndü.
43’Selçuk İnan’ın harika pasında Eboue ceza sahası içine girdi. Kaleci Tolga ile karşı karşıya kalan Eboue vuruşunu yaptı ancak çizgi üzerinde Necati Atel topu ağlara göndererek durumu 3-0’a getirdi.
41′ GOOOLLL Necati Ateş
40’Melo’nun pasında Elmander ceza sahası içinde topla buluştu ancak İsveçli oyuncu açısını kaybedince Trabzonsporlu oyuncular topa sahip oldu.
39’Muslera’nın kısa düşen degajı sonrasında Adrian topu kontrol edemedi ve Semih Kaya tehlikeyi uzaklaştırdı.
38’Galatasaray savunmasında Semih Kaya’nın sektirdiği topu Ujfalusi kafasıyla kalecisi Muslera’ya verdi ve Trabzonspor atağını başlamadan sonlandırdı.
37’Colman orta sahada Selçuk İnan’a yaptığı faul sonrasında sarı kart gördü.
37’Halil Altıntop ceza sahası dışından vuruşunu yaptı ancak Ujfalusi kayarak yerinde bir müdahale yaptı. Halil’in bu pozisyonda itirazları olsa da hakem oyunu devam ettirdi.
35’Elmander’in pasında Eboue sağ kanattan çok ilerledi. Ceza sahası içindeki Necati’ye pasını aktarmak istese de kaleci Tolga topu yakaladı.
34’Celustka’nın pasında Halil’den önce Ujfalusi ayak koydu ve topu takımına kazandırdı.
32’Sarı kırmızılı futbolcular bu dakikalarda pas yaparak oyunun temposunu düşürmek istiyor.
31’Elmander’in pasında Engin ceza sahası içine girmek üzereyken yerde kaldı ancak hakem oyunu devam ettiridi.
29’Hakan Balta’nın ceza sahası içinde Emre Çolak’a indirdiği topa genç yıldız vuruşunu yaptı ancak top kaleci Tolga’da kaldı.
28’Galatasaraylı oyuncular hazırlık pasları ile Trabzonspor yarı alanına yerleşmek istiyor.
27’Celustka’nın pasında Serkan Balcı topu kontrol edemeyince Galatasaraylı oyuncular araya girdi.
26’Giray’ın uzak mesafeden yaptığı vuruşu farklı şekilde auta gitti.
25’Ev sahibi ekip Trabzonspor farkı azaltmak için Galatasaray kalesine yükleniyor.
24’Trabzonspor’un farkı azaltmak için geldiği atakta Colman’ın ceza sahası içinden yaptığı vuruşu Muslera sektirince savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
23’Henüz 2 dakika önce Selçuk İnan’la frikikten bir gol bulan Galatasaray, bu kez yine Selçuk İnan’ın kullandığı serbest vuruşta Necati’nin kafa vuruşuyla skoru 2-0 yapmayı başardı.
21′ GOOOLLL Necati Ateş
20’Normal sezonda da Avni Aker’de oynanan karşılaşmada hemen hemen aynı bölgeden frikikten golünü atan Selçuk İnan, bu maçta da fileleri sarsarak takımını 1-0’lık üstünlüğe taşımayı başardı.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=7V4-LMGcH_w[/youtube]

20′ GOOOLLL Selçuk İnan
19’Galatasaray atağında Engin Baytar, çok tehlikeli bir noktada yerde kaldı ve hakem faulü verdi. Sarı kırmızılı ekip Trabzonspor ceza yayı üzerinden bir frikik kullanacak.
18’Sağ kanattan ceza sahası içine Serkan Balcı’nın yaptığı ortayı kontrol etmek isteyen Halil başarılı olamayınca Galatasaray savunması araya girdi ve topu kaptı.
16’Galatasaray savunmasını az adamla yakalayan Trabzonspor’da Adrian kaleye vurmayı düşününce top yandan auta gitti.
15’Selçuk İnan bu kez ceza sahası dışından kaleyi yokladı ancak etkisiz bir vuruş oldu ve top kaleci Tolga’da kaldı.
14’Tribünleri tamamen dolduran Trabzonsporlu kadın seyirciler maçın başından beri yaptıkları tezahuratlarla takımlarına destek oluyorlar.
13’İki takım da karşılaşmaya oldukça hareketli başladı.
12’Colman’ın uzak mesafeden yaptığı vuruşu savunmaya çarptı ve kaleci Muslera’nın ellerinde kaldı.
11’Hakan Balta sol kanattan ceza sahası içine sert bir orta yaptı ancak Elmander’den önce topa dokunan Giray tehlikeyi uzaklaştırdı.
10’Halil sağ kanattan topla ilerlerken Adrian ile duvar pası yapmak istedi ancak Hakan Balta araya girerek topu takımına kazandırdı.
9’Colman’ın kullandığı köşe vuruşuna Giray kafayı vurmak istedi ancak istediği gibi yükselemeyince top auta gitti.
8’Adrian’ın sağ kanattan ceza sahası içine ortaladığı topa Muslera çıkmakta tereddüt edince Eboue topu kornere gönderere savunmasını rahatlattı.
7’Colman’ın pas vererek kullandığı pozisyonda Celustka bir anda ceza sahası içinde topla buluştu ancak Galatasaray savunması yerinde müdahale yaparak tehlikenin büyümesini engelledi.
6’Gustavo Colman topla birlikte Galatasaray yarı alanında ilerlemek isterken Selçuk’un faulüyle yerde kaldı ve hakem oyunu durdurdu
4’Galatasaray’ın tehlikeli geldiği atakta Emre Çolak ceza sahası dışından vuruşunu yaptı ancak kaleci Tolga Zengin parmaklarının ucuyla topu kornere çeldi.
3’Emre Çolak’ın sol kanattan ceza sahası içine yaptığı ortaya Elmander kafayı vurdu ancak top üstten auta gitti.
2’Kaleci Tolga’nın uzaklaştırmak istediği top Necati Ateş’te kaldı. Başarılı futbolcunun vuruşunda top yine kaleci Tolga’da kaldı.
1′ Karşılaşma Galatasaray’lı futbolcuların santrasıyla başlıyor…

TRABZONSPOR
Tolga
Cech
Giray
Mustafa
Celustka
Zokora
Colman
Serkan
Adrian
Olcan
Halil

GALATASARAY
Muslera
Eboue
Ujfalusi
Semih
Hakan Balta
Melo
Selçuk
Engin
Emre Çolak
Necati
Elmander

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ordunun adı nereden gelmiştir

Ordunun adı nereden gelmiştir

Şehirler isimlerini nereden almışlardır, Ordu, Ordu ismi nerden gelmiştir, Ordu adı nereden gelmiştir, Ordu adı nereden geldi, Ordu ismi nereden geldi, Ordu ismini nereden almıştır, Ordu adını nereden almıştır, Ordu ismini nerden almıştır, Ordu adını nerden almıştır, Ordunun ismi nereden geliyor, Ordunun adı nereden geliyor, Ordunun eski adı nedir

Sinop’tan gelen Miletli göçmenlerce ”Kotyora” adıyla kuruldu. Bugünkü Ordu, kentin 5 Km. güneydoğusundaki Eskipazar Köyü’nün bir iskelesi idi ve Bucak adını taşıyordu. Eskipazar’ın önceki adı Bayramlı, daha önceki adı ise Ordu’dur. XVIII. yüzyılda Bayramlı büyükçe bir kasaba iken, yıldızı sönmeye başladı ve iskelesi Bucak gelişti. 1869′da da Bucak adı değiştirildi. Bayramlı’nın eski adı olan ”Ordu” kullanılmaya başlandı.

ORDU İLİ GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ordunun nesi ünlü

Ordunun nesi ünlü

ordu, ordunun nesi ünlü, ordunun neyi ünlü, ordunun nesi ünlüdür, ordunun neyi ünlüdür, ordunun ünlüleri, ordu deyince akla ne gelir, ordunun ünlü şeyleri, ordunun ünlü yemekleri, ordu yemekleri, ordu nesiyle ünlü

Ordu deyince akla: Melocan (diken ucu) kavurması, mısır yağlaşı, hoşgıran kavurması, gelir

ORDU İLİ GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ordu’nun neyi meşhur?

Ordu’nun neyi meşhur? – Ordu İlinin Neleri Ünlü?
ordunun neyi meşhur, ordu şehrinin hangi yerleri meşhur, bölgelerimizin neleri meşhur, ordu şehrinin en çok neleri meşurdur, ordu şehrinin neyi meşhur resimle ve yazıyla, ordu yemek yerleri, ordunu nesi meşhur, ordunu yiyecek olarak neyi meşhur, ordunun neleri meşhur, ordunun neleri meşhurdur

-Türkiye’nin Fındık ve Bal Deposu

-Boz Tepe: Ordu şehri’nin yamaçlarına serildiği Boztepe, denizden 450 metre yüksekliktedir. Ordu’nun tüm güzelliklerini, ancak buradan görme olanağı vardır. Boztepe’den bakıldığı zaman göklerle kucaklaştığı sanılan ve mavi bir atlas gibi serilen enginler derinleştikçe daha sakin ve hareketsiz görülür. Yöresine hakim olan Boztepe, durgun denizin bitim noktasından başlıyarak büyük vadilerle ayrılan haşin görünüşlü tepeleri engelsiz olarak görüş ufkuna açar. Dikilen çam ağaçları büyümeğe başlamış ve Boztepe’yi sevilen bir mesire yeri haline getirmeğe başlamıştır.

-Çamlık Mesire Yeri

-Yason Burnu: Yason Burnu’nun yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline geldiği ve en çok turist çeken bölgelerden biri olduğunu yerel gazetelerde belirten Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Günay, gecen yıl Yason Burnu’nu 90 bin yerli ve yabancı turist ziyaret ettiğini söyledi. Önümüzdeki yıl bu sayının iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Fakat hala Turizm bölgesi olmadığı için bu bölgeye yatırım yapmanın olanaksız olduğu söyleniyor.

-Yason Kilisesi: Ordu ili Perşembe ilçesinde, Çaka Mevkii Yason Burnu’nda bulunan bu kilise, XIX.yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır.

-Keyfalan Yaylası: Bu yayla Mesudiye İlçesi’nin güneyinde, deniz düzeyinden 1200 metre yüksekte, İlçeye 9 km. mesafededir. Etrafı tamamen çam ormanları ile sarılmıştır. Bol soğuk suları ve temiz havası vardır. Bu yaylayı doktorlar veremli hastalara dinlenme yeri olarak tavsiye ederler.

ORDU İLİ GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ordunun Yöresel Yemekleri nedir?

Ordunun Yöresel Yemekleri nedir? ordunun meşhur yemekleri, ordu yöresel yemekleri, ordunun yöresel yemekleri, ordu nun meşhur yemekleri, ordunun en meşhur yemekleri, ordu yöresine ait yemekler, ordu meşhur yemekleri, ordu nun yöresel yemekleri, ordunun meşhur yemeği

MAHALLİ YEMEKLERİMİZ

Sarma
Pancar Diblesi
Turşu
Pancar Döşemesi
Fasulye Turşusu
Taflan Turşusu
Melocan
Hamsi Kaygana
Kirmit
Töngel Turşusu
Sakarca

Ordu ilinde Türk mutfağının tüm zenfginliklerini görmek mümkündür. Mahalli yemeklerin başlıca çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz.

PANCAR(KARA LAHANA)ÇORBASI:

Malzeme: 1 bağ pancar 1 baş soğan 1 tane acı biber 2 kaşık yağ Yeterli kadar tuz

Yapılışı:Pancar temizlenip yıkanır.İnce ince doğranırç.Bir tencerede yağ eritilir.İncecik doğranmış soğanlar bu yağda pembeleşinceye kadar kavrulur.Üzerine malzemenin miktarına göre su ilave edilir.Pancarın yeşil rengini koruması için kaynayan suya önce tuz atılır.Sonra doğranmış pancar ile önceden haşlanmış fasulye katılır.(Fasulye yerine mevsimine göre ve ailenin ekonomik durumuna göre posul,mısır yarması,bulgur,pirinçte katılabilir.)Birlikte epeyce kaynadıktan sonra elenmiş mısır unu bir elle kaynayan yemeğin içine azar azar dökülür.Diğre elle tahta kaşıkla topraklanmaması için devamlı karıştırılır.Yemek ocaktan indirilmeye yakın bir parça biber ilave edilir.Arzuya göre iç yağı bir tavada yakılarak yemeğin üzerine gezdirilir.Daha sonra servis yapılır.

MISIR ÇORBASI:

Malzeme: 1 kg kırma beyaz mısır 1 litre ayran 1 çorba kaşığı nane 1 su bardağı kuru fasulye

Yapılışı: Akşamdan suya bırakılan kırma mısır ve fasulye sabahleyin haşlanır.Bir tenceye su konularak kaynatılır.Hazırlanan malzemeler kaynayan suya katılır.Piştikten sonra dinlemeye bırakılır.Ayrı bir kapta hazırlanan ayranın içine pişmiş kırma mısır ve fasulye karışımı konulur.Servis yapılacağı sırada yağ eritilerek yemeğin üzerine dökülür.Nane ve tuz ilave edilir.

PANCAR(KARA LAHANA)SARMASI:

Malzeme: 2 bağ pancar ½ kg kıyma 4 baş orta büyüklükte soğan 1 çağ bardağı pirinç Yağ,tuz,karabiber,maydanoz

Yapılışı: Pancar saplarından ayrılır.Temizlendikten sonra kaynayan suya konularak hafif diri kalacak şekilde haşlanır.Bir süzgeçte süzülür.Soğuk suda bekletilir.Hafif sıkılarak bir kaba alınır.Ayrı bir kapta kıyma,rendelenmiş soğan,yıkanmış pirinç,saçlı,tuz,karabiber ve kıyılmış maydanoz biraz su ile yoğrulur.Pancarın damarlı taraflı içe gelecek şekilde hazırlanan iç arasına konulur.Çok sıkı olmamak kaydı ile normal bir şekilde küçük küçük sarılır.Bir tencereye düzgün olarak dizilir.Üzerini kapatacak kadar su ilave edilir.(Kaynar su tercih edilir)Üzerine sarmayı bastırmak için kapağı örtülüp kaynamaya bırakılır.Önce harlı sonra kısık ateşte pişirilir.

PANCAR(KARA LAHANA)DİBLESİ:

Malzeme: 2 bağ pancar 4 baş orta büyüklükte soğan 1 su bardağı pirinç(veya bulgur) Zeytinyağı,tuz,karabiber

Yapılışı: Pancar temizleyip yıkanır.İnce ince kıyılır.Kaynamış suyun içine rengi kararmasın iye hemen tuz ilave edilir.Pancar kaynayan suya atılır.Bir taşım kaynadıktan sonra pirinç konulur.Pancar ve pirinç birlikte yumuşayıncaya kadar kaynatılır.Ocaktan alınarak süzülür.Topraklanmaması için devamlı karışıtrılır.Soğumaya bırakılır.Diğer taraftan,arzuya göre zeytinyağı veya tereyağı tencereye konulur.İncecik doğranmış bol soğanla hafif pembeleşinceye kadar kavrulur.Haşlanan pancarlar acı biber de ilave edilerek karıştıra karıştıra pişirilir.

SAKARCA KAYGANASI

Malzemeler :Sakarca (3 bağ) Yumurta (1 adet) Tuz1yemek kaşığı (20 gram)Mısır Unu 4 yemek kaşığı (100 gram) Sıvıyağ ½ çay bardağı (100 gram)

Yapılışı :Sakarcalar temizlenip, yıkanır. Kaynayan tuzlu suda soğan kısımları yumuşayıncaya kadar haşlanır. Suyu süzdürülür. Sonra ince ince doğranır. İçine yumurta, mısır unu gerekirse bir tutam tuz ilave edilip, karıştırılır. Teflon tavada sıvıyağ ile alt üst edilerek kaygana şeklinde kızartılır. Sıcak dilimlenip servis edilir.

HAMSİ KAYGANASI :
Malzemesi:Hamsi (Taze veya Salamura)½ kilogram Yumurta(3 adet) Yeşil Soğan(1 bağ) Un (2 yemek kaşığı) Maydanoz (6-7 dal) Karabiber Süt (1 su bardağı)

Yapılışı : Hamsi ayıklanır, kılçıkları çıkarılıp üç-dört parçaya ayrılır. İçine yeşil soğan maydanoz ince ince doğranır. Yumurtalar kırılır, tuz ve karabiber ilave edilip, sütle açılır. Krep kıvamında hazırlanır. Tavaya çok az sıvıyağ koyulup, kızdırılır. Daha sonra hazırlanan karışımdan 1-2 kepçe dökülür. İnce bir şekilde yayılır ve kızartılır. (Kızarırken tava yavaş yavaş sallanmalı.) Bir tabak yardımı ile alt üst çevrilir. Kızaran kayganalar düz servis tabağına alınır. Hazırlanan krepler bitene kadar kızartma işlemine devam edilir. Kızaran kayganalar üst üste konulup, dilimlenir. Yada tek tek rulo şeklinde sarılıp, servis tabağına yerleştirilir. Arzuya göre yeşil soğan, salata ve marul ile süslenerek servis yapılır.

PANCAR DÖŞEMESİ :
Malzemeler :Pancar (Kara Lahana2 bağ) Soğan (2 adet) Pirinç veya Bulgur (1 çay bardağı) Kıyma yada Kemikli Et (250 gram) Salça (1 yemek kaşığı) Tereyağ (1 yemek kaşığı) Sıvıyağ (1 fincan) Acıbiber (1-2 adet) Tuz

Yapılışı : Pancarlar ayıklanıp, yıkanır. İnce ince doğranır. Kaynar suya atılarak 2-3 dk. Haşlanır. Süzgece alınır. Soğanlar ince doğranır. Kıyma ile kavrulur. Yağ ve salça ilave edilir. Haşlanmış pancarlar bu karışımla 2-3 defa karıştırılarak üzerine sıcak su konulup harlı ateşte pişmeye bırakılır. Içine ayıklanıp yıkanmış pirinç yada bulgur ve acı biber ilave edilerek yeterince pişirilir.

KURU YUFKA BÖREĞİ :
Malzemeler:Kuru Yufka ( Ordu Yöresinde Yapılan)9 adet,Sıvıyağ (1 çaybardağ)ı,peynir (300 gr) Maydanoz ½ demet

Yapılışı : Kuru Yufkalar hafif tuzlu suda ıslatılır. Teflon Tavaya sıvıyağ konur, üstüne 3 kat yufka döşenir. Üçüncü katın ortasına peynir ve maydanoz karışımından yapılan harç konulur. Kısık ateşte alt üst edilerek kızartılır. Sıcak olarak servis yapılır.

Not : Kuru Yufka Böreği yörede genellikle peynir ve çökelekle yapılır. Ancak, istenirse kıymalı, patatesli, ıspanaklı v.s. iç konularak ta yapılabilir.

MISIR YARMALI AŞ SARMASI :

Malzemeler :Kara lahana (Pancar) 3 bağ,Mısır Yarması (1 su bardağı),Bulgur (½ su bardağı) Soğan (4 adet),Salça (1 yemek kaşığı),Tereyağ (1 çay bardağı)Sıvıyağ 2 yemek kaşığı,Maydanoz 1 bağ Yoğurt (Süzme) 1 kase,Sarımsak 4-5 dişTuz-Kırmızı Biber 12.NanePatates 1-2 adet

Yapılışı : Pancar saplarından ayrılır. Kaynayan suda hafif diri kalacak şekilde haşlanır. Soğuk suya alınıp, süzgeçte süzülür. Mısır yarması ılık suda ıslatılır. Soğanlar ince ince kıyılır. Yağ ve salça ile hafif pembeleşinceye kadar kavrulur. Ayıklanıp yıkanmış bulgur ve mısır yarması ilave edilir. Tuz konulur. 1 bardak sıcak su ilave edilip, kısık ateşte pilav gibi çektirilerek pişirilir. Içine maydanoz, ince doğranmış sarımsak ve nane ilave edilip, karıştırılır. Haşlanmış pancarın damarlı tarafı içe gelecek şekilde tabak üzerine serilerek, hazırlanan içten konulur. 2-3 cm eninde küçük küçük sarılır. Tencereye düzgün bir şekilde dizilir. Soğan ve patates dilimleri konulur. Üzerine ağırlık yapması için bir tabak kapatılır. Sıcak su ilave edilir, kalan tereyağ ve sıvıyağ üzerine gezdirilir. Sarımsaklı yoğurt ile servis yapılır. Arzu edilirse üzerine yağda kızdırılmış kırmızı pul biber de konulabilir.
Not : (Mısır Yarması) fırında kurutulmuş mısır taneleri değirmende bulgur kalınlığında çekilir.

GALDİRİK KAVURMASI :
Malzemeler :Galdirik (Taze ve diri olmalıdır1 bağ) Yeşil Soğan veya Kuru Soğan (3-4 tane) Sıvıyağ (Mısır Özü, Ayçiçeği Yağı ½ çay bardağı) Maydanoz (Taze Maydanoz ½ bağ) Pulbiber Yumurta (1 adet)
Yapılışı : Galdirik temizlenip, yıkanır. İnce ince doğranır. Tuzlu kaynar suda haşlanır. Üzerinden soğuk su geçirilir. Bir tencereye sıvı yağ konur. Soğan doğranır, pembeleşinceye kadar kavrulur. Pulbiber ilave edilir. Kavrulmuş soğan üzerine galdirik boca edilir. Karıştırılarak kavrulur. Kıyılmış maydanoz katılır. Bir kapta çırpılmış yumurta karışıma dökülür. Pulbiber serpilerek servis yapılır.
NOT : Ordu’da yetişen bir bitkidir. Galdirik saplı, yeşil yapraklı bir bitki olup, çıktığı mevsimler ilkbahar ve yaz aylarıdır. Bu aylarda taze iken toplanır. Sadece gövde kısmı yenilir.

ISIRGAN ÇORBASI :
Malzemeler : Isırgan (Yeşil taze ısırgan ½ kg.) Kuru Soğan (1 adet) Yaş veya Kuru Nane (1 tutam) Kuru veya Yeşil Sarımsak (3 diş) Tereyağ (1 çorba kaşığı) Mısır Unu (Taze 2-3 çorba kaşığı) Salça (Domates 2 çorba kaşığı)Bulgur veya Pirinç (½ su bardağı) Yeşil Pırasa Yaprağı (1 tutam) Pezik (1 tutam) Su (Miktarı çorba kıvamı) Acı biber (2 adet)
Yapılışı : Isırgan, pezik, pırasa, ince ince doğranıp, kaynayan suya eklenir. 2 adet ı kırmızı biber konulur. Iyice kaynayınca un ilave edilir ve sarımsak eklenir. İnmesine yakın nanesini doğra. Piştikten sonra, ince ince doğranmış sarımsak ve soğan, tereyağında, salça ile birlikte kızdırılır. Bu sos çorbanın içine dükülüp, bir taşım daha kaynatılıp ocaktan alınır.

TAZE BEZELYE KAYGANASI

Malzemeler :Taze Bezelye (Sultan Bezelye ½ kg.) Yumurta (Taze 1 tane)Mısır Unu (Taze, Mevsimlik 2-3 kaşık 100-150 gram) Sıvıyağ (Kızartacak Kadar 1 çay bardağı)

Yapılışı : Bezelyenin iplikleri ayıklanır. Kaynayan tuzlu suda haşlanıp, Süzülür. Üzerine soğuk su dökülür. Derince bir kaba 2-3 kaşık mısır unu konur. Yumurta kırılır. Bezelye boca edilir. Iyice karıştırılır. Kızdırılmış tavaya sıvıyağ konur. Bezelyeler tavaya boşaltılıp iyice bastırılır. Alt ve üst kızartılır.
Not : Bu tür kızartmalar için özel tavalar kullanılır. Derin olan bu tavaların üzerinde kapakları düz biçimli ve tavanın içene geçecek şekilde hazırlanmıştır. Yiyecekler bozulmadan rahatlıkla çevrilir.

PEZİK MÜCVERİ :
Malzemeler :Pezik (Pazı)2 bağ,Soğan 2 adet,Pirinç 2 fincan,Yumurta 2 adet,Un 2 yemek kaşığı,Tuz-Karabiber-Nane,Sıvıyağ 1 çay bardağı
Yapılışı :Pezikler ayıklanıp yıkanır, ince ince doğranıp, haşlanır. (sapları yumuşayıncaya kadar.) Süzgece alınır. Üzerine biraz soğuk su gezdirilir. Pirinç üzerini örtecek kadar su ile haşlanıp suyu çektirilir. Haşlanan pezikler avuç içinde sıkılarak çukur bir kaba alınır. İçine haşlanmış pirinç, un, yumurta, tuz, karabiber, soğan ve nane ilave edilip iyice karıştırılır. Tavaya bir miktar sıvayağ koyulup, kızdırılır. Hazırlanan iç tavaya ince bir şekilde (1 cm.) yayılır. Kızartma işlemi yapılırken tava yavaş yavaş sallanmalı. Bir taraf kızarınca bir tabak yardımı ile alt üst edilerek diğer tarafta kızartılır. Ilıdığı zaman dilimlere kesilerek servis tabağına alınır. Bu ölçüdeki malzemelerle 2-3 tava hazırlanabilir.

KABAK ÇORBASI :
Malzemeler :Yarım Kabak (Karakabak veya Kış Kabağı)yarısıTane Fasulye (Yada Alaca Fasulye)bir avuçMısır Unu (O Yılın Mısır Unu)½ yemek kaşığıTuz (İyotlu)1 tatlı kaşığı,Su (Yemeğin Su Oranı Ayarında)2 litre,Tereyağ 1-2 yemek kaşığı (40 gram),Kuru Soğan (Orta Boy)1-2 adet Domates ,Maydanoz (Taze Maydanoz) ½ bağ

Yapılışı :Kabak soyulup dilimlenir. Taze Fasulyeler haşlanır. Bir tarafta su kaynatılır, daha sonra kaynayan bu suya dilimlenen kabaklar atılıp, haşlanır. Aynı suya ayıklanıp, bölünmüş taze fasulyeler ilave edilerek pişmeye bırakılır. Bu arada 1-2 yemek kaşığı mısır unuda ıslatılarak kabak ve fasulyeye ilave edilir ve topak topak olmaması için karıştırılır. Tuz konulur. Ayrı bir kapta doğranmış soğan tereyağında pemleşinceye kadar kavrulur. Buna kabuğu soyulmuş ve kuşbaşı doğranmış domates katılarak bir sos yapılır. Çorba pişince hazırlanan sos ilave edilir. Bir taşım daha kaynatılarak pişince, Maydanoz ince ince doğranıp üzerine konularak sıcak olarak servis edilir.
Not : Ordu yöresine ait bir yemektir. Kabağın bollaştığı mevsimde yapılan bir yemek çeşitidir

ORDU İLİ GÜNCEL HABERLER, YEMEKLERİMİZ kategorisine gönderildi | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın