İSLAM AHLAKI – İSLAMİ AHLAK HAKKINDA BİLGİ

İSLAM AHLAKI – İSLAMİ AHLAK HAKKINDA BİLGİ

İslâm Dini kadar güzel ahlaka önem veren bir başka din veya düşünce sistemi göstermek mümkün değildir. Öyleki Peygamber Efendimiz “İslâm, güzel ahlâktır” buyurmuştur. Hz. Peygamberin güzel ahlâka teşvik eden bir çok güzel sözü vardır.

“Mü’minlerin îmanca en kamil olanı, ahlâkI en güzel olanıdır” “İçinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde bana en yakın olanlarınız, ahlaki en güzel olanlarınızdır” hadisleri bunlardan sadece ikisidir. Kur’an-ı Kerim’de adalet, ahde vefa, affetme, alçak gönüllülük, ana-babaya itaat, sevgi, kardeşlik, barış, güvenirlilik, doğruluk, birlik, beraberlik, iyilik, ihsan, iffet, cömertlik, merhamet, müsamaha, tatlı dilli olma, güler yüzlülük, temiz kalplilik gibi güzel ahlâki hasletlere teşvik eden ve zulüm, haksizlik, riya, haset, gıybet, çirkin sözlülük, asık suratlılık, cimrilik, bencillik, kıskançlık, kibir, kin, kötü zan, israf, bozgunculuk… gibi kötü hasletlerden nehyeden pek çok âyetin yer alması, Kur’an’da ahlaka ne kadar önem verildiğinin bir göstergesidir.

Peygamber Efendimizin güzel ahlaka teşvik eden ve kötü hasletlerden nehyeden hadisleri ise neredeyse bir kitap oluşturacak kadardır. O sadece bu sözleri söylemekle kalmamış, güzel ahlaki bizzat yasayarak insanlara örnek olmuş ve öğretmiştir.

Bu yüzden O’nun ahlaki, İslâm ahlakinin en güzel tatbikatını oluşturmaktadır. İste bu sebeple burada peygamberimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakından az da olsa sözetmek istiyoruz(*). Çünkü O gerçekten en güzel örnektir:

Peygamber Efendimiz güler yüzlü, nazik tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Kati yürekli, sert ve kırıcı değildi. Ağzından sert ve kaba hiçbir söz çıkmazdı. Başkalarını tenkit etmez, kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse “içinizden bazı kimseler, söyle söyle yapıyorlar…” Şeklinde, bu davranışları yapanların kim olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlışı ve hataları düzeltirdi. Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Tartışmayı sevmez, sözügereğinden çok uzatmazdı. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaz, kimsenin gizli hallerini araştırmazdı. Allah’a hürmetsizlik olmadıkça, sahsına yapılan kötülükleri, ne kadar büyük olursa olsun, bağışlar, eline imkan geçince öç almayı düşünmezdi.

Son derece iffet ve haya sahibiydi. Bütün insanları eşit tutar, zengin fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmazdı. Her bakımdan kendisine güvenilirdi. Verdiği sözü mutlaka zamanında yerine getirirdi. Dürüstlükten ayrıldığı, saka bile olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden O’na henüz peygamberlik verilmeden önce “Muhammed’ül-Emin” denilmişti. Nitekim Peygamberliğini haber verdiği zaman, iman etmeyenler bile O’na “yalancı, yalan söylüyor” diyememiştir. En yakın akrabalarını safa tepesinde toplayıp onlari İslâm’a davet için, “Size su dağın arkasında düşman atlılarının bulunduğunu söylesem, bana inanırmısınız?” dediği zaman: “Hepimiz inanırız. Çünkü sen yalan söylemezsin” diye cevap vermişlerdi. Kendisi böyle olduğu gibi, herkesin dürüst olmasını isterdi. “Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk, iyilik ve hayra götürür. İyilik ve hayır da, kişiyi Cennete ulaştırır. Kişi doğru söyleyip doğruluğu aradıkça, Allah katında sıddıklar zümresine yazılır. Yalan sözden ve yalancılıktan sakınınız; Çünkü yalan insani kötülüğe sevkeder. Kötülük de kişiyi Cehennem’e götürür. İnsan yalan söylemeğe ve yalan aramağa devam ede ede, Allah katında nihayet yalancılardan yazılır” buyurmuştur.

Rasûlüllah (s.a.v.) insanların en cömerdi ve en kerimiydi. Eline gecen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. (*)

Peygamberimizin ahlakini özetleyen bu kısım. Kısmî tasarruflarla İrfan YÜCEL’in “Peygamberimizin Hayati” adli eserinden iktibas edilmiştir. Son derece mütevâzı ve alçak gönüllü idi. Bir topluluğa geldiğinde, kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, nereyi bos bulursa, oraya otururdu. Arkadaşları arasında otururken ayaklarını uzatmazdı. Arkadaşları her işini yapmayı kendileri için şeref ve cana minnet saydıkları halde, bütün islerini kendi görür, ev islerinde hanımlarına yardim ederdi. Methedilmesini ve aşırı hürmet gösterilmesini istemezdi. Fakir kimselerle düşüp kalkmaktan, yoksulların, dulların, kimsesizlerin islerini görmekten zevk alırdı. Bulduğunu yer, bulduğunu giyer, hiç bir şeyi beğenmemezlik etmezdi. Yiyecek bir şey bulamayınca, aç yattığı da olurdu.

Bütün islerini tam bir düzen ve nizam içinde yapardı. Namaz ve ibadet vakitleri, uyku ve istirahat için ayırdığı saatler, misafir ve ziyaretçilerini kabul edeceği hep belliydi. Vaktini boşa geçirmez, her ânini faydalı bir isle değerlendirirdi. “İnsanların çoğu, iki nimetin kıymetini takdirde aldanmışlardır: “Sıhhat ve boş vakit”, buyurmuştur.

İnsanı en yakından tanıyan, onun iç yüzünü ve bütün gizli hallerini en iyi bilen, şüphe yok ki eşidir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ilk vahiyden sonra gördüklerini anlattığı zaman eşi Hz. Hatice:

“Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten aciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Müsafiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin…” diyerek O’nun peygamberliğini hemen kabul etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.

Çocukluğundan itibaren Medine’de 10 yıl hizmetinde bulunan Hz. Enes: “Rasûlüllah (s.a.v)’e 10 yıl hizmet ettim. Bir kere bile canı sıkılıp, öf, niçin böyle yaptın, neden şunu yapmadın, diye beni azarlamadı” demiştir.

Peygamber Efendimizin bizzat yaşayarak, uygulayarak çizdiği bu ahlaki tablo, hiç şüphesiz İslâm ahlâki hakkında bir fikir vermektedir.

*Kendisi için istediğini başkası için de istemek, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamak,

*Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak,

*Küçüklere sevgi büyüklere saygı,

*Affetmek, hoşgörülü davranmak, başkalarının kusurlarını araştırmamak,

*Öfkeye hakim olmak,

*Sözünde durmak, ahde vefa göstermek,

*Doğruluk ve dürüstlükten zerrece taviz vermemek,

*Güvenilir olmak,

*Kibirden gururdan sakınmak mütevazî olmak,

*Cimrilikten, tamahtan uzak durmak,cömert olmak,

*Her hususta sabırlı olmak,

*Asla adaletten ayrılmamak,

*Maddi ve manevi temizliğe riayet etmek,

*Allah’ın kendisine verdiği sağlığına ve sıhhatine çok dikkat etmek,

*Boş vakitlerini hayırlı işlerde değerlendirmek,

Ve benzeri yüzlerce muazzam ahlâkî prensibe özenle yer veren İslâm ahlakını her yönüyle tanımak için bu konuyu geniş olarak inceleyen eserlere müracaat etmek gerekmektedir.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İSLAM DİNİ HAKKINDA BAZI TEMEL BİLGİLER

İSLAM DİNİ HAKKINDA BAZI TEMEL BİLGİLER

Müslümanlar, dünya nüfusunun dörtte birini oluşturmaktadırlar. İslâmîyet bugün artık beş kıtaya yayılmış vaziyettedir. İslâm Dininin Dünya Medeniyetine çok büyük katkıları olmuştur. İslâm’ı çeşitli yönleriyle tanımak için bu dini çeşitli yönleriyle tanıtan muteber eserlere müracaat etmek gerekir. Bu küçük broşürde akaçlanan ise, İslâm Dininin itikat ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili çok özet bilgiler sunarak bir ön fikir vermektir.

İslâm: “İslâm”, Arapça bir kelimedir. Kökü “barış” anlamına gelen “silm (selm)” kelimesine dayanır. Sözlükte itaat etme, boyun eğme anlamına gelir. Herhangi bir zorlama olmaksızın gönülden ve içtenlikle Allah’a itaat etmek, O’na teslim olmak, emir ve yasaklarına kayıtsız şartsız boyun eğmek demektir.

İslâm, Yüce Allah’ın son Peygamber Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla bildirdiği O’nun da insanlara ulaştırdığı şeylerin tümünü kabul ederek onları yasamak, sözleri ve isleriyle onları kabul ettiğini göstermek, Allh’a ve Rasulüne itaat etmektir.

Müslüman: İslâm Dininin kurallarına uyan, İslâm’ın kurallarını hayata geçiren kimsedir.

İman: Sözlük anlamı doğrulamak tasdik etmek bir şeye tereddütsüz ve kesin olarak yürekten inanmak anlamına gelen iman, İslâmî bir deyim olarak Allah’a ve Hz. Muhammad’in Allah tarafından haber verdiği kesin olarak belli olan şeylerin doğru olduğuna tereddütsüz inanmaktır.

İmanın Esasları: Peygamberimiz Hz.Muhammed; imanın ne demek olduğunu sorana:

İman, Allah’tan başka tanrı olmadığına, Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna,

Allah’ın meleklerine,

Kitaplarına,

Peygamberlerine,

Ahiret gününe,

Kadere (Hayır ve ser her şeyin Allah’ın takdiri ve yaratmasıyla olduğuna) inanmaktır” şeklinde cevap vermiştir. Peygamberimizin bu sözü, İslam’daki inanç temellerini göstermektedir. Simdi bunlara kısaca değinelim.

1. Allah’a İman: Allah’ın varlığını, birliğini, ezeli ve ebedi olduğunu, yani varlığının bir başlangıcı olmadığını ve ebediyken sona ermeyeceğini, esinin, benzerinin, ortağının, oğlunun, kızının olmadığını; varlığı kendinden olup varlığı için bir başka şeye muhtaç olmadığını, yaratılmış olan şeylerden hiç birine benzemediğini, dolayısıyla düşündüklerimizden ve hayalimize gelen şeylerin hepsinden başka olduğunu; her şeyi bildiğini, herşeyi gördüğünü, her şeyi işittiğini, duyduğunu, her şeye gücünün yettiğini, her şeyi yaratanın O olduğunu ..Kısacası, her türlü eksiklikten uzak oldu?unu ve her türlü eksiksizlik özelliğine sahip olduğunu kabul etmek ve buna yürekten, tereddütsüz bir şekilde inanmak; ergenlik çağına ulaşmış her akil sahibine farzdır.

2. Meleklere İman: Allah’ın yarattığı şeyler, gözümüzle gördüklerimizden ibaret değildir. Göremediğimiz ve hakikatlerini bilemediğimiz ruhani ve nurani varlıklar da vardır. Meleklerde bunlardandır. meleklerin varlığını peygamberler ve ilahi kitaplar haber vermektedir. Bu sebeple onları inkar etmek , Peygamberleri inkar etmek gibidir.

Melekler yaratılışı, insanlarınkine benzemez. Onlarda yeme, içme, erkeklik, dişilik gibi özellikler yoktur. Günah islemezler, Allah’ın kendilerine verdiği görevleri yaparlar. Sayılarını Allah’tan başka kimse bilmez.

3. Kitaplara İman: Allah, insanlara doğru yolu göstermek, onları dünya ve ahirette mutlu kılacak ilkeleri bildirmek, akıllarıyla cevaplarını bulmaları imkansız bazı konularda onları aydınlatmak üzere Peygamberler göndermiştir. Bu peygamberlerden bazılarına insanlara tebliğ edilmek üzere yol gösterici kitaplar indirilmiştir. Allah Teâlânın Kitap göndermesi, sahifeler halinde başlamıştır.İlk sahifeler, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’e gönderilmiştir. Sayıları henüz son derece sınırlı olan, hayatları ve ilişkileri henüz kompleks hale gelmemiş o zamanın toplumlarının ihtiyacının görülmesinde bu sahifeler yeterli olmaktaydı.

Peygamberlerin getirdiği esaslarla ve bu esasların Işığında insan aklinin faaliyetleriyle uygarlık ilerledikçe, insanların hayat ve ilişkileri daha kompleks hale geldikçe Allah Teâlâ da daha kapsamlı sahifeler ve kitaplar göndermiştir. İlahi kitaplar son kitap Kur’an-ı Kerim’le zirveye ulaşmış ve Kur’an-ı Kerim ilahi korumaya alınmıştır. Artık bundan sonra ilahi kitap gelmeyecek ve Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar insanlığın rehberi olacaktır. Tevrat Hz. Musa’ya, Zebur Hz. Davut’a, İncil Hz. İsa’ya indirilen büyük kitaplardır.

Müslüman, Allah tarafından Peygamberlere indirilen kitapların hepsine inanır. Ancak bu kitaplardan, Allah’ın indirdiği gibi hiç bir harfi bile değişmeden günümüze kadar ulasan yegane ilahi kitap, sadece Kur’an-ı Kerim’dir. Diğerleri ise ya tamamen kaybolmuş veya insanlar tarafından değiştirilmiş; böylece asli şekillerini kaybetmişlerdir. Bu yüzden bugün Kur’an-ı Kerim’in dışında elde mevcut bulunan diğer ilahi kitaplarda yer alan sözlerden hangilerinin Allah’a ait olduğu, hangilerinin ise insanlar tarafından bu kitaplara sokulduğunu ayırdetmek mümkün değildir.

Zaten Kur’an-ı Kerim indirildikten sonra ilahi kitaplara ihtiyaç kalmamıştır. Artık onların hükmü sona ermiştir. Çünkü, yukarı da da belirttiğimiz gibi Kur’an-ı Kerim, diğer kitaplarında ihtiva ettiği Allah’ın birliğine Peygamberlerine, kitaplarına, meleklerine, ahiret gününe iman; canın, malın, neslin, aklın ve dinin korunması gibi hak dinin temel esaslarını yeniden ve en mükemmel bir şekilde ortaya koymuş, daha önceki kitaplarda da yer alan gerçekleri tasdik etmiş, tahrif edilen hususların doğrusunu açıklamıştır.

4. Peygamberlere İman: Yüce Allah, insanlara kendi içlerinden seçtiği son derece yetkin insanlar aracılığıyla dinini bildirmiştir. Bu kimselere “peygamber” denir ki Allah ile kulları arasında bir elçi demektir.

Peygamberlik, Allah’ın insanlardan dilediğine verdiği bir görevdir. Çalışmakla elde edilmez. İlk Peygamber Hz. Adem son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) dır. Bu ikisinin arasında pek çok peygamber gelip geçmiştir. Sayılarını Allah’tan başka kimse bilmez. Bunlardan bir kısmının adı Kur’an’da geçmektedir. Her millete kendi diliyle konuşan peygamberler gönderilmiştir.

Peygamberler de insandır. Bu bakımdan yeme, içme,uyuma, dinlenme,evlenme, hastalanma gibi beşeri hususlarda diğer insanlarla aralarında bir fark yoktur. Bunlar peygamberler için bir eksiklik değildir. Ancak hepsinde mutlaka bulunması gereken ortak nitelikler şunlardır. Sıdk (doğruluk), emanet (güvenilir olma), fetanet (çok zeki ve akilli olmak), tebliğ (bildirmekle yükümlü bulundukları hükümleri insanlara anlatmak). Peygamberlerin , peygamberliğini insanlara anlatmak için Allah kendilerine mucizeler vermiştir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’e de böyle pek çok mucize verilmiştir. Fakat O’nun en büyük ve sürekli mucizesi, hiç şüphesiz ki Kur’an’dır.

5. Ahiret Gününe İman: Allah’tan başka hiç bir varlık kadim ve ezeli değildir. Hepsi de Allah’ın yaratmasıyla sonradan meydana gelmiştir. Sonradan yaratılan şeylerin bir de sonu vardır. Çünkü Allah’tan başka hiç bir şey ebedi ve baki değildir. Dünyanın da sonunun gelip düzeninin alt üst olmasından yani Kıyametin kopmasından sonra Allah’ın emriyle bütün canlılar tekrar diriltilecektir. Buna öldükten sonra tekrar dirilme denir. İnsanlar dünyada yaptıkları şeylerden sorguya çekilecek, haklı haksiz ayırt edilecek, kimin kimde hakki varsa alınacak, herkes dünyada yaptığı iyilik ve kötülüğün karşılığını mutlaka görecektir. İste bütün bunlara inanmak da iman esaslarındandır.

6. Kadere İnanmak: (Hayır ve Şer; her şeyin Allah’ın takdiri ve yaratmasıyla olduğuna) inanmak. Kader, Allah Teâlânın, ezelden ebede kadar olacak her şeyi en ince ayrıntılarıyla bilip takdir etmesidir.Allah kullarına hayrı da şerri de serbestçe seçebileceği bir irade vermiştir. İnsan iyiliği veya kötülüğü kendi seçer. Onun seçtiğini de Allah yaratır. Ancak, Allah Teâlâ, kulun kötülüğü seçmesine razı değildir. Bu yüzden kullar kendi seçimlerine göre karşılık göreceklerdir. İste, hayır ve şer her şeyin Allah’ın yaratmasıyla meydana gelmesinin anlamı budur. Buna da inanmak iman esaslarındandır.

İbadetler:

Namaz: Namaz, müslümanın günlük ibadetidir. İman ettikten sonra müslümanın, yerine getirmekle yükümlü bulunduğu farzların basında gelir. Namaz, insani kötülüklerden uzaklaştırır, manen olgunlaşmasını sağlar, ruhi melekelerini geliştirir, günahlardan arındırarak manevi huzura kavuşmasını temin eder. Allah’a manen yakınlaşmanın en önemli vasıtalarından biri olan namaz, Allah’ın rızasını kazandırır. Günde münferit olarak veya cemaatle beş defa kılınan namaz, insana daima Allah’ı hatırlatır. Müslüman, şafak vakti kalkar ve ilk önce sabah namazını kılmak suretiyle Allah’ı anarak güne başlar, gün ortasında öğle namazıyla yine O’na yönelir, dünya meşgalelerinin kendisini iyice yorduğu bir vakitte ikindi namazıyla yaratıcısını unutmadığını gösterir, aksam namazıyla Allah’la olan ahdini yenileyerek gününü bitirir ve nihayet uykuya yatmadan önce tekrar Allah’ın huzuruna durmak suretiyle O’nun yardımını dilemeyi unutmaz. Cuma günleri cemaatla kılınan Cuma namazı ile yılda iki defa dini bayram günlerinde kılınan bayram namazları, müslümanlara, hep birlikte Allah’ın huzuruna durma imkanı verir. Böylece müslüman, bir taraftan dünyadaki islerini yürütürken öbür taraftan yaratıcısıyla irtibatını asla kesmez, O’ndan uzaklaşmaz, dünya ahiret dengesini sağlamış olur.

Abdest: Namaz kılabilmek için abdest almak şarttır. Abdest, yüzü dirseklerle beraber elleri yıkamak, ıslak elle başı mesh etmek, topuklarla beraber ayakları yıkamaktır. Aslında manevi bir temizlik olan abdestin maddi temizlik açısından da büyük faydaları vardır.

Gusül: Gusül, ağız ve burnun içi dahil hiç kuru yer kalmamak üzere tepeden tırnağa vücudun her tarafını yıkamaktır. Cinsel ilişkide bulunmuş olanların, adet ve lohusalık halleri sona ermiş bulunan hanımların gusül yapmaları gerekir. Ayrıca en az haftada bir defa her müslümanın yıkanması dini bir tavsiyedir. İslâm dini, temizliğe büyük bir önem vermiştir. Peygamberimiz: “Temizlik imanın yarısıdır.” buyurmuştur.

Müslümanın her şeyiyle tertemiz olması, dini görevlerindendir. Bedenin, elbisesinin, oturup kalktığı ve ibadet ettiği yerlerin, yiyip içtiği şeylerin temiz olması gerekir.

Oruç: Niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından aksam güneş batıncaya kadar yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle tutulan orucun dinî ahlakî, sosyal ve sıhhî bir çok yararları vardır.

Oruç tutan kimse sabretme, sıkıntılara göğüs germe, açlığa susuzluğa dayanma ve nefse hakim olma melekesi kazanır. Fakirlik ve yoksulluğun ne demek olduğunu daha iyi anlar. Bunun sonucu olarak, şefkat, merhamet, başkalarına yardım etme ve insanlara faydalı olma gibi yüce duygular kazanır. Elindeki nimetlerin kadrini bilir, israftan sakınmayı öğrenir.

İnsanin manen yükselmesini sağlayan oruç, kişinin iradesini güçlendirir, başkalarına karşı, sevgi, merhamet ve yardim hislerinin gelişmesini temin eder.

Akil sahibi ve erginlik cağına gelmiş her sağlıklı müslümanın tutmak zorunda olduğu oruç, bir aydır kamerî aylardan Ramazan ayında tutulur.

Zekat: Zekat, dinen zengin sayılan erginlik cağına gelmiş akıl sahibi müslümanların, mallarının belli bir miktarını ki genellikle % 2,5 diğer bir ifade ile kırktabirini seneden seneye fakir müslümanlara vermesidir.

Zekat, sözlükte temizlik ve artma anlamlarına gelir. Çünkü günahlardan temizlenmeye ve malın bereketlenmesine vesiledir.

İslâm, yoksula yardımı kişinin isteğine bırakmayarak zengin olan herkesin zekat vermesini zorunlu kılmıştır. Çünkü zekat, Allah’ın zenginlere ihsan ettiği malda, fakirlerin hakkıdır.

Zekat, Allah’ın rızasını kazandıran, kişinin anlayışında, malın, araç olmaktan çıkarak amaç haline gelmesini önleyen, insanda başkalarını düşünme, merhamet ve iyilik gibi güzel duyguları geliştiren ve toplumsal barışı sağlayan bir ibadettir.

Hac: İslâm’ın esaslarından biri olan Hac, hac günlerinde Kabe’yi ve etrafındaki bazı kutsal yerleri usûlüne göre ziyaret ederek buralarda yapılması gerekenleri yerine getirmektir. Gücü yeten her müslümana ömründe bir defa hac yapmak farzdır.

Hac; her yıl, dilleri, renkleri, ülkeleri, kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri ayni milyonlarca müslümanın bir arada, hep birden ibadet edip Allah’a yönelmelerini, birbirleri ile tanışıp kaynaşmalarını, müslümanların dertlerini görüşüp ortak çareler üzerinde düşünmelerini sağlar.

Hac ibadeti esnasında günlük giysilerinden soyunup ihrama giren müslümanlar, zenginlikle böbürlenmemeyi, insanlar arasındaki eşitliği, ölümü ve öldükten sonra dirilisi unutmamayı fiilen yasar ve öğrenirler.

İhramlı için konulan yasaklar, hiç kimseye, hatta haşerelere bile zarar vermeme, yaratıklara şefkat ve merhamet, zorluklara sabretme melekesi kazandırır. Böylece Hac farizasını eda eden kimseler, Allah’a kulluk vazifelerini ifa etmiş oldukları gibi çevresindekilere yararlı olma, hiç değilse zarar vermeme alışkanlığı kazanmış olur.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İSLAM’I TANITMA – İSLAMI TANIMA TANITMA HAKKINDA BİLGİ

İSLAM’I TANITMA – İSLAMI TANIMA TANITMA HAKKINDA BİLGİ

Susuzluktan dudakları çatlamış birisinin, pınara ulaşıp kana kana içtikten sonra kendisi gibi susuzluk çektiğini bildiği diğer insanları da o pınara ulaştırmak için bir çaba sarf etmemesi düşünülemez. Bunun gibi, gerçekten İslâm’a yürekten inanmış ve İslâm’ın nasıl berrak bir pınar olduğunu görmüş olan bir kimsenin, yapabiliyor ve becerebiliyorsa o kaynağa başkalarını da ulaştırmak için gayret göstermesi dini bir vecibedir.

Gönülden inandığı ve benimsediği, son hak din İslâm’ı herhangi bir baskı ve zorlamaya başvurmadan diğer insanlara da ulaştırma gayreti içinde olmak ve bu uğurda karsılaşacağı güçlükleri göğüslemek, ortaya çıkacak engelleri ortadan kaldırmak için mücadele etmek her müslümanın görevidir. Bir başka dinden veya düşünce sisteminden İslam’a geçmiş bulunan kimseler, daha önce mensubu bulundukları dinin yahutta düşünce sistemi nin saliklerini iyi tanıdıkları için, bu konuda, müslüman toplumlarda yetişip geleneksel olarak Müslüman olanlardan daha basarili olabilir ve Peygamber Efendimizin su müjdesine kavuşabilirler: ” Senin aracılığınla bir kimsenin müslüman olması, senin için dünya ve dünyadaki herşeyden daha hayırlıdır.”

Bu sebeple yeni İslâm’a girmiş kardeşlerimize, güzel bir şekilde yapabileceklerse İslâm’ı başka insanlara da tanıtmak için çaba sarfetmelerini tavsiye ediyoruz. Bu konuda temel prensip, sevdirmek, kolaylaştırmak, müjdelemek ve ümit vermek olmalıdır.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İSLAM’I YAŞAMA – İSLAMİ YAŞAM HAKKINDA BİLGİLER

İSLAM’I YAŞAMA – İSLAMİ YAŞAM HAKKINDA BİLGİLER

Bir önceki baslıkta, kısaca İslâm’ı öğrenmenin öneminden söz ettik. İslâm’ı öğrenmenin amacı onu hayata geçirmektir. Çünkü hayata geçirilmeyen bir bilginin değeri yoktur. Elde edilen bilgiler hayata geçirilirse bir anlam kazanır.

İslâmî bilgileri elde ettiği halde bunları hayata geçirmeyen bir müslümanın hali, hastalığıyla ilgili reçetedeki ilaçları çok iyi bilen fakat bu ilaçları alıp kullanmayan kimsenin haline benzer.

İmanı bir tohuma benzetirsek; gerek ibadet gerek ahlak ve muamelat sahasındaki İslâmî esasların hayata geçirilmesi, bu tohumun filizlenip yeşermesine, yaprak açmasına ve meyve vermesine benzer. İnandığı halde bu inancını hayata geçirmeyen kimse, aklında güzel şeyler tasarlayıp bunları uygulamaya koymayan kimse gibidir.

İmanı sağlıklı bir şekilde koruyabilmek edebilmek, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmek ve neticede huzurlu olabilmek için mü’min, Yüce Allah’la manen bağlantı kurmak ve bu bağlantıyı devam ettirmek ihtiyacındadır. Çünkü insan, Allah’ı bilmek ve ona ibadet etmekle tam bir huzura kavuşabilir. Yoksa ruhunda daima bir boşluk daima bir sıkıntı duyar. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi, fiziki varlığımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için nasıl yeme, içme, uyuma gibi bir takım biyolojik ihtiyaçları gidermek zorundaysak ruhumuzun canlılığını ve diriliğini muhafaza edebilmek ve rûhi melekelerimizi geliştirebilmek için de ibadete ihtiyacımız vardır.

İman ettikten sonra bu imanın gereklerini yerine getirmemek, bir çelişki olur. Huzurlu olabilmek için çelişkilerden kurtulmak gerekir. Çünkü çelişkiler içinde bocalayan bir kimsenin huzurlu olması düşünülemez.

Müslümanlık bir giyim kuşam ve sekil değişikliğinden veya mücerred bazı sözler söyle mekten ibaret değildir. O bir zihniyettir. İste bu sebeple mü’min, Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’le kemale erdirdiği dini gönülden ve içten benimseyerek onu hayata geçirme gayreti içinde olur.

İbadet, müslüman olduğunu söyleyen kimsenin, bu iddiasında sadık olup olmadığını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir. Çünkü iman ettikten sonra ibadet ihtiyacı kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bizi yoktan var eden, binbir çeşit nimete garkeden, rahmeti, bilgisi, gücü her zerreyi kuşatan, sonsuz kudretin varlığını kabul edip de O’na karsı sonsuz bir hayranlık ve minnet duymamak mümkün müdür? İste ibadet, kulun bu hayranlığını ve minnetini ifade eden bir vasıtadır. İbadet, yalnız birtakım şekillere, diş görünüşlere bağlı hareketlerden ibaret değildir. İbadette esas olan özdür. Huşu olmadan yapılacak bir ibadetin içi bostur.

Samimi bir mü’min, her hareketinin ve davranışının Allah’ın rızasına uygun olup olma dığını göz önünde bulundurur. Böyle hareket ettiği takdirde yaptığı her meşru fiil bir ibadet hükmünü almaya baslar.

İslâm’a göre, İslâm’a girerken, ibadet ederken, dua yaparken her hangi bir aracıya ihtiyaç yoktur. Her insan doğrudan doğruya Allah’a el açıp yakarabilir. İbadet yapabilir. Günahları af yetkisi de sadece Yüce Allah’a aittir. Allah’tan başka hiç kimse günah affedemez. İlerdeki sahifelerde İslâm’ daki ibadetlerle ilgili kısaca bilgi verilecektir.

İslâm ahlakıyla ahlaklanma da İslâm’ı yasamanın en önemli bölümlerinden birini oluşturur. Denilebilirki; hiç bir dinde ve hiç bir düşünce sisteminde İslâm’da güzel ahlaka verilen önem kadar önem verilmemiştir. Hatta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed “Ben ancak ahlaki faziletleri tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur. Bu yüzden müslümanın ahlakini güzelleştirmesi en temel hedeflerden biri olmalıdır. Bu amaçla mü’min, İslâm’ın kendinden istediği kişisel ve toplumsal görevlerini öğrenmek ve bunun sonucunda güzel hareketlerle bezenmek, çirkin alışkanlıklardan kaçınmak zorundadır.

İslâm ahlakıyla ilgili olarak da ileriki sahifelerde kısaca bilgi verilecektir.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İSLAM’I ÖĞRENME – İSLAM DİNİ HAKKINDA BİLGİLER

İSLAM’I ÖĞRENME – İSLAM DİNİ HAKKINDA BİLGİLER

Önceden bir başka dine mensupken veya dini bir inancı yokken sonradan müslüman olan bir kimsenin hayatındaki en önemli dönüm noktası, hiç şüphesiz İslâm’a girdiği andır. Bu öyle bir an ki geçmişin tüm günahlarını silmekte ve müslüman olan kişinin hayatında tertemiz, bembeyaz bir sayfa açmaktadır. Şu halde bu tertemiz sayfanın kirlenmemesi ve iyi bir başlangıç yapılması, o kimsenin dünya ve ahiret mutluluğu açısından çok önemlidir.

Zerrece tereddüde yer vermeyen temiz bir imanla İslâm’a girdikten sonra İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenme gayreti içine girmek gerekir. Çünkü İslâm’ın temel ve vazgeçilmez öğretilerini bilmeden İslâm’ı tam manasıyla yaşayabilmek pek mümkün olmaz. Gerçek bir mü’min, İslâm’ı iyi tanımalı, ona bilinçli bir şekilde sarılmalı ve onu hayata geçirmeye çalışmalıdır.

En iyi müslüman Allah’a karşı en yüce saygı gösteren müslümandır.Allah’a karşı en iyi saygı gösterebilmek İslâmi deyimiyle muttakilerden olabilmek için nasıl muttaki olunabileceğini bilmek gerekir. Bilgisiz bir şekilde İslâm’ı hayata geçirmek en azından istendiği şekilde hayata geçirmek pek mümkün olmaz bu durum, Işık olmadan, gece zifiri karanlıkta yol almaya benzer. Böyle bir kimse yoldaki işaretleri farkedemez ve muhtemelen farkında olmadan yoldan çıkabilir veya bir çukura yuvarlanabilir. İste bu sebeple hiç olmazsa asgari seviyede neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırtedebilecek; kimin doğru kimin yanlış söylediğini sezebilecek seviyede de olsa bir İslâmî bilgi elde etmek gayreti içinde olmak gerekir.

Az çok İslâmî bir bilgiye sahip olan insan, İslâm’ın aydınlık yolunu apaçık görebilir. Küfrün, şirkin, ahlâksızlığın İslâm’a ters düsen unsurlarını farkedebilir. En azından kendisine rehberlik yapmaya kalkan insanlardan hangisinin rehberlik yapabileceğini hangisinin yapamayacağını ayırdedebilir.

Çağımızda pek çok müslüman, mealesef, İslâm’ın güzelliklerini hayatlarına yansıtama mışlardır. Çünkü onlar da İslâm’ı yeterince öğrenebilmiş değillerdir.Bu yüzden yalnızca bugünkü müslüman toplulukları taklit ederek İslâm’ı doğru bir şekilde hayata geçirebilmek pek mümkün olamaz.

Kur’an-i Kerim, okumaları, anlamaları, içindekilere göre hareket etmeleri ve prensipleri ni hayata geçirmeleri için insanlara gönderilmiştir.

Peygamber Efendimiz de İslâm’ın nasıl hayata geçirileceğini bizzat yasayarak ve anlatarak göstermiştir. Öyleyse bir müslüman, Kur’an-i Kerim’i ve Peygamber Efendimizin İslâm’ı hayata geçiriş tarzını öğrenmeye gayret etmelidir ki, tam manasıyla Allah’a teslimiyet içinde olabilsin ve son peygamberin örnekliğinden yararlanabilsin.

İslâm’ı doğru kaynaklardan doğru bir şekilde öğrenmeye çalışmalıdır. Bunun için İslâm’ı bilen kimselerin kılavuzluğundan yararlanmak en kestirme yoldur. İslâm’ı öğrenirken belli bir sıra takibedilmeli ve kendisini öncelikle ilgilendiren konular dan başlamalı. Bir müslümanı kişisel olarak ilgilendiren en öncelikli konular ise yerine getirmekle yükümlü olduğu farzlar ve sakınması gereken haramlardır. Farzların basında da müslüman olduğu günden itibaren kılmaya başlaması gereken günlük ibadeti beş vakit namaz gelir. Yeni İslâm’a girmiş bir müslüman, bu konuda ya pratik olarak diğer Müslümanların kılavuzluğundan yararlanmalı yada konuyla ilgili hazırlanmış eğitici ve öğretici görüntülü yayınlardan istifade etmelidir.

Böylece bir mümin ilkönce yapabildiği kadarıyla günlük ibadeti olan namazları kılmaya baslar, bilahare yavaş yavaş eksikliklerini gidermeye gerekenleri öğrenmeye ve namazı usulüne uygun olarak kılmaya gayret eder.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

KURBAN BAYRAMI MESAJLARI EN GÜZEL SÖZLERLE RESİMLİ KURBAN BAYRAMI MESAJI SMS FACEBOOK TWİTTER PAYLAŞ

SEVDİKLERİNİZ İÇİN EN GÜZEL RESİMLERLE KURBAN BAYRAMI MESAJLARI TEBRİK KARTLARI GÜZEL SÖZLER, FACEBOOK TWİTTER PAYLAŞ SEVDİKLERİN OKUSUN.

*** Kurban Bayramı mesajları burada. bayram mesajlarını sevdiklerinizle paylaşın. En güzel Kurban bayramı mesajları burada!

KURBAN BAYRAMI MESAJLARI

KURBAN BAYRAMI MESAJLARI

*** Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Kurban Bayramın kutlu olsun…

 

*** Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun.. Kurban Bayramınız mübarek olsun.

 

*** Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Kurban Bayramınız mübarek olsun.

 

*** Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Kurban Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın!

 

*** Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun! Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.

 

*** Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Sana gelen her iyilik Allah’tandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekanın cennet, yuvan huzurlu, kalbin Allah ile dolu bayramın mübarek olsun.

 

*** Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Kurban Bayramı diliyoruz.

 

*** Söz: Nimetlerin en iyisi çalışarak kazanılan, arkadaşların en iyisi de Allah’ı hatırlatandır. Kurban Bayramınız Mübarek olsun…

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

namaz vakitleri 14 ekim 2013 pazartesi arefe günü iftar sahur imsak saat kaçta? sabah öğle ikindi akşam yatsı ezan saatleri vakti saati 14.10.2013

türkiye geneli il il imsakiye bilgileri 14 ekim 2013 pazartesi bugün arefe günü oruç tutacak kardeşlerimiz için tüm şehirler imsakiye bilgileri iftar sahur imsak saatlerine ilişkin veriler aşağıda olup, 14.10.2013 sabah öğle ikindi akşam yatsı ezanı saat kaçta okunacak? namaz saatlerine ilişkin veriler buyrun . hayırlı bayramlar dileriz. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VERİLERİNE DAYANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.

ezan vakitleri - namaz saatleri — ezan vakitleri - namaz saatleri

Namaz Vakitleri – 14.10.2013

İl İmsak Güneş Öğlen İkindi Akşam Yatsı
Adana 05:17 06:38 12:32 15:40 18:13 19:27
Adıyaman 05:05 06:27 12:20 15:27 18:01 19:16
Afyon 05:36 06:59 12:51 15:57 18:31 19:47
Ağrı 04:45 06:10 12:01 15:06 17:40 18:57
Aksaray 05:22 06:45 12:37 15:44 18:17 19:33
Amasya 05:14 06:39 12:30 15:34 18:08 19:26
Ankara 05:26 06:51 12:42 15:47 18:20 19:38
Antalya 05:36 06:57 12:50 15:59 18:32 19:46
Ardahan 04:46 06:12 12:02 15:06 17:40 18:59
Artvin 04:50 06:16 12:06 15:09 17:43 19:03
Aydın 05:47 07:09 13:02 16:09 18:42 19:58
Balıkesir 05:46 07:10 13:02 16:07 18:41 19:58
Bartın 05:27 06:54 12:44 15:46 18:21 19:41
Batman 04:54 06:16 12:09 15:16 17:49 19:05
Bayburt 04:56 06:22 12:12 15:17 17:51 19:09
Bilecik 05:37 07:02 12:53 15:58 18:32 19:50
Bingöl 04:56 06:19 12:11 15:17 17:51 19:07
Bitlis 04:50 06:12 12:05 15:11 17:45 19:01
Bolu 05:31 06:56 12:47 15:51 18:25 19:43
Burdur 05:37 06:59 12:52 15:59 18:33 19:48
Bursa 05:41 07:06 12:57 16:01 18:35 19:53
Çanakkale 05:52 07:17 13:08 16:12 18:46 20:04
Çankırı 05:23 06:48 12:39 15:43 18:17 19:35
Çorum 05:17 06:43 12:33 15:37 18:12 19:30
Denizli 05:42 07:04 12:57 16:04 18:37 19:53
Diyarbakır 04:57 06:19 12:12 15:19 17:53 19:08
Düzce 05:32 06:58 12:48 15:52 18:26 19:45
Edirne 05:50 07:18 13:07 16:10 18:44 20:04
Elazığ 05:01 06:24 12:16 15:23 17:56 19:12
Erzincan 05:00 06:24 12:15 15:20 17:54 19:12
Erzurum 04:52 06:17 12:08 15:13 17:47 19:04
Eskişehir 05:35 07:00 12:51 15:56 18:30 19:47
Gaziantep 05:09 06:30 12:24 15:32 18:05 19:19
Giresun 05:03 06:30 12:20 15:23 17:57 19:16
Gümüşhane 04:59 06:25 12:15 15:19 17:54 19:12
Hakkari 04:43 06:05 11:58 15:06 17:39 18:54
Hatay 05:14 06:34 12:29 15:38 18:11 19:24
İçel 05:20 06:41 12:35 15:43 18:16 19:30
Iğdır 04:41 06:06 11:57 15:02 17:36 18:53
Isparta 05:36 06:58 12:51 15:58 18:32 19:47
İstanbul 05:41 07:07 12:57 16:01 18:35 19:54
İzmir 05:49 07:12 13:05 16:11 18:45 20:01
Karabük 05:26 06:53 12:43 15:46 18:20 19:40
Karaman 05:26 06:47 12:40 15:48 18:21 19:36
Kars 04:45 06:10 12:01 15:05 17:39 18:57
Kastamonu 05:22 06:48 12:38 15:41 18:15 19:35
Kayseri 05:16 06:39 12:31 15:37 18:11 19:27
Kilis 05:10 06:31 12:25 15:33 18:06 19:20
Kırıkkale 05:23 06:48 12:39 15:44 18:18 19:35
Kırklareli 05:48 07:15 13:04 16:07 18:41 20:01
Kırşehir 05:21 06:45 12:36 15:42 18:16 19:33
Kmaraş 05:11 06:32 12:25 15:33 18:06 19:21
Kocaeli 05:37 07:03 12:53 15:57 18:31 19:50
Konya 05:28 06:50 12:43 15:50 18:24 19:39
Kütahya 05:38 07:02 12:53 15:59 18:32 19:49
Malatya 05:05 06:27 12:20 15:27 18:00 19:16
Manisa 05:48 07:11 13:03 16:10 18:43 19:59
Mardin 04:55 06:17 12:10 15:18 17:51 19:06
Muğla 05:45 07:06 13:00 16:08 18:41 19:55
Muş 04:52 06:15 12:07 15:13 17:47 19:03
Nevşehir 05:19 06:42 12:34 15:41 18:14 19:30
Niğde 05:19 06:42 12:34 15:42 18:15 19:30
Ordu 05:06 06:32 12:22 15:25 17:59 19:18
Osmaniye 05:13 06:35 12:28 15:36 18:09 19:24
Rize 04:55 06:21 12:11 15:15 17:49 19:08
Sakarya 05:35 07:01 12:51 15:55 18:29 19:48
Samsun 05:12 06:38 12:28 15:31 18:05 19:25
Şanlıurfa 05:03 06:25 12:18 15:26 17:59 19:14
Siirt 04:50 06:13 12:05 15:13 17:46 19:01
Sinop 05:16 06:43 12:33 15:35 18:09 19:30
Şırnak 04:49 06:10 12:03 15:11 17:44 18:59
Sivas 05:09 06:34 12:25 15:30 18:04 19:21
Tekirdağ 05:47 07:13 13:03 16:07 18:41 20:00
Tokat 05:11 06:36 12:27 15:31 18:05 19:23
Trabzon 04:58 06:24 12:14 15:18 17:52 19:11
Tunceli 05:00 06:23 12:15 15:21 17:54 19:11
Uşak 05:40 07:03 12:56 16:02 18:35 19:52
Van 04:44 06:07 12:00 15:06 17:40 18:56
Yalova 05:40 07:06 12:56 16:00 18:34 19:53
Yozgat 05:18 06:43 12:34 15:39 18:13 19:30
Zonguldak– 05:30—- 06:56—- 12:46—- 15:49—- 18:23—- 19:43—-

Kaynak: diyanet.gov.tr

NAMAZ VAKİTLERİ - EZAN SAATLERİ kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kurban Nasıl Kesilir Kurban Keserken Okunacak Dualar Nelerdir

Kurban Nasıl Kesilir Kurban Keserken Okunacak Dualar

Kurban Nasıl Kesilir Kurban Keserken Okunacak Dualar Neler

Kurban Nasıl Kesilir

kurban duası

Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür. Devenin dışındakiler kıbleye karşı sol tarafları üzerine yavaşça yatırılır. Kolaylık olması için üç ayağı da bağlanır. Sonra kesecek olan:

Allahü ekber, Allahü ekber, lâ İlâhe illallahü vellahü ekber, Allahü ekber ve Lillahilhamd. Bismillâhi Allahü ekber” der, ara vermeden büyük ve keskin bir bıçakla keser.

Sadece Bismillâhi Allahü ekber’ diye kesse de olur.

Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için, hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının kesilmesi gerekir.

Kurban kesildikten sonra sahibi, Allah rızası için iki rekat namaz kılar, sonra da dua ederek Cenâb-ı Hak’tan dileklerde bulunur.

Kurban Keserken Okunacak Dualar Nelerdir

Kurbanınızı yatırmanızın ardından kurban için okunan duayı yanınızdakiler ile beraber okuduktan sonra, güzel, iyice bilenmiş ve büyük bir bıçak ile kurbanı tam gırtlağından bastırarak kesmelisiniz. Bu işlemi çok hızlı yapmanız kurbanınızın canını çok daha az yakacaktır.

Okunacak 1. Dua

Bismillahi vallahü ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber, Allahümme haza minke, inne salâti ve nüsüki ve mahyaye ve memati lillahi Rabbilalemin, la şerike lehü, bizalike ümirtü ve ene evvelül müslimin.

Okunacak 2. Dua

Allahümme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel min fülân bin fülân.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KURBAN NASIL KESİLİR ?KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

KURBAN NASIL KESİLİR ?KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

kurban duası

Kurban bayramlarında dikkatimi çeken bazı noktalar oluyor. Mesela toplu kesimlerde yapılması gerekenlerin tam yapılamadığını fark ediyorum.

Halbuki kurban kesimi konusu son derece önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konu. Kimse kestiği kurbanın kabul olmamasını istemez. Gerçi önemli olan niyet fakat yinede gözden kaçırılmaması gereken bazı önemli noktalar var. Yaklaşan kurban bayramı münasebetiyle bazı önemli noktaları din kardeşlerime hatırlatmak istedim.

Kurban, kelime anlamı ile yakınlaşma demektir. Buradan hareketle, kurban kesmek; Allah’a yakınlaşma gayesiyle, O’nun verdiği mallardan, kurban edilmesi mümkün olan birini, yine O’nun rızası için boğazlamak demektir.

Kimler kurban kesmelidir?

Kısaca hali vakti yerinde olanlar, yani zenginler kurban keserler. Bunun ölçüsü ise temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, kendisini zengin kılacak kadar malı mülkü bulunmaktır. Böyle olan malın mülkün üzerinden, zekatta olduğu gibi bir yıl geçmesi de gerekmez.

Kadın kurban kestirebilir mi?

Bir önceki soruya verdiğimiz cevaptan da anlaşılacağı üzere, Hanefilere göre kadının da kendi malı mülkü, altını ya da parası varsa onun da kurban kesmesi gerekir. Hatta kadın evi bakmakla yükümlü olmadığı için, onun temel ihtiyaçlarını karşılayacak parasının bulunması aranmaz. Çünkü onları zaten erkek karşılayacaktır. Öyleyse zengin olan kadın kurban keser, ya da vekalet vererek kestirir.

Kurban ne zaman kesilir?

Vacip olan kurban, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü yani, Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günlerinde kesilir. Güzel olan, kurbanların gündüzleri kesilmesidir. kurban Bayramın birinci günü kesmek ise daha faziletlidir. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir

Bir kurbana kaç kişi ortak olur?

Büyük baş hayvanlara birden yedi kişiye kadar ortak olabilir. Hayvan kurban olacak yaşta ve özelliklerde bulunduktan sonra, etinin az ya da çok olması, ortak sayısını belirlemez. Küçük ve eti az olsa dahi büyük baş hayvanlara yedi ortak olabilir. “Bu kurban ancak beş kişilik, ya da üç kişilik olur” gibi ifadeler, kişi başına gelecek etin belli bir miktarda olmasını anlatmak için söylenir. Yoksa büyük baş bir hayvan kurban olma özelliklerini taşıdıktan sonra ona yedi kişi ortak olabilir.

Kurbanlık hayvanlardan hangileri ortak olarak kesilebilir?

Büyük baş hayvanlara birden yediye kadar ortak olunabilir. Küçük baş hayvanlardan ise ancak bir kurban olur.

Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?

1. kurban keserken özellikle hayvana sıkıntı vermemeye dikkat etmelidir. Şehirlerde gördüğümüz ve hayvanların itilip kakılarak, dövülerek kurban edilmesi vahşiliktir, İslam ahlakına sığmaz: böyle eziyet eden insanlar sanki on günah işlemiş iki sevap almış gibidirler.

Bu kadar günah almaktansa sevabı terk etmek daha iyidir. Müslümanlar kurban keserken hayvana nasıl şefkatle davranılacağını gösterme şansı yakalarlar. Bu şansı kaçırmamalı ve müslümanın merhametini ve diğerlerinden farkını göstermelidirler.

2. İkinci önemli mesele, temizlik ve insanları tiksindirmemedir. Şehirlerde gördüğümüz manzaralar, Müslümanlığın belirtileri değildir. Bizden Allah kurban kesmemizi ister, etrafı pisletmemizi değil. Ve Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurur: “Allah her şeyin ihsan ile yapılmasını şart koşmuştur. (İhsan, bir şeyi yapılabileceğinin en güzeliyle yapmaktır).

Öyleyse boğazlarken de ihsan ile boğazlayın, bıçağınızı iyi bileyin ve hayvanınızı rahatlatın”. Bu konuya Müslümanlar çok ama çok dikkat etmeli ve her fırsatta dine ve dindarlara saldırmak isteyenlere fırsat vermemelidirler.

Kurban Nasıl Kesilir

Kurbanlık hayvan incitilmeden kıbleye karşı yatırılır.

Ayakta iken duâsı okunur.

Üç defa “Allâhü ekber, Allâhü ekber lâ ilâhe illellâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhilhamd” diye tekbir alınır ve şöyle niyet edilir:

– “Yâ Rabbi! Şu vücûdum sana karşı o kadar hata, o kadar isyân etti ki, affedilebilmem için bu vücûdu sana kurban etmem icabediyor. Fakat sen şerîatınla insan kurban etmeyi haram kıldığından vücûduma bedel olarak bu hayvanı kesiyorum, kabul eyle Yâ Rabbi, Bismillâhi Allâhü ekber.” deyip kurban kesilir.

Evlâ olan, kişinin kurbanını kendisi kesmesidir. Ancak, kesmek elinden gelmeyenin, müslüman birini vekil edip yanında durması efdaldir.

Kurbanın eti üçe taksim edilir. Bir parçası kendi ailesine nafaka, ikinci parçası dost ve ahbaba ziyafet, üçüncü parçası da fakirlere sadaka olarak verilir.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

2013 kurban bayramı namazı saat kaçta kılınacak? türkiye geneli 15 ekim 2013 kurban bayramı namaz vakitleri diyanet işleri 15.10.2013

TÜRKİYE GENELİ İL İL KURBAN BAYRAMI NAMAZ VAKİTLERİ ANKARA – İSTANBUL 15 EKİM 2013 SALI KURBAN BAYRAMI NAMAZI SAAT KAÇTA KILINACAK? il il bayram namazı saatleri İZMİR, KONYA BURSA ANTALYA TÜM ŞEHİRLER.

Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre, işte illerdeki bayram namazı saatleri…

kurban duası

Bayramı namazı Ankara’da 07.39, İstanbul’da 07.56, İzmir’de 08.00, Iğdır’da 06.54’de kılınacak.

Adana: 07.25, Adıyaman: 07.14, Afyonkarahisar: 07.47, Ağrı: 06.58, Aksaray: 07.32, Amasya: 07.28, Ankara: 07.39, Antalya: 07.44, Ardahan: 07.01,
Artvin: 07.05, Aydın: 07.56, Balıkesir: 07.59, Bartın: 07.44, Batman: 07.03, Bayburt: 07.10, Bilecik: 07.51, Bingöl: 07.07, Bitlis: 07.00, Bolu: 07.45,
Burdur: 07.46, Bursa: 07.55, Çanakkale: 08.05, Çankırı: 07.37, Çorum: 07.32, Denizli: 07.51, Diyarbakır: 07.07, Düzce: 07.47, Edirne: 08.07, Elazığ: 07.12, Erzincan: 07.12, Erzurum: 07.05, Eskişehir: 07.48, Gaziantep: 07.17, Giresun: 07.18, Gümüşhane: 07.13, Hakkari: 06.52, Hatay: 07.21, Iğdır: 06.54, Isparta: 07.45, İstanbul: 07.56, İzmir: 08.00, Kahramanmaraş: 07.19, Karabük: 07.42, Karaman: 07.34, Kars: 06.59, Kastamonu: 07.37, Kayseri: 07.27, Kilis: 07.18, Kırıkkale: 07.36, Kırklareli: 08.04, Kırşehir: 07.33, Kocaeli: 07.52, Konya: 07.38, Kütahya: 07.50, Malatya: 07.15, Manisa: 07.59, Mardin: 07.04, Mersin: 07.28, Muğla: 07.53, Muş: 07.03, Nevşehir: 07.30, Niğde: 07.29, Ordu: 07.20,
Osmaniye: 07.22, Rize: 07.10, Sakarya: 07.50, Samsun: 07.27, Siirt: 07.00, Sinop: 07.33, Sivas: 07.22, Şanlıurfa: 07.11, Şırnak: 06.57, Tekirdağ: 08.02, Tokat: 07.25, Trabzon: 07.13, Tunceli: 07.11, Uşak: 07.51, Van: 06.55, Yalova: 07.54, Yozgat: 07.31, Zonguldak: 07.46.

KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da ise bayram namazı 07.30’da kılınacak.

hgkjf6

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KURBAN BAYRAMI RESİMLERİ TEBRİK KARTLARI MESAJLARI

KURBAN BAYRAMI – EN GÜZEL RESİMLİ KURBAN BAYRAMI KUTLAMA MESAJLARI TEBRİK KARTLARI – GÜZEL SÖZLÜ E-KART KURBAN BAYRAMI MESAJLARI

Kurban Bayramı E-Kartları, Kurban bayramı kartları, Bayram Kutlamaları, Kurban Bayramı E-Kartları, Kurban bayramı kartları, Bayram Kutlamaları, Kurban Bayramı E-Kartları, Kurban bayramı kartları

kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Evinizin neşeli, sağlığınız yerinde, sevdiklerinizin yanında olduğu mutlu bayramlar geçirmeniz dileğiyle. Kurban bayramınız kutlu olsun. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Kurban Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun.

kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm. Bayramınız mübarek olsun! kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.

kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak ‘merhabadır’ bayramlar. Kurban Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun!

kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Kainatın ve alemlerin yaratıcısı yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun! Kurban Bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Tonton bir nine olduğunda, bahçendeki sallanan koltuğuna oturduğunda, eski günlerine daldığında, hatırlayacağın kadar güzel bir bayram dilerim sana. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Allah’ın yüce katına iletilmesine vesile olan Kurban Bayramınız mübarek olsun.. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Kurban Bayramı diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Bin damla serilsin yüreğine, bin mutluluk dolsun gönlüne, bütün hayallerin gerçek olsun, duaların kabul olsun bu bayramda. Kurban Bayramın mübarek olsun! kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Bayram diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz. kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

** En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak ‘merhabadır’ bayramlar. Kurban Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun! kurban bayramı hareketli gif tebrik mesajları

HAYIRLI BAYRAMLAR, İYİ BAYRAMLAR MESAJLARI, TÜM İSLAM ALEMİNE VE BÜTÜN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI TEBRİK EDER, HAYIRLI BAYRAMLAR DİLERİZ.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

EMEKLİ MAAŞLARI KURBAN BAYRAMINDAN ÖNCE ÖDEMECEK Mİ? YATACAKMI?

EMEKLİ MAAŞLARI BAYRAMDAN ÖNCE YATACAKMI? EMEKLİLERİN MAAŞLARI BAYRAMDAN ÖNCE ÖDEMİRMİ İŞTE AYRINTILAR.

Emekli’ye Kurban Bayramı Öncesi Promosyon Maaşı Var Mı?

2013 Kurban Bayramına çok az bir süre kaldı. Emekli Promosyon maaşları Bayram öncesine yetişebilecek mi?, Emekli Maaşları Bayram Öncesi Ödenecek mi? Kurban Bayramı öncesi maaşlar erken yatacak mı?, Emekli,Dul, ve Yetim Aylıkları Bayram öncesi verilece mi? İşte detaylar..

EMEKLİ MAAŞLARI KURBAN BAYRAMINDAN ÖNCE ÖDENECEKMİ YATACAKMI İŞTE AYRINTILAR.

doviz-piyasasi

olasılıkla Bayramdan önce 11 Ekim Cuma günü maaşların ödenmesi gündemde! Henüz bir karar çıkmadı, gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz.

maaşlar bayramdan önce yatacak mı? 15 Ekim 2013 Kurban Bayramının ilk günü dolayısı ile Emekliler ve Memurlar bayram öncesi maaş alıp alamayacağını merak ediyor

Kurban Bayramı’ndan önce çok büyük bir ihtimalle maaşlar ödenecek. Maaşların Cuma günü ödenebileceği belirtiliyor. Cuma günü maaşlarını alan vatandaşlar, harcamalarını da ona göre yaparak ekonomiye hareketlendirebilecek.

Bu arada Uzun zamandır gündemde olan emekli maaş promosyonu görüşmeleri devam ediyor. Ancak kamu bankalarının promosyona ‘evet’ diyebilmesi, ekonomi yönetiminin tutumuna bağlı. Kamu bankalarının bağlı olduğu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın onay vermesi halinde bankaların, maaş promosyonu ödeyebileceği belirtiliyor.

2013 Kurban Bayramı İzin Tarihleri Şöyle;

12 Ekim Cumartesi
13 Ekim 2013 Pazar

14 Ekim 2013 Pazartesi Arife Günü

15 Ekim 2013 SalıBayramın 1.Günü

16 Ekim 2013 Çarşamba Bayramın 2.Günü

17 Ekim 2013 Perşembe Bayramın 3.Günü

18 Ekim 2013 Cuma Bayramın 4.Günü
19 Ekim 2013 Cumartesi
20 Ekim 2013 Pazar

Toplam izinli sayılacağımız süre: 9 gün!

ŞİMDİDEN TÜM ÇALIŞANLARA EMEKLİLERE VE DİĞER VATANDAŞLARIMIZA HAYIRLI BAYAMLAR DİLİYORUZ.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın