P – harfi ile başlayan rüya tabirine yorumlar – rüyada görmek ne demek

-P-

PAÇAVRA: Rüyada paçavra görmek, yoksulluğa düşüleceğine işaret olarak yorumlanır. Paçavra ticareti yapmaksa, tam tersine zenginliğe işarettir.

PADİŞAH: Rüyada padişah görmek, olağanüstü mutlu bir rüya olarak yorumlanır. Eğer evli değilseniz mutlu bir yuva kuracağınıza, evliyseniz son derece geçimli bir yaşantınız olacağına işarettir.

PALAMUT: Genç bir erkek rüyasında meşe veya palamut topladığını görürse sonu, şüpheli olan bir işte başarıya; tecrübeli bir yaşta ise az ücretli bir işi kabul edeceğine; genç bir kadın için çok iyi bir şansa; daha büyük yaştakiler için yapacağı bir işteki başarısından, başkalarının da istifade edeceğini haber verir.

PALMİYE: Evlerde salonları süsleyen palmiyeyi bahçede görmek, rüyayı görenin çok faydalı bir deniz yolculuğuna çıkacağını gösterir.

PALTO: Rüyada palto giymek, iyi bir mevki sahibi olacağına işarettir.

PAMUK: Tarlasında bembeyaz pamuklar görmek, feraha çıkmaya işarettir.

PANCAR: Rüyada pancar gibi kış sebzelerini yiyenin, karışıklığa uğrayacağına işarettir.

PANTOLON: Siyah renkli pantolon giymek, hatırlı insanlar için iyi bir rüyadır. Eski ve yırtık pantolon giymek tasa ve kedere; ipek ve yün pantolon, rengi ne olursa olsun çok iyi bir şekilde yorumlanır.

PAPAĞAN: Rüyasında papağan gören bir erkek, gayet açık sözlü ve düzgün konuşan bir bayanla karşı karşıya gelir.

PALYAÇO: Rüyada palyaço görenin, çevresindekileri küçümsememesi gereklidir.

PANAYIR: Rüyada panayır görmek, geniş çapta bir alışveriş yapacağınıza ve bu alışverişten karlı çıkacağınıza işarettir.

PANJUR: Rüyada panjur görmek, bazı yeni sırlar keşfedeceğinize ve öğrendiklerinizi işinizde akıllı bir şekilde kullanacağınızı gösterir.

PANSİYON: Rüyada pansiyon görmek, bir seyahate çıkılacağını gösterir.

PANTER: Rüyada panter görmek, tatlı aşk günlerinin başlayacağına, ancak mali bir kriz içine düşüleceğine işarettir.

PAPA: Rüyada papa ile konuşmak, sonu şüpheli bir işe atılmaya; papa ile ayinde bulunmak yakınlarından birinin vefatına işarettir. Papadan birşey almak bir hıristiyan tarafından dava edilmeyi; papaya birşey vermek bir hristiyana çok değerli bir yardımda bulunmayı gösterir. Kendisini papa olarak görmek büyük bir felakete uğranılacağını gösterir.

PAŞA: Rüyada üniformalı bir Osmanlı Paşası görmek, şan, şeref ve itibar işareti olarak tabire tabi tutulur.

PATATES: Rüyada patates görmek mal, nimet, şöhret, sevinç ve rahatlığa işarettir. Patates soymak, kısmete ve arzu edilen bir murada; patates ekmek, yeni ve çok kazançlı bir işe başlayacağınıza; patates almak ya da bulmak, ümit edilmeyen yerden önemli bir miktarda para geleceğine; patates satmak, malınızın ziyan olacağına işarettir.

PATLICAN: Çevrenizde itibarınızın sarsılmasına işarettir. Patlıcan kızartması yemek, acı bir habere işarettir.

PAPATYA: Gerek tek başına gerekse arkadaşla papatyalı bir bahçeden geçmek veya papatya toplamak, genç bir erkek için kaba bir kızla flörte; tecrübeli yaştakiler için az bir ücretle sabit bir işe gireceğine işarettir.

PAPAZ: Rüyada papaz görmek günah işlemeye işarettir.

PARK: Rüyada insanın parkta dolaşması çok eğlenceli bir tatile; kapıların üzerine kapanıp içeride kalması, bir arkadaşı için çok üzülüp gözyaşı dökeceğine veya kapalı kapıdan içeri girememişse, önemli bir fırsatı kaçıracağını haber verir.

PARMAK: Rüyasında parmak gören bir kimsenin, oğlu olacağına; parmağı yanan bir kimse ise, günah ve suç işleyeceğine; parmaklarını germek, servete erişeceğine işarettir.

PARMAKLIK: Parmaklık görmek, onun kuvvet ve malının artmasına, emniyete dayanmaya, etrafındakilerle iyi geçineceğine işarettir.

PARA: Rüyada para almak veya vermek veya tomarla para görmek, parlak şans ve servete; para bulmak, şansının açılacağına, zengin olacağına; para kaybetmek, kısa sürecek sıkıntı ve endişelere; para saymaksa, umduğundan daha çok başarılı olacak bir işe işarettir.

PASAPORT: Yabancı bir memlekete gitmek için rüyada pasaport almaya çalışmak, işlerinizde bazı engellerin çıkacağına işarettir.

PASTA: Rüyada pasta veya kurabiye yemek, herkes için geçici ziyaret ve bir takım eğlenceleri bildirir. Pasta yapılıyor veya pişiriliyor, geleceğini kendisinin hazırlamasını ve kurmasını gösterir. Pasta almak, kendisinin birçok yeni arkadaşı olacağını gösterir.

PASTIRMA: Rüyada pastırma, sucuk ve salam gibi şeyleri satın almak veya satmak, kısmet ve nimete işarettir. Bunlar para ve iş konusunda iyi haberler müjdeler. Fakat rüyada bunları yemek, hiç de iyi bir şekilde yorumlanmaz. İşlerde güçlük çekmeye ve ertelemeye işarettir.

PEKMEZ: Rüyada pekmez gören bir kimsenin durumu iyileşir.

PENCERE: Rüyada pencere gören kişi, sıkıntılı ve tasalı ise bu sıkıntılarından kurtulacağına; eğer asta ise iyileşeceğine; bekarsa evleneceğine işarettir.

PERİ: Kişi rüyasında dans eden, oyun oynayan perileri görür veya onlarla konuşursa, hiç beklemediği ve oldukça önemli bir servetin geleceğini gösterir.

PERVANE: Pervane görmek, o kimsenin sabırsızlığına işarettir.

PEÇETE: Rüyada peçete görmek, ruh temizliğine işarettir.

PEHLİVAN: Rüyada pehlivan görmek, akıllıca olmayan bir atılımda bulunacağınız anlamına gelir.

PEMBE: Rüyada pembe renk görmek, gereksiz bazı hayallerin peşinde olduğunuzu gösterir.

PENÇE: Rüyada pençe görmek, kuvvete, geçim rahatlığına işarettir.

PINAR: Rüyada suyu berrak ve tatlı birçok pınar görmek, itibar sahibi bir kişi ile dostluk kurulacağına işarettir. Suyu acı bir pınar görmek, şayet dikkat edilmezse sağlık durumunuzun bozulacağına işarettir.

PEYGAMBER ÇİÇEĞİ: Rüyasında peygamber çiçeği gören, her umduğuna sahip olur şeklinde yorumlanır.

PEYNİR: Rüyada peynir yemek, iş hayatında aldatılmaya; peyniri görmek veya çarşıdan almak, erkekler için ticarette büyük ve zahmetsiz kazanç ve kara; bekarlar için evlenmeye; evli ve çocuklu bir kadın ise mirasa konacağı şeklinde yorumlanır.

PİDE: Rüyasında pide görmek, hayırlı bir kısmetin işareti olarak kabul edilir.

PİJAMA: Rüyada pijama görmek, can sıkıcı bir haber olarak yorumlanır.

PİLAV: Rüyada pilav görmek, o ana kadar iç yüzü bir türlü anlaşılamamış bir çok güç ve karışık meselelerin çözüme ulaşacağına işarettir.

PİPO: Rüyada pipo görmek, zübbelik ve çok bilmişlik işareti olarak kabul edilir.

PIRASA: Rüyada pırasa görmek, kör ve sağır birisi tarafında gelecek olan rızka; kendisinin pırasa yediğini görmesi, kişinin hırsızlıktan gelecek haram malı yiyeceğine işarettir.

PİRE: Birisinin üzerinde veya başka bir yerde pire ve bit görmek, o kimsenin her bakımdan zayıflığına işarettir.

PİRİNÇ: Rüyasında pirinç gören, zengin olur.

PİYANGO: Piyangodan kazandığını görmek, hiç beklenmedik çok hayırlı bir servete; eğer kazanılmazsa, başka bir suretle imkan bulunacağına işarettir.

PLAJ: Rüyasında plaj gören kişinin, cinsel hayatını denetim altına alması gerektiğine işarettir.

PLAK: Rüyasında plak gören kişi, önündeki günler içinde eğlenceli dakikalar geçirecek demektir.

PORTAKAL: Rüyada portakal görmek, çok iyi bir haber alınacağına ve aşkta başarıya ulaşacağını gösterir.

POST: Rüyada post görmek, manevi bakımdan mutluluğa erişileceğinin işareti olarak kabul edilir.

POSTACI: Rüyada postacıdan mektup almak, kendisiyle birisinin alay edeceğine; posta kutusundan veya elden mektup almışsa, yakında önemli bir haber alacağına işarettir.

PUT: Put yüzü güzel ancak kişiliği çirkin ve acımasız bir adama işarettir. Rüyada altından bir puta tapılıyorsa, Allah’a ibadet eden bir kimseyle yakınlık edeceğine; putları kırdığını veya şeklini bozduğunu görmesi o kimsenin yüksek bir mertebeye erişip düşmanına üstün geleceğini gösterir.

RÜYA TABİRLERİ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kibir (Büyüklük Taslamak) – Büyük Günahlar

Kibir (Büyüklük Taslamak)

Büyük günahlardan birisi de kibirdir. Kişinin kendini beğenmesi ve başkalarına
karşı böbürlenmesidir.

Bu kötü huy, insanların birbirin sevmesine ve birbiriyle kaynaşmalarına
engeldir. Kendini beğenen kimseyi Allah sevmediği gibi insanlar da sevmezler.
Bunun içindir ki, Kur’an-ı Kerim’de alçak gönüllülük övülmüş, kibir yani kendini
beğenme ve böbürlenme yerilmiştir.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Kibirlenip insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah
kurulup övünenlerin hiçbirini sevmez.” (Lokman, 18)

“O ahiret yurdunu yeryüzünde kendilerini büyük görmek ve fesat çıkarmak
istemeyenlere tahsis ederiz. Son kazanç müttakilerindir.” (Kasas, 83)

“Allah büyüklük taslayanları sevmez.” (Nahl, 23)

Peygamberimiz de şöyle buyurmuşlardır:

“Cehennemlikleri size haber vereyim mi? Onlar katı yürekli, malını hayırdan
esirgeyen kibirli kimselerdir.(Buhari, Kalem Suresi Tefsiri,; Müslim, Kitabu’l-Cenne,
13.)

“Çalım satarak elbisesini sürükleyen kimseye, Allah Teâlâ kıyamet gününde rahmet
nazariyle bakmaz.” (Müslim, Libas, 9)

Peygamberimiz:

“Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse Cennet’e giremez” buyurdu. Ashabtan
(Mali b. Minare):

“Ey Allah’ın Resulü, insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever”
dedi. Peygamberimiz:

“Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları hor
görmektir.” buyurarak (Müslim, İman, 39) temiz giyinmenin, üst baş, kılık ve
kıyafet düzgünlüğüne özen göstermenin kibirle bir ilgisi bulunmadığını
bildirmiştir.

Büyüklük Allah’a mahsustur. Kula yaraşan tevazu, alçak gönüllülüktür. Allah’a
has bir sıfata kulun talip olması doğru değildir. Nitekim Peygamberimiz,

“Yücelik ve ululuğun Allah’ın şanına lâyık sıfatlar olduğunu, bu sıfatlardan bir
tanesinde Allah’a ortak olmak isteyenleri Allah’ın azab edeceğini” (Müslim, Birr,
38) bildirmiştir.

Müslümana yaraşan alçak gönüllü olmak ve böylece hem Allah’ın hem de insanların
sevgisini kazanmaktır.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Farz Olan İbadetleri Terketmek – Büyük Günahlar

Farz Olan İbadetleri Terketmek

İnsanı yaratan ve ona sayısız nimetler veren Allah Teâlâ’nın kullan üzerinde bir
hakkı vardır. Bu, ibadettir. Mü’minler Allah’ın bu hakkına riâyet ettikleri yani
ibadet görevlerini yerine getirdikleri takdirde Allah katında değer kazanırlar,
ibadet görevlerini yerine getirmeyenler ise bundan mahrum olurlar.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey Muhammed, de ki, ibadetiniz olmasa Rabbım size ne diye değer versin.” (Furkan,
77)

Elbette ibadet, insana Allah katında değer kazandırır. Çünkü yaratılışımızın
gayesi, Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmektir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de
söyle buyurulmuştur:

“Ben cinleri ve insanları bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 56)

Farz Olan İbadetler Şunlardır

1- Kelime-i Şehadet: Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed’in Allah’ın
Peygamberi olduğuna şahitlik etmek. Yani bu anlamdaki “Eşhedü en la ilâhe
illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resülûh” kelime-i şehadeti dil ile
söylemek.

2- Namaz Kılmak: Erginlik çağına gelen ve akıllı olan her müslümanın günde beş
vakit namaz kılmasıdır.

3- Zekât Vermek: Zengin olan müslümanların mal ve paralarının belirli miktarını
yoksullara vermeleridir.

4- Hacca Gitmek: Gücü yetenlerin ömürlerinde bir defa hac görevini yerine
getirmeleridir.

5- Ramazan Orucunu Tutmak: Erginlik çağına gelen ve akıllı olan müslümanların
her yıl Ramazan ayını oruç tutmalarıdır.

İşte İslâm’ın farz kıldığı ibadetler bunlardır.

Bu ibadetleri, şartlarını taşıyan her müslümanın yerine getirmesi farzdır,
gereklidir.

Şartlarını taşıdığı halde bu ibadetleri yapmamak büyük günahlardandır.

Örnek olarak namazı ele alalım. Erginlik çağına gelmiş aklı başında olan kadın
ve erkek günde beş vakit namaz kılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü dikkate
almayıp namazı kılmayan kimse büyük günah işlemiş olur.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:

“Onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar;
nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ilerde azgınlıklarının cezasını
çekeceklerdir.” (Meryem, 59)

Diğer ibadetler de namaz gibidir. Terkedilmeleri büyük günahtır.

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

tevbe nedir? nasıl tevbe edilir?

Tevbe

İnsan olarak herkes günah işleyebilir. Peygamberler hariç, hiç kimse masum
değil, yani günah işlemekten korunmuş değildir.

Peygamberimiz buyuruyor:

“İnsanoğlunun hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise
(işledikleri günaha pişman olup) tevbe edenlerdir.” (İbn Mace, Zühd, 30)

Görülüyor ki, Peygamberimiz, insanın hatasız olmayacağını bildiriyor, insan,
bilerek olsun yanılarak olsun günah işleyebilir. Bu konuda ne kadar titiz
davranırsa davransın hiç hatasız ve günahsız olamaz. Ancak insanlar birbirlerine
nisbetle çok günahkâr, az günahkâr olabilirler.

Ne olursa olsun insan hiçbir vakit ümitsizliğe düşmemeli, yaptığı hatalardan
pişmanlık duyarak Allah’a yönelmeli, O’ndan af ve bağış dilemelidir. Çünkü Allah
Teâlâ sonsuz merhamet sahibidir, içtenlikle kendisine tevbe edenlerin
tevbelerini kabul eder.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Allah, kullarından tevbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı
bilendir.” (Şûra, 25)

“Onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı
hatırlayıp günahlarından hemen tevbe istiğfar ederler. Zaten günahtan Allah’tan
başka kim bağışlayabilir ki. Bir de onlar işledikleri kötülüklerde bile bile
ısrar etmezler.” (Âl-i İmran, 135)

Her ne suretle olursa olsun işlediğimiz günahlar için tevbe etmemizi Allah Teâlâ
emrediyor.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:

“Ey mü’minler, hepiniz Allah’a tevbe ediniz ki, felah bulaşınız.” (Nûr, 8)

“Ey iman edenler, bir daha (günaha) dönmeyecek tevbe ile tevbe ediniz.” (Tahrim,
8)

Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyuruyor:

“Ey insanlar, Allah’a tevbe edin ve O’ndan mağfiret dileyin, ben günde yüz kere
tevbe ediyorum.” (Müslim, Zikr, 12)

Tevbenin sözlük anlamı, dönmektir. Dindeki anlamı ise işlenen günaha pişman
olup, bir daha işlemeyeceğine dair Allah’a söz vermek ve O’ndan af dilemektir.

Tevbe, günahlardan aklanma yoludur. Kirlenen vücudumuz su ile temizlendiği gibi
günahla kirlenen manevi bünyemiz de tevbe ile aklanır.

Allah Teâlâ, bir lütuf olarak, tevbe kapısını açık tutmuştur. Kul kendi iradesi
ile Allah’a yöneldiği ve O’ndan af ve bağış dilediği zaman Cenab-ı Hak onun
tevbesini kabul eder. Ancak kul yapacağı tevbeyi son nefesine kadar
geciktirmemeli, hatanın hemen peşinden tevbe etmelidir.

Her ne kadar mü’minin son nefesindeki tevbesinin makbul olacağı umulur ise de bu
kadar önemli bir işi geciktirmek doğru olmaz.

Allah Teâlâ buyuruyor:

“Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tezelden
tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah, bunların tevbesini kabul eder. Allah,
her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden
birine ölüm gelince, “Ben şimdi tevbe ettim” diyen ve kâfir olarak ölenler için
(kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlanmıştır.” (Nisa,
17-18)

Demek ki can boğaza gelmeden ve henüz yaşamaktan ümidini kesmeden önce küfürden
tevbe kabul edilir. Fakat can çekişme durumunda yaşama ümidi kalmamış olan
kimsenin küfürden tevbe ederek iman etmesi geçerli değildir.

Fakat günahkâr mü’minin son nefesdeki tevbesi bile makbuldür. Allah’tan ümid
kesilmez.

İnsanın işlediği günahlar iki kısımdır.

Bir kısmı, içki içmek gibi kul hakkı ile ilgisi olmayıp, yalnız Allah’a karşı
işlenmiş günahlardır.

Bu gibi günahlardan yapılacak tevbenin usûlüne uygun yapılmış tevbe olması için
üç şartın yerine getirilmesi lazımdır.

Bunlar:

a) Günahı terketmek,

b) Yaptığına pişman olmak,

c) Bir daha yapmamaya karar vermek.

Günahı terketmeden yapılmış olan tevbe ile yine günaha pişman olmadan ve aynı
günahı bir daha işlememeye karar vermeden yapılacak tevbe, usulüne uygun
yapılmış tevbe sayılmaz. Bu, içki içmekte olan kimsenin, “Ben içkiye tevbe
ettim” demesine benzer ki, böyle tevbe olmaz.

Diğer bir kısmı da, hırsızlık yapmak ve haksız yere adam öldürmek gibi insan
hakkıyla ilgili olan günahlardır.

Bu gibi günahlardan tevbe etmenin, yukardaki şartlara ilaveten bir şartı daha
vardır ki, o da, hak sahibine hakkını vermek yahut ondan helâllik almaktır.

İşte, işlenen günaha göre şartlarına uyarak yapılan tevbe makbul olur ve Allah
Teâlâ, tevbe edeni bağışlar, emrine uyarak tevbe ettiği için de ondan razı olur.

Peygamberimiz buyuruyor:

“Kulunun tevbesinden dolayı Allah Teâlâ’nın sevinci, sizden birinizin ıssız
çölde devesini kaybedip de tekrar bulduğundaki sevincinden daha fazladır.” (Buhari,
Daavat, 4; Müslim, Tevbe, 1)

İSLAMİ DİNİ KONULAR kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

karagül son bölüm özetleri

Son zamanların en popüler dizizi olan karagül tüm heyecanı ile devam ediyor. En son bölümlerini ve özetlerini kolayca okuyabilirsiniz. Karagül 67. bölümde Fırat’ın nehre uçan aracı Oğuz tarafından bulunur ve nehirden çıkartılır. Ancak Fırat aracın içinde değildir. Bu durum Ebru ve Oğuz’da bir umut ışığı doğmasına vesile olur. Fırat’ın bulunması için çalışmalar devam ederken bekleyişe geçen Ebru en yakın dostunun ölümünü düşünerek büyük bir acı hisseder. Bunların yanında Kendal ise her şeyi sessizce hallettiğini düşünürken oğlunu tekrardan kaybetmenin eşiğine gelir. Fırat ise yıllar sonra büyük bir hsaplaşma ile karşı karşıya kalır. Serdar ile Ada’nın arasında yaşananlar Baran’ın hiç beklemedikleri bir tepki vermesine neden olacak

Fırat’ın nehirde kaybolan aracı Oğuz tarafından bulunacak ve içinde Fırat’ın olmaması bir umut ışığı doğmasına vesile olacak. Ebru en iyi dostu Fırat’ın ölmüş olabileceği düşüncesini hatırladıkça kendisini kaybedecek ve uzun sürecek bekleyiş can sıkmaya başlayacak. Kendal ise hatalarının bedelini ödemeye devam edecek gibi görünüyor. Kendal yıllar sonra kavuştuğu oğlu ile ayrılma noktasına gelecek. Fırat ise hesapta olmayan bir yüzleşme ile karşılaşacak ve zor anlar yaşayacak. Karagül yeni bölümde cevap bulacak. Karagül yeni bölüm yarın saat 20.00′de FOX TV ekranlarında olacak.

KendaL, Melek’in namuslarına zarar getirdiğini vurguladıkça konakta yaşayan kadınlar Kendal’a karşı ayaklandılar. Kendal Melek olayından sonra ilk olarak Ebru’yu karşısında buldu. Konak kadınları da Kendal’a karşı sapa sağlam bir şekilde Ebru’nun arkasında durdular.Karagül son bölümü izle yenler konak kadınlarının aldıkları tavır karşısında oldukça etkilendiler. Melek’in olayı tüm Halfeti’de konuşulmaya başlanmış ve çirkin konuşmalar Kadriye’nin kulağına gitti. Fırat bu olay karşısında tüm Halfeti’ye büyük bir ders verdi. Bütün bunların yanında Karagül’ün geçen hafta yayınlanan bölümünde Fırat’ın nehire düşen arabası Karagül yeni bölümde bulunur.

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

kaçırdığınız diziler sonbolum.co’da!

Sürekli eve geç gidiyorum dizimi kaçırıyorum diyenler için süper bi web sitesi bulduk.. Son bölüm yayınları yapan ve dizi özetleri yayınlayan sonbolum.co yu sizlere tanıtmak istedik. Pek çok dizinin özeti bu platformda paylaşılıyor. Harika bir 51. bölümden sonra Kaçak yeni bölümü bekleyenler bu hafta verilen ara ile adeta hayal kırıklığına uğradılar. Ancak Kaçak yeni bölüm gelecek hafta yine salı günü kendi saatinde ATV ekranlarında olacak.

İki haftadır yayınlanmayan efsane dizi Kurtlar Vadisi Pusu son bölüm izle yenleri yine ekrana kilitledi. Senelerdir Polat Alemdar’ın maceralarını çok iyi bir şekilde ekrana yansıtan efsane dizi Kurtlar Vadisi Pusu bu haftaki bölümünde büyük heyecan vardı. Kurtlar Vadisi Pusu bu hafta ekrana gelen bölümü ile adından çok sık söz ettirecek gibi. Kurtlar vadisi son bölüm kaçıranlar sitemizden takip edebilirler. Kurtlar Vadisi Pusu izle butonumuza tıklayarak dizinin son bölümü hakkında istedikleri bilgiye ulaşabilirler.

Medcezir son bölümde Nadir ile başı dertte olan Sude Yaman’dan yardım istemişti. Yaman her şeyi göze alarak Nadir’e karşı Sude’ye yardım edecek. Yaman Sude’yi Selim’den yardım istemek için ikna etmeye çalışsada Sude sırrının ortaya çıkmasını istemez. Ormanlık bir alanda Sude’yi bekleyen Nadir büyük bir sürprizle karşılaşır. Yaman kimseye Sude’nin sırrını söylemeden hareket ederken abisi ile olan konuşmaları Orkun duyunca Mira Yaman’ın yine kendisinden bir şey sakladığını düşünür. Yaman bu bölümde yapacağı davranışlar ile Asım Şekip Kaya’nın güvenini kazanır.

Bunlar gibi pek çok dizinin özetleri yayınlanıyor. Okuduklarımdan gerçekten haz aldım.. Anlaşılıyor ki profosyoneller tarafından itina ile hazırlanmış ve sunulmuş. Tüm dizi özetlerini takip edebilirsiniz. Sonbolum.co ile bu artık çok kolay..

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Cuma namazı saat kaçta? 23 ocak 2015 bugün ezan vakitleri namaz saatleri türkiye geneli il il imsakiye bilgileri

23 ocak 2015 bugün cuma, hayırlı cumalar, türkiye geneli tüm şehirler il il imsakiye bilgileri, sabah öğle ikindi akşam yatsı ezanı namazı saat kaçta okunacak? işte tüm ayrıntılar. “Günlük Ezan Vakitleri – Namaz Saatleri

rp_cuma-gecesu-duası-resimleri-4-300x300.jpgezan vakitleri - namaz saatleri

Namaz Vakitleri – 23.01.2015

İl İmsak Güneş Öğlen İkindi Akşam Yatsı
Adana 05:16 06:41 11:57 14:37 17:02 18:20
Adıyaman 05:05 06:31 11:46 14:24 16:48 18:07
Afyon 05:37 07:04 12:17 14:52 17:17 18:37
Ağrı 04:48 06:16 11:27 14:00 16:24 17:46
Aksaray 05:22 06:49 12:03 14:39 17:04 18:24
Amasya 05:17 06:48 11:55 14:26 16:51 18:14
Ankara 05:29 06:58 12:07 14:40 17:05 18:27
Antalya 05:34 06:59 12:16 14:56 17:20 18:39
Ardahan 04:50 06:21 11:28 13:57 16:22 17:46
Artvin 04:54 06:25 11:31 14:01 16:26 17:49
Aydın 05:46 07:13 12:27 15:05 17:30 18:49
Balıkesir 05:48 07:17 12:27 15:01 17:25 18:47
Bartın 05:32 07:04 12:09 14:38 17:02 18:27
Batman 04:53 06:20 11:34 14:12 16:37 17:56
Bayburt 04:59 06:29 11:38 14:10 16:34 17:57
Bilecik 05:40 07:10 12:19 14:51 17:16 18:38
Bingöl 04:57 06:25 11:37 14:12 16:37 17:57
Bitlis 04:50 06:17 11:30 14:07 16:31 17:51
Bolu 05:34 07:05 12:12 14:43 17:08 18:31
Burdur 05:37 07:03 12:18 14:56 17:20 18:39
Bursa 05:44 07:13 12:22 14:54 17:19 18:42
Çanakkale 05:55 07:24 12:33 15:05 17:30 18:52
Çankırı 05:26 06:56 12:04 14:35 17:00 18:23
Çorum 05:21 06:51 11:59 14:30 16:55 18:18
Denizli 05:41 07:08 12:22 15:00 17:25 18:44
Diyarbakır 04:57 06:23 11:38 14:15 16:40 17:59
Düzce 05:36 07:07 12:14 14:44 17:09 18:32
Edirne 05:55 07:27 12:33 15:01 17:26 18:50
Elazığ 05:02 06:29 11:42 14:18 16:42 18:03
Erzincan 05:02 06:31 11:41 14:14 16:39 18:00
Erzurum 04:55 06:24 11:34 14:06 16:31 17:53
Eskişehir 05:38 07:07 12:17 14:50 17:14 18:36
Gaziantep 05:08 06:33 11:49 14:29 16:53 18:12
Giresun 05:07 06:38 11:45 14:15 16:40 18:03
Gümüşhane 05:03 06:32 11:41 14:12 16:37 18:00
Hakkari 04:43 06:09 11:24 14:02 16:27 17:46
Hatay 05:12 06:36 11:54 14:36 17:00 18:17
İçel 05:18 06:43 12:00 14:40 17:05 18:23
Iğdır 04:44 06:13 11:23 13:55 16:20 17:42
Isparta 05:36 07:02 12:16 14:54 17:19 18:38
İstanbul 05:45 07:16 12:23 14:53 17:17 18:41
İzmir 05:50 07:17 12:30 15:07 17:31 18:51
Karabük 05:31 07:02 12:08 14:38 17:02 18:26
Karaman 05:24 06:50 12:06 14:45 17:10 18:28
Kars 04:48 06:18 11:26 13:57 16:22 17:45
Kastamonu 05:26 06:58 12:04 14:32 16:57 18:21
Kayseri 05:17 06:44 11:57 14:32 16:57 18:17
Kilis 05:08 06:33 11:50 14:31 16:55 18:13
Kırıkkale 05:26 06:55 12:05 14:38 17:02 18:24
Kırklareli 05:53 07:25 12:30 14:58 17:23 18:47
Kırşehir 05:23 06:51 12:02 14:37 17:01 18:22
Kmaraş 05:10 06:36 11:51 14:29 16:54 18:13
Kocaeli 05:41 07:11 12:19 14:50 17:14 18:37
Konya 05:28 06:54 12:09 14:46 17:11 18:30
Kütahya 05:40 07:08 12:19 14:53 17:17 18:39
Malatya 05:05 06:32 11:45 14:22 16:47 18:07
Manisa 05:49 07:16 12:29 15:05 17:30 18:50
Mardin 04:54 06:20 11:36 14:15 16:39 17:58
Muğla 05:44 07:09 12:25 15:05 17:29 18:48
Muş 04:53 06:20 11:33 14:08 16:33 17:53
Nevşehir 05:20 06:47 12:00 14:36 17:00 18:21
Niğde 05:19 06:46 12:00 14:37 17:02 18:21
Ordu 05:09 06:40 11:47 14:17 16:42 18:05
Osmaniye 05:12 06:37 11:54 14:33 16:58 18:16
Rize 04:59 06:30 11:37 14:06 16:31 17:55
Sakarya 05:39 07:09 12:17 14:47 17:12 18:35
Samsun 05:16 06:47 11:53 14:23 16:47 18:11
Şanlıurfa 05:02 06:27 11:44 14:23 16:47 18:06
Siirt 04:50 06:17 11:31 14:09 16:33 17:52
Sinop 05:21 06:54 11:58 14:25 16:50 18:15
Şırnak 04:48 06:14 11:29 14:07 16:32 17:51
Sivas 05:12 06:41 11:51 14:24 16:48 18:10
Tekirdağ 05:51 07:22 12:29 14:59 17:23 18:47
Tokat 05:14 06:44 11:52 14:24 16:49 18:11
Trabzon 05:02 06:33 11:40 14:10 16:35 17:58
Tunceli 05:01 06:29 11:41 14:15 16:40 18:01
Uşak 05:41 07:08 12:21 14:57 17:21 18:42
Van 04:45 06:12 11:25 14:01 16:26 17:46
Yalova 05:44 07:14 12:22 14:52 17:17 18:40
Yozgat 05:21 06:50 11:59 14:32 16:57 18:19
Zonguldak 05:34—- 07:06—- 12:12—- 14:40—- 17:05—– 18:29

Kaynak: diyanet.gov.tr

NAMAZ VAKİTLERİ - EZAN SAATLERİ kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tok Oyun – Oyuna Doyuran Site

Oyun denince çocukların en çok yaptığı ve beğendiği şeylerin başında gelmektedir, içinde bulunduğumuz teknoloji çağında ise artık eski çelik çomak oyunlarının yerini alan Yeni Oyunlar teknolojik oyunlar 3d hareketli ve animasyonlarla oluşturulan görsel efektler eklenen hayal dünyamızı çok derinlere indiren bir sektör haline gelmiş bulunmaktadır. İşte tam bu aşamada bizlerde bu dünyaya ayak uydurmak için çocukların oyunla daha iyi ve rahat bir şekilde karmaşaya ve abartılı reklamlara daha az yer vererek açmış olduğumuz internetten online ücretsiz flash oyun oynama sitemiz olan www.tokoyun.com sitemizi sizlere tavsiye ediyoruz, oyun oynamanın keyfini Tok Oyun oyuna doyuran sitemizden oynayın diyoruz 🙂 tşk.

tok oyun , flash oyun sitesi, online oyun oyna

GÜNCEL HABERLER kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

sağlık ile ilgili bilgiler şifalı bitki örnekleri kısa yazılar açıklamalar

Badem

( prunus amygdalus ) :Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.- Acıbadem- Tatlıbadem

Kullanıldığı yerler:
Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.

Bakla

( ful ) :Baklagillerden hazmı kolay ve besleyici bir bitkidir. Ev ilaçlarında çiçekleri kullanılır. Bir çeşidi olan acıbakla ise, acı ve otsu bir bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.

Baldıran

( Ağuotu ) :Maydanozgillerden nemli yerlerde yetişen 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmı erguvani renktedir. Yeprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Terkibinde coniine vardır. Büyük baldıran ve küçük baldıran olmak üzere 2 çeşidi vardır. Ev ilaçlarında kullanılmaz.

Kullanıldığı yerler:
Hekimlikte ağrı giderici ve spazm giderici olarak, siyatik, tetanoz, epilepsi, trilemnius nevraljisi ve kore hastalığının tedavisinde kullanılır.

Baldırı kara

( fujer ) :Eğreltiotugillerden; nemli yerlerde yetişen otsu bir bitkidir. Yaprakları at yelesini andırır. Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Grip ve soğukalgınlığında hastayı rahatlatır. Balgam söktürür. Mide ağrılarını keser. Böbrek kumlarının dökülmesini sağlar. Derideki şişlikleri indirir. Saç dökülmesini önler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Diğer ilaçlara da tat verici olarak kullanılır.

Balık otu

( hablülhilal ) :Cava’da ve Malabar’da yetişen ve zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek yakalamaya yarayan zehirli bir bitkidir. 50 santim boyundadır. Dalları yeşil ve tüylüdür. İlaç olarak yaprak ve çiçekleri kullanır.

Kullanıldığı yerler:
Terletir, idrar söktürür. Vücudu rahatlatır. Had bronşit ve nezlede, bütün bulaşıcı hastalıklarda kullanılır.

Ballıbaba

( laminum ) :Ballıbabagiller familyasından bir çeşit bitkidir. Benekli ballıbaba ve arıların çok sevdiği ak ballıbaba gibi türleri vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kabakulak, mayasıl ve kanlı basurda faydalıdır.

Bamya

( hibiscus esculentus ) :Ebegümecigiller familyasından; yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte, sebze olarak yenen bir bitkidir. Amasya, Balıkesir bamyası gibi çeşitleri vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

Banotu

( konca )Patlıcangiller familyasından; yol kenarlarında, gölgelik yerlerde yetişen, 80 santimetre kadar boyunda uyuşturucu ve zehirli bir bitkidir. Açık yeşil renktedir. Her tarafında beyaz, uzun tüyler vardır. Çiçekleri sarımtırak, kırmızımsı mor renktedir. Meyvesinin içinde yüzlerce tohumu vardır. Ev ilaçlarında kullanılması tavsiye edilmez.

Kullanıldığı yerler:
Teskin edicidir. Titreme ve çarpıntıyı giderir. Uykuyu kaçırır. Keyif verir. Beyin hastalıkları, kore hastalığı ve nikriste faydalıdır.

Basur otu

( küçük kırlangıç otu )Düğünçiçeğigiller familyasından; ilkbaharda çalılıklar arasında yetişen küçük bir bitkidir. Yaprakları üç parçalıdır. Yeşilimtıraktır. Yumruları yapraklarının arasındadır. Kökü küçüktür. Çiçekleri altın sarısı rengindedir. Sabahları açar, akşamları kapanırlar. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Basur memelerinden doğan şikayetleri giderirler.

Behmen

( kavza kökü )Turp’a benzer, otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre kızılbehmen ve akbehmen adında iki türü vardır.

Kullanıldığı yerler:
Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.

Bergamot

( citrus bergamia ) :Sedefotugiller familyasından bir çeşit narenciye türüdür. Meyvesinin kabuklarından güzel kokulu bir esans yapılır. Dalları seyrek ve kısa dikenlidir. Meyvesi armut şeklinde, sarımtırak yeşil veya altın sarısı rengindedir. 8-10 dilimi vardır. Bergamot meyvasından çıkarılan esans yeşilimtırak veya sarımtırak yeşil renktedir. Acı ama hoş kokuludur.

Kullanıldığı yerler:
Koku vermesi için bazı ilaçlara ve çaya karıştırılır. Reçeli de yapılır.

Besbase

( macis ) :Hindistancevizi çekirdeğini örten özlü zardır. İçeriğinde esans ve yağ vardır.

Kullanıldığı yerler:
Teskin edici iştah açıcı ve vücudu kuvvetlendiricidir. Tavsiye edilen milktarı aşmamalıdır Aksi halde zehirlenme belirtileri görülebilir.

Beşparmak otu

( kaz otu )Gülgillerden; yol kenarında ve çayırlarda yetişen 40-70 santimetre boyunda yabani bir bitkidir. Yaprakları beşparmak şeklindedir. Rozete benzer. Gümüşi renktedir. Uzun saplı çiçekleri, yaprakların arasından çıkar. Altın sarısı rengindedir. Yaprak ve kökleri Temmuz, Ağustos aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
İshali keser. Mide rahatsızlıklarını giderir. Vücuda kuvvet verir. Bademcik ve boğaz ağrılarını giderir. Diş ağrılarını dindirir. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yüz lekelerini giderir ve cildi yumuşatır.

Bezelye

( pisum ) :Baklagillerden tırmanıcı bir bitki ve onun tohumudur.

Kullanıldığı yerler:
Kabızlığı giderir. Kan yapar. Kan kanserine karşı korur.

Biber

( filfil ) :Patlıcangillerden; taze iken yeşil ve çoğu acı olan meyvesi; sebze ve baharat olarak kullanılır. Bol miktarda C vitamini vardır. Acı ve tatlı, yeşil ve kırmızı çeşitleri vardır.

Kullanıldığı yerler:
Kırmızı biber ile hazırlanan ilaç, nevralji, lumbago ve romatizmada faydalıdır. Ayrıca biber, mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler. Cinsel arzuları kamçılar.

Biberiye

( kuşdili ) :Ballıbabagillerden; Akdeniz çevresinde çok yetişen; küçük, kalınca, ensiz ve kokulu yaprakları ile çiçeklerinden faydalanılan bir bitkidir. Yaprakları iğneye benzer. Boyu 2 metre kadardır. Çiçekleri mavi veya eflatundur. Çiçeklerinden renksiz veya soluk sarı renkte olan biberiye esansı çıkarılır. İçeriğinde kafuru, sineol, kamfen, pinen, borneol ve bornilasetat vardır.

Kullanıldığı yerler:
Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarımbaş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. Astım, bronşit ve kansızlıkta faydalıdır. Yağlı saçların yağını alır. Burkulmalarda ve deri yaralarında da haricen kullanılır. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır.

Binbirdelik otu

( hypericum calycinum ) :Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar.

Kullanıldığı yerler:
İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır.

Bit otu

( mezevek ) :Düğünçiçeğigiller familyasından; bir çok çeşidi bulunan ve kuzey yarımkürede yetişen bir bitkidir. Tohumlarında Delphinine vardır. Zehirlidir.

Kullanıldığı yerler:
Bit, pire gibi zararlı asalak ufak böcekleri öldürmekte kullanılır.

Boru çiçeği

( çan çiçeği ) :Çançiçekgillerden; çiçekleri boru biçiminde olan bir bitkidir. Çiçekleri turuncu renktedir.

Kullanıldığı yerler:
Nefes darlığı, bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir.

Böğürtlen

( tilkiüzümü ) :Gülgillerden bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır. Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür. Önceleri kırmızı iken sonraları kararır. Yaprakları; çiçekleri açmadan toplanıp, kurutulur. Birçok türü vardır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Ayaklardaki şişlikleri indirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir. Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.

Börülce

( Karnıkara ) :Göbeği koyu renkli bir çeşit ufak fasulyedir. İçeriğinde protein, azot, nişasta ve C vitamini vardır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar tutukluğunu ve anüs kaşıntısını giderir. Yanık tedavisinde kullanılır.

Buğday

( triticium vulgare ) :Birçenekligillerdendir. Sapları kamışsıdır ve içleri boştur. Çiçekleri başak şeklindedir. Yemişlerine buğday denir. İçeriğinde B vitamini ve karbonhidratlar vardır. Bunlar, tanelerin kepeğindedir. Bu nedenle buğday unu ne kadar çok kepekli, yani esmer olursa, o derece faydalı olur.

Kullanıldığı yerler:
Kepekli buğday unundan yapılan ekmek, kurabiye ve benzerleri bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Kabız olmayı önler. Çimlendirilmiş buğday tanesi zihin yorgunluğu ve sinir bozukluklarını giderir. Damar sertliği, mide ve cilt hastalıkları olanlar, taze ekmek ve sıcak börek gibi şeyler yememelidirler.

Burçak

( lathyrus ) :Baklagillerden; taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitkidir. Taneleri mercimeğe benzer.

Kullanıldığı yerler:
Lapası; ezik, çürük tedavisinde; taneleri ise, isilik ve mayasılda kullanılır.

SAĞLIK BİLGİLERİ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

şifalı bitkiler hakkında güncel açıklamalar

Abdestbozanotu

( pimpinella saxisfrage) :Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.

Kullanıldığı yerler:
Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.

Acı ağaç

( kuvasya ağacı ) :Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi “Quassine”dir. Çok acıdır.

Kullanıldığı yerler:
İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.

Acıbakla

( Lupine, Lupin, Lupine) :10-100 cm yüksekliğinde, sık tüylü, bir senelik bitkidir. Yaprakları el şeklinde parçalı, uzun saplı, 5-9 yaprakçıklıdır. Çiçekleri dik salkım durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yaprağı kelebek şeklindedir. Yahudi baklası diye de tanınır.Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir. Memleketimizde üç türü bulunmaktadır.- Beyaz yahudi baklası: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yıllık bir bitkidir.- Sarı çiçekli yahudi baklası: Vatanı, Orta ve Güney Avrupa’dır.- Mavi çiçekli yahudi baklası: Vatanı, Akdeniz çevresi memleketleridir.

Kullanıldığı yerler:
Tohumlarının idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düşürücü tesiri vardır. Bazı türlerinin kavrulmuş tohumları “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine kullanılmaktadır. Fakat alkaloid taşıyan türlerinin bu şekilde kullanılması tehlikelidir.

Acıçiğdem

( Herbstzeitlose, Krokus, Colchique, Colchicum, Autumn crocuses) :Boyu 10-30 cm yüksekliğe ulaşan, otsu ve yumrulu bir bitkidir. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçalı çiçekler açar. Yaprak ve meyvaları ise ilkbaharda ortaya çıkar. Sonbaharda çiçek açtığından dolayı halk arasında “güz çiğdemi” olarak da bilinir.Yetiştiği yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nın sulak çayırlarında bol miktarda yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Tıbbi önemi haiz bir bitkidir. Kullanılan kısmı yumru ve tohumlarıdır. Tohum ve yumruların idrar arttırıcı, terletici, müshil ve romatizma ağrılarını dindirici etkisi vardır. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelliği olduğundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanılabilir. Eskiden halk arasında romatizma ağrılarını dindirmek için haricen kullanılırdı. Bunun için bir tutam acı çiğdem tohumu, 2-3 diş sarmısak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kısım bir tülbente emdirilip, ağrıyan kısma sarılır. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanır.

Adaçayı

( salvia officinalis ) :Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.

Adamotu

(Alraunwurzel, Mandragore, Mandrake) :Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yapraklı ve kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Kökleri insana benzediği için, bu isim verilmiştir.Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı ve Güney Anadolu.

Kullanıldığı yerler:
Kökleri % 0,3 oranında Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini taşır. Bundan dolayı zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Halen tedavide çesitli preparatların terkibinde kullanılmaktadır. Rastgele kullanıldığında zararlı olur.

Adasoğanı

(Scille, Scillae bulbus, Sea onion, Urginea maritima) :Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı, bir insanı rahatça öldürebilir. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanılmamalıdır.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücudda biriken suyu boşaltır. Azotemiyi azaltır. Böbrek hastaları kullanmamalıdır.

Ahlat

(Yaban armudu, Piraster, Pirus elaegrifolia, Wild pear-tree, Poirier sauvage) :Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.

Kullanıldığı yerler:
Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında, filizi ezilip yaraya sürülür.

Ahududu

(Himbeere, Framboise Common, Rasberry bush) :Ağaç çileği ve sultan böğürtleni olarak tanınır. Haziran-Temmuz ayları arasında beyazımtırak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çalı görünüşünde bir bitkidir. Dağlık mıntıkaların orman ve korularında tesadüf edilir. Gövdesi dallı, dikenli ve yatıktır. Yaprakları 3-5 parçalı, sivri uçlu, yaprak sapı kıvrık dikenlidir. Çiçekleri ekseriya dalların ucunda 5-10 çiçekli salkım halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kırmızı renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarında olgunlaşır. Çoğu çesitleri bahçelerde yetiştirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralık bırakılmak suretiyle dikilir. Ahududurar her 6-7 senede bir yenilenmelidir. Türkiye’de; Ege, Marmara, Karadeniz bölgelerinde yetiştişir

Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısmı, meyve, çiçek ve yapraklarıdır. Meyveler tamamen olgunlaştıkları zaman toplanır. Yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) şeker, pektin, uçucu ve sabit yağlar bulunmaktadır. Yaprakları bogaz hastalıklarında gargara için kullanılır. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastalıklarında faydalanılır. Taze olarak, şeker ve böbrek hastalıklarında perhiz yiyeceği olarak istifade edilir. Halk arasında ishal ve ateşli hastalıklara karşı tavsiye edilir.

Akasya

( salkım ağacı) :Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Astım ve Nefes darlığını giderir.

Akdiken

(Gemeiner Kreuzdorn, Nerprun Alaterne, Common Buckthorn) :Mayıs-Haziran aylarında, sarı-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir ağaçtır. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dalları karşılıklı, uçları diken halindedir. Yaprakları karşılıklı ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmıştır. Küre şeklinde ve bezelye büyüklüğündeki meyvası evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alır.Türkiye’de yetiştiği yerler: Bolu ve Trabzon civarıdır.

Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısmı taze meyvalarıdır. Meyvalerında yağ, renkli maddeler, şeker ve glikoz vardır. İyi bir müshildir. Şurubu yapılır. Müshil ilacı olarak kullanılır. Bunlardan başka meyvalarından yeşil bir boya da hazırlanır. Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çeşidi de “Cehri” adıyla anılır. Bu cins sadece memleketimizde yetişir.

Akkuş ağacı

( kayınağacı )Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.

Alıç

( Ekşimuşmula )Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.

Altınbaşak otu

( solidago officinalis )İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan bir çeşit bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.

Altınkökü

( ipeka )Güney Amerika’da yetişen bir bitkidir.Kullanılığı yerler:Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.

Amberkabuğu

( croton elutheria )Antil adalarında yetişen “liquidamber/sığla ağacı” denilen ağacın kabuğudur. Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise sarıdır. Yandığı zaman hoş bir koku verir.

Kullanıldığı yerler:
Dizanteri ve ishali keser. Hazım bozukluklarını giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır.

Amberbaris

( kadıntuzluğu )Yabani, çalı şeklinde, sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları ve yemişi tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır. Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Meyveleri, kabukları ve kökü kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarını iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını giderir. Bağırsak iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir. Kan dolaşımını düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını giderir.

Anason

(Anis, Anis, Anise)Haziran-Agustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanının Anadolu olduğu tahmin edilmektedir. Meyvalarında nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarları bitkinin cinsine ve yetistiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi şok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kalb çarpıntısı rahatsızlıklarında da etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında baş ağrısı, uyuşukluk, görme zorluğu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastalığına sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kaşığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kaşığı verilir. Büyükler % 1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir. Türkiye’de Bütün Anadolu’da yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısmı, meyvaları ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığıi giderir. Mide ve barsak gazlarını söktürür. İdrar artırır. Migren ağrılarını keser. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir.

Andızotu

(Atgözü, Kızılağaç, Inula, Inula helenium, Annuèe inule)Bileşikgillerden, nemli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan bir çesit ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük, fıstık kozalağına benzer.

Kullanıldığı yerler:
Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücudda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, İdrar yolları hastalıklarında faydalıdır. Nefes darlığıını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kaşıntıları keser. Fazla kullanıldığı zaman, mide bulantısı yapar.

Antepfıstığı

( Şam fıstığı)Antepfıstığıgiller familyasındandır; Gaziantep havalisinde yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir. İçeriğinde sabit yağ, sakkaroz ve proteinli maddeler vardır.

Kullanıldığı yerler:
Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.

Ararot

( Maranta nisastası, Arrow-root )Sıcak iklimlerde yetişen “Maranta” adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur.

Kullanıldığı yerler:
Çocuk maması yapımında kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahat dönemindeki hastalara verilir. Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.

Ardıç

(Wacholder, Geniévre, Juniper) :Kışın yapraklarını dökmeyen daimi yeşil ağaçlardan. Yaprakları küçük pulsu veya iğne şeklinde olup 1-2 cm uzunluğundadır. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardıç yemişi diye anılan kozalakları dişi ağaçlar üzerinde bulunur. Ardıç türleri kozalaklarının büyüklüğüne, rengine ve özellikle her kozalağın içinde bulunan tohumlarının sayısına göre birbirinden ayırt edilir.Çesitleri ve kullanıldığı yerler: Sıcak iklimlerde ve korunmuş alanlarda ağaç gibi büyümesine karşılık, soğuk bölgelerde çalı manzarasındadırlar. Genel olarak odunu yumuşak ve dayanıklıdır. Kurşun kalem yapılır. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanılır. Bütün Kuzey Yarımküre’de yetişen 60 türü vardır. Memleketimizde 8 ardıç türü yetişmekte olup önemlileri şunlardır:- Katran ardıcı (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu’da yaygındır. Çalı veya küçük bir ağaç şeklindedir. Yaprakları üçlü ve batıcıdır. Kozalakları kırmızımsı olup iki tohumludur. Dallarından elde edilen katranı cilt hastalıklarında kullanılır.- Adi ardıç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalımsı veya küçük agaçlardandır, yaprakları batıcıdır. Kozalakları mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. İdrar söktürücü olarak kullanılır.- Bodur ardıç (Juniperus nana): Memleketimiz dağlarında, özellikle Kuzey Anadolu dağlarında geniş topluluklar meydana getirir. Kozalakları mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.- Kokar ardıç (Juniperus foetidissima): Doğu Akdeniz Bölgesi ağacıdır. Memleketimizin dağlık yerlerinde yetişir. Sürgünleri dört köşeli, kozalakları mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildiği zaman fena kokular çıkarır.- Yüksek ardıç (Juniperus excelsa): Memleketimizin dağlık bölgelerinde yetişir. Sürgünleri dört köşeli değildir. Kozalakları mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.- Finike ardıcı (Juniperus phoenicea): Batı ve Güney Anadolu’da yetişen çalımsı, bodur ağaçlardandır. Kozalakları kızılımsı kahverengi, 4-9 tohumludur.

Armut

( pirus communis ) :Gülgillerden; çiçekleri beyaz bir ağacın meyvesidir. Armut; suluca yumuşak tatlı ve küçük çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. Ankara, Mustabey, Çengel, Kumla, Bey olmak üzere birçok çeşidi vardır.Kullanildigi yerler: Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri tavsiye edilir. Yemeklerden önce yenecek olursa daha faydalı olur.

Arpa

( hordeum vulgare ) :Buğdaygillerden; taneleri ekmek ve bira yapmakta kullanılan bir bitkidir. Hayvan yemi olarak da verilir. Nişastası boldur. Kavrulup kahveye de karıştırılır.Kullanildigi yerler: İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğaz ve yarımbaş ağrılarını dindirir. Dil iltihaplarını giderir. Temriye ve mayasılda haricen kullanılır.

Aslanağazı

(Kurtagzı, Tavşandudağı, Anthirinum, Linaire, Muflier) :Türlü renklerde yetişen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır.Kullanildigi yerler: Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir.

Aslandişi

(Yabani acimarul, Karahindiba, Taraxacum officinalis, Dent de lion, Dandelion)Bileşikgiller familyasından, yol kenarlarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze yaprakları salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Gögsü yumuşatır, öksürüğü keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciger şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze filizleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Ögütülen kökü, kahveye de katılır.

Aslanpençesi

( alchemila vulgaris ) :Gülgillerden; çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü çeşitleri olan bir yabani bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür. Kökü geniştir. Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup, yeşilimtıraktır. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur.

Kullanıldığı yerler:
Ateş düşürür. Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.

Asma

( vitis ) :Asmagiller familyasından tırmanıcı, uzun ömürlü, ağaçsı bir bitkidir. Mayıs-Haziran ayları arasında çiçek açar. Gövdesi üzerindeki kabuklar zamanla esmerleşip şeritler halinde dökülür. Çiçekleri küçük, yeşilimsi renktedir. Yapraklarının taban kısmı kalp şeklindedir. Kenarları dişli ve ucu sivridir. Üst yüzleri tüysüz, alt yüzleri ise tüylüdür. Meyvelerine üzüm denir. Kuru veya yaş olarak yenir.

Kullanıldığı yerler:
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.

At kestanesi

( hindkestanesi ) :Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.Kullanildigi yerler: Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.

At kuyruğu

( zemberekotu ) :Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir.Kullanildigi yerler: İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı artırır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar torbasındaki iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını düşürür. Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.

Ayı üzümü

( İt üzümü ) :Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır.

Kullanıldığı yerler:
Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.

Aylandız

( kokarağaç ) :Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.

Kullanıldığı yerler:
Bağırsak solucanlarını düşürür.

Aynısefa

( gecesefası ) :Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir.

Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.

Ayrıkotu

(GemeineQecke, Chiendent commun, Common Couch Grass, Scutch, Twitch) :Temmuz-agustos ayları arasında yeşil veya morumsu-yeşil renkli başaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitkidir. Toprak altında çok fazla yayılmış olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi boştur. Yaprakları dar, uzun, ince, paralel damarlı, sivri uçlu, koyu yeşil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassı bir başak durumunda toplanmışlardır. Meyve sarımsı renkli ve uzuncadır. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki taş ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür. İdrar arttırıcı olarak mısır püskülü, arpa ile beraber kaynatılarak kullanılır. Hatta köpekler bile ağız ve barsaklarını temizlemek için bitkinin yapraklarını büyük bir zevkle yedikleri için bitki “köpekçimeni” olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden başka, buna çok benzeyen büyük ayrıkotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çeşidinin daha kalın kökleri olup, nişasta da taşımasıyla ayrılır ve digeri gibi kullanılır. Türkiye’de; İstanbul, Trakya, Mugla, Anadolu’da yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısımları kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu yağ, müsilaj ve potasyum bulunur.

Ayva

( sefercel ) :Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur.

Kullanıldığı yerler:
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir

SAĞLIK BİLGİLERİ kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

R harfi ile başlayan Rüya Yorumu Tabiri

-R-

RAF: Rüyada raf görmek, hayatınzın düzgün bir çizgi üzerinde ilerleyeceğini ve mutlu günler geçireceğinizi gösterir.

RAHİBE: Rüyada rahibe görmek, dünya zevklerinden artık el ayak çekmenize ve düzgün bir yaşantı sürmeniz gerektiğine işarettir.

RAHİP: Rüyada rahip görmek, iyi bir haberin alınacağına işarettir. Rüyayı gören kadınsa, hamile kalacağına; erkekse, işlerinde başarıya ulaşacak anlamına gelir.

RAMAZAN: Ramazan ile ilgili rüyalar, daima hayra yorulur. Bolluk, bereket, sağlık anlamına gelir.

RAPOR: Rüyada bir rapor görmek, birisinin sizin hakkınızda bir ihbarda bulunacağına işarettir.

RAKI: Rüyada içkili bir zevk alemi, çok ağır bir hastalıkla yorumlanır.

REÇEL: Rüyada reçel yemek, işlerinde yapacağı kâr ve kazanca; reçeli evde yapmak, çok sevinçli bir haberi müjdeler.

RESSAM: Rüyada ressam, daima başarı ile yorumlanır.

RESİM: Rüyada zengin insanlar için resim görmek, iyi ve hayırlıdır. Bu rüyayı fakir birisi veya bir kadın görmüşse, hastalığa işarettir.

RAY: Rüyada tren rayı görmek, çok uzun bir yolculuğa çıkacağınızı gösterir.

REÇETE: Rüyada reçete görmek, hafif bir hastalığa yakalanacağınızın işareti olarak kabul edilir.

REHBER: Rüyada rehber görenin, işlerini başkalarına bırakmaması gerektiğini gösterir.

REYHAN: Uykusunda baharın, güneşli havada bahçesinde reyhan görmesi; sağlık ve ferahlıkta bulunacağına ve çok güzel bir kadınla neşeli bir hayat süreceğine işarettir.

RENDE: Rüyada rende görmek, bir işte bir miktar para kaybedeceğiniz anlamına gelir.

RIHTIM: Rüyada rıhtım görmek, bir seyahate çıkacağınıza işarettir.

ROKET: Rüyada roket görmek, hayatta büyük çapta bir başarıya ulaşacağınızı gösterir.

ROMA: Rüyada Roma şehrinin görülmesi, ilginç aşk serüveni yaşamaya aday olduğunuzu gösterir.

ROMAN: Rüyada Roman okuduğunuzu görmek, boş şeylerle uğraştığınızı gösterir.

ROZET: Rüyada rozet görmek, yakında semt değiştirip, yeni arkadaşlar edineceğinizi gösterir.

RUJ: Rüyada bir kadını ruj sürerken veya yüzüne makyaj yaparken görmek, yakında güzel bir sürprizle karşılaşılacak demektir.

RÜYA TABİRLERİ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Rüya Tabirleri S harfi ile başlayan Güncel Rüya Yorumları

-S-

SAAT: Rüyada saat görmek, tatsız haberlere; saati ayarlamak hayatın gidişinin düzene sokulmasının elinizde olduğuna; saatin sesini duymak bir çağrıya işarettir.

SABAH: Rüyada insanın sabah olduğunu görmesi, vaadini yerine getirmeye işarettir.

SABAN: Rüyada saban görmek, bolluk ve bereket işareti olarak kabul edilir.

SAĞIR: Rüyada sağır olduğunuzun görülmesi hayra yorulmaz.

SABUN: Rüyada sabun görmek, genç erkekler için ellerine geçecek malla yapacağı işlerde başarıya ulaşacağını gösterir. Sabun kalıbını görmek, kederli ve tasalı kimseye manevi yardıma; sabunla elbisesini yıkadığını görmesi sıkıntılarından kurtulmasına işarettir.

SAÇ: İnsanın rüyasında saçını görmesi ömrünün uzun olması veya mal sahibi olmasına; saçının dökülmesi arkadaşınının ihanetine uğrayacağına; saçlarını taraması, kıymetli bir dostluk kuracağına; saçlarını örmesi, zengin ise malının artacağına ve para bularak işini genişleteceğine işarettir. Rüyada saçını ağarmış olarak görmek gençler için uzun ömre; saç ve sakalının tamamen ağardığını görmek kuvvete işarettir. Saç kesmek veya kestirmek tehlikeli bir haber olup ikaza işarettir.

SAKSAĞAN: Rüyada saksağan görmek, çok korkunç ve tehlikeli bir haberdir.

SAKSI: Rüyasında saksı gören bir kimse, genç güzel bir kızla evlenir, evli ise kar kazancı artar.

SAL: Eğer bir erkek rüyasında kendisini bir sal üzerinde, akıntıya kapılarak gidiyorken görürse, hayatında ilk bakışta kötü fakat sonu çok iyi bir değişikliğe işarettir. Aynı rüyayı bir kadının görmesi, hiç ummadığı bir anda aşkta başarı elde edeceğini haber verir.

SAKIZ: Rüyada sakız görmek zahmet ile kazanılacak bir paraya işarettir. Sakız çiğnemek bir dedikoduya; sakız bulmak veya almak, kötü bir habere; sakızı ateşe atmak, bir mal yüzünden başınızın derde gireceğine işarettir.

SAKSAFON: Rüyada saksafon görmek, neşeli aşk saatleri geçireceğinizin işaretidir.

SALATALIK: Rüyada salatalık görmek, eşinin hamile kalacağına işarettir.

SALÇA: Rüyada salça görmek, ölüm haberi olarak yorumlanır.

SALINCAK: Rüyada salıncak görülmesi, önemli bir konu hakkında kesin bir karar vermeniz gerektiğini gösterir.

SALYANGOZ: Rüyada salyangoz görmek, işlerinizde ağır bir tempoda da olsa başarıya ulaşacağınıza, aşkta karşılık göreceğinize, elinize bol miktarda servet imkanı geçeceğine ve mutlu olacağınıza işarettir.

SAMAN: Rüyada saman veya samanlık görmek, kolay bir kazancı; samanlığa ot veya saman doldurmak, onun zengin olacağına işarettir.

SANDAL: Genç bir erkeğin rüyasında kendisini sandalda görmesi, samimi bir arkadaş sandığı biri tarafından aldatılacağına ve zor bir durumda kalacağına; daha büyük bir yaşta ise, para kaybı yüzünden daha basit bir hayat yaşamaya mecbur olacak demektir. Genç bir kadın için, yeni ve samimi bir arkadaş elde edeceğine; daha yaşlılar için, kötü bir eve taşınacağına işarettir.

SANDALYE: Rüyasında sandalye satın alan veya rahat bir sandalyede oturan, mesleğinde başarı elde edeceğine; evlenmemiş bir kadın için, mevki sahibi birisiyle evleneceğine; çalışan bir kadınsa, bu günkü durumundan daha iyi bir mevki elde edeceğini gösterir.

SANDIK: Rüyada içi dolun sandık görmek, bolluk ve zenginliğe; dolu bir sandık satmak veya başkasına vermek, gizli işler meydana çıkaracağına; başkalarının sandığını açmak, bekarlığa; boş sandık, kıymetsizliğe; demir sandık, mevkide yükselişe; tahta sandık, evliliğe; kırık sandık, iyi bir habere; denizde yüzen sandık, büyük bir kısmete; boyalı ve işlemeli sandık, çok iyi ve mutlu bir yaşantıya; kapağı açılmayan sandık, kedere ve üzüntüye işarettir.

SATIR: Rüyada satır görmeniz, iyi bir işi hayırlı bir şekilde sonuçlandıracağınıza işarettir.

SAYI: Rüyada çift rakamlı sayı, hayra, tek rakamlı sayılar ise üzüntüye işarettir. Büyük rakamlı sayılar ise kazanç işareti olarak yorumlanır.

SARAY: Rüyasında bir kimsenin kendisini pırıl pırıl bir avizelerle süslenmiş bir sarayda görmesi genç bir erkek için, beklenmedik bir mükafata; tecrübeli bir yaşta ise, yeni ve çok hayırlı bir işe; bir kadın için kendisinin çok beğenip zevk alacağı çok neşeli ve eğlenceli bir toplantıya işarettir.

SARI: Rüyada sarı renkte elbise giyilmesi, hastalığa işarettir.

SATRANÇ: Rüyada satranç oynanması, yolculuğa çıkmaya veya faydasız işlerle meşgul olmasına işarettir.

SEBZE: Rüyada yeşil olan her sebze ve bununla ilgili bütün rüyalar, çok hayırlıdır. Rahat ve hareketli bir hayat sürmeyi müjdeler. Domates uzaktan gelecek iyi haberlere işarettir.

SECCADE: Rüyada bir insanın seccade görmesi, hayırlı bir iştir. Sevapla tabir olunmakla beraber, hayırlı işler ve iyilikte bulunan bir kimseye işarettir.

SEL: Sel, düşmanın hücumunu ve yürüyüşünü gösterir.

SAZ: Rüyada saz çalındığının görülmesi, sevinçli bir haber alınacağına ve yüreğinizin ferahlayacağına işarettir.

SAZLIK: Rüyada sazlık görmek, sıkıntı içine düşüleceğine ve bu sıkıntıdan bir dostun yardımı sayesinde kurtulacağına işarettir.

SAZAN BALIĞI: Rüyada sazan balığı görmek hayra yorulur. Sevinçli bir haber, para, şöhret ve aşk anlamına gelir.

SEDYE: Rüyada sedye görmek, ağır bir hastalığın işareti olarak kabul edilir.

SEMER: Rüyada semer görmek, genellikle evlenmeye ve bir eş edinmeye işaettir.

SİRKE: Rüyada sirke görmek, bir dostunuzla aranızın boşuna bozulacağını gösterir.

SENET: Genç bir erkek rüyasında senet veya herhangi bir evrakı imzaladığını görürse, sonunda kendisi için derin üzüntülere sebep olacak mektup yazacağına; orta yaşta ise, güvenilmeyen bir memur olduğuna; genç kızlar için, çabucak izdivaca; evliler için, başka bir eve taşınmaya işarettir.

SERÇE: Serçe görmek, erkek çocuğuna işarettir.

SERAP: Rüyada serap görmek, mümkün olmayan boş iştir. Eğer serabı gören kimse, şahit ise onun sözleri yalan demektir.

SERVET: Rüyasında bir servete sahip olanın, yabancılarla konuşurken çok dikkatli olmaları gerekir.

SERVİ: Servi ağacı, güzel bir kadına işarettir.

SES: Rüyada insanın bir takım acayip sesler duyması fakat ne gibi sesler olduğunu anlayamaması, kendisiyle ilgili bir problem hakkında pek doğru olmayan bir haber alacağını gösterir.

SEVGİLİ: Rüyada görülen sevgili, gerek kız gerek erkek olsun, bekarlar için mutlu bir karşılaşma; eski bir sevgili ise uzun zamandır ödeyemediği bir borçtan dolayı üzüleceğine; evliler için eski sevgiliyi rüyada görmek, aile içerisine olacak hoşnutsuzluğa işarettir.

SEYYAR SATICI: Seyyar satıcıdan alışveriş yapmak pek iyi yorumlanmaz. Çünkü rüya sahibinin pazarlıkta aldatılacağına veya bundan vazgeçmeye; kadın ise, bir erkekle kavga edeceğine işarettir.

SİGARA: Rüyada kendisini sigara içerken görmesi, bir erkek için, bir hayli güçlüklerden sonra başaracağı bir girişime; orta yaşta ise, bozmaya mecbur kalacağı bir dostluğa; bekar bir kız, için maddi yönden iyi bir erkekle evleneceğine; evli veya çalışkan bir kadın için üzüntülü ve endişeli günlerin yaklaştığına işarettir.

SIRAT: Sırat köprüsünü rüyada görmek veya üzerinde yürümek, kara ve deniz yolculuğuna işarettir. Köprüden geçerken, ayağının kaydığını görmek, onun büyük bir işe girişeceğine ve bu işte başarıya ulaşacağına işarettir.

SİLAH: Rüyada silah görmek, kuvvete ve düşman üzerinde zafere işarettir. Silahı olduğu halde kullanamıyorsa onun olgunluğuna ve muradına erişmesine, rüyayı gören hasta ise, iyileşeceğine işaret eder.

SİS: Rüyada insan kendisini sis içinde yürüyorken görürse, en yakın arkadaşlarından yardım göreceğine; ev içini sisle çevrili görürse, bir takım anlaşmazlıklarla, şaşırtıcı olayların belireceği ve yaklaşmakta bulunan bir tehlikenin gelmekte olduğundan haberi olması gerekir.

SİYAH: Siyah renk, mala işarettir. Bir insanın rüyasında siyah giymesi mala, aynı zamanda da hüzne işarettir.

SOFRA: Rüyasında sofra gören, sevinecek ve neşelenecek demektir. Sofra bezi büyük bir sefere, yolculuğa, rahata işarettir.

SOĞAN: Rüyada soğan görmek, kaygı ve tasa ile yorumlanır.

SPOR: Rüyada spor yapmak, o kimsenin sağlığının iyi olduğuna ve uzun ömre işarettir.

SU: Rüyada görülen su, güzel bir hayat ve iyi bir rızıkla yorumlanır. Bir kimsenin evinden su çıktığını görmesi, zenginliğe ve hayra işarettir. Suyu emmek, geçim bakımından zorluk çekmeye; sudan içilirse, maddi yönden rahat bir yıla gireceğine; sıcak su içtiğini görürse, çok şidetli gam ve tasaya; bulanık suyun bir yere akması veya içilmesi, hastalanılmasına işarettir. Su bekarlar için, evlenme şeklinde yorumlanır.

SUBAY: Rüyada subay görülürse, tartışma ve endişeye sebep olacak bir durum demektir.

SÜPÜRGE: Bir kadının süpürge ile evini veya bir yeri süpürmesi, çok güzel bir şekilde yorumlanır.

SUSAM: Rüyasında susam gören, zengin olur ve malı artar.

RÜYA TABİRLERİ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın